her şey için çok çabalıyorum, bu şeyler her neyse göğsüme ağır geliyor beni eziyor ve nefes almamı zorlaştırıyor tüm bunların üstesinden nasıl geleceğim bilmiyorum. istediğim ve olduğum yer arasında karman çorman haldeyim olmak istediğim hayal ettiğim yerde değilim, yüzleşmeye korktuğum durumlardan sürekli kaçıyorum bu beni üzgün hissettiriyor. uzun zamandır kaybolmuş gibi hissediyorum, dünyanın ötesinde bir yerde gibi her şey yabancı hiçbir yeri bilmiyorum nereye aitim bulamıyorum. her şeye ‘ alıştım ‘ diyorum ama bu koskoca bir yalan kendimi bile kandırıyorum. elimi koyacak ve destek hissedecek hiçbir yerim yok.
Rüzgarın sesini duyuyor musun?
Peki ya yaprakların hışırtısını?
Sabahları öten kuşların şarkısını,
Yeni doğan güneşin parıltısını
Bu sonbahar sabahını?
Hissedebiliyor musun, kendini?
Kendini hissedememek nedir biliyor musun?
Dolunayı seyrediyor musun sen de?
Zihnini temizledin mi bu dünyadan?
16bin kişi rb yapmış 16bin kişi ne yaşadınız hepinizi afganistanda mahzene sokup yıllarca işkence mi ettiler ne yaptılar aq yorgunlarmış
sadece 13rw izlemişte olabilirler bence
hm doru. birden yükseldim sorry
Öncelikle sana merhaba diyeyim. Bu cümleden sonrasını direkt seninle konuşuyormuşum gibi oku lütfen. Biliyorum; bulunduğun konumdan, yaşam standartlarından, mevcut arkadaşlarından, ailenden, okulundan, sınavlarından, aynada gördüğün kişiden, vücut şeklinden veya herhangi bir şeyden memnun degilsin. "Ben yapamam." "Nasıl değişeyim ki ben buyum." "Kader böyleymiş." gibi yalanların arkasında daha ne kadar saklanacaksın? Bunu ikimiz de biliyoruz ki "çabalarsan" yaparsın. Bir şeyleri değiştirmek için uğraşmazsan hiçbir şeyi başaramazsın. Emek koyacaksın ortaya. Her şeyden önce şu lanet olası elektronik aletlerle aranı çok iyi tutmayacaksın. İnsandan gelmeyen yarar bir avuç dolusu aletten nasıl gelebilir ki? O elindeki telefonun sana ne yararı dokunabilir ki? Masanın üstünde duran bilgisayar sana ne katabilir ya da dizindeki laptopun sana yük olmaktan başka ne katkısı olabilir. Bırakacaksın. Bir şeyleri değistirmek istiyorsan masandan veya cebinden başlayacaksın. Çalışacaksın notlarını beğenmiyorsan. Spor yapacaksın kilolarından rahatsızsan. Neyden memnun degilsen degistireceksin. Bencilsen bir şeyler deneyeceksin. Her gün ağlıyorsan kendine seni mutlu edecek küçük şeyler bulacaksın. Mutlu olacaksın. Farklı olacaksın. Ruhunu insanlığa teslim etmiş biri olmayacaksın. Farklılığını ortaya koyacaksın. Herkes gibi değil, "sen" gibi olacaksın. Ruhun bedeninin sınırlarını terketmeyecek. Aklı başında olacaksın. Ailenden memnun değilsen aranı düzelteceksin. İnsanlarla muhabbet etmeyi öğreneceksin. O içine tıkılıp kaldığın odadan çıkıp insan yüzü göreceksin. Elinden geleni ardına koymayacaksın. İnsanlarla konuşmaya çekiniyorsan gidip yeni insanlarla tanışacaksın. Küstüğün biri varsa özür dileyeceksin. Sana darılmış insanların gönlünü alacaksın. Hatta bunu en yakın zamanda yapacaksın. İnsanlara gerektiği ölçüde değer vereceksin. İnsanları bilerek incitmeyeceksin. Herhangi bir hobin yoksa deneyeceksin