ve*

Ebu Hureyre (radıyallahu anh) şunları söylemiştir:

“Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ‘Korunmak için bir zırh kullanın.” diye buyurduğunda, oradakiler:

‘Şu anda karşımıza çıkacak bir düşmandan mı korunmayı kast ettiniz?’ diye sordular. O da:

‘Cehennem ateşinden korunmak için; “Subhenallahi ve’l-hamdulillahi ve la ilah illellahu vellahu ekber ve la havle ve la kuvvete ilah billah” duasını okuyun. Şüphesiz bunlar kıyamet günü takdim edicidir (insanları cennete girmelerine öncülük ederler), tehir edicidir (okumayanların cennete girmelerini geciktirenlerdir), müncidir (cehennemden kurtarırlar), bunlar bakî olan salih amellerdir.’ buyurdu.”

(Taberanî, Sağir-şamile- 1/443)

Bakınız: Hikmetname.wordpress.com

Air Force Veteran AU a.k.a. my rise to Angst Oprah status

If you´re a member of the darkpilot skype group you already know about this little number & if you´re not then prepare for a really long ass au that magically came out of my jedistormpilot au when I decided to go ´but what if Poe & Kylo had dated???´ & then this shit happened. It´s super long so I have it under the cut.


  • Poe´s a recently discharged fighter pilot, he can´t return home due to his PTSD as his abuelo and father also suffer from it. He can see it in the tightness of his abuelo´s jaw, in his father´s never ending patience, and in the solemn expressions they wear when they think he´s not looking. If they can handle their negative emotions than so can he
  • He doesn´t expect to see Han and Chewie waiting for him at the airport with a small woman that he can only assume is the famed ´Leia´ from Han´s tales of his youth

°Han was Poe´s commanding officer in the Air Force and before retiring with Chewie he offered Poe a job at his autoshop (that Leia owns but he runs with Chewie), Poe forgot about the offer as soon as his PTSD worsened°

Keep reading

Diş Muhabbeti

Originally posted by thornsnneedles

Selam ! Hadi dişlerden bahsedelim. Daha doğrusu benim dişlerimden çünkü herkesin dişleri,kemik yapısı aynı değil. Ve BİRİSİNE değil DİŞ DOKTORUNA danışmak en doğrusudur.En OLMASI GEREKENDİR.Çünkü adamlar/kadınlar bunların okuluna gidiyorlar yani kemik yapınızda ,genetiğinizde olan leke vs. sorununuzun çözümünü bende bulamazsınız arkadaşlar baştan anlaştık yine :) . Benim şimdi yapacağım neler kullandığımı anlatmak ve öneride bulunmak çünkü bana dişlerimin çok beyaz olduğunu ve neler kullandığımı soran kızlar için varım burda.

Bir kere düzenli fırçalanmayan diş 5 metreden belli olur,  hem de çok küçük yaşta bile.Düzenden kasıt nedir? Sabah kalkar kalkmaz – gece yatmadan önce ! Bu kime yetmez ki ? Hadi eşle/sevgiliyle buluşulmaya gidiliyor,önemli bir toplantı var , bir insanla konuşulacak yemek yedik kokmayalım 3 ‘e çıktı ,orası size kalmış. E bunun kahveli,çaylı dedikodusu var,iş yoğunluğuyla başa çıkmak için-sınava çalışmak için enerji olsun diye Nescafe’si-Pepsi’si-Kolası var. Bu dişler neler görüyor neler çiğniyor değil mi ? Doğru fırçalayıp diş etini kanatmadıktan –doğru diş fırçasını seçtikten sonra 3.’ye zaman ayarlanır.

