Avatar

Ventnuitt

@ventnuit

Avatar
reblogged
Avatar
reblogged

Bazen o kadar yorulduğumu hissediyorum ki zaman mekan fark etmeksizin olduğum yere çöküp kıpırdamadan bir süre sadece durmak istiyorum.

Avatar
reblogged

Bazen o kadar yorulduğumu hissediyorum ki zaman mekan fark etmeksizin olduğum yere çöküp kıpırdamadan bir süre sadece durmak istiyorum.

Avatar
reblogged

1 yıl sonraki kendine not:

Her şey geçiyor! az daha dayan. Seneye bugün şu an hissettiklerine pişman olup, boşuna üzülmüşüm diyeceksin. 

Hep mutlu ol

Avatar
reblogged

1 yıl sonraki kendine not:

Her şey geçiyor! az daha dayan. Seneye bugün şu an hissettiklerine pişman olup, boşuna üzülmüşüm diyeceksin. 

Hep mutlu ol

Avatar
reblogged

Farid Farjad'ın şu cümlesini çok seviyorum: “Sevmek sıradışı ya da kahramanca şeyler yapmak değil, sıradan şeyleri hassasiyetle yapmaktır”

Avatar
reblogged

me and who

Avatar
reblogged

Yaşarken anlamadım ama şimdi bakınca kendime,diyorum ki;”sen bu kadar şeye nasıl sabrettin.”

Avatar
reblogged

Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep.

Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep.

Ciğerlerimi tükürdüm bilmediğim bir şehrin hiç bilmediğim bir caddesinin kaldırımında o gece. Teselli etmek için uzanan her eli itekleyip senin boşluğuna sarıldım. Yanılgılarımı ve yenilgilerimi koydum yanıma. En güzel sana yenildim ben. İlk yenildiği yerden eve döner insan hep.

Celladıma, omuzundaki gülün hatrına gülümsemenin ne demek olduğunu öğrendim o gece. Beni, bir çok kere vurdular çok kez düştüm, ama beni düşüren şeyin senin çelmen oluşunu hazmedemedim. Gırtlağımdaki o cümleyi yuttum. Anlaşılmadığını gördüğü yerin kıyısından eve döner insan hep.

Etimi kemiğimden söküp, canımı yaktım, tarumar ettim, attım seni içimden o gece. Ertesi sabah, dışarı çıktım. Sokak köpeklerini sevdim, çiçekleri kokladım, demli bir çay içtim. Her şey yerli yerindeydi, ben evimde değildim. Hayat yeterince ince davrandığında, eve döner insan hep.

En kuytularımdan vuruldum, cinnetlerimi ve cinayetlerimi kustum sokaklara o gece. Ayaklarımda milyonlarca yıldır yürünmemiş yolla, sana gelmiştim. Kapı dışarı ettin beni. Seni öldürdüm zihnimde acımadan. En güzel sen yaktın canımı. Canının yandığı ilk yerden, eve döner insan hep.

Üzerimdeki beyaz gömleğin kan revan olduğunu gördüm o gece. Zihnimde kaç kere vurdum seni, kaç kere öldürdüm kaç kere diriltip kaç kere sevdim hatırlamadan korkuyu zapt ettim. Gamzelerin ve sen, göğsümde yedi bıçak ve sonsuz sızı. Umudunu kestiği ilk yerden, eve döner insan hep.

Kapısında yıllarca beklediğim evden geriye dönerken, bir başkasının kapıyı ilk çaldığı anda eve girişini görmüş kadar canım yandı o gece. Sonra bir patikada kendimi bulup, düzlükte tekrar kaybettim. Birçok kere veda ettim, gidemedim. İstenmediği ilk yerden, eve dönmeli insan hep.

Kapısında yıllarca beklediğim evden geriye dönerken, bir başkasının kapıyı ilk çaldığı anda eve girişini görmüş kadar canım yandı o gece. Sonra bir patikada kendimi bulup, düzlükte tekrar kaybettim. Birçok kere veda ettim, gidemedim. İstenmediği ilk yerden, eve dönmeli insan hep.

Aynalar yolumu kesti o gece kaçtım, kurtulamadım. Gölgem gibi benimleydin. Ben seni unutup unutup tekrar hatırladım her seferinde ve bu en güzel mağlubiyetim oldu. Bir sabah yastığımda bir tutam saçın vardı, kimseye anlatamadım. Konuşacak kimse kalmadığında, eve döner insan hep.

Bir çocuğun, herkesin salıncakta sallandığı yerde, mendil satması kadar canım yandı o gece. Sonra göğsüme, kınına hayran kaldığım bir hançeri saplayıp tam yedi kere çevirdim. Herkes gitti, sen kaldın. Ben yoktum orda, sen vardın o gece. Bir acıyı ev bilince, eve döner insan hep.

Göğsümü yumrukladım defalarca yutkunmak, ağlamak için, ağlayamadım o gece. Ben, senin yokuşlarında son sürat sana doğru koşarken vuruldum, adım dahi atmadın, dönüp bir kere bakmadın. Bir çiçek, cehennemde de çiçekti, darılmadım. Kendini suçladığı ilk yerden, eve döner insan hep.

Avatar
reblogged

kiss me slowly

Avatar

Çok incitmişler seni, için içini o kadar kemirmiş düşüncelerin seni öyle esir etmiş ki. İçine kapanmışsın, beynine gömülmüşsün. Aynı şeyleri istemişsin hep, aynı hayalleri kurmuşsun. Birer birer kaymışlar ellerinden. Birinci gün ağlamışsın buna, uyumamışsın, boğulmuşsun. İkinci gün silmişsin gözlerini, koca bir bardak su içmiş, makyajla bir şeyleri kapatmış çıkmışsın. Ben de ayağa kalkabiliyorum demişsin. Üçüncü gün sancınla alay etmişsin, uyuşturmuşsun içini, beynini. Uyuşturmak bazen boğuluyor gibi olsan da nefes almaktır sanmışsın. Nefes alamamışsın.

Avatar

Müzeyyen: Diyelim ki gitmedim. seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? Ne yapacaktık?

Arif: Sevişirdik.

Müzeyyen: Başka?

Arif: Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim, sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin.

Müzeyyen: Sonra?

Arif: Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum, o ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim.

Müzeyyen: Sonra?

Arif: Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum.

Müzeyyen: Güzelmiş.

Arif: Sonra dışarı çıkardık. Dışarda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik.

Müzeyyen: Gider miydik gerçekten?

Arif: Hıhı. Giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım, gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim senin. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra… Sonra hiçbir şey yapmazdık. Öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık.

İlhami Algör / Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

Avatar
reblogged
Avatar
utwo

Cabin Arkville New York

© Dry Brook Cabin

Avatar
reblogged
Avatar
reblogged
Avatar

Birisini kaybettikten sonra, ona sarılma ihtiyacı hissettiğin bir an olur bilirsin. Bu an, belki ertesi sabah belki üç sene sonra gelir ama muhakkak gelir. İşte ben öyle bir anda, sırtımı döndüm dünyaya. Herkes ordaydı sen yoktun. Herkesin çokluğu, senin yokluğun kadar etmiyordu.