@uzaklarda-biryerlerde-blog

sadece umudunu kaybetmemiş insanlar mutludur
Avatar

Çünkü siz oğlunuz donla gezerken “Maşallah benim oğluma!” deyip, kızınızın eteği uçunca ensesine tokat atanlarsınız. Çünkü siz “Pipini göster.” deyip oğlunuza para veren, açık kıyafet giyen kızınıza bağıransınız. Çünkü siz erkeğin sevgilisi olunca “Helal olsun!” diyen, kızınızın sevgilisi olunca “Orospu mu olacaksın başımıza?” diyensiniz. Çünkü siz erkeğe 15 yaşında araba kullanmayı öğretip kıza “Ne gerek var, öğrenme!” diyensiniz. Çünkü siz kızınızı okutmayıp evlendirince “Kocan çalışıp yoruluyor, tabiî ki hizmet edeceksin” deyip köleleştirensiniz. Çünkü siz misafir olduğunuz evde oğlunuzu baş köşeye oturtup, kızınıza “Kalk, yardım et” diyensiniz. Çünkü siz erkekler masada otururken kadınların yerde yemek yemesini yadırgamayan, yiyip içerken kadını hizmetçi gibi çalıştıransınız. Çünkü siz erkek evlat doğurmayan kadını hor görensiniz. Çünkü siz tüm mirası erkeğe bırakıp, kadına gelince “Kadın para işinden anlamaz, koca parasıyla yaşasın.” deyip erkeğe muhtaç edensiniz. Çünkü siz kahkaha atan erkeğe hayat dolu, kadına ise ‘yollu‘ diyensiniz. Çünkü siz sabahlara kadar eve gelmeyen oğlunuza “Araba lazım mı?” diye sorup, akşamüstü eve gelen kızınıza 50 bin soru soransınız. Çünkü siz cinsel ilişkiye giren erkeğe ‘sayer rijjel‘ (erkek oldu) deyip kadından ‘kızlık zarı çarşafı‘ isteyensiniz. Çünkü siz dizilerde bile kadın sözüne değer veren erkeğe kılıbık, light deyip, espriymiş gibi gülensiniz. Çünkü siz tecavüzcüsüyle zorla evlendirilip tecavüz edene aşık olan kadını konu alan dizilere reyting rekoru kırdıransınız. Çünkü siz kadın hakları konferanslarında bir tek kadına söz hakkı vermeyensiniz. Çünkü siz aldatan erkeğe, erkektir yapar deyip aldatan kadına şıllık, orospu, kaşar diyensiniz. Çünkü siz hayatını yaşamak isteyen erkeğe destek olup “Ben evlenmeyeceğim kariyer yapacağım.” diyen kadına “Otur oturduğun yerde" diyensiniz. Çünkü siz siyasete, meslek hayatına atılan kadının önüne set çeken, küçümseyensiniz. Çünkü siz etrafınızda zorla evlendirilen çocukların düğününe gidip bunu yadırgamayanlarsınız. Siz bu kadınları güvensiz, pasif yetiştirdiğiniz için tecavüze, tacize uğrayan binlerce kadın sizin gibi ‘erkek’ zihniyetli polise gidip şikayette bulunmaktan bile korkar oldular, sustular. Tecavüze uğradıkları adamlarla zorla evlendirilip onların çocuklarını doğurdular, dayanamayıp intihar ettiler veya ‘namus‘u kirlendi diye katledildiler! Evet kardeşim siz, hepiniz birer suçlusunuz! Kadına el kaldırmamayı bir lütuf olarak görüp, bununla övünüp, her türlü cinsiyetçiliği yapan sizsiniz. Bu sapıklar sizin sayenizde aramızda dolaşıyor. Sizin yüzünüzden biz dışarı çıkmaya korkuyoruz! Sizin komik sandığınız düşünceleriniz, sığ inançlarınız yüzünden erkekler yüceltiliyor! Kendi yarattığınız bu iğrençliği kınama hakkını kendinizde bulmadan önce kızla erkek çocuğunuza eşit davranmayı öğrenerek yok etmeye başlayın. Susmayan, susmayacak olan binlerce kadın var yeryüzünde. Siz orospu da deseniz, kaşar da deseniz biz hayatımızı kendimiz kazanıp, hayatı size muhtaç kalmadan kendimiz öğreneceğiz! Her kadın katledildiğinde, her kadın tecavüze uğradığında siz kendinizden utanın. Biz kadın olduğumuz için utanmayacağız. VE BİR SES YÜKSELDİ VEDA HUTBESİNDEN: "KADINLAR SİZE ALLAH'IN EMANETİDİR!"

