urba

anonymous asked:

Hayır diyorsun çünkü beynin yok :)

yol yaptı, köprü yaptı, makarna veriyor, kömür veriyor diyerek övünen bir çomar.. Ver mehteri 


Hayır diyorum çünkü  

Sorun hükümette. Bir bıraksalar, bunlar her şeyi düzeltecekti.
Türban meselesi çözülünce memleket düze çıkacaktı.
Mesele çözüldü, bir şey düzelmedi.
“Vesayet olmasa kesin düzelir” dediler.
Düzenin adını “vesayet” takıp yıktılar; düzelmedi.
Ermeni açılımını memleket meselesi yaptılar.
Açtılar, çözülmedi.
“Kürt açılımı yapsak memleket cennet gibi olur” dediler; olmadı.
Bir ara sorunun temeline inecek oldular; “Türkçeyle felsefe yapılmıyor” diye başladılar, anadilde eğitimden girdiler, süryanice tabeladan çıktılar; olmadı.
İktidarlarının yarısında subayların yarısı hapisteydi. O davanın savcısıydılar. “Pardon” deyip sıyrıldılar.
Şimdi subayların diğer yarısı hapiste. Bu davanın da savcısı bunlar. Öncekine bakınca, bu sonuçtan da emin olmamak elde değil. “Pardon” der, sıyrılırlar.
Dillerinde hep Kasımpaşa, Potamya, bir urba, bir hırka var ama nutuğu sarayda atıyorlar, uzanıp sarayda yatıyorlar.
***
“Faizler inerse bu iş çözülür” diye kükrüyorlardı. Dolar zıplayınca o konu da kapandı.
Teröriste “sayın” dedi diye kınıyorlardı. Teröriste terörist demenin suç olduğu bir terör ortamı yarattı. Sarayda ağırlıyor, Oslo'da görüşüyor, dağdan getirip seçim arabasıyla dolaştırıyordu. Dağdan inme teröristin düğününe çelenk gönderiyor, küçük altın takıyor, canlı telefon bağlantısıyla tebrik ediyorlardı.
Şimdi bulduklarını tepeleme içeri atıyorlar ama “memlekette terör var galiba” diyeni ,terörist olmakla suçluyorlar.
***
Bir bıraksalar, eğitim sistemini bir kerede düzelteceklerdi.
15 senede 45 sistem değiştirdiler; gele gele “fetö soruları çalmış” noktasına geldik.

Bir bıraksalar, ekonomiyi düzelteceklerdi. Asgari ücretle simit değil, somon füme yiyilecekti. Gele gele “darbeyle yıkamayan dış güçler dolar saldırısı yapıyor” noktasına geldik.

Bir bıraksalar, komşularla sıfır sorun politikası yapacaklardı. Gele gele “el bab” dışında itibarımızın geçtiği memleket kalmadı.

Bir bıraksalar, kimsenin yaşam tarzına karışılmayan ülke yapacaklardı. Herkesin helalleşerek evden çıktığı ülke olduk.

Bir bıraksalar, kimse söylediği sözden, okuduğu şiirden, takındığı tavırdan cezaevine girmeyecekti. Gele gele, hapis görmeyenin yandaş sayıldığı memleket olduk.
***

Geçelim
***

Diyelim ki; abartıyorum. Haksızlık ediyorum. Günahlarını alıyorum.
Diyelim ki yandaşlar haklı.
Misal diyelim…
Memleket cennet gibi, ticaret tıkırında, herkes tok, herkes mutlu, herkes huzurlu, asayiş berkemâl diyelim.
Diyelim ki ben art niyetle eleştiriyorum.
Gözüm doymuyor, niyetim kötü, karanlık odaklara hizmet ediyorum, ülkemizin hızlı yükselişini çekemiyorum, memleketin büyüyor da ben küçülsün istiyorum diyelim…
***

Bir tane türedi yazar, AKP dönemi gazetecisi, borozan televizyon yorumcusu, şakşakçılığı meslek edinmiş yandaşın biri cevap versin o halde:

15 senedir bu memleketin başında oturan, bütün seçimleri kazanan, servetini katlayan, sarayda yatan, orduyla korunan, her sözü emir kabul edilen, 24 saat yayınlanan, yetkisiz olduğu bir tek alan kalmayan lideriniz yok mu?

Soruyorum bak!
15 senedir bunları toplayan ve size göre hem asrın, hem bölgenin lideri olan adam, 15 senedir ve her gün, ağzını her açtığında, her konuştuğunda “neden şikâyet ediyor”?

Bu memlekette herkes mutlu, herkes huzurlu, herkes zengin, herkes sağlıklı, herkes güvende, herkes özgür de…

Bir tek o mu değil?

Soruyorum!



-15 yıldır her şeyi düzeltmiş, memleketi cennet yapmışsa neden durmadan, soluk almadan şikâyet ediyor?

-15 yıldır onun şikâyet ettikleri bitip tükenmek bilmediği halde, siz neden her şey yolunda gibi yapıyorsunuz?