vitrini

HALEP'TEN MEKTUP VAR "Selamun Aleykum, ben Salih. Halep’te yaşıyorum, mühendis olacaktım ama şimdi daha acil işlerimiz var. Burada, enkazların altından, bombardımanlardan, keskin nişancılardan, organ mafyasından ve sapık şebbihalardan çocukları kurtarmaya çalışıyoruz. Hayatta kalırsam ileride bir gün belki mühendis olurum. Size ne anlatıyorlar, bilmiyorum ama burada çocuklar savaşın özel seçilmiş hedefi. Çocuklar ölürse, savaşmaya sebebimiz olmayacağını ve pes edeceğimizi düşünüyorlar. O yüzden İran, Rusya, ABD, İsrail sadece çocuklara yönelik savaşıyor. Baas mı? O sadece bu saydığım asıl düşmanların vitrini. Beşşar ise bu vitrinin kepçe kulaklı sıradan bir kuklası. Hitler bile deneylerinde bu kadar sadık bir köpeği eğitememişti. Nazilerin kaldığı yerden İranlılar devam ettiler ve ortaya tarihin en sadık kâfir köpeği Beşşar çıktı. Beşşar’ın tanrısal özelliği olduğunu dayatıyorlar. Adı İslam Cumhuriyeti olan İran’la, Ortodosk Rusya nasıl olduysa kafa kafaya verip bizim tapmamız için ortaklaşa put yaptılar burada. İran ve Rusya’nın yaptığı Beşşar putuna tapmıyoruz diye kâfir ilan edildik. Kâfir olduğumuz için çocuklarımızı öldürerek cennete gireceklerini düşünüyorlar. IŞİD’e göre de hepimiz kâfiriz. Onlar da bizi öldürerek cennete gideceklerini düşünüyorlar. Nusayrilere göre de kâfir olduğumuz için onlar da bizim çocuklarımızı öldürerek cennete gideceklerini düşünüyorlar. Hizbu’ş-şeytan’a göre de hepimiz kâfiriz, onlar da bizim çocuklarımızı öldürerek cennete gideceklerin düşünüyorlar. Size ne anlatıyorlar, bilmiyorum ama burada Rusya ile İran kendi dinleri için öldürüyor bizim çocuklarımızı. Bizimse, çocukları kurtararak cennete gideceğini düşünen Müslümanlara çok ihtiyacımız var. Yapacak daha önemli bir işiniz yoksa çocuklarımız sizin kurtarmanızı bekliyor. Allah ömrünüze bereket, çocuklarınıza sağlık, amellerinize hayır ihsan etsin." Kardeşiniz Salih Nisan 2016 Halep
defnedilirken ego

Bildiğim ne varsa aktarıp öyle azad olmak istiyorum, dedi. Bir fosile dönüşürken kadrimin bilinmesine gerek yok, bir şey bırakırsam bu dünyaya, onun üzerine düşülsün yeter, diye ekledi. Etine, vitrinine ve kafasının içindekilere hürmet edilmesi kemiklerini sızlatabileceğinden bir vasiyet gibi çözülüyordu sözleri. Oysa bir pusula olabilirse mekanizmaya değil, yönlere ve şuurlarına hücum eden yollara şükretmeyi öğreneceklerdi. İdeoloji olacak vaziyet fikirlerdi, mesele aracı olmaktaysa kimse idol olmaya da değmezdi.