Avatar

gülüsündekihuzur

@zeyciniz-284-blog

"öyle güzel gülme yeter"

Tecrübe.

Hayatım boyunca karşıma çıkan herkese şuursuzca güvenmek gibi bir hata ettiğim için her darbeyi şokla karşıladım. Aldatıldım, kandırıldım, yalanlar söylendi ve bunları kaldırmak ve kabullenmek yıllarımı aldı. Hatta belki birçoğunu kabul edemedim hala.

Saçımdaki beyazların tüm sebebi insanlar. İnsanların bencilliği, insanların kötülüğü, insanların yetiştirilme tarzından mütevellit başka insanlara yaptıkları ve yaşattıkları..

Hiç kimseyi ilk görüşte tahlil edemedim mesela ya da yaptıkları en ufak bir hatada onları analiz edip onlara mesafeli davranamadım. Hep iyi niyetliydim, hep sabırlıydım, onların iyi olduğunu ve başka sebeplerden dolayı o an öyle davranmış olabileceklerini düşündüm. Aldatıldığımda bile suçu hep kendimde aradım. En yakın kız arkadaşlarım aramızdaki en ufak pürüzde eski sevgililerime yavşamaya başladığında bile bana sinirlendi herhalde deyip, yaptıkları bu hayvanlığı normalleştirmeye çalıştım.

Bi zamandan sonra ne oldu biliyor musunuz? İnsanları artık tanımaya başladım. O kadar çok insanla muhattap oldum ki yıllarca, artık tanıyordum. Ama nasıl oldu bu? Şöyle ki; bi zamandan sonra yeni tanıştığım herkes, daha önce tanıdığım birinin aynası olmuştu. Birebir aynısıydı. Yaşadıkları, hayata bakış açıları, yaşattıkları. Çok fazla insan profili yoktu aslında şu dünyada. Biz sadece farklı insanlar tanıdığımızı iddia edip, kafamızda oluşturduğumuz kalıba o insanı sokuyorduk. Sevmek istiyorsak seviyor, nefret etmek istiyorsak nefret ediyorduk.

İnsanlar çok farklı değildi. Bencil olanı vardı, iyi olanı vardı, bile bile kötülük yapmayı seveni vardı, bile bile iyilik yapmayı seveni vardı. Bundan çok daha fazlası yoktu. 

İnsanları tanımayı başarabildikten sonra tek bir çabam kaldı. Kötü olanı da iyi etmek, onu anlamak. Zarar vermesin ve en çok da zarar görmesin diye iyi olmayı becerebildiğim kadar ona iyiliği aşılamak. Çok çabaladım, çabalıyorum. Ama olmuyor. Çünkü zarar vermeli, zarar görmeli ki tecrübe edinsin.

Doğal seleksiyon. Yaşamadan anlayamamak. Yaşamadan öğrenememek. Benim çabam boşa çıkıyor haliyle.

Bu adımdan sonra kendim için ve o insanlar için yapabileceğim en büyük iyilik, uzak durmak. Gitsinler, öğrensinler. İyiliği de kötülüğü de nefreti de aldatılmayı ve hatta belki aldatmayı da.

Ben öyle öğrendim. Zor oldu ama öğrendim. İnsanlar da yıpranarak öğrenmesin diyeydi çabam. Artık öyle bir çabam olmasın istiyorum.

Ben hayatta tek derdi ‘iyi olmak’ olan insanlarla yürümek, kocaman bir iyilik çemberinin tam ortasında olmak istiyorum.

Çünkü artık hak ettiğim tek şey bu.

Eminim.

Bir İhanet Hikayesi..

Ben aynada uykusuzluktan şiş gözlerimi kapatmaya çalışırken o içeride bütün gece yokluğumu bile fark etmediği yatağımda yastıklara sarılıyordu. Nereden nasıl öğrendiğim mühim değildi.. Başka birisi vardı,görmüştüm.. Kendi gözlerimle..

Bütün gece komplo planları yaptım. Öyle ki bir an onu camdan aşağıya bile fırlatmayı düşündüm,bıçakla boğazına dayanmayı veyahut yastıkla boğmayı.. Yapmadım.. Uyandırıp gecenin bir körü onunla konuşmak bile istemedim. Yanına kıvrılmak,elimi tutmasını izlemeyi,onun uyurken gülen o lanet olasıca suratını bile görmek istemedim.

