make me choose: kaneki or ayato
↳ asked by k-a-n-e-k-i-ss
Yaz için dizi önerisi :D
Final Yapmış Diziler: Prison Break Breaking Bad Dexter Merlin 24 Spartacus Sons of Anarchy True Blood How i Met Your Mother
İptal Olmuş Diziler: (Yine de Tavsiye Edilir:D) Revolution Almost Human Constantine Star-Crossed The Tomorrow People Believe Hostages Dracula Intelligence Ravenswood Eye Candy The Secret Circle Witches of East End
Devam eden Diziler: Game of Thrones The Walking Dead Supernatural Arrow The Flash Hannibal Teen Wolf The Originals The Vampire Diaries Sherlock Hemlock Grove The 100 Bitten Pretty Little Liars Beauty and the Beast Gotham Graceland Forever Reign Under the Dome Dominion Sleepy Hollow Defiance Da Vinci’s Demons The Strain The Fosters Finding Carter Penny Dreadful Once Upon a Time Agents of Shield The Big Bang Theory House of Cards 12 Monkeys Scorpions Crossbones Kingdom Ray Donovan Grimm Vikings Daredevil My Mad Fat Diary Doctor Who
Yeni Diziler: Mr. Robot Izombie Supergirl The Royals Wayward Pines Stitchers Between
Liseye gidiyordum abi. sıradan, ortalama bir çocuktum işte. hep arka sırada otururdum. hiç arkadaşım yoktu. okuldan nefret ederdim. hep saçlarımı uzatmak isterdim, babam hep keserdi. babamdan da nefret ederdim. ne zaman kafamı kazısa, karaktersiz bir tip olup çıkıveriyordum ortaya. çocukken saçın çıkıyorsa ve sen kelsen herkes seninle dalga geçer abi. sürekli bugün cuma, enseni kapa diye vurup dururlardı. babam her kafamı kazıdığında kendimden nefret ederdim. çok salak bir tipim olurdu. ne yapayım, benim de kemik yapım böyle. her neyse işte abi, sınav yaparlardı, ben hep düşük not alırdım. gene böyle bir gün sınav yaptılar, hoca kağıtlarımızı dağıttı kontrol etmemiz için. bende gittim sınıftan çocuklardan sınav kağıdımı karşılaştırdım. aynı şeyleri yazmıştık. onlara on vermiş, bana altı vermiş. sonra ben dayanamadım, gittim hocaya abi, ne iş hoca dedim ya, herkesle aynı şeyleri yazmışım, bana altı vermişsin. kopya çekmişsindir dedi, sana güvenemedim dedi. arka sırada oturan, kel, silik bir tipsen kimse seni dikkate almaz abi. nazlı bütün bunlara rağmen sevdi beni abi. o sınıfın en güzel kızıydı bence. hep ön sırada otururdu. kimseye aldırış etmezdi. sınıfta bir sürü yakışıklı, varlıklı çocuk vardı. onlara rağmen sevdi beni abi. -sonra ne oldu la? aynı mahallede oturuyorduk nazlı’yla abi. okul çıkışı hep birlikte yürürdük eve. böyle ara bir yol vardı mahalleye. yolu bayağı uzatıyorduk da, tenha oluyordu işte. sonra bir gün gene böyle yürürken, çok acayip bir şey oldu abi. aynı anda birbirimizin elini tuttuk. ne o önce uzattı, ne ben önce uzattım. birbirimize ima etmedik, yüz yüze bile bakmadık. öylece el ele tutuşup yürüdük. sonra hep yaptık bunu. bazen birileri sokağa girerdi, hop bırakırdık ellerimizi, sonra tekrar baştan. -senin kayış nerede koptu la? amcam nazlıya tecavüz etti abi. bir gün eve geldim, nazlı’nın üstü başı yırtıktı, ağlıyordu. beni sormaya eve gelmiş. amcam da evde beklemesini söylemiş, erik vermiş buna. ben