Ama önce ;

Originally posted by shuxzo

Efenim neden SABAHA KALKAR KALKMAZ ?  Gece uyurken dişlerimizi fırçalayıp da uyusak ağızda bakteriler birikiyor.Uyurken bi nefes problemin yoksa ağzın kapalı uyuyorsun , konuşmuyorsun hava almıyor- bünye gece kendini yeniliyor püh kaka pis ne varsa pıtır pıtır toplantı yapıyot. Tüm gece ağzın açık olsa da zaten girecek hava klima gibi havalandırmıyor. Şurda kaç kız sabah ağzı kokunca “ ulan evlenince yatağın başına naneli şeker mi koysam nasıl günaydın öpücüğü vericem bu ağızla” diye geçirmiştir içinden :) Ama çözüm DİŞLERİ VE DİLİ FIRÇALAMAK.O bakteriler vücut güne başlayınca vücuttan atılmalı,temizlenmeden bişey yiyip içip mideden aşağı geri tıkılmamalı.Bunun bağışıklık sisteminizi direk etkileyeceğini,temiz ve ferah güne başlamanın ne kadar iyi geleceğini göreceksiniz.Hatta ben yüzümü yıkamadan direk dişimi fırçalıyorum ; önce iç temizlik sonra yüzeysel mantığıyla.Ağız çevremdeki bakterilerden önce kurtulup ;  gece yağlanan veya geceden kalan ürünleri sonra temizliyorum yüzümden ve boynumdan.

Ve şimdi sevgililer günü de yaklaşırken en kullanışlı ve hayır dedirtmeyecek bir hediye tavsiyesi : ELEKTRONİK DİŞ FIRÇASI.

Eğer benim gibi “aman diş fırçası işte başı titeşiyor başka ne özelliği olabilir” dediyseniz bu zamana kadar , ben çok güzel yanıldığımı kendime kanıtladım. Kendinize ,eşinize/sevgilinize veya sevdiğiniz birine  “iyilik” bile etmiş olursunuz , özellikle diş yüzeyinde biriken,rengini bozan çay,kahve,sigara kullanıcısıysanız. Markası veya modelini gözetmeden tek önerim pilli değil şarjlı olanından almak. Neredeyse ayda 1 kere şarj ediyorum ve şarj aletini asla banyoda,buharda,nemli yerde tutmuyorum.Direk en yakınımdaki prize takıp hop fırçasını üstüne yerleştiriyorum ertesi gün kullanmaya hazır. Zaten aldığınız zaman gövdesine ve şarj aletine para vermiş olup yatırım yapmış olacaksınız.6 ayda 1 başlığını değiştirirsiniz,hatta yedek başlık alıp aile boyu bile kullanabilirsiniz fırçaların bitiş kısımları için renkli plastikler oluyor herkes kendi rengini seçer-karışmaz.Uzattıkça uzattım çok isterdim magazin dergilerinin internet sayfaları gibi şunu al bunu kullan demeyi direk ama elimde değil,umarım kafanız şişmemiştir veya gözleriniz ağrımamıştır.

Gelelim benim dişlere- gayet yukarda saydığım herşeyi kullanan bir bireyim ve dişlerim bembeyaz değil ama temizler.Bembeyazdan kastım göz alan beyazlık yapay beyazlık.Azı dişlerim tabi ki olması gerektiği gibi bir iki ton fark ediyor ve sarımtırak-herkesin öyle.Alt dişlerim biraz yamuk ve hiç tel kullanmadım-ama çok özenmişimdir hep çekici gelmiştir telli dişler.En önemlisi dişlerim HASSAS. O yüzden “ip” kullanamıyorum.Sızlıyorlar.Aralarının temiz olduğundan ve yüzeyinin gıcır gıcır olduğundan elektronik diş fırçasıyla emin oluyorum.Bunu da haftada 1 veya 2 kere kullanıyorum,bir sızlama olmuyor doğru kullanıp her dişin üzerinde dairesel bastırmadan kullanıyorum.Ekstra temiz ve beyaz hissetmek ve gülüşümün 10 üzerinden en az 9 olduğuna emin olmak için diyim ;)

Diğer normal günlerde hafif yumuşak ve diş etlerimi kanatmayacak yapıda bir diş fırçası kullanıyorum. İnanın piyasadaki tüm “bilinen-popüler” markaların diş fırçalarını denedim ve şuan bundan çok memnunum, bana fazla efor sarf ettirmiyor kılları ortadaki yumuşak plastik yapısı.