Sabah binlerce alarm sesinden önce yanına uzandım. Anlamasın,hiçbir şey konuşmak zorunda kalmayalım diye.. Fakat size yemin ederim uyanıp bana sarıldığında,ikiyüzlülüğünden, yok yok aslında yüzsüzlüğünden iğrenerek kollarından kurtuldum.. Onun çenesinin altını son kez kaşıyarak onu uyandırdım, son bir kuvvet “hadi canım kalk,işe geç kalıyoruz” dedim. Suratımdaki bitkinliği,bendeki değişikliği fark etmedi bile.. Mesela ilk defa ona kahvaltı hazırlamadım ben,ilk defa gülümseyerek ve onu öperek uyandırmadım,ilk defa bana sarılarak uyumasına izin vermedim..

Yola çıktık,yine renk vermeden ayrılma noktamıza kadar yolculuk ettim. Kol düğmelerini çözüp gömleğinin kollarını kıvırmaya çalışıyordu,ona yardım ettim. Beni son defa magandalara karşı savunmasını izledim. Kabul etmeliyim en çok sabah uyandığındaki o şapşal mahmurluğunu özleyeceğim,yolculuk ederken o uykusuzluktan şaşkın hallerini..

Sarıldım ona.. “Herşey için teşekkür ederim” dedim. Anlam veremedi. “Ne olacak canım saçmalama” dedi. “Kendine iyi bak” demeyi de sevmem ama vallahi ağzımdan fırlayıverdi.. Ona da anlam veremedi zaten.. Ama sormasına fırsat vermeden dönüp arkamı taksiye doğru koşturdum.

Herşey bitti. Sessizce.. Onun haberi bile olmadan. İyiyim ben,bakmayın yazdıklarıma,bu sadece ufak bir ihanetin kırık kelimeleri.. Unuttum bile çoktan..

Bir de bugün bütün gün benimle olacak,üzerime sinen kokusu olmasa..

Aldatan kendini aldatmıştır..

‘Aldatan kendini aldatmıştır.’ cümlesi bana, aldatılan bir insanı kendini avutmasından başka bir anlam ifade etmiyor. Sonuçta aldatıldın, aldattı kandırdı seni, sen seni sevdiğini sandığında sana ‘seni seviyorum’ dediğinde bir başkasına da aynısını düşünüyordu, ona da aynısını söylüyordu. Sen arkadaşlarına beni çok seviyor diye anlattığında, o arkadaşlarına 2 ya da daha fazla kızı nasıl aynı anda idare ettiğini anlatarak dalga geçiyordu. Tüm bunlara rağmen hala sizi aldatan birini nasıl affedebiliyorsunuz ya ben anlamıyorum. Ama şunuda söylemeden geçemem eğer gelip kendi itiraf ederek bir şans daha isterse evet bende affedebilirim, çünkü herkes bir şansı daha hakeder. Ama bir başkasından aldatıldığımı öğrenmek, onu bi kızla görmek vb. gibi durumlarda benden ne kadar özür dilerse dilesin affetmem çünkü yine aldatır, yine acımı yakar ve bunların yanında aşk acısı çekmek hiçbir şey ifade etmez. -Nilgün Yağmur Şahin

Bugün odamda otururken çığlıklar duydum koştum cama baktım kadının biri adamın karşısında "Niye yalan söyledin?" diyerek ağlıyordu kendini paralıyordu ama adamın sesi çıkmıyordu. Bana eskileri hatırlattı içim sızladı öylece bilmem o adam unutabilir mi o kadının gözyaşlarını ama ben asla unutamayacağım.

Sevdikleriniz İçin El Emeğinizi Ortaya Koyun!

Merhaba arkadaşlar, bugün benim gibi önemli günlerde hediye olarak iki tshirt bir pantolon almayı tercih etmeyenler için bir post hazırladım :) . Bence sizin için değerli olan insanlara, ne kadar değerli olduklarını göstermek adına emeğinizi ortaya koymanız çok önemli. Sonuçta herkes gidip bi yerlerden bi şeyler alabilir değil mi?

İşte size bu konuda yardımcı olabilecek bir fikir…