eve geldiğimde, orospu çocuğu pantolonunu topluyordu. suratında iğrenç bir ifade vardı. amcam on gün yıkanmasın, kokmazdı abi. sürekli bütün gün otururdu orada burada, sineklenirdi ama kokmazdı. nazlıya nasıl tecavüz ettiğini odadaki ter kokusundan anladım abi. üzerindeki on günlük kir uyanmıştı resmen! foseptik çukuruna düşmüş gibiydi orospu çocuğu. nazlıya baktım, odadaki kokuyu duymuyordu bile. kendinden o kadar çok tiksiniyordu ki, koku umurunda bile değildi abi. öldürmek istedim orospu çocuğunu. fırladım çıktım gittim, koşabildiğim kadar koştum. cebimdeki çakıyla bütün vücudumu parçaladım. amcama saldırdım. jandarmalar elimden aldı. amcama el kaldırdım diye babam beni dövdü. babam da orada bitti zaten. evden kaçtım. amcam mahkemede nazlıyı sevdiğini söylemiş. mahkeme de aileleri birbirleriyle konuşturmuş. nazlıyla evlendi, hapisten de yırttı. mahalleden kaçtılar, iki üç ay sonra da zaten amcamın ölüm haberi geldi. -nazlı mı öldürdü? kaçtıkları yerde amcam nazlıyı satmaya başlamış abi, pezevengi olmuş. amcamı da hepsini de nazlı hakladı abi. çok sonra, bir gün sordum abi, niye beni öldürmedin diye. seni sevdim dedi abi, anasını sikeyim ben bu dünyanın seni sevdim dedi abi..
Uzun ama kesinlikle okumaya değer
Kesinlikle okuyun.
Oku.
{x} | Artist: テイラー | Permission to Post ※ Do not Repost. Please rate/retweet/visit the artist's work!
My redraw of that tiny beautiful panel :”D
İyi miydi akşam. Sahiden sonunda sabahın olması mı sizi teselli ediyordu, yoksa karanlığa alışmış yüreğiniz, gündüzden kaçmak için can mı atıyordu. Neyse, cidden, iyi geceler
Her akşam rb;
03:03
03:08
03.13
03.17
03.20
03.25
03.32
03.38
lan bu post tüylerimi diken diken ediyo amk..
lavinyaninasafi (via lavinyaninasafi)
Emre Aydın ünlü olmadan önce, üniversitede bir kızla aşk yaşar.
Emre Aydın’ın ilk sevdiği kadındır.
Fakat her aşkta olduğu gibi, onların ilişkisinde de sorunlar vardır. Bir yandan şarkıcı olma hayali ve bu doğrultuda yaptığı çalışmalar bir taraftan da aşk ve okul hayatı…
Her üniversitelinin hemen hemen yaşadığı şeyler.
Amacı üniversiteden sonra sevdiği kadınla evlenip yuva kurmak sonra hayallerini kovalamak…
Ama kadın onu bırakıp başkasıyla evlenir okul biter bitmez.
Emre çok üzülür, günlerce üzüntüden dışarı bile çıkamaz. Sonra herkes gibi ” terkedilmenin acısını hafifletmek için, zaten pek de mühim değildin benim için” der gibisinden şu satırları besteler.
”Git gideceksen bekleme, farklı değilsin sende Gideceksen bekleme..”
”Beş para eder mi varlığın ? Ki yokluğun beni acıtsın ”
Ama içi içini yer Emre’nin…Her tartışmalarında Emre’ye, adam olmaz senden diyen sevgilisine yine besteyle cevap verir.
”Adam olmaz , dedin senden Adam nedir , dedim içimden Farketmezdi , değişseydim Güvenseydim yada salıverseydim.”
Ve devam eder:
”Adam olmadı hala benden Adam kölen olsun senin, ben olmam”
Aradan biraz zaman geçince ayrılığın ve yalnızlığın acısı Emre’yi sarmalar. İyice sevdiği kadından umudunu yitirince bu sefer sevdiği kadına bir gün pişman olacağını hatırlatır.
