Sizi her halinizle seven, neyi ne için yaptığınızı bilen, ufacık bir nedenle silip atmayan, kusurlarınızı yüzünüze vurmayan, derdinize surat büken değil de üzüldüğünüzü hissedip size vakit ayıran insanlar için çabalayın.
ben söyledikten sonra yaptıklarınızın, ben atlattıktan sonra yanımda olma çabanızın ya da kaybettikten sonra telafi etmeye çalışmanızın hiçbir önemi yok. Her şeyin zamanı vardı, siz onu çoktan kaçırdınız..
ızdırap.
odandasın. her sabah uyandığın, zamanının çoğunu geçirdiğin odandasın. bu defa farklı... her zamanki dört duvar ve o küçük pencere var etrafında; cam açık, duvarlar da yerli yerinde. ama nefes alamıyorsun. duvarlar üzerine geliyor ve boğuluyorsun. ızdırap... ruhun acı içinde. çığlık atmak istiyorsun, ağzından çıkan küçük bir hıçkırık. sonra bir tane daha, ve bir tane daha... üşüyen ruhunu ısıtabilmek için mi can çekişircesine titriyorsun? yoksa sadece yaşadığını hissetmek mi istiyorsun? artık evin haline gelmiş yatağından çıkacak dermanın yok. ağzına tek lokma sürmüyorsun. en son ne zaman huzurlu bir uyku çektiğine dair en ufak bir fikrin dahi yok. ruhuna yetiremediğin sargı bezleri bedenini sarmış durumda. soranlara yorgunum diyorsun ve başka bir şey söyleyemiyorsun, korkuyorsun. güçsüz görünmekten, insanları incitmekten, insanlardan...
kuklasın artık. nefes alan bir bedende barınan, solup gitmiş bir ruhsun. insanların gözünde iyisin; ama ipleri onlara teslim etmiş, bedenini ayakta tutmak için çabalayan ölü bir ruhtan ibaretsin.
Soğuduğum insanlara dilimin kemiği hiç olmuyor cidden sadece öldürmek için konuşuyorum düzeltmek için değil
yavaş yavaş kaybediyorum dağılmış benliğimin parçalarını.
Aramızda karşılıklı bir bağ yokmuş, sadece ben tutuyormuşum yorulup da ipi bırakınca anladım.
siz hiç,kırıldığınız yerlerden tamir olup defalarca aynı yerden kırıldınız mı? paramparçayken,tuzla buz olmuşken tekrardan parçalanmak için birleştiniz mi? bile bile yürüdünüz mü acıya? hiç, "sonunda acı olduğunu bile bile neden seviyorum ki seni?" dediniz mi? dediyseniz, siz de kırık bir kızsınız demektir. ve kırık bir kızı etkilemek, hiç ama hiç zor değildir, en iyi siz bilirsiniz.
kendimi uzaklara atıp hiçbir şey yok gibi kandırdım.
Kendinde kaybolan herkes bilir. Hiçbir şehir büyük değil insanın içi kadar.
ben seninle ilgili kurduğum tüm hayallerin, kafamın içinde birer birer yıkılışını izledim.