Avatar

Bir eczanede çalışıyordum,bir gün içeri bir çocuk girdi.Güler yüzlü,etrafına neşe saçan,düzgün görünümlü bir gençti. "Regli ağrısı için ilaç alacaktım ne önerirsiniz?" dedi. "Majezik öneririm ben,vereyim mi?" dedim dalgaya alarak. "Olur" dedi,bir paket majezik alıp gitti. Bir daha ki ay yine geldi aynı çocuk,"Majezik alabilir miyim ?" diye sordu,yine bir paket majezik alıp gitti. Bu çocuk her ay gelip,bir kutu majezik alıp giderdi. Bir keresinde merak edip sordum,"Neden her ay gelip,regli sancısı için bir ilaç alıyorsun?" dedim,anlattı. Bir kız arkadaşı varmış,çocukken tecavüze uğramış ve o günden beri psikolojik sorunlar yaşıyormuş. Bu oğlanda ona destek olmak için herşeyi yapıyormuş. Her ay regli olduğu zaman,ona "Regli destek paketi" adıyla bir pakette Majezik,sevdiği çikolatalar ve üzerine kendi elleriyle yazdığı onu ne kadar sevdiğini anlatan bir şiir yazılı sıcak su torbası veriyormuş. Aylar ayları kovaladı,bir gün yine aynı zamanlarda bu genç girdi içeri. Fakat farklı bir durum vardı. Bu sefer suratı asık,mosmor halkalar vardı gözlerinin altında. "Bir majezik" dedi,ilacı aldı,parayı ödedi ve gitti. Ne olduğunu soramadım bile. Ertesi ay tekrar geldi,daha berbat durumdaydı. "bir maje..." cümlesini bitiremeden bayıldı. Ayıldığında,ne olduğunu soracaktım ki telaşlandı "Saat kaç,gitmem lazım ne zamandır yatıyorum? Sevgilim paketimi bekler,çabuk majezik ver" diye heyecanlı bir şekilde konuşmaya başladı. Sakinleştirip konuşturdum oğlanı sonunda. İki ay önce paketini götürdüğü gün,kız arkadaşı intihar etmiş. Kızın cenazinden sonra paketi,mezarının yanına bırakmış oğlan. Ertesi gün mezarı ziyarete geldiğinde paket orada yokmuş. "Demek ki hala ihtiyacı var bu pakete," dedi ve ağlamaya başladı. Gözlerime dolan gözyaşlarımı var gücümle tuttum ve dedim ki,"Hadi kalk,vakit kaybetme. Kız arkadaşın paketini bekler". Başını salladı,ilacı aldı paketine koydu ve ağlayarak uzaklaştı. O gittikten sonra,dükkanın kapısını kapattığımı ve akşama kadar ağladığımı bilirim ben. O dükkandan taşınalı seneler oldu,geçen o mahalleye düştü yolum. Sordum soruşturdum buldum o çocuğu. Evine gittim,kocaman adam olmuş. Bir kızı vardı yanında dünyalar tatlısı bir kız. Adı Senem Deniz. Eski günlerden açıldı konu,"Hala gidiyor musun?" dedim. Kızını "Kızım sen biraz içeri git bakalım,büyüklerin bir konuşsun" dedi. Kız,"Tamam babacığım" diyerek odasına gitti. Kızın duymadığından emin olduktan sonra başladı ağlamaya "2-3 sene önce bırakmıştım . Rüyama girdi abi,acı çekiyorum dedi bana. Artık sevmiyor musun dedi bana abi. Nasıl gitmeyeyim? Demek ki alıyor abi. Demek ki acı çekiyor abi" dedi. Kızın ismi,Senem vefat eden kız arkadaşının,Deniz ise eğer çocukları olursa diye seçtikleri isimmiş. Kızı yetimhaneden almış,o günden beri hiç hayatında bir kadın girmemiş. Kızı da içeri göndermesinin sebebi,babasının ağladığını görmesin,babasını güçsüz bilmesin diyeymiş. "Sevdiğimi koruyamadım,bu kızı koruyacağım abi" dedi bana. "Sen,sen güçsüz değilsin oğlum. Sen bu dünyada tanıdığım en güçlü adamsın. Korursun içini ferah tut" dedim,sarıldım. Tir tir titriyerek ağladı.Koskoca adam titreye titreye ağladı. Kim bilir kızı görmesin diye ne zamandır içinde tutuyordu. Saatlerce ağlamıştır belki de ,bilmiyorum. O gece oturdum düşündüm. Yaşadıklarını,o kızın yaşadıklarını düşündüm. Ölüm,ölene kolay,kalana zor be abi. Ölen ölüp gidiyorda,kalan sürünüyor be. Hayatınızdaki, sizin mutluluğunuz için çabalayan insanları,ölümünüzle sınamayın. Hayatta herşeyden umudunuzu kessenizde,sizi sevenler,sizin sevdikleriniz için tutunun. Hiçbir şey vazgeçmek için sebep değil. Hiçbir şey.