”Belki bir gün özlersin Başka adamlarla Başka şehirlerde ”
Bu da Emre’nin acısını dindirmez. Her besteden sonra başka bir besteyle ona seslenir. İçinde büyük bir yangın vardır, başka türlü dindiremiyor bu yangını.
İçine düştüğü girdapta boğuldukça boğulur. Onu ne kadar çok sevdiğini ve ne kadar çok özlediğini yazar bu sefer.
”Kapı çaldı, sen sandım, gördüm boşluğu aynada, Bir şehir düştü, tam içimde özlemişim, anladım, Biliyor musun ? Evimdin sen benim, Ailemdin, nefesim, karanlıkta ellerimdin.”
”Mutlusun sen ben yokken, ben senin hiçbir şeyin, Düşe kalka tutunurken, artık özlemek istemiyorum.”
Sevdiği kadının evliliğinden 2 yıl sonra Emre bu sefer bunları yazar ona:
”Evlenmişsin, nasıl oldu? Bulabildin mi sonunda? Hep anlattığın o meşhur huzuru”
Haberi yokmuş ve sonradan öğrenmiş gibi bir de bestesinde ”mış”ekini kullanır. Burada da gururunu düşünüyor, oysa işin gerçeği tam tersidir. Emre sevdiği kadının evlendiğini ilk başından biliyordur.
Ünlü olunca, hayatı değişir. Para, şöhret ve hayatına giren yeni kızlar ona her şeyi unutturur. Emre artık gününü gün ederken, her şeye sahipken, elini sallayıp ellisiyle birlikte olurken, bir gün huzurlu olmadığını fark-eder. Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin üniversitede sevdiği o ilk aşkı kadar ona huzur vermediğini anlar.
Ve bunu da besteler.
”Hiç kimse olmadı senin gibi, olmayacak biliyorum”
Olmaz, olamaz…
Aşk karın doyurmaz belki, ama aşksız da huzur olmaz.
~ Savaş Yıldırak
güldürmüyor ağlatmıyor kimse senin gibi.
Characters that thought they were weak, but are turning out to be pretty strong! [Day 1]
Two paths. One thought. Between reality and ideals. Until the absolution. © NARUTO & Characters by Masashi Kishimoto / Artwork by V0IDsKhaos
Bir Titanik hayranı, bu zamana kadar filme olan bakış açımızı değiştirebilecek bir teori ortaya attı. Ona göre Jack, aslında bir "zaman yolcusuydu". Titanik'te bulunmasının tek sebebiyse Rose'u intihar etmekten kurtarıp, olayları tamamen değiştirmekti. "Saçma gelebilir ama bir düşünsenize... Eğer Rose gemiden atlasaydı, gemi onu aramak için durmak zorunda kalacaktı..." diyor. Jack'in Rose'la bu kadar çok vakit geçirmesinin sebebini de buna bağlıyor: Hayatta olduğundan emin olmak için. Varan 1: Jack'in o zamanlarda geçerli olan bir parası yok, bu yüzden bilet alabilmek için kumar oynamak zorunda kalıyor. Varan 2: Wissota Gölü'nde balık tutmaktan bahsediyor. Ama Wissota Gölü, 1917'de yapılmış yapay bir göl. Yani Titanik battıktan 5 sene sonra.Varan 3: Saç kesimi ve sırt çantası o döneme kesinlikle uygun değil. 1930'larda popüler olmaya başlayan şeyler.Varan 4: Rose'a, onu Santa Monica İskelesi'nde roller coaster'a bindireceğini söylüyor. Tabii 1916 yılında, Titanik battıktan 4 yıl sonra inşa edildiğini gözardı edersek...
Sonuç: Jack bir zaman yolcusu.
Bu hayatta çizgisini koruyan tek şey sakızın fiyatı. ben doğdum 10 kuruştu ölecem 10 kuruş. helal olsun.
bu popüler postu rblemek zorundayım çünkü çok doğru





