yer in

“Neye ulaşacağımı bilmiyorum ama şüphesiz gidilecek bir yer var ki
tüm benliğim o tarafa doğru akıyor. Keşke ölüp yeniden dünyaya gelseydim,
dünyanın değişmiş olduğunu, bu kadar zalim olmadığını, insanların kendi adiliklerini unuttuklarını ve hiç kimsenin evinin etrafına duvar örmediğini görseydim.”

Füruğ Ferruhzad

birileri düşüyor ve birileri kalkıyor. bazıları en dibe batıyor, bir o kadar yükseliyor. bazılarının ayağı kayıyor, yoluna devam ediyor. bazıları ağlıyor ama eninde sonunda gülümsüyor. bazıları her şeyini kaybediyor ve ertesi günü kendine bir ‘her şey’ arıyor. bazıları her şeyin farkında ama yaşamak istiyorsa her şeyi görmezden gelmek zorunda. bazıları bütün gece ağlıyor, bazıları ise artık ağlayamıyor ama ertesi günü kalkıp herkese gülümsemek zorunda kalıyor. yağmur yağıyor ama eninde sonunda gökkuşağı gözüküyor. kimse kimseyi anlamıyor belki ama olsun, nasılsa kimse kimseyi önemsemiyor. herkes bir şekilde yollarına devam ediyor ve geçen süreci kimse önemsemiyor. insanlar birilerini dinlermiş gibi yaptıkları süre zarfında “sıra ne zaman bana gelecek” diye düşünüp duruyor. bu dünya yaşanılır bir yer değil, herkes hayata yenildi ve bu kimse bunu umursamıyor. takınılmış olan her bir maske hayatın mutlu olmasını sağlıyor ama ben bu hayatı daha çok ağlatacağım. nefretimi her bir satıra kusacağım. gerekirse tek bir kibritle dünyayı yakacağım. 

Haydar Ergülen :

İki ayrılık arasında

***

Cemal Süreya :

Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden

***

Ahmed Arif :

Can benim, düş benim,

***

Metin Eloğlu :

Neyin nesi bu bulut

***

Cahit Zarifoğlu :

Mavi gök orda mı

***

Didem Madak :

Bana da kendi serüvenimden bir yer ayırt

***

Nazım Hikmet R. :

Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.

***

Orhan Veli K. :

Gün olur, deli gibi…

***

Turgut Uyar :

Ben seni kaç yıl sevdim

***

Yahya Kemal B. :

Arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,

Bir hikayemiz vardı
Bazen bir şiirimiz
Gökyüzümüz vardı alabildiğine engin
Hep yer çekimine yenildik
Umutlar bölündü
Uykular bölündü
İçimizde dağınık
Dışımızla bütündük

AYŞEGÜL

anonymous asked:

Unutamadığın birisi mi var?

kimseyi unutamayacak kadar sevmedim. sevmeye, alışmaya çalıştıklarım oldu. dünya böyle bir yer değil diyenler oldu. göreceklerin, vesaireler olacak dediler. genelde buna inanmayı tercih ettim. fakat bunun büyük bir ihlal olduğunu, özünde durumun böyle ilerlemediğini biliyordum. sezdirmeden yaşamak daha kolay geliyor sanırım. her şey çok fazla yormaya başladı beni.

10

1-4. Just doing my job here folks

5. Part of what precipitated Sand Bucket With Screed. I wasn’t fucking around when I said “by the dozens” and this is just the shit that hasn’t been blown off by the frequent 30mph gusts of wind we have being this close to lake erie- it’s often double the amount of butts pictured here, and this is just one corner of the overhang. These people are livestock

6. #nice

7. Okay maybe I wasn’t done yet, continuing important cloud work

8-10. Just yer local potions crone (lemon extract for baking and the rest of the batch of blood orange bitters- I promise that label isn’t crooked or off-center, just some photo angle fuckery)

One more week and I get to strain and bottle the limoncello!!!!!!!!!!!!!!!

2

duygularını kaktüs yapraklarını kullanarak resmeden sanatçı ..büyük bir yetenek ve duyarlılıkla…resimlerin birçoğu direniş ve sabır ihtiva ediyor..filistinli sanatçı savaş ortamındaki halkın acısını , ölen bebekleri… tüm bu olanlara karşı kendinde yer eden duyguları çizerek daha iyi anlattığını ifade ediyor …ve gerçekten bu konuda başarılı olduğunu düşünüyorum..