Avatar

All Balck

@seemaaxxx

Avatar
yokamavar

Christian McPhilamy 8 yaşında  Tam 2 yıl boyunca saçlarını uzatmış

Bunu moda olduğu ya da farklı olmak için ya da çok yakıştığını düşündüğü için yapmamış

Bu süre zarfında “kıza benziyor” diye çok dalga geçilmiş, ama yine de bildiği yolda gitmeye devam etmiş

Şimdi hikayenin güzel yerine geliyoruz: Christian saçlarını, saçlarını kaybeden çocuklara verebilmek için uzatmış!

Kanser hastası çocuklara saç bağışlanmasına dair bir kampanyayla karşılaşınca saç uzatmaya karar vermiş

İki yılın sonunda, hiç dokunmadığı saçlarını keserek “Saç Kaybı Olan Çocuklar” adlı STK'ya bağışlamış. Her 50 bağışçıdan yalnız birisi erkek. Bu gözönüne alınırsa yaptığının ne kadar sıradışı olduğu daha iyi anlaşılıyor

Şu son fotoğrafta Christian'ın ne kadar mutlu olduğunu görüyoruz. Biliyoruz ki bir yerlerde başka bir çocuk da Christian sayesinde bir o kadar mutlu!

Ali Atay: Bir şey sorucam deminden beri.. Gerçekten dizinin finalinde ne oluyordu abi?

Burak Aksak: Bizim mecnun var ya ilkokulda bir kaza geçiriyor yatağa bağlı kalıyor ama bırak yatağa bağlı kalmayı hani böyle konuşamıyor bile çocuk. Böyle sadece bakıyor yatağından, annesi ilgileniyor onunla böyle sürekli; baba taksici ama kadın bir süre sonra o kadar beziyor ki çekip gidiyor İskender de işini gücünü bırakıp Mecnunla ilgileniyor. Yani bizim bugüne kadar izlediğimiz her şey aslında Mecnun'un kafasından geçen şeyler biz hep onları izledik.
Mesela Kaan bunun ilkokul arkadaşı hep böyle onu önlükle gördük ya hani çocuk geliyor falan hep önlükle çünkü Mecnun onu öyle hatırlıyor
Ali Atay: Hee ondan hiç büyümüyor.
Burak Aksak: Evet abi. Babası buna yemek yediriyor mesela orada bir tuzluk var o tuzluğu Erdal'a benzetiyor. Erdal da kim biliyor musun? Babası Erdal da siparişleri getirdi yine diyor, bakkal onu Erdal'a benzetiyor ama Erdal'ı hiç görmemiş. Ondan sonra... kim var başka? mesela Yavuz...
Yavuz aslında hani gece içeri giren ağaç dalları var ya gölgesi olur böyle o gölge abi çünkü bu eve taşındıkları zaman İskender bir ağaç dikiyor ve ismini Yavuz koyuyor Mecnun onun fidan halini hatırlıyor ağaç hali hakkında bir bildiği yok. O, onun için Yavuz. Yavuz diyor ona siyah ya böyle
Ali Atay: Yavuz hiç kapıdan girmedi eve ya hep...
Burak Aksak: Evet abi hep camdan giriyor hep ama ondan sonra doktor geliyor bak ona iğne vuruyor onun yaptığı aşı var ya o aşı aksakallı dede şırınga da onun asası. İçeride yani Mecnun'un vücudunda mikroplarla savaşıyor hani karabasan...
Serkan Keskin: İsmail?
Burak Aksak: Abi İsmail de balık böyle japon balığı kocaman gözleri var böyle kavanozda duruyor karşıda böyle Mecnun sürekli buna bakıyor İsmail abi diyor içinden bu da sanki hooop diyormuş gibi geliyor.İskender bir gün buna eş getiriyor. İsmail abiye japon balığı ama daha ilk günden ölüyor balık o nedenle böyle ona üzülüyor uzaktan uzaktan İsmaile böyle çok hüzünlüymüş gibi geliyor.
Ali Atay: Vayy anasını böyle pullu pullu... Peki Leyla lar?
Burak Aksak: Leyla da bunun ilkokulda aşık olduğu kız yani aşk değil de hoşlandığı kız. Hoşlanıyor ama hiç gidip konuşmamış kızla sadece ismini biliyor Leyla... Ona aşık yani bir Leyla var ortada ama kendisi yok o gördüğümüz kızlar var ya sürekli Leyla değişiyor o da televizyonda gördüğü kızlar... Tvde bir kız görüyor ve ona Leyla diyor aşık oluyor.
Çünkü tüm hayatı o oda kadar abi Mecnun'un
Avatar
e53363
Avatar
sevmesemmi

Hassiktir

Bence de hassiktir

Hemde kocaman bi hassiktir

oha amk

Okumaya ingilizcem yetmedi aq biri bana da açıklasın ne yazdığını dfghjklş

”Bu Lisa. Arkadaşım. Annem ve babam onu göremiyor o yüzden onun hayali arkadaşım olduğunu söylediler. Lisa iyi bir arkadaş.

