veings

anonymous asked:

when i hear the song 'telephone' i am transported to junior prom, when i danced so hard with my date because that song was such a BOP that my hair extensions fell out and i just held them to my head with one hand while using the other hand to continue throwing crazy shapes til the song was over because i wasn't about to miss beyonce's part.

it’s too late at night to be laughing like this i love you

kazaya ve kadere.

iletişimde kullanılan kelimeler iletişimdeki duyguyu etkiler diye bi fikri yuvarlıyorum. fikrimi babamın kullandığı bir kelimeyle desteklemek istiyorum. desteklerken batı uygarlığının tamponuna da hafif bir dokunduracağım. babam dün bir trafik kazası geçirdi. hamdolsun hastaneye gitmiş yelek gibi saran bir sargı beziyle zarar gören sağ omzunu ve dahi kolunu bedenine sabitlemişler. babam yelek giyse yakışırmış yani. baya kuğul bi şey olmuş. Allah`ın izni keremiyle bize bağışlanan babam sağ salim eve geldi. bu kelime gruplarından nefret ediyorum ama en iyi bu kelime grupları ifade edicek aile halkımın durumunu. bu kelime grubunu kullanan insan mı kınadım naptım bilmiyorum ama kullanacağım. babamı öyle gören aile efradı şok. aile efradı iptal. aile efradı wefad. Allahım kimseyi kınattırma bi daha bana ya Rabbim. neyse işte hepimiz acayip şok olduk. “la noooğoldu sağa”lar havada uçuşurken babam “deforme oldu” dedi. deforme. deforme kelimesini duyan bizler kelimeye bi baktık. batıdan geldiği her halinden belliydi. soğuk nevale. selamün aleyküm demeden geçti mi karşımıza. attı mı bacak bacak üstüne. sigarasını yaktı ilk nefesi üfledi. ikinci, üçüncü. kül uzadı dizine düştü. yere, halımıza düştü kül. ayağıyla ezdi. annem suratına dik dik baktı. abim kalktı. omzundan tuttu. “kalk git elimden bi kaza çıkıcak” dedi. hhhhiiiç. tın. omzunu düzeltti deforme. umursamaz bi şekilde tek tek suratımıza bakıp odadan çıktı. aile efradı kelimeye duyduğu öfke ile babamın omzundaki zedelenmenin, göğermenin, ezilmenin pek de önemli bi şey olmadığına ikna oluyordu ki babam “oyyyy Alllah hfff” dedi. bu ünlemler bizdendi. anadolu ünlemleriydi. toprak kokuyordu. duygusuz diyildi. tarhana gibi sıcak, bulgur pilavı gibi tane tane, yayla suyu gibi berrak ve ferahtı. yüreğimizi ekşi ayran gibi köpürttü. yere oturup bağdaş kurdu ünlem. yer sofrasında kuru ekmek yiyip soğan kırdı. ağzı koktu hoohh yaptı yine de mis gibiydi. çünkü bizdendi. bizimle büyümüştü. hemen babama bir yastık getirmemizi söylemişti. yemek yedirin karnını doyurun. bi de çay koyun içsin kendine gelsin adam dedi. hemen harekete geçtik. dediklerini yaptık. 3 haftaya toplarmış pert olan omuz kendini Allahın izniyle. doktor değil hekim demiş. doktor dese inanmazdık.

the agents of s.h.i.e.l.d :D

#throwback friday

to that one time i was going to blackmail my uncle for alcohol