Doğal ürünleri daha önce duydum kömürlü ,aloe veralı diş macunları vs. ancak kullanmadım çünkü eve aldığımız diş macunları ‘beyazlık+ferahlık’ odaklı ,piyasada kolay ulaşabileceğimiz sık sık kampanyalar 1 alana 1 bedava veya haftasonu indirimlerine denk gelen markalardı - ki hala öyle.

Bu zamana kadar kullanıp Evet 1-2 ton beyazlıyor gerçekten optik yani gözle görülür beyazlık veriyor dediklerim bunlardı,zaten sık sık denk geliyorsunuzdur.Ayrıca ağız bakım suları da harikalar daha doğrusu kurtarıcılar, tatları korkunç olsa da !

      (Aralarında dönüşümlü kullandıklarım bunlar Listerine ikinci alışım)

En son Watsons ‘ın gönderdiği ve onlar göndermeden iki gün önce sevdiğim bir YouTuber olan Desi Perkins ‘de gördüğüm bu diş macunu kombosunu da çok beğendiğimi ve tavsiye edebileceğimi düşündüm. Biri İpana  3 Boyutlu Beyazlık Luxe – Perfection bu normal diş  macunu diğeri de İpana 3 Boyutlu Beyazlık Luxe – Beyazlık Hızlandırıcı. Perfection jel kıvamlı mavi mikro tanecikli macun Beyazlık Hızlandırıcı krem gibi yine mavi mikro tanecikli macun. Kullanım şekli ; dişlerinizi normal florürlü macunla fırçalayıp durulayıp üstüne Beyazlık Hızlandırıcı ile fırçalayıp durulamak. Arkalarında yazanların da fotoğraflarını paylaşıyorum içeriğini ve uyarılarını yakından görmek isteyenler için. Ben kapaklarına ojeyle 1 ve 2 yazdım,pratik çözümlerden geçilmiyor bizde  ;)

Bu diş muhabbetinden sonra ben bi kahve içerim, siz de alır mısınız en köpüklüsünden?

Not:  Beyler diş macununu ortadan sıkıp yerine koymamanız gerçekten canımızı sıkıyor.

Not 2 : Her sene diş doktoruna gidip dişlerimi temizletirim,ne kadar iyi bksak ve fırçalasak da dişlerin ince çizgilerinde,aralarında ve arkalarında tortular oluşur .Yiyip içtiklerimizden geride mutlaka iz kalır ve çözümü her zaman 15-20 dk sürecek acısız bi işleme bakar,kendinize bu iyiliği yapın 6 ayda 1 diş doktoruna gitmediğinizi biliyorum :)

Not 3 : “Mavi Alt Tonlu “kırmızı rujlar dişlerinizin daha sarı görünmesini engelleyecektir,ayrıca sırf dişleri beyaz göstermek için özel üretilmiş rujlar bulabilirsiniz biraz araştırmanız yeterli :)

Örn:  Essene Dudak Kalemi  10 Femme Fatale + Mac Ruby Woo tam soğuk tonlar olmasalar da sürdüğünüzde dişleri sarı göstermiyorsa doğru seçimdir  .

Sevgiler bol gülüşler

-Selma

4

KÜR ŞAD ADININ ETİMOLOJİSİ VEYA TÜRK TARİHİNDE KÜR ŞAD ADLI BİR KİŞİ VAR MIDIR?

“Chieh-shê-shuai (Kürşad?) olayı”  Tzu-chih t’ung-chien’de şöyle anlatılmaktadır:

Son bahar, 5 Nisan. İmparator Tang tai zong Ciucheng Sarayı’nı denetlemeye teşrif ettiler. Daha önce, Türk T’u-li Kağan’ın kardeşi Cie shê shuai ağabeyi ile birlikte (Çin) saray(ın)a intisap etmişti. Tang hanedanı tarafından (ona) “Zhong lang jiang” rütbesi verilmişti. Cie shê shuai sarayda iken küstahlaşmaya başladı ve aleyhinde olan ağabeyinden rahatsız oldu. “T’u-li Kağan baş kaldırmak için hazırlanıyor” diyerek ağabeyini itham etti. Tai zong, Cie shê shuai’nin bu davranışından dolayı onu küçük görmeye başladı ve epey bir süre onun rütbesini yükseltmedi. 

