ASKERİM !
Giden her sevgilinin ardından,hep biz olduk el sallayan..
Haykırsak duyarlar mı sesimizi hangi sevdadan galip çıktık ki?
modern kölelik
Diyarbakır’ ın bir dağ köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen Matematik dersinde ; – Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Diye öğrencilerine bir soru soruyor. Öğrenciler: – Öğretmenim çilek ne? Diyorlar. Öğretmen: – işte çocuklar çilek. – Biz hiç çilek yemedik. diyorlar. Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, oturup Bursa’daki tarım firmalarına toprak numunesi yolluyor ve diyor ki; – Bu toprakta çilek yetişir mi ? diyor. Bursa’daki firmalardan cevap geliyor. – Evet Diyarbakır şartlarında çilek yetişir. Hatta mektubun yanında çilek fideleri ve yetiştirme şeklini anlatan bir tarif yolluyorlar. Öğretmen öğrencilere okuyor nasıl yetiştirileceğini, çıkarıyor bahçeye ve diyor ki: – Bu sene size matematikten sınav yok. Öğrenciler: – E nasıl not alacağız öğretmenim? Hepsine bahçeyi kazdırıp, çilekleri diktirip, can sularını verdikten sonra her birine dörder çilek fidesi verip: – Şimdi gideceksiniz evinize anne babanıza ben size nasıl öğrettiysem sizde onlara öyle öğreteceksiniz. Çocuklar gidiyorlar evlerine hepsi anlatıyorlar ve çilekleri dikiyorlar ve öğretmen diyor ki: -Çilek mevsimi gelince getireceksiniz tabakta on tane çileğe bir not alacaksınız. Çocuklar tabaklarla getiriyorlar #geleceginmimarlariogretmenler çilekleri sayıyor öğretmen çilekleri eksik olanlara da tam not veriyor ve sonra diyor ki: – Çocuklar nasılmış tadı? Öğrenciler: -Valla ucunda not vardı diye yiyemedik. – Hadi bakalım yiyin. Diyor öğretmen. Çocuklar ağızlarını burunlarına bulaştıra bulaştıra yiyorlar çilekleri. Aradan iki yıl geçtikten sonra çilek girmemiş o köyün halkı şu anda Diyarbakır’ın pazarında çilek satıyorlar. Şimdi düşünüyorum da, öğretmen olmak bu işte gerçekten… Tahtada müfredat anlatmak değil… Bulunduğun yere bulunduğun ülkeye, okula bir şeyler katmak… ALINTIDIR. DUNYA DONUYORSA BU GUZEL INSANLAR SAYESINDE DONUYOR..
“aslında yalnızız ama bi şekilde kanmışız herkes için biri olduğuna, sonunda mutlu olunduğuna”
Uzay boşluğunda mutlu olmak kolay. Burada her bi’gün ayrı bir olay.
Ne kadar anlamlı.
Bakın sizle günlüğümün en güzel kısmını paylaşıyorum
Büyük ev ablukada-en çirkini güzellerin Büyük ev ablukada-en güzel yerinde evin Kaan Boşnak-uzatma nolursun Kaan Boşnak-uzatma nolursun2 Kaan Boşnak-yorgunum ve ağrılar Son feci bisiklet-bikinisinde astronomi Son feci bisiklet-gaffola Son feci bisiklet-rahatsız vals Son feci bisiklet-uzaydan geldiğine göre Büyük ev ablukada-olanla olunmaz Son feci bisiklet-iko Yüzyüzeyken konuşuruz-senede bi kaç gün Yüzyüzeyken konuşuruz-kendi evimde deplasmandayım Yüzyüzeyken konuşuruz-adam Büyük ev ablukada-havadar Son feci bisiklet-pazar ve ertesi Son feci bisiklet-varoluşun Yokuşu Son feci bisiklet-modern zamanlar Ikiye on kala-iyi ve güzel kadınlar Son feci bisiklet-tavuk korkusu Kaan Boşnak-bizi nasıl etkiler Kaan Boşnak-şapkamı geri istiyorum Yüzyüzeyken konuşuruaz-saat beşten sonra Yüzyüzeyken konuşuruz-Kaş Son feci bisiklet-ütopya Son feci bisiklet-nektarin Güntaç Özdemir-öpüşelim tanışalım Sufle-köprü altı Güntaç Özdemir-benimle yan Güntaç Özdemir-aşk için İkiye on kala-iyi ve güzel kadınlar hep ağlar Vera-kürk mantolu madonna Ikiye on kala-bakkala diye çıkıp sana gelesim var İkiye on kala-bazı şeyler telefonda eksik anlatılır İkiye on kala-gel desem işin vardır falan Feridun düzağaç-ansızın ve nedensiz Feridun düzağaç-beni bırakma Yaşar-aldanırım Yaşar-gel benimle Yaşar-beni koyup gitme Ali Atay-of Ali Atay-zaman Ali Atay-aşk bitti Ali Atay-eksik bir şey mi var Ali Atay-yokluğunda Ali Atay-giden döner mi TNK-yağmur TNK-sen yoksun TNK-kalpsiz TNK-söyle ruhum Demir Demirkan-aşktan öte Mehmet Erdem-olur ya


