while-my-guitar-gently-weeps

youtube

With every mistake, we must surely be learning / Still, my guitar gently weeps

the white album explained (part 1)
  • back in the ussr: the beatles are the red beach boys (they forgot their sunblock)
  • dear prudence: "hey prudence farrow you haven't eaten in days stop meditating won't you come out to pla--wait omg stay there i had an idea" -john lennon
  • glass onion: can everyone shut up paul isn't dead (yes he is)
  • obla di obla da: life goes on, brah (still the red beach boys)
  • wild honey pie: george's wife wanted to end the beatles
  • bungalow bill: john tries to get yoko and the other beatles to hang out with each other
  • while my guitar gently weeps: george likes eric clapton
  • happiness is a warm gun: the beatles take a break from the hippy shit and preach violence
  • martha my dear: paul likes his dog
  • im so tired: oh john can't sleep at night, but just the same, i never weep at night, i call your name
  • blackbird: paul is a little late to the civil rights movement but that's what dying can do to a guy
  • piggies: reverse animal farm (regular farm)
  • rocky raccoon: he was a fool onto himself
  • don't pass me by: ringo,,,,good job
  • why don't we do it in the road:
  • i will: he will
  • julia: john writes a song about his mom à la paul style
While My Guitar Gently Weeps (acoustic)
George Harrison
While My Guitar Gently Weeps (acoustic)

While My Guitar Gently Weeps (acoustic) - George Harrison. THE BEATLES. “Anthology 3” 1996 album.

- this song makes me cry and i don’t know why. i think george is the reason. love him so much.

while my guitar gently weeps

“batıda biz tesadüf diye bir şeyden bahsederiz. öylesine olan şeylerden. oysa doğuda başımıza gelen her şeyin bir anlamı olduğuna inanılır. tesadüf diye bir şey yoktur. 

her şeyin bir amacı vardır.”

George Harrison

merhabalar. zaman zaman aklımdan geçenlerin ya da bir şekilde bir yerde gördüğüm seslerin, imgelerin, sözlerin ya da buna benzeyen her şeyin daha ileride karşıma çıktığını görünce hafifçe gülümser ve “tesadüfe bak!” derdim.

bu olay bir süre sonra daha sık yaşanmaya başladığında ise gülümse yerini biraz şüpheye ve “nasıl yani?, gerçekten mi? bence beni takip ediyorsun!” gibi sorulara ve çeşitli nidalara evrildi. peki ben bu başlığa ve yazıya nasıl geldim, ifade etmek istedim.

sabah uyandım, bir pazar sabahı. hafta içi uyku uyku diye gezinirken bir anda uyandım. telefonuma baktım bir iki mesaj, birkaç bildirim. sonra kafamda “neyse yaşıyormuşum, birileri beni görüyormuş. demek ki gerçeğim. buna da şükür” dedim ve kafayı koyup biraz daha yatmak istedim. fakat sonra bir anda uyandım. telefonumu aldım biraz daha kurcaladım ve küçükken hafta sonları yaptığım gibi televizyonu açıp izlemeye değer bir şeyler aradım. fakat bulamadım.

bundan bir süre önce aklımdan geçenleri bir şekilde başkasının da aklında görme durumu beni çıldırtıyordu - bu iyi anlamda bir çıldırma eylemi - bir şarkı mı, o da biliyor. kitap, kitap mı! okumuş ya da duymuş. ufak bir ayrıntı? evet, maalesef o da görüyor. bu aşama artık, gülümsemenin yerini hafiften sorulara bıraktığı şüpheci kısım oluveriyor bir anda.

bir sabah işe geldim ve masama oturdum. telefonumdan bir parça aramaya başladım internette. bir  the beatles şarkısı olsun istiyorum ama az dinlediklerimden. ve buluyorum. “while my guitar gently weeps” şarkıyı karşı tarafa ilettikten sonra ise, “ben de açtım ve bu şarkıyı dinliyordum evden çıkarken!” cümlesini duyuyorum. aklım gidiyor yalan olmasın, böyle şeylerin de çok tesadüfe evrilmesi biraz kaçamak cevaplar vermeye benziyor. 

şarkı, o gün orada kalıyor. o günün hoş tesadüfü oluyor. daha sonra da kafamda geçen birçok şarkı, yazı ya da düşünceyi yer yer sosyal medyada bolca da ekşi sözlükte görüyorum. bir an için bir şey düşündükten sonra artık bilgisayar ekranında “bunu mu düşünmek istediniz!?” sorusunu göreceğimden korkar da oldum yalan olmasın.

daha sonra televizyon üzerinden youtube’a bağlandım. ara sıra videolarını takip ettiğim ve her izlediğim videosundan sonra da gerçekten mantıklı ve yaşamaya dair fikirler duyduğum barış özcan’ın sayfasına girdim. ve karşıma çıkan, daha 1 saat önce paylaştığı videosu geldi.

adı, “gitarım usulca ağlarken”

videoyu açıyorum ve izlemeye başlıyorum. sonra daha yakın zamanda yaşadığım tesadüfü ve benzeri şeyleri düşünürken karşıma girişte de alıntıladığım George Harrison cümleleri geliyor.

amaç. her şeyin birbiri ile bağlantılı olması. son zamanlarda bu düşünceye karşı olan ilgim ve merakım daha da arttı açıkçası. yaşadıklarım ya da bir şekilde hayatıma dokunan herhangi bir noktanın beni bir yere götürdüğü, gözlerimi başka bir noktaya bir anlık çevirmem gerektiğini söylediği ya da bir şeyleri anlamama yardımcı olmaya çalıştığını fark ettim. sonra da bunu bir şekilde ifade etmem gerektiğini, yani şu an yaptığımı.

buraya bir kaç while my guitar gently weeps parçası ekliyor, iyi bir pazar olmasını umuyorum. 

youtube

“While My Guitar Gently Weeps” by Santana

Guitar Heaven: The Greatest Guitar Classics of All Time (2010)