Cie shê shuai eski kabilesindekilerle birleşerek entrika çevirmeye kalkıştı ve kırk küsur adam topladı. Gece yarısı 1-3 arası, “Yükselen han” unvanlı (prens) Li zhi’nin saraydan çıkarken saray kapısının açılmasından istifade ederek atla saraya girmeyi ve imparator Tang tai zong’un otağını basarak imparatoru esir almayı planladılar.

Ayın 11’inde Cie she shuai ve diğerleri T’u-li Kağan’ın oğlu He luo gu’yu koruyarak gece yarısı saray kapısının dışında gizlendiler. Şiddetli rüzgara rast geldiği için “Yükselen Han” unvanlı prens (Li zhi) saraydan çıkmadı. Cie she shuai şafağın sökmesine az bir vakit kalmasından endişe ederek askerleriyle saraya hücum etti. Dört sıra kalın perdeden oluşan duvarı geçtikten sonra rastgele ok atmaya başladılar ve 10 küsur muhafızı öldürdüler. “Düşmanı geri püskürtücü” unvanlı komutan Sun wu kai ve adamları ile kıyasıya mücadele verdiler ve epey bir müddet sonra Cie she shuai geri çekilmek zorunda kaldı. Kraliyet ahırına doğru koşarak 20 küsur at çaldı(lar) ve kuzeye doğru kaçtı(lar). Wei nehri’ni aşarak kendi kabilesine gitmeye teşebbüs etse de Tang askerleri tarafından takip edilerek yakalandı ve öldürüldü. 

(İmparator) Tai zong, T’u-li Kağan’ın oğlu He luo gu’yu bağışladı, ancak onu güneye sürgün etti.

’’ Chiu T’ang shu’da verilen bu metin İsenbike Togan, Gülnar Kara ve Cahide Baysal tarafından hazırlanan ve 2006 yılında yayımlanan Çin Kaynaklarındaki Türkler. Eski T’ang Tarihi. (Chiu T’ang shu) adlı eserde şöyle verilmiştir:

‘’ 5161:18. T’u-li Kağanın biraderi Chieh-she-shuei, Chen-kuan saltanat devresinin ilk yıllarında, yani 627’lerde, huzura çıkmış ve saray muhafızları säggünü olarak atanmıştı. 

5161:19. 13. Yılda (639) İmparator Ch’ang-an’daki, saraydan çıkıp Chui-ch’eng Sarayına doğru yola koyulduğunda, o, yani, Chieh-she-shuai, kendi bölüğünden 40 kişi ile anlaştı; bunlar, Ho-lo-ko’yu koruma altına alıp geceleyin İmparatorun ordugâhına sokuldular; tam dört sıra kalın-perde duvarı aştılar; yaylarını gererek rastgele ok atmağa başladılar ve böylece, onlarca saray muhafızını öldürdüler. 

5161:20. Garnizon kumandanı Sun Wu-k’ai, askerleriyle cesurane bir şekilde hücuma geçince, bunlar geri çekildiler ve kuzeye, Wei suyuna doğru kaçtılar; maksatları kendi bölük’lerine gitmek idi. 

21. Fakat, hepsi hemen yakalandı ve idam edildi. Ho-lo-ku ise, affedildi ve “Tepelerin ardına” sürüldü. ‘’

Çince üç tarihi kaynaktan küçük farklarla teferruatını öğrendiğimiz 40 Göktürk’ün Çin sarayını basarak imparatoru esir almak istemesi olayı Ahmet Taşağıl’ın Göktürkler. II adlı eserinde de genişçe anlatılmaktadır.

40 küsur Türkün Çin sarayını basarak imparatoru rehin alıp Çin’de esir olarak tutulan Türklerin ana yurtlarına gönderilmesinin sağlanmak istenmesi olayı Türkiye’de üç romanda işlenmiştir. 

Bu romanların ilki Nihal Atsız’ın 1946 yılında yayımlanan Bozkurtların Ölümü adlı romanıdır. romanda kahramanın adı, Kürşad olarak verilmiştir. Diğer iki roman da Kür Şad adını taşımaktadır. 

