yağmurlu bir günde cam kenarı kadar güzelsin
ben herşeyi içimde bitirmeye o kadar alışmışım ki her gün yıkılıp yeniden toparlanıyorum ve benden başka kimsenin haberi olmuyor.
seni bıraktım; çünkü beni öyle tükettin ki, sana tutunacak dalım kalmadı.
“Şimdilerde ikna etmeye çalışıyorum kalbimi, kalbinde yerim olmadığına.”
karl marx, eşine yazdığı mektubu şöyle sonlandırıyor: “dünyada çok kadın var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim?”
belki birileri seni, birileri de beni ileride kazanacak. ama artık biz, kaybettik.
“tut ki tam bu gece öldüm, sabah bakabilecek misin bir daha gökyüzüne?”
mezar taşlarını okuyarak adını unutmaya çalışmak
Bu yürek ilk defa bugün kırılmıyor.
azıcık aklım vardı onuda sende kaybettim
ben size bu çiçekleri mezarlıktan çaldım
Ve oynamaktan vazgeç artık şu saçma mutlu kadını!
Kalpsiz biri olmak için nedenlerim vardı. Beni yargılayamazsın.
Seni olduğun gibi kabul edip birlikte yürümek istemediklerinde seni her şeyinle kabul edip elinden tutuşlarımı hatırla.
*****
Söküp çıkarsalar kalbimi, benden bağımsız bir şekilde adını sayıklamaya devam ederdi.
Gece 3’ten sonra dışarı çıkılmaz, sokakta yürünmez derler. Ben gecenin 3’ünde mezarlıktan çiçek toplayıp geldim kapına.




