vincit-omnia-veritas

vincit omnia veritas*

Ama bunun gönlüme inmesi için cezayir'de olmam

Gerektiğini zannetmiyorum.

Zaten talat paşa değil miydi hayriye

Tütüncüye giderken sırtından tamamlanan?

Korkutulmamıştıküstelik ekmek tutmaya da çalışabilirdik

Elimizleekmek.

Meleklere cisim sunardık ve öldüm memleketim belki de

Belki de et deniyorum aşkın koparılmasına karşı ağzımdan

Bir yanımda kardeşim, bir yanımda selman adlı bir bulut

Radiallahüanh!

İşte bu yüzden bu yüzden işte bu yüzden

Kaburgalarımı da baştan düzenlemem gerekecek

Ve üstüne dans eklemem kaskatı

22 ağustos 1996!

Su ciğerimizden kaçardı denizlerden bilinirdik

Bir tohumu ağaçtan beri açıklayabilirdik

Yanlışlıkla Simurglardık uçurtma uçururduk aslında

Şimdi oturmuş otobüsün gelmesini bekliyor

Ve gül üstüne gül düşlüyor mutlaka.

İşte susku gönlüme iniyor indi

Şehirli bin banliyö geçti üstümden sustum

Ama beni üflememişler ki beni

Ben aslında taşradan önce kuruldum.

Kutsal kitaplar gibi içime sinmişti adın

Gözlerinin dindiği yer Uzzalaşırdı

İçerenköyde inmeyeydin o otobüsten ah

Ah sanki Ebu Dücane ata çıkardı ama

Gözlerime öyle bakma annem ilkokul öğretmeniydi benim!

Ah işte gidiyorsun ve yığılmamam için

Baba da ölebilmesine dair bir kuşun kanatları memleket

biçimini alıyor

Telefonları pek tedirgin açıyorum bu yıl yağmurlar aniden

başlıyor

Etlik'te bir pasaja girmiştimçıktım, hastaneye uğradım

İkindi dörtbuçuğa kadar indi

Gül devrildi çan kırıldı yıldız söndü ay yandı

Recep Peker, Kütahya, 1946!

…./….

BEN BU ÇAĞDAN BİR KERE DE ŞEREFİMLE GEÇECEĞİM

LAZIM GELEN GÜLLERİ GÖĞSÜME GÖMMÜŞTÜM

BİRLEŞMEMİZ RADİKAL OLACAK 

BEN KAN VERECEĞİM

BUNU DAHA ÇOK KÜÇÜKKEN 

BİR FİLMDE GÖRMÜŞTÜM!

Ah laikse  aşkımız elbet biter bir kışbaharyaz günü

Gözlerin uçurumlar kaydeder avuçlarıma

Bir çınar gövdesini bir hamle daha yayar

Üç içbükey komodin silah çeker vurulur

Sen gidersen denklem düşer ben aşk olduğumu ağlarım

Bir kelebek konduğu yerde bir mayın olduğunu anlar.

Ben dünyaya karşı ‘durmak’ ile meşhurum

Olma! Yokluğun dudağıma laciverd lavlar bırakır

Nasıl çekip gitmiş bir şaman

Çekip gitmiş bir şaman değilse en çok

Benim gibi sonsuz bir at

Hiç koşmuyorken de attır!

Biliyorum lir sızmıyor şakaklarımdan

ve yüzümde şeyh çıldırtan yarıklar da yok

Annem beni hep çok sevdi kız gördüm mü ağlıyorum

Modern bir alışkanlıktır ölmek, seni doğasıya seviyorum

BEN SANA DÜZENLİ OLARAK TELEFON EDİYORUM

Vincit omnia veritas!

Belki inanmayacaksın ama ben bu şiiri ellerimle yazıyorum

sevgilim

Çünkü benim gömdüğüm kızlar ara sıra boğulur

Ve laik aşk çarpık toplumlaştırır, doğurma ne olur

Sirk deseler tek hırkam var, çatışmada bıraktım

Şimdi gidip Beckett okuyacağım, beni de seyret Tanrım!

Öfkemi devletle bir toprağa gömüyorum

Aklımsa çamura saplandı saplanacak

Şems çeker çıkarır kitabı havuzdan; kuru

Ertan, alsana şu tüfeği duvardan benim ellerim ıslak.

*internette tamamına rastlamadım hiç. ilk olacak sanırım. Ha bir de, hepsini elle yazdım, kopyala yapıştır yok .

VİNCİT OMNİA VERİTAS!

 

Ama bunun gönlüme inmesi için Cezayir’de olmam

Gerektiğini zannetmiyorum.

Zaten Talat Paşa değil miydi Hayriye

Tütüncüye giderken sırtından tamamlanan?

Korkutulmamıştıküstelik ekmek tutmaya da çalışabilirdik

elimizleekmek.

Meleklere cisim sunardık ve öldüm memleketim belki de

Belki de et deniyorum aşkın koparılmasına karşı ağzımdan

Bir yanımda kardeşim, bir yanımda selman adlı bir bulut

Radiallahüanh!

İşte bu yüzden bu yüzden işte bu yüzden

Kaburgalarımı da baştan düzenlemem gerekecek

Ve üstüne dans eklemem kaskatı:

22 ağustos 1996!

Su ciğerimizden kaçardı denizlerden bilinirdik

Bir tohumu ağaçtan beri açıklayabilirdik

Yanlışlıkla Simurglanırdık uçurtma uçururduk aslında

Şimdi oturmuş otobüsün gelmesini bekliyor

Ve gül üstüne gül düşlüyor mutlaka.