Bugün arka bahçeye çiçek dikmeye çalıştım. Kum sandığı ile dikmeye çalıştım ama Lisa orada babasının uyuduğunu söyledi o yüzden ben de çiçeği kirli halinde diktim.

Bugün Lisa okulda benimle. Onu okula Mrs. Monroe’ya göstermek ve anlatmak için getirdim ama sinirlendi çünkü Lisa’yı göremedi. Lisa üzüldü ve tahta silgisini sakladı.

Dün doğum günü partim vardı. Annem pizza aldı ama kimse gelmedi. Lisa onların verandaya kadar geldiklerini ve sonra gittiklerini söyledi. Ama bana hediye bırakmışlar. 3 tane Barbie’m ve birkaç ayakkabım ve 5 dolarım var. Ben ve Lisa Barbie oynadık.

Mrs. Monroe bugün okulda yok.Yedek öğretmenimizin adı Mrs. Digman. O güzel ve iyi biri. Bizim günceyı okuduktan sonra atıştırmamıza izin veriyor. Keşke Mrs. Digman hep öğretmenimiz olsa. 

Dün Lisa ve ben ay çıkana kadar uzun bir yürüyüşe çıktık. Babam çok sinirlendi ve Lisa’nın aptal ve sahte olduğunu söyledi. Lisa buna üzüldü ve ortadan kayboldu. Bugün okula gelmedi ama Mrs. Digman Mrs. Monroe’nun bir daha asla gelmeyeceğini söyledi.

Babam dün tüm gün işteydi. Akşam yemeği yemek için bile eve gelmedi. Bugün hala işte. Annem bana pudding koydu. Pudding benim favorim.

Lisa’yı özledim. Babam işte gerçekten çok yoğun. Hafta sonunda bile gelmedi. Annem babama kızgın. Lisa’ya bir mektup yazacağım.

Sevgili Lisa,

Seni özledim. Lütfen geri gel. Babam kaba olduğu için özür dilerim. Sen benim en yakın arkadaşımsın. 

Lisa dün geri geldi. Gittiği için üzgün olduğunu söyledi ve ben de babamın eve gelmediğini söyledim. Lisa, babamın ve Mrs. Monroe’nun aynı kendi babası gibi uyuduğunu söyledi. Umarım yakında uyanırlar.

Ciddi ciddi hassiktir dedim

:O

En sevdigim bu ya. Hic vazgecmiycem bu posttan

Duyarlı tumblr arkidisliri

Haftaya perşembe ameliyat oluyorum.Bir daha yürümeme ihtimalim yüksek.Bir duanızı eksik etmezseniz sevinirim.Bir de üç poşet kana ihtiyacımız var,farklı kişilerden.Lütfen önemli kan olmadan ameliyat edemiyorlar.0rh+ kan grubunda olan ve kocaeli araştırma hastanesi yakınlarında olan varsa ulaşabilir mi?Biraz yardımcı olup yayabilir misiniz?

Gören rb layabilir mi ?

Avatar
humorduke

Sene 2006.Maddi durumumuz bir bilgisayar alacak kadar iyi değil.Ben GTA oyununu bir misafirlikte gördüm. Ama oynatmadılar.Sen ne anlarsın diye.Babama dedim.Tek kelime etmedi.Eve geldik.Bir kağıda klavye çizdi bildiği kadarıyla.Oyuncaklarımı dizdi.Uzattı kağıdı İşte bizim bilgisayarımız.Hadi oynayalım dedi.Ağzım kulaklarıma vardı.Kağıttaki çizilmiş tuşlara basmaya başladım.Ben basarken babam oyuncakları benim komutlarıma göre hareket ettiriyordu.Bütün gece bu şekilde oynadık.Tamam belki bir bilgisayar alamamıştı.Ama bana hayatımın en güzel gecesini yaşatmıştı.Teşekkür ederim baba.

Yaşanmadı..