while-my-guitar-gently-weeps

youtube

This will always be my favourite Prince moment. A bunch of old white people get together to sing and show off their guitar playing and then Prince comes out and MOTHERFUCKING DESTROYS them with one of the best guitar solos of all time.
Everything is perfect, from him leaning off the stage and someone catching him to him throwing his guitar in the air at the end and it NEVER COMING DOWN AGAIN.

Day 3: Favorite song from the soundtrack! Absolutely love this one. Always have been fond of Regina Spektor and the Beatles and the grandpa who I used this movie to help me push through was one of the Beatles greatest fans. As well as that, this film seriously fits the song and all the Easter eggs in this song are so great! I listen to it on repeat 24/7 and also it’s a go to song for long bus rides from school to home or even in the car as well.
I would have said either Monkey’s Story or Meet the Sisters but I’m overly cliche and love this song to bits as well as those two

while my guitar gently weeps

“batıda biz tesadüf diye bir şeyden bahsederiz. öylesine olan şeylerden. oysa doğuda başımıza gelen her şeyin bir anlamı olduğuna inanılır. tesadüf diye bir şey yoktur. 

her şeyin bir amacı vardır.”

George Harrison

merhabalar. zaman zaman aklımdan geçenlerin ya da bir şekilde bir yerde gördüğüm seslerin, imgelerin, sözlerin ya da buna benzeyen her şeyin daha ileride karşıma çıktığını görünce hafifçe gülümser ve “tesadüfe bak!” derdim.

bu olay bir süre sonra daha sık yaşanmaya başladığında ise gülümse yerini biraz şüpheye ve “nasıl yani?, gerçekten mi? bence beni takip ediyorsun!” gibi sorulara ve çeşitli nidalara evrildi. peki ben bu başlığa ve yazıya nasıl geldim, ifade etmek istedim.

sabah uyandım, bir pazar sabahı. hafta içi uyku uyku diye gezinirken bir anda uyandım. telefonuma baktım bir iki mesaj, birkaç bildirim. sonra kafamda “neyse yaşıyormuşum, birileri beni görüyormuş. demek ki gerçeğim. buna da şükür” dedim ve kafayı koyup biraz daha yatmak istedim. fakat sonra bir anda uyandım. telefonumu aldım biraz daha kurcaladım ve küçükken hafta sonları yaptığım gibi televizyonu açıp izlemeye değer bir şeyler aradım. fakat bulamadım.

bundan bir süre önce aklımdan geçenleri bir şekilde başkasının da aklında görme durumu beni çıldırtıyordu - bu iyi anlamda bir çıldırma eylemi - bir şarkı mı, o da biliyor. kitap, kitap mı! okumuş ya da duymuş. ufak bir ayrıntı? evet, maalesef o da görüyor. bu aşama artık, gülümsemenin yerini hafiften sorulara bıraktığı şüpheci kısım oluveriyor bir anda.

bir sabah işe geldim ve masama oturdum. telefonumdan bir parça aramaya başladım internette. bir  the beatles şarkısı olsun istiyorum ama az dinlediklerimden. ve buluyorum. “while my guitar gently weeps” şarkıyı karşı tarafa ilettikten sonra ise, “ben de açtım ve bu şarkıyı dinliyordum evden çıkarken!” cümlesini duyuyorum. aklım gidiyor yalan olmasın, böyle şeylerin de çok tesadüfe evrilmesi biraz kaçamak cevaplar vermeye benziyor. 

şarkı, o gün orada kalıyor. o günün hoş tesadüfü oluyor. daha sonra da kafamda geçen birçok şarkı, yazı ya da düşünceyi yer yer sosyal medyada bolca da ekşi sözlükte görüyorum. bir an için bir şey düşündükten sonra artık bilgisayar ekranında “bunu mu düşünmek istediniz!?” sorusunu göreceğimden korkar da oldum yalan olmasın.

daha sonra televizyon üzerinden youtube’a bağlandım. ara sıra videolarını takip ettiğim ve her izlediğim videosundan sonra da gerçekten mantıklı ve yaşamaya dair fikirler duyduğum barış özcan’ın sayfasına girdim. ve karşıma çıkan, daha 1 saat önce paylaştığı videosu geldi.

adı, “gitarım usulca ağlarken”

videoyu açıyorum ve izlemeye başlıyorum. sonra daha yakın zamanda yaşadığım tesadüfü ve benzeri şeyleri düşünürken karşıma girişte de alıntıladığım George Harrison cümleleri geliyor.

amaç. her şeyin birbiri ile bağlantılı olması. son zamanlarda bu düşünceye karşı olan ilgim ve merakım daha da arttı açıkçası. yaşadıklarım ya da bir şekilde hayatıma dokunan herhangi bir noktanın beni bir yere götürdüğü, gözlerimi başka bir noktaya bir anlık çevirmem gerektiğini söylediği ya da bir şeyleri anlamama yardımcı olmaya çalıştığını fark ettim. sonra da bunu bir şekilde ifade etmem gerektiğini, yani şu an yaptığımı.

buraya bir kaç while my guitar gently weeps parçası ekliyor, iyi bir pazar olmasını umuyorum. 

lovelypaul  asked:

listening to songs that george wrote while he was in the beatles leads me to believe he knew about paul and johns relationship and was frustrated with it? idk, when i was listening to while my guitar gently weeps i heard the lyric 'i look at you all see the love there thats sleeping' and it sounds like hes referring to the two of them, and the lyric 'i dont know how you were diverted' and referring to one of them being bisexual? and his guitar gently weeps because hes trying to write music but..

i think this is a really interesting theory. i mean, on a superficial level, we know that the “you” george is referring to is him/his guitar, so it is a self-reflective song. having said that, i can see a linguistic connection between “i look at you all / see the love there that’s sleeping” and john’s “i’m only sleeping”, which could imply it’s from paul’s perspective. the “diverted” bit could definitely be about sexuality, but perhaps, more to the point, it’s about how john and paul are being diverted? it was written in 1968, well after the indian trip. considering we know how prolific all of them were in india, it could be that despite the musical inspiration, george is reflecting on how that’s not enough for john/paul anymore? perhaps? it’s a really interesting thing to think about re. how much did the other beatles know. i would have to consider it a great deal more to real any sort of conclusion, however i’m inclined to agree with you and believe that george did know, he was frustrated with what he saw, but didn’t feel like it was his place to comment on anything? idk, it’s a curious thing to consider. really interesting theory.