Ahmet Haldun Terzioğlu, Asına Chıe-Shıh-Shuaı. Kür Şad, Ankara, Şubat 2013, 303 s.
Orhan Yeniaras, Kürşad (Kahramanın Ölümü), Ankara, 2013, 343 s. 

Görüldüğü gibi ne Çince kaynaklarda, ne de Türkçe bir kaynakta 40 küsur Türkün önderinin adı geçmiyor. Çince adı Cie şı şuay olarak okunan bu Türk’ün Türkçe adı olarak söylenen Kür Şad kelimesi nereden geliyor?  

Gök Türk yazıtlarının en güzel çevirisi de Atsız’a aittir. İlk kez 1940’lı yıllarda Türk Edebiyatı Tarihi’nde yayımlanmıştır.

Bir sohbet sırasında kendisine Kür Şad kelimesinin hangi kaynakta geçtiğini sordum. “Böyle bir kaynak yoktur” diyerek bana özetle şunları söyledi

Senin de bildiğin gibi Shih-pi K’o-han yani Çuluk Kağan’ın iki oğlu vardı. Büyük oğlu T’u-li Tigin, küçük oğlu Cie şı şuay Tigin. Kağan’ın Çinli hatunu tarafından zehirlenerek öldürülmesinden sonra büyük oğlu T’u-li Tigin’in kağan seçilmesi gerekiyordu. Fakat Kurultay Kağan’ın büyük oğlu T’u-li'yi değil kardeşini “İl Kağan” unvanı ile kağan seçti. Bundan sonra T’u-li ve kardeşi 627 yılında Çin’e geldi. Hanedandan olanlara da Çin sarayında görevler ve Çince unvanlar verildi. Göktürk tahtının varisi T’u-li Tigin amcası İl Kağan’ın ölümünden bir yıl kadar sonra 631 yılında, 29 yaşında iken, Çin’de öldü. 

İl Kağan ise 630 yılında Çinliler tarafından mağlup ve esir edildi. 100.000 kadar Türk de esir edilerek Çin’e getirilip çeşitli bölgelere yerleştirildi. İl Kağan Çin’in esareti altında iken kederden öldü. 639 yılının Nisan ayında Cie şı şuay, T’u-li’nin oğlu Ho-lo-ko (= Türkçesi belki Urku) Tigin’i de yanına alarak Çin sarayını basıp, Çin imparatorunu esir alıp, Göktürkleri esaretten kurtarmak ve ağabeyi T’u-li’nin oğlu Ho-lo-ko'yu kağan ilân etmek istedi. 

Ben Çin kaynaklarında geçen Chieh-shê-shuai = Chie shih shuai = Cie şı şuay adının Türkçesinin ne olabileceğini çok düşündüm. Bir defa kağan çocuğu olmasından yani “Tigin” olmasından dolayı alacağı son idari unvan “Şad” olabilirdi. Geriye bu unvandan önceki ismi tahmin etmek kalıyordu. 

1893’te Vilhelm Thomsen’in Göktürk alfabesini çözmesinden sonra kül okunan kelimenin varyantı olarak kür kelimesi düşünülmüştü. Yani bir l ~r alternansı olabilirdi. Bu alternansa göre kül kelimesinin varyantı kür kelimesi idi. Bu kelime Türkiye Türkçesi’nde “gür” şeklinde yaşamaktadır. Bir insanın “saçı, kaşı, bıyığı, sakalı” gür olabilir. “Ses, su” gür olabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu yüzden ben Çince cie kelimesinin Eski Türkçe karşılığının kür kelimesi olduğunu düşündüm ve Çince Cie şı ibaresinin Türkçesinin Kür Şad olabileceği kanaatine vardım. Bu yüzden Bozkurtların Ölümü adlı eserimde roman kahramanının adını Kür Şad olarak koydum. Bana göre de çok yakıştı. Sen Türk Ansiklopedisi’ndeki Kül Tegin ve Kür Şad maddelerini biliyorsun.   

Burada sana söylediklerimin bir kısmını da bu maddelerde yazmıştım. İstersen bu maddelere bir kez daha bak. 

