yavru kaplan

“-Hayvanları hiç sevmiyorum.

-Kediler nankör yaa.

-Iyy bunun tüyü dökülüyodur heryere

-Her dokunduktan sonra elini yıkıyosun dimi? Bak benden söylemesi hasta olursun sonra.

-Ölene kadar buna mı bakıcaksın ? Resmen ayak bağı.

-Koltukları,perdeleri falan tırmalar bu.

-Şu kediye ettiğin masrafla kendine kıyafet alırsın.

-Ben size gelmem tüy uçuşuyodur her yerde hasta falan olurum.

-Hayvan olan evde yapılan yemeği bile yemem.

-Size gelirim ama hayvanı odaya kapatıcaksın ben gidene kadar orda kalsın.

-Yere falan yapar be bu tuvaletini.Ev kokar yani rahatsız olmuyo musun hiç?”

Gibi sözleri evinde hayvan besleyenler sık sık duyuyodur.

Bana göre hayvan sevmeyen biri insanlarıda sevemez.Hayvan sevmeyen birinin samimiyetine hiç inanmıyorum.
-Ayrıca yıllardır kediler nankör olarak bilinir.Fakat bu eksik bir bilgidir.Herkesin bildiği gibi kedi,aslan,kaplan,pars vs. aynı aileden yani Felidae(kedigiller) grubundalardır.Bu türdeki hayvanlar genellikle vahşidir.Kedi her ne kadar zamanla evcilleştirilmiş bir tür olsada tabiki kedigiller ailesinin özelliklerini kaybetmemiştir.Köpek kadar gelişmiş bir zekası olmadığını kabul ediyorum.Kediler başlarına buyruk ‘Ben neyi,ne zaman istersem o zaman olacak’ diyen bir türdür.
Eğitilmesi çok çok zor olduğu için kediler nankör olarak görülmüştür.Fakat şu tipe bir bakar mısınız? Elime sarılarak uyuyan bir kedi ne kadar nankör olabilir?
Yalnız şöylede bir ayrıntı var ki,kediler insanlar gibi kişilik farklılıkları gösterir.Her kedinin kendine has özellikleri,bir karakteri vardır.Kimisi daha sıcak kanlıyken,bir diğeri soğuk olabilir.
-Gelelim bir diğer konu 'Kedinin temizliği’ Kediler'in bildiğiniz gibi cinsleri vardır Siyam,sfenks,british shorthair,chinchilla… gibi.Her bir cinsin tüyleri,göz yapısı,sık rastlanan hastalıkları gibi özellikleri farklıdır.Chincilla kedisinde göz rahatsızlıkları,göz çevresinde iltihaplanma sık görülürken,Siyam kedisinde distemper hastalıkları sık görülmektedir.Kediler bunalımda,üzgün,ameliyatlı yada hasta olmadıkları sürece sürekli kendilerini yalar ve tüylerini temiz tutarlar.Dilleri bu eylemi yapmak için uygun olarak yaratılmıştır.Zımpara gibi sert bir yüzeye sahip olan dilleri tüylerini temizlerken aynı zamanda tarar.
-Yuttukları tüyleri ara sıra çıkartmak mecburiyetinde oldukları için ya kendileri kusar yada ilaç yoluyla kusturulmalıdır.Ev yemekleri vermediğiniz sürece ağızları ve dışkısı bazı durumlar hariç asla kokmaz.Kedilerde bizler gibi ishal olabilir,gaz çıkartabilir ve salyaları akabilir.Yumurtanın sarısını düzenli olarak haftanın 1 günü kedinize içirirseniz tüylerdeki dökülme azalır,tüyleri parlar.
-Tuvalet eğitimi çok kolaydır.Eğer küçükken aldıysanız kuma en fazla 2 ile 4 gün arasında alışır.Ve bir daha asla kumu dışında bir yere yapmaz.Fakat sokakta ortalama 1 yıl yaşamışsa kuma yapmayı sevmeyebilir tuvaleti geldiğinde miyavlar ve dışarı çıkmak ister.
-Diğer bir konu olan kedilerin koltukları,tülleri tırmalayacağının sanılması.Kediler bir nevi tırnaklarını törpülemek için bazı yerleri tırmalarlar.Sokakta iseler bunu ağaçlarda yaparlar.Fakat ev kedileri için yapılan tırmalama tahtası/sopası edinirseniz ve buna alıştırırsanız bir daha koltukları vs. asla tırmalamayacaktır.
-Ve gelelim en gıcık olduğum konuya,'Size gelirim ama kediyi odaya kapat’…
Ben sana diyormuyum arkadaşım size gelirim ama çocuğunu/kardeşini odaya kapat diye.
Herkes her hayvana yakın olamayabilir,korkabilir bu gayet normal bir durum.Fakat kediler ve köpekler zaten bunu hisseder ve size yakınlaşmazlar.Tabii dediğim gibi kişilik farklılıkları gösterebilirler.
Kediniz/köpeğiniz korkutmayı,gıcıklık yapmayı seviyor olabilir ve inadına yapabilir.
-Diğer bir konu 'Ay o kediden hastalık kaparsın’..
Hayır efendim hastalık kapmam.Aşıları düzenli yaptırılan bir kediden hastalık kapma oranı %1 dir.Burdanda bu konuya değinmek isterimki kedi sahibiyseniz veya olmak istiyorsanız,dış ve iç parazit aşısı,kuduz aşısı ve karma aşısı olmak zorundadır.Yoka hem sizin için, hemde kediniz için sağlıklı bir durum olmaz.

  Evet söylemek istediklerim bu kadar..Artık şu araştırmadan konuşan insanlardan fenalık geldiği için bu yazıyı yazmak istedim.Son olarak söylemek istediklerim;

 -Kedi veya her hangi bir hayvan almak istiyorsanız ; Evinizde yaşayan herkesin bu alıcağınız hayvanı sevmesi gerek yoksa hayvancağız bunu hissedip depresyona girebilir,aşıları yapılmalıdır,ev yemekleri ve şekerli yiyecekler mümkün olduğunca az verilmelidir.Çünkü kediler/köpekler insülin hormonu salgılamazlar.Ve bizim yediklerimiz onlara zarar verebilir,

Ve en önemlisi lütfen ama lütfen kedi veya köpek alacaksanız pet shoplar'da milyon paralara satılan hayvanları almayın.Bu hayvanları parayla satmayı desteklemek olur.Mümkün olduğunca barınaktan hayvan sahiplenmeye bakalım.Son olarak:

Bu dünya yalnızca biz insanların yaşadığı bir yer değil.Hayvanlara ve çevreye kötü davranmayalım.Davrananları uyaralım.Sene oldu 2015 arkadaşlar lütfen yani.Evimizin önünde her zaman 1 kap su ve 1 kap yemek koymaya çalışalım.Yarım kilo kuru mama sadece ama sadece 5 lira.

Lütfen duyarlı olalım.