yeni şeyleri. Seni "sen" gibi hissettirecek şeyleri keşfedeceksin. "Dış görünüş önemli değil önemli olan iç güzelliği" tekerlemesini bırakacaksın. Evet yanlış bir söz değil ama bakımlı olacaksın. Kendine bakacaksın. İnsanlar seni daha güzel veya yakışıklı görsün diye değil, aynadaki kişi kendini mutlu hissetsin diye kendine iyi davranacaksın. Özenli olacaksın. Düzenli, bakımlı olduğun zaman güne bakış açının ne kadar farklı olduğunu biliyorsun sen zaten. Ama bakımlı olmakla kalmayacaksın. İçin güzel olacak. Elinden geldiğince insanları mutlu edeceksin. Gülümsettiğin her insan sana bir şeyler katmış gibi hissettireceksin kendine. Şimdi ufak bir ara ver okumana ve düşün bakalım şimdiye kadar kaç kişinin gülümsemesine sebep olmuşsun. Bilemem sayı seni mutlu edebilecek kadar iyi mi. Her neyse. Hayatında iyi gitmeyen her şeyin bir çözümü var. Çözümü olmayan dertler yok dünyada. Her şeyi çözmenin bir yöntemi var. Bu şeylerin üstesinden geleceksin. Evet, bunların hepsini "sen" yapacaksın. Mesela tam şuan elini yumruk yapıp masaya vuracaksın. Ve bugunden itibaren hayatinda bir seyleri degistireceksin. Hickimse sana inanmiyorsa ben sana sonuna kadar inaniyorum. Değişim yolun açık, günlerin mutlu olsun. Bugünün tarihini bir kenara not almanı rica ediyorum senden. Tamı tamına bir yıl sonra bugün hayatında nelerin değiştiğini bilmek istiyorum. Beni habersiz bırakma. Güzel ömürlere.
20.02.2019
“Hayattan bir şey öğrendiysem o da şudur, herkes her şeyin farkında ve kimse hiçbir şeyi yanlışlıkla yapmadı.”
Hislerimden bahsedemiyorum artık. Sanki birine hislerimden bahsetmek o kişinin eline balyozu tutuşturup al burayı da yık demekmiş gibi.
“Unutmuştun. Öyle sandın. Güldüğü bir fotoğraf düştü önüne. Cebine sakladığın özlemleri çıkardın. Onlarla yaşamayı ögrenmiştin. Ama o fotoğraf..”
Gördüğüm şeylere karşı,elimden bir şey gelmediği için kendimden nefret ettim, duyulmayan sesimden,delirmeyen aklımdan nefret ettim.
bir intihar sahnesinin başrolünü oynuyordum. yanlış anlama, atlamıyordum. anlamayan bir insana anlatmaya çalışıyordum.
sen kendini cümlelerle ifade edemeyecek kadar kırılmışsın. ama hâlâ ölümü gördüğün pencerenin kenarında çiçekler yetiştiriyorsun.
biri nasıl olduğumu sorunca ağlayasım geliyor
Korkuyorsun. Biliyorsun ki, yaşayacaklarını kaldırabilecek kadar güçlü değilsin. Fakat kuşlarda havadan hafif oldukları için uçmuyorlar gökyüzünde.
Korkuyorsun. Sevdiğin kadar sevilmeyecek oluşun şimdiden yakıyor canını. Lakin sen de sevemeyeceksin birilerini…onların seni sevdiği kadar.
Korkuyorsun. Yalnızlığı acizlik, zayıflık sayıyorsun. Halbuki kalitesiz kalabalıklar içinde, daha da yalnız, daha da aciz görünüyorsun.
Korkuyorsun. Hak ettiğin kadar mutlu olamayacaksın hiçbir zaman. Fakat içindeki kötülük kadar da acı çekmeyeceksin belki.
Korkuyorsun. Ve bu korkuyu, hayattan adalet ve huzur bekleyerek besliyorsun. Oysa ne sen adalet olabiliyorsun ne de huzur dağıtabiliyorsun dokunduklarına. Huzurdan çok; özlem, nefret ve kıskançlık belki de.
Korkuyorsun. Oysa ait değil, emanetsin bu düzene.
…




