uzunlar

şimdi ben size bir daha o muhteşem jeneriğiyle Poyraz Karayel izleyemeyecek oluşumuzu nasıl anlatayım? Poyraz ve Ayşegül sahnelerini, o ince esprileri, Zülfikar'ın küresel e laf atmasını, Taşkafa ve yemeklerini Sadrettin Songül diyaloglarını daha nicesini? Son kez mahvedecekler bizi bu gece, ciğerlere kuvvet Poyraz Karayel'ciler!
2

Anneleri hep kadınlardan seçiyorlar, ne ilginç. Size annemi hiç anlatmadım mesela. Pek konuşmazdı ama saçları ıhlamur kokardı. Pek okumazdı ama harika çamaşır asar. Annem gidince kalbime iyi bakamadım, erken kurudu Albayım. Kalbimde bir sızı, bilincimde bir çatlak, zihnimde bir uyuşma. Aşık olduğum ilk kadın coğrafya öğretmenim. Karadeniz de dağlar denize paralel uzanıyor ama biz onunla yan yana uzanamıyoruz. Televizyon hala tek kanal. Varşova paktı, soğuk savaş, nükleer tehditler… İnsanlar ölüyor. İnsanlar ölüyor, ben büyüyorum. Büyüdükçe kafam da büyüyor. Ellerim büyüyor, büyüdükçe hayallerim küçülüyor. Görüyorum, insanlık kan kaybediyor. Ben insanlığa kan vermek istiyorum, kan gruplarımız uyumsuz çıkıyor. Yıkılıyorum. Her şey siliniyor, her şey. Tam bitti diyorum, ufuktan Ayşegül doğuyor. Ayşegül.. Dünyanın en güzel şiiri. Şaçları, burnu, gözleri hepsi tam kafiye. Of, keşke az sonra ölmeyecek olsaydım ya. Yalan yok, içten içe hayatım boyunca ben hep ölmek istedim. Bazen durur, düşünür, yaşıyor olmanın ne kadar saçma olduğunu fark ederdim. Size olmuyor mu ya? Yaşamak ağır gelmiyor mu? Hayat böyle sırtınıza kanbur gibi binmiyor mu? Bana oluyor. Düşün ki 6 milyar insan var dünyada. Peki bana ne gerek var? Gerek yok. Bana gerek yok. Tamam o zaman, tamam. Bırakın ben öleyim. Nasıl olsa unutuluruz be. Ne mühendisler, ne doktorlar unutulmuş. Bir Ayşegül üzülür, bir de Sinan. Ama o da ertesi gün unutur. Çocuk ne de olsa. Ayşegül ağlar. Çok ağlar sonra daha çok ağlar. Ama sonra unutur. Hepimiz unutmak için yaratılmadık mı? Siz, siz yine de hemen unutmayın beni be. Arada bir resmime falan bakın, söylediğim havalı notları bir kenara yazın. Ben unutulacak adam mıyım be. Son sözün ne oldu diye sorarlarsa şu şiiri okuyun:
Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım
Ama, ayrıca, şu aldığın hayat
Fena değildir
Üstü kalsın…
15.06.2016 🙏🏻❤️

Kaçınız bir gece yarısı bir doğum günü kutlaması sonrasında, yalnız yaşadığınız evinize dönmek için bindiğiniz takside telefonda konuşur gibi yapıp “tamam şimdi geliyorum sen bekle beni” dediniz?

Kaçınız bir iş yemeği sonrasında size taksiye kadar eşlik eden samimiyetiniz olmayan kişiye “plakasını alır mısınız?” dediniz utanarak?

Kaçınız o çok beğenerek aldığınız elbiseyi “gece yalnız döneceğim biraz kısa bu, en iyisi başka bir gece eşimle, sevgilimle, babamla vb çıktığım bir gece giyerim” diyerek giymekten vazgeçtiniz?

Kaçınız gece eve dönmek için bindiğiniz dolmuşta “bekar mısınız?” diye soran densiz şoföre “hayır evliyim!” diye yalan söylediniz?

Kaçınız yalnız yaşadığınız evin kapısı çaldığında “ben bakarıııım” diye seslenerek kapıyı açtınız?

Kaçınız bir kutlama sonrasında sizi evde bekleyen ailenizin yanına sizi takip eden adamdan kaçarak nefes nefese gittiniz?

Kaçınız gece son vapurda karşıya geçerken vapurda sizi taciz eden adamdan korkup kuzeninizi arayıp “beni iskeleden alır mısın?” dediniz?

Kaçınız hastaneden döndüğünüz bir sabaha karşı, ışıklarda yan arabada duran adamların saldırısına uğradınız? Tacize tepki verdiğiniz için kaçınızın arabasına çarpılıp kaçıldı?

Kaçınız gece geç saatlerde dönmek zorunda olduğunuz işten eve dönerken arabada defalarca tacizcilerin elinden kurtuldunuz, ölümden döndünüz?

Kaçınız araba kullanırken arkadan arabanızın tamponuna kadar yanaşıp uzunlar yakıldı, selektörler yakıldı? Kırmızı ışık olmasın diye korkudan eliniz ayağınız boşaldı mı, umutsuzlukla polis aradınız mı etrafta?

Kaçınız bir gece yarısı hasta olan arkadaşınızın evinden çıkmış kafanızda binbir düşünce, dert ile ailenizin yanına gidiyorken ışıklarda çiçekçinin “abla bu çiçekler sana alındı, yan arabadan gönderdi ağabey” cümlesiyle irkildiniz?

Kaçınız “gecenin bir köründe sokakta ne işi varmış kız başına” cümlesini defalarca duydunuz?

Kapatacaksınız çenenizi. Fermuar ile beynin ayrı yerlerde olduğunu öğrenip kendinize geleceksiniz!

Kadın dediğin gece vakti de sabaha karşıda sokakta olur! Yeri geldi seni doğuran anne de gün karardıktan sonra eşikten içeriye girdi. Yeri geldi karın tek başına sokaklarda yürüdü. Yeri geldi kızın dışarıda arkadaşlarıyla oynarken güneşin battığını farkedemeyip karanlıkta apartmana doğru hızlı adımlarla yürüdü.

Kadın dendiğinde aklınıza “seks”, gece dendiğinde zihninize meşru taciz, tecavüz" düşüyorsa eğer gidip efendi efendi tedavinizi olacaksınız, kadınların dünyasını sapık zihniyetiniz ve küstah yorumlarınızla korkunçlaştırmayacaksınız!

ALINTI