Kötülükle büyüdüm ben.
öfkeyle büyüdüm.

Kötülükle büyüdüm ben.
öfkeyle büyüdüm.
Çok çabuk unutuluyorum. İlk gözden çıkartılan kişi oluyorum. Bir köşede dursam ihtiyaç dahili hariç fark edilmiyorum bile. O kadar yokum ki ben bile kendimi bulamıyorum.
Bana dokunmayın diyorum daha çok üstüme geliyorlar.
Herkesin kendi içine döndüğü bir zaman vardır. Kimseyle konuşmak istemediği her şeyi ve herkesi bırakmak istediği zamanlar vardır.
M.
Ya anlatamıyorsak? İçimizde her şey düğümlü kalıyorsa…
M.
Ben anlatamıyorum. Anlayanda yok zaten.
M.
Büyük bir yorgunluğun içindeyim ve hiç geçmiyor.
M.
Sesiz insanlar,en gürültülü zihinler sahiptir.
~Stephen King
Anlatmak istemiyorum Çünkü anlattığım kadar kolay yaşamadım
Bazen, bazı şeyleri söylemek istiyorum. Susmadan anlatmak istiyorum her şeyi. Tam yazmaya başlıyorum veya tam ağzımı açıp konuşucam içimden bir ses "sus" diyor, "Sadece sus, boşver söyleme, yazma. Sus sen" diyor. Ve bütün söylemek istediklerim içimde kalıyor, bütün yazmak istediklerim ya hiç yazılmıyor ya kimsenin görmeyeceği bir yere yazılıyor...
çok konuşabilen birisiyim bazen. herkese, her şeye gülebilirim. çoğunlukla gülümseyerek konuşurum mesela. ama gözlerime mezar taşları diktim, hiç mi fark etmediniz.
ama ben eminim ki kendini bir yerde sessizce yok etmenin başka bir yerde gürültüyle var olmakla ilgili bir cevabı vardır.
"İyi olabilirim sanmıştım" diye bir cümle kurdum. İçimde dört şehir yandı.
Nasıl da içi boş, ruhsuz bir insana dönüştüm. Katili oldunuz benliğimin.
Ya bugün gönlünü yıktığınız, yarın göçüp giderse?
artık iyi ya da kötü hissetmiyorum, farklı bir tabiri olmalı. gamsızlaştım da demiyorum, merhametim azaldı. baharım soldu ve söndü. aynaya değince bile gözlerim kendimi bulamıyorum. canım yanmıyor eskisi gibi ağlamıyorum. ağlayamıyorum, olmuyor. geriye kalan sahte hıçkırıklar, birkaç dakika sonrası soyutlaştırılmış gülmeler. her an akışta, dizginleştirilmiş ve biraz da donuk.
Dolup dolup taşamamak yordu. Sığacak yer kalmadı içimde.