Bu satırlardan da açıkça anlaşılacağı üzere her hangi bir Göktürkçe kaynakta Kür Şad adı geçmez. Bu isim ve unvan Nihal Atsız tarafından yapılan bir tekliftir. Ancak daha sonraları Bozkurtlar adı altında tek cilt olarak yayımlanan Bozkurtların Ölümü (1946) ve Bozkurtlar Diriliyor (1949) romanları o kadar ikna edici bir üslupla kaleme alınmıştır ki okuyan herkes Türk tarihinde Kür Şad adlı bir Göktürk prensinin yaşadığı kanaatine varmıştır. Burada bir roman kahramanının müşahhaslaşarak sanki Türk tarihinde böyle bir kişi varmış gibi kabul edildiğini de görüyoruz. 

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz.

  1. Tarihî kaynaklarda, özellikle Göktürkçe kaynaklarda, Kür Şad adlı bir kişi adı ve unvanı geçmez.
  2. Kür Şad isim ve unvanı Nihal Atsız’ın Bozkurtların Ölümü adlı romanının kahramanının adı ve unvanıdır.
  3. Nihal Atsız Çince Chieh shê = Chie shih = Cie şı kelimelerinin Göktürkçesinin Kür Şad olması gerektiğini düşünmüştür. Kür kelimesi Türkiye Türkçesi’ndeki “gür” kelimesidir. Şad kelimesi ise Eski Türkçede kullanılan bir idari unvandır.
  4. Kür Şad isim ve unvanı 1946’da ilk kez zikredildiğine göre bu ibare 68 yaşındadır.
  5. Kür Şad isim ve unvanı Kürşad şeklinde birleştirilerek isim haline getirilmiş, 1946 yılından itibaren de kişi adı ve soyadı olarak binlerce kez kullanılmıştır. Bundan sonra da kullanılacaktır. Bu ismi veya soy adını kullananların isim babası da 20. yüzyılın Dede Korkut’u olarak Nihal Atsız olacaktır.
  6. Nihal Atsız’ın Bozkurtlar adlı romanında kullandığı isimler 1940’lı yılların bilgilerine göre konulan isimlerdir. Kür Şad bir hayalet kelime yani “Ghost Word” dur. Dîvânü Lugati’t-Türk’ten alınan “elma” kelimesinin eski şekli Almıla’nın doğrusu bana göre Alımla’dır . Işbara ve Yamtar kelimeleri de Türkçe değil Hintçedir. Işbara Hintçede “îşvara = efendi, bey” anlamına gelen bir kelime olup Eski Türkçe’deki karşılığı alp kelimesidir . Eski Türkçe’de Yamtar Hintçede yantar “sürücü, süvari” anlamlarına gelmektedir. Eski Türkçe’deki karşılığı ise şalcı şeklinde geçmektedir.

-Osman Fikri SERTKAYA-

Kaynaklar:

  1. ATSIZ (1940), Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, s. 31-38
  2. GÖKALP, Cevdet (1973), “Chieh-shê-shuai (Kürşad ?) Olayı”, Töre, Aylık Fikir ve Sanat Dergisi, Ocak 1973, Sayı: 20, s. 10-15
  3. JÊN-T’ANG, Chang (1968), T’ang Devrindeki Doğu Göktürkleri hakkında yeni belgeler -Ts’ê-fu yüankuei ve Tzu-chih t’ung-chien’e göre- (618-745), Doktora Çalışması, Taipei, s. 106-108.  
  4. SERTKAYA, Osman Fikri (2004), “Göktürk Yazıtlarında Hintçe Unsurlar”, Zeynep Korkmaz Armağanı, Ankara
  5. TAŞAĞIL, Ahmet (1995), Gök-Türkler, Ankara.
  6. TAŞAĞIL, Ahmet (1999), Göktürkler. II, Ankara.
  7. TOGAN, İsenbike - Gülnar KARA - Cahide BAYSAL (2006), Çin Kaynaklarındaki Türkler. Eski T’ang Tarihi. (Chiu T’ang-shu), Ankara
youtube

şeker prens ve tuz kral!!

belki zordur anlaması sessizliğimden.