umut et

“bir filmde duymuştum -bugün her şey çok kötü yarın daha da kötü olacak- kötü şeyler olur sonra iyi şeyler olur sonra yine kötü, oyun gibi. hep kötü şeyler olacağına inanırsan oyunu kaybedersin o yüzden umut et. bugün her şey çok kötü ama belki yarın iyi olur.”

anonymous asked:

Hastaydı tedavi boyunca destek oldum kurtuldu iyileşti, başkasına gitti canı sağolsun dedim. Suan ben aynı hastalığa yakalandım ama o yanımda değil, destekcim değil. O iyileşti başkasına gitti ama ben iyilesmiycem ve bu dünyadan ona kırgın ayrılacağım.

Bak hastalık atlatılır, umut et. Dünyada güzel şeyler var, kitaplar var, şarkılar, filmler daha niceleri umut et. Ben küçücük veledken senelerce tedavi gördüm onlarca hastalık atlattım götüm iğne yemekten dart tahtasına döndü ve daha niceleri… Diyeceğim kıçı kırık bir herif için kendinden vazgeçme güzelim, insanlar gider, zaten herkes gider değil mi? İşte sen gitme.

anonymous asked:

Ve yazdıklarım aşk acısı değil sadece geçmiş yakıyor o kadar kimseyi sevmedim insanlardan hep uzak durdum durmaya devam ediyorum... -1

Benim hayatımın özeti bu, eksik olan kısmı. Güneş illa ki doğacak. Gece illa olacak. Bunlar hayatın kuralı, fakat bir şey var. Umut gibi, güneş doğmasa bile bu dünyanın en güzel şeyi. Umut et, ben gibi davran. İnsanlardan soyutlaştır kendini, ben hayalleriyle yaşayan biriyim. Beni öldüren de onlar ama olsun, asıl olay yaşayıp ölmek değil ki zaten. Asıl olay yaşayıp öldüğün süre zarfına güzel şeyler yazabilmek. Yani, hayat denen kitabı layıkıyla yazabilmek. Ben bekleyenlerdenim, illa olur, illa biri gelir, ama ya gelince orda olamazsam? Birini beklemek için önce kendine gelmelisin, ben geldim. İleti at istersen, daha fazla anlat dersen anlatabilirim.

Yakındır..

Sende de oluyor mu bazen, içinde Kocaman Bir boşluk varmış hissi?
Duygu, düşünceye yer vermeden sadece önüne baktığın Zaman'lar oluyor mu sende de?
Ve bir şeyler demek isteyip diyemediğin zamanlar?
Bu tür Zaman'larda üzülme, mutluluk yakındır diye umut et her saniye.
‎اجر-افيد