Bilmem kaç yüz kişi içinden,gördüm deli gözlerini birden
Yaşlarım gizleniyor damlalarında Durma, yağmur durma…
Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor, kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun, kimin ne düşündüğünü kimin ne yaptığını umursamıyorsun, yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun.
Hislerim aynı ışığı gitmekte olan elektrik lambası gibi bazen mucizevi bi şekilde tamamen ışığım geliyo bazen ise tık yok bunun nedeni ne biliyormusun ben çok bekledim beklerken sen yolu bul diye ışığımı hep açık tuttum bi baktım ki sana yolu göstereyim derken kendimi tüketmişim hoş geldin geldin ama geç kaldın
ölmüş birini özlemek
dünyanın en çaresiz hissidir,her şey onarılır bu onarılmaz.
Açıkçası bu saatten sonra kendini yetiştirmeyi becerememiş, ne istediği de ne yaptığı da belli olmayan ve çıkarlarını düşünerek hareket eden hiçbir insanla uğraşamam.
“That’s the thing about introverts; we wear our chaos in the inside where no one can see it.”
— Michaela Chung
Belki de ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri. NHR’
Biri sizi kırdıysa sessiz kalmak bazen en iyi cevap olabilir. Hala neden sessiz kaldığınızı anlayamıyorsa, bırakın oda sizsiz kalsın.
Umudumu yitirdiğim onca zamanın ardından tam vazgeçmişken seni bana getiren kelebek etkisini kanadından öpüyorum.
Kendime not, “Bu aşk, seni sokak ortasında hüngür hüngür ağlattı. Sakın unutma.”
Sırf değer verdiğin, iyi olmasını istediğin için her durumda destek olduğun, koşup gittiğin ve çaba sarfettiğin insanlardan göreceğin tek karşılık nankörlük. Değişmeyen bir kanun bu, iyiysen enayisindir.