gözlerim doldu be

Hiç bu kadar acıtmamıştı

Hiçbir şey vazgeçmek için sebep değil

Avatar

Bakın çevrenizdeki insanların yarıdan çoğu dinlemeyi bilmiyor. Bir şey anlatmaya çalışırken hemen sözünü kesip kendisi anlatmak istiyor. Senin anlattıkların aslında onların umrunda değil. Dinliyormuş gibi yapıp hemen kendi hikayesini anlatmaya başlıyor. Daha söylemek istediğin bitmeden sözün kesiliyor. Çok eskiden beri beni az konuşan konuşmayı bilmeyen biri olarak tanıyor olabilirler. Pek sesimde çıkmıyor. Yüksek seslede konuşmam. Ama ben dinlenmedigimi bildigim yerde konuşmak istemem. Dinlenmiyorsanız anlatmanızın anlamı yok. Sadece dalga dalga yayılan sesiniz boş kulaklardan geçerek duvarlara çarpıp geri döner, boğuk, sessiz dinlenmemiş bir tavırla geri gelir anlattıklarınız. Çarpar kalbinize dinlenmediğinizi, ve çarpar kalbiniz bir kez daha dinlenilmemiş bir edayla. Ben konuşmak istemiyorum. Anlatmak istemiyorum anlaşılmadığım bir dünyada.

Avatar

Artık kimseye güvenim kalmadı. Laf olsun diye değil, gerçekten söylüyorum. Çok uzun zamandır eskisi gibi olmaya çalışıyorum. Ben olsam da onlar olamıyor.. Heyecanını kaybeden insanlar, anlamını yitiren arkadaşlıklar, çıkar üzerine kurulmuş dostluklar, samimiyetine güvenemediğim kimseler... O kadar küçüldü ki dünyam, o küçülürken, içimdeki boşluğu nefret doldurdu.

Avatar

Annemin sadece bir gözü vardı. Ondan nefret ediyordum. Tam bir utanç kaynağıydı. Aile bütçesine destek olmak için okulda yemek yapıyordu. İlkokuldayken okulda bana selam dedi, çok utanmıştım. Bana bunu nasıl yapabilmişti? Ona nefret dolu bir bakış attım ve görmezden gelip uzaklaştım. Sonraki gün okulda çocuklar benle alay etti. Annesinin sadece bir gözü var diyerek. Annemin ortadan kaybolmasını istemiştim. O gün onu karşıma aldım ve dedim, beni alay konusu yapıp durucağına neden ölmüyorsun? Annem cevap vermedi. O kadar sinirliydim ki ne söylediğimi düşünemiyordum. Onun hislerinden habersizdim. O evden gitmeyi ve onunla bir ilişkim kalmasın istiyordum. Çok çalıştım ve yurt dışında okumaya hak kazandım. Sonra evlendim. Kendime bir ev aldım. Çocuklarım oldu. Mutluydum. Evimde, kendi çocuklarımla rahattım. Sonra bir gün annem beni görmeye geldi. Beni yıllardır görmemişti. Torunlarıyla tanışmamıştı bile. Kapımda duruyorken çocuklarım ona güldü ve istenmediği halde geldiğini söylediler. Ben de ona bağırdım, ne cüretler evime gelir ve çocuklarımı korkutursun! Defol git, hemen! Sonra annem sessizce cevap verdi, özür dilerim, adresi yanlış aldım sanırım. Ve çekip gitti. Bir gün evime eski okulumdan bir bir çeşit toplantı için mektup geldi bende meraktan annemin yaşadığı yere gittim ve baktım. Komşular öldüğünü söyledi. Tek bir damla göz yaşı bile dökmedim. Sonra elime bir kağıt parçası tutuşturdular, Benim sevgili oğlum, her zaman seni düşünüyorum. Evine gelip çocuklarını korkuttuğum için özür dilerim. Okulundaki toplantıya geleceğini duyduğum için çok sevindim ama belki yatağımdan kalkıp seni göremeyebilirim. Sen büyürken senin için bir utanç kaynağı olduğum için özür dilerim. Sen küçükken bir kaza geçirdin ve tek gözünü kaybettin. Bir anne olarak senin tek gözle büyümene dayanamadım. O yüzden bende sana bir gözümü verdim. Yeni bir dünyayı benim için gören oğlumla çok gurur duyuyordum. Bütün sevgilerim seninle olsun. Annen..

Bi insan bu kadar şerefsiz olamaz

sero cocuk

Şerefsiz bile az gelir be hic çocuktum o zamanlar ayagi da tutmaz yani hicbir çocuk annesine bu kadar adi davranmaz