yakas

youtube

Attila İlhan anlatıyor;
“12 Mart sonrasının kahır günleriydi.
Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz'lere kıymışlardı. Karşıyaka'dan İzmir'e geçmek için vapura bindim.
Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı…
Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra… Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm”.
“Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı / Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı / Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı / Gittiler akşam olmadan ortalık karardı ”
6 MAYIS 1972
Bir kadın ismi sanılan “Müjgan’‘eski dilde "kirpik” anlamına geliyor ve Şair'in “müjganla ağlaşmak"tan ne söylemek istediği orada çözülüyor ;
O ’'DENİZLERE ” ağlıyordu……
Şiiri ve şarkıyı şimdi bir de bu bakış açısıyla
Okuyun veya dinleyin………

anonymous asked:

Dogru Dizi acik giymiyon, tam acik giniyon ☺️😂

Aksnja bu neyin kafası aq Antalya da yünlü pantolon giymemi mi bekliyosun balıkçı yaka kazak da giyerim istersen ?

Sevgili Azize ;
Son zamanlarda seninle hiç konuşamadık, seninle konuşamayınca içimi rahatlatan o hissin kaybolduğuna inanıyorum..
Anlatıcak o kadar çok şey var ki beni bi tek sen dinlersin. Şimdilerde bizim Ayşe teyze bile hal hatır sormaz oldu, Nejla abla o kadar da gülmüyor artık bakkal İsmet amca da eskisi gibi ilgilenmiyor kimseyle ha bi de bizim çiçek bizlere ömür geçen gün su vermek için yanına gittim boylu boyuna uzanmıştı, oturdum yanına saatlerce konuştum su döktüm ama hangi giden geri dönmüş ki o da geri gelsin..
Sen de yoksun artık, canım sıkıldığımda gidip bi çay demlede içelim diyip sonra sohbete dalıp çayı soğuttuğum bi azize..
Son günlerde denizi de göremez oldum sen yoksun ya onunda tadı yok. Bi de unutmadan bizim komşu kızı Zeliha evleniyor 10 güne kadar, davetiye getirdi seninkinide bana verdi nispet yapar gibi unutmadan da ekledi elbet size de nasip olur üzülmeyin diye o an içimden onu yaka paça sokağa atmak geçmedi değil.
Azize butün bunlar seninle konuşmak için bahene gel artık mahallenin sensiz tadı yok, hem ben sensiz kimseleri sevemiyorum, ben her bi şeyler konuşmak istediğimde senin kapını çalamayacaksam ne anlamı var ki bütün bunların..
Sevgili dostum, can yoldasım gelmeyi düşünerek en iyisini yapacaksın

Öyle bir dua et ki;günahın tövbenin büyüklügünden aglasın,seytandan yaradana sıgınki nefsin seni degil; sen nefsini yakasın.
—  Sabır ve dua
4

Meet Yaka.

This female Orca was a Northern Resident that was captured from the wild for the entertainment industry in 1969. She was brought to Marine World Africa in California alongside another Orca named Nepo. 

Yaka died at around 28-30 years of age, despite wild female counterparts living to be over 60, and up to even 100 years of age. She’s believed to be a part of the A5 pod, meaning she was a family member of Corky, who is still alive at Seaworld California.

Yaka is one of the forgotten faces of the captivity industry. She’s just a number. Wild captures not only decimate wild populations, but they also are extremely traumatic and captivity can dramatically shorten the life span of the animal due to the stresses of confinement.

Don’t let her death in this prison be forgotten, and don’t let more Orcas face the same fate. Fight for captivity to end, and boycott all marine parks housing captive dolphins and whales.

9

En continuant notre route vers le nord, la forêt de Kauri nous a révélée ses plus beaux spécimens. Le très impressionnant Tane Mahuta de 2000 ans et 55 m de haut. Et les majestueux Yakas, l'espèce de Kauri la plus haute et la plus large.

Going on to the north, Kauri forest reveals its gems: the highly impressive Tane Mahuta, a 2000 years old tree of 55m high. And the beautiful Yakas, most biggest and highest Kauri species.

Kelebek olsam kanatlarımı kıracak adam; seni seviyorum diyor hala. Canımı yaka yaka mı seviyorsun be adam?

Oradan geçti diye haritadan sildiğiniz topraklar vardır. Bazı yemeklerden vazgeçer ve bazı kokuları bir daha süremezsiniz. Bir muhabbetin beli kırılır inceden, bir sızı yaka paça canınızı alır. Duyduğunuz tek bir kelimeden durur da saniyeler, sürdüremezsiniz.

Elleriniz bazı giysileri paramparça eder. Bir de elleri değdiyse onlara eğer. Üzerine toz kondurmayarak onun, kendinize sıçrattığınız çamurlarınız vardır. Biliyor musunuz eğer bir tanrı varsa, bu kadarıyla bir adem daha yaratır.

Karşılıksızlıktan dava açılsa yaratıcıya kazanılırdı; ama ona kalsa bunların hepsi sabra doğru yokuştur. Fakat ne vakit bir şey takılır gözünüze sızlayan yerlerinize dair, bu da seninle ilgili bilmem kaçıncı kahroluştur.

En sevdiği rengi taşıyan binalara kadar geniş bir cephesi var savaştığının. Bütün duyularına öfkelendiğin hücum birlikleriyle zaaflarına hâkim. Yağmurdan bile sakındığın kirpik taneleri var işte onun, dönüp bir gün ok gibi sana saplanmaya meyilli. Ne kadar “O yapmaz” sandığın varsa, en yapılmaz dediğin an yapılmıştır hepsi.

Kimi büyütürsen büyüt içinde, bu savaşı sana yenik bitirmeye var onun da bir bahanesi.