“Şimdiyse bitti diyorsun. Öylece bırakıp gidiyor musun?”
‘‘Dur çıkma hayatımdan, hayır inanmam bu kötü bir şaka’‘
“Dur,konuşsaydık iki dakika, sen de biliyorsun halledebilirdik”
‘‘Üstesinden gelebilirdik..’‘

“Şimdiyse bitti diyorsun. Öylece bırakıp gidiyor musun?”
‘‘Dur çıkma hayatımdan, hayır inanmam bu kötü bir şaka’‘
“Dur,konuşsaydık iki dakika, sen de biliyorsun halledebilirdik”
‘‘Üstesinden gelebilirdik..’‘
Seninle yeniden tanışıp sabaha kadar konuşmak isterdim tüm o hataların daha yapılmadığı zamanlardaki gibi.
bizi tüketen asıl şey zaman mıydı; yapılan hatalar,konuşulması gereken anlarda susup kalışlarımız mıydı; kaçırılan bakışlar,tutulmayan sözler miydi? bizi bu boşluğa sürükleyen imkansızlığımız mıydı yoksa onu biz mi var etmiştik teker teker, kendi ellerimizle...
bu karanlık geceme güneş açtıran nadir çiçeğim
Zaman geçiyor ve ben asla düzelmeyecek şeyleri bekliyorum.
elbette bardağı taşıran damlalar oluyor ama taşan bir bardakta birkaç damlayı sorumlu tutmak çok doğru gelmiyor bana.
İnsan sevip sevildiği ve onu gerçekten anlayan biriyle her yokuşu aşarmış.
Bir ilişkiyi az seven yönetir. Çünkü çok seven kaybetme korkusundan her şeye olur der.
bıraktım öyle kalsın, bizim gibi darmadagın
aynı yollardan bin kere geçmişiz ama bir kere birlikte geçmemişiz
çocukla çocuk kediyle kedi olurum, neden seninle hiç bişey olamıyorum.
Benim kırıklarım hep sensin ama bana yüreğini göstersen hâlâ kırıklarından öpecek kadar çok seviyorum seni, bilmiyorsun.
Yağmurdan sonra açılan gökkuşağı gibisin fakat yağmur da sensin. Her halin ayı bir güzeldir gözümde.