yûkoku

Gözlerimi kapattım.
Varlıktan uzak, hiçliğe yakın bir yerdeyim.
Korkak adımlarla yürüyorum, arkama bakmıyorum. Elimi uzatıyorum… bana değen karanlık. Gerçeği görmek istiyorum.
Korkmuyorum acıdan. Kendime varacağım.
Kendime. Tanrı saracak kanayan kanatlarımı.
Yürüyorum.
Her yer karanlık.
Daha çok erken,
Soğuk,
Çok soğuk.
İnanmak istiyorum. Tanrının güzelliğine.
Yürümeye devam ediyorum.
Önümde şimdi, şeytanlar ve melekler.
Meleklerin yanına gidiyorum. Bana, cennetin ve Tanrının güzelliğini anlatıyorlar.
Hayır, duymak istediğim bunlar değil.
Ben kimim?  Cevap veriyorlar hep bir ağızdan;

“Sen, hiçsin.”
“Ama hiç olamam, daha çok erken.”

İblis gülümsüyor. Melekler kayboluyor.   Neden yaptın bunu?  Cevap ver bana Tanrım! Ben, neredeyim?

Yürüyorum.
Daha hızlı.
Başım dönüyor, kelebekler uçuyor karanlıkta. Bir silüet beliriyor uzaktan.
Korkuyorum..  Gerçeği görmek istiyorum.
Gözlerim tekrar kapanıyor…
Misk kokuları geliyor..
Avuçlarım kanıyor.
Cennet.

—  Hilal Yiğit