 

İşte susku gönlüme iniyor indi

Şehirli bin balniyö geçti üstümden sustum

Ama beni üflememişler ki beni

Ben aslında taşradan önce kuruldum.

 

Kutsal kitaplar gibi içime sinmişti adın

Gözlerinin dindiği yerde cildin Uzzalaşırdı

İçerenköyde inmeyeydin o otobüsten ah

Ah sanki Ebu Dücane ata çıkardı ama


Gözlerime öyle bakma annem ilkokul öğretmeniydi benim!



Ah işte gidiyorsun ve yığılmamam için

Baba da ölebilmesine dair bir kuşun kanatları memleket

biçimini alıyor

Telefonları pek tedirgin açıyorum bu yıl yağmurlar aniden

başlıyor

Etlik’te bir pasaja girmiştimçıktım, hastaneye uğradım

İkindi dört buçuğa kadar indi

Gül devrildi çan kırıldı yıldız söndü ay yandı

Recep Peker, Kütahya, 1946!

 

 

BEN BU ÇAĞDAN BİR KERE DE ŞEREFİMLE GEÇECEĞİM LAZIM GELEN GÜLLERİ GÖĞSÜME GÖMMÜŞTÜM BİRLEŞMEMİZ RADİKAL OLACAK BEN KAN VERECEĞİM BUNU DAHA ÇOK KÜÇÜKKEN BİR FİLMDE GÖRMÜŞTÜM!




Ah laikse aşkımız elbet biter bir kışbaharyaz günü

Gözlerin uçurumlar kaydeder avuçlarıma

Bir çınar gövdesini bir hamle daha yayar

Üç içbükey komodin silah çeker vurulur

Sen gidersin denklem düşer ben aşk olduğumu ağlarım

Bir kelebek konduğu yerde bir mayın olduğunu anlar.



Ben dünyaya karşı “durmak" ile meşhurum

Olma! Yokluğun dudağıma laciverd lavlar bırakır

Nasıl çekip gitmş bir şaman

Çekip gitmiş bir şaman değilse en çok

Benim gibi sonsuz bir at

Hiç koşmuyorken de attır!


 

Biliyorum lir sızmıyor yanaklarımdan

Ve yüzümde şeyh çıldırtan yarıklar da yok

Annem beni hep çok sevdi kız gördüm mü ağlıyorum

Modern bir alışkanlıktır ölmek, seni doğasıya seviyorum



BEN SANA DÜZENLİ OLARAK TELEFON EDİYORUM!

Vincit omnia veritas!



Belki inanmayacaksın ama ben bu şiiri ellerimle yazıyorum sevgilim

Çünkü benim gömdüğüm kızlar ara sıra boğulur

Ve laik aşk çarpık toplumlaştırır, doğurma ne olur.


 

Sirk deseler tek hırkam var, çatışmada bıraktım

Şimdi gidip Beckett okuyacağım, beni de seyret Tanrım!


 

Öfkemi devletle bir toprağa gömüyorum

Aklımsa çamura saplandı saplanacak

Şems çeker çıkarır kitabı havuzdan; kuru

Ertan, alsana şu tüfeği duvardan benim ellerim ıslak.


 

GUYS, IT HAPPENED.

I’m sure it’s not really over because you know, it’s Bracken,

But you guys.

We’ve been there with her all this time

And she finally got him.

I’m just so proud

And I don’t care if this makes me the biggest dork on the planet for feeling like this because it is more than just a character arc

youtube.com
Castle 6x22 " Veritas reaction"

As we do with every special ocasion, Purple Girls got together again to watch Veritas. Cause there was no way we could go through this episode alone. at least we had each other to breathe through the pain. 
And basically that’s what Rob Hanning and Terence Paul Winter did to our poor fangirl hearts.
Major kudos to all the cast and crew for this spectacular episode. We have no idea how the hell are we still alive after this…
But anyway, stay tunned for next week’s season finale. (If there is somebody from this fandom still alive)

Hugs from Barcelona.

Follow us on twitter: @GiselaCastle @ainiston @san_da_lias @mariaroig_ @SheilaGarciaP @ariadnaaa95

PS: Check our Watershed reaction:https://www.youtube.com/watch?v=AeaUS…
PS2: Our song to andrew Marlowe:https://www.youtube.com/watch?v=78Trk…
PS3: Our Valkyrie reaction: https://www.youtube.com/watch?v=Rz6lB…

Öfkemi devletle bir toprağa gömüyorum

İş makinelerinin sesiyle uyanıyoruz artık güne. Greyderler, dev kamyonlar, kepçeler falan. Hummalı bir çalışma var sokakta. Yol yapıyorlar ve yakında aynı iş makineleri bizim evi yıkmak için gelecekler. Her neyse, Allah büyük.

Akşam saat 7'ye kadar çalışıyorlar ve sonra karşı mahallede evlerin arasına iş makinelerini park edip gidiyorlar, sabah kaldıkları yerden devam ediyorlar. Şu sıralar oldukça öfkeliyim. Kafamdaki kavramlarla ilgili hayal kırıklıkları had safhada. Öfke de ona keza. Babamla annem oldukça üzüntülüler. Babama dedim ki;

-Şu park halindeki iş makinelerini ateşe versem ya ben gece?

-Olmaz oğlum, milletin parası o, yetimin hakkı var onlarda.

Öfkemi devletle bir toprağa gömüyorum…