transeksüel

4

Bu hayat hepimizin. Bu ülkede bir arada yaşamak zorundayız. Bizi sevmek zorunda değilsiniz ama saygı duyun, bizim en temel yaşam haklarımızı engellemeyin. Renkler mutluluktur, zenginliktir. Gökkuşağının altında sevgi var, huzur var, hayat var. Bizleri gettolara hapsetmeyin, bizleri seks işçiliğine mahkûm etmeyin. Hetero kimlik, ayrıcalık, üstün bir cinsiyet ya da ırk değil. Hepimiz aynıyız. Eşitiz. LGBT renkleriyle bir arada, barış içinde hep birlikte yaşamak istiyoruz. Nefrete inat, yaşasın hayat!

Eşcinsellikle İlgili Yanlış Bilinen 10 Şey

1.“Eşcinsellik bir hastalık ve tedavisi var.”

  • 1974 yılından beri Amerikan Psikiyatri Derneği, 1990 yılından beri Dünya Sağlık Örgütü eşcinselliğin bir hastalık olmadığını söylüyor. Ayrıca geçtiğimiz yıllarda Aliye Kavaf’ın eşcinselleri hedef alan sözlerinden sonra Türk Psikiyatri Derneği de eşcinselliğin heteroseksüellik gibi bir yönelim olduğunu tekrar vurguladı. Bu yanlış bilgi, çok insanın hayatına ve psikolojisine mal oluyor. Bu yanlış bilgi yayıldıkça, çocuklarının eşcinsel olduğunu öğrenen anneler/babalar çocuklarını korkunç “tiksindirme terapileri"ne götürüyor. Sonuç büyük bir hezeyan, büyük travmalar ve bunlar için harcanmış onca boşa para. Lütfen bu bilginin yanlış olduğunu her yerde dillendirin. Eşcinsellik bir cinsel yönelimdir, hastalık değildir.

2."Eşcinseller komik ve eğlencelidir.”

  • Bu da yine özcü bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. Cinsel yönelim komik bir şey değil bence. Eşcinseller de eğlenceli olmaz zorunda değil. Sizi eğlendirmek zorunda hiç değil. Ne yazık ki, tanıdığımız görünür bir eşcinsel varsa onun özelliklerini tüm eşcinsellere mal ediyoruz. Bazıları da eşcinsellerin depresif olduğunu söyler. Şimdi desek ki, heteroseksüeller çok eğlenceli, saçma olmaz mı sizce de?

3.“Eşcinseller solcudur.”

  • Eşcinsellerin otomatikman muhalif olduğu varsayımı yanlıştır. Bu oldukça özcü bir yaklaşımdır. Ne yazık ki, LGBTİ jargona hakim bireyler arasında dahi böyle bir beklenti vardır. Bu beklenti, eşcinsellerin de ezilen bir kesim olduğunu düşündüğümüzde anlaşılabilir görünse de, eşcinselliği ve eşcinselleri tek tip ve tek sınıf olarak görmemize yol açar. Yine bir “özel"lik atfeder. Oysa muhafazakâr, milliyetçi, dindar, ateist, solcu ve daha birçok görüşe ve yaşam tarzına sahip eşcinsel vardır.

4."Annesi kız gibi yetiştirmiş, o yüzden gey olmuş.”/ “Ailesi erkek gibi yetiştirmiş, o yüzden lezbiyen olmuş.”

  • Tekrar tekrar cinsiyet kimliğiyle cinsel yönelim arasındaki farka değinmeyeceğim. Bu cümledeki yanlışı tespit ettiğinizi düşünüyorum. Ayrıca diyelim ki cümlede söz konusu olan transseksüellik, yani “annesi kız gibi yetiştirmiş, o yüzden transseksüel olmuş.” Eğer kendini kadın olarak tanımlayan birinden söz ediyorsak, zaten çocukken erkek kıyafetleri giymek ya da erkek gibi davranılması beklenen her durum, trans kadınlar için bir yara. Eğer annesi çocuğunun transseksüel olduğunu biliyorsa ve onu kadın gibi yetiştirmişse de tek şey söylenir, bravo, çocuğunun acı çekmesine neden olmamış bir anne.

5.“Olur mu canım, banka müdürü/bakkal/milletvekili/devlet memuru o! Öyle eşcinsel mi olur?”

  • Aynı cümleyi eşcinsel yerine heteroseksüel kelimesi koyarak tekrar okursanız zaten saçmalık ortaya çıkacaktır. Hatta edindiğiniz bilgilerin tümünde bu check etme yöntemini kullanabilirsiniz. Cinsel yönelimle meslek arasında bağlantı kurmak nasıl bir akıldır bilemiyorum ama sanırım bu da mesleğe ya da statüye cinsiyet atfetmekle ilgili. Eşcinselliğin de bir yönelim olduğunu unutup, cinsiyet kimliğiyle karıştırdığımız için durum böyle garip bir hal alıyor işte.

6.“Bunu tercih etmiş.”

  • Cinsel yönelim tercih edilebilen bir durum değildir. Emin olun, heteroseksüellerin kurallarının geçerli ve normal sayıldığı bir toplumda, kimse eşcinselliği tercih etmek istemez. Fakat “velev ki tercih, ee?” diye de belirtmekte fayda görüyorum.

7.“Ya bunlar hep doyumsuzluk nedeniyle ortaya çıkıyor. Zaten mevzu aşk da değil cinsellik!”

  • Eşcinsellikle ilgili cinsel konuların daha fazla ön plana çıkıyor olmasının nedeni, heteroseksüellerin eşcinsel bireylerin yatak odasından burnunu bir türlü çıkarmak istememesi. Hem merak et, sürekli “nası sevişiyonuz yaa” diye taciz et, sonra da yok efendim bunların aklı fikri başka yerde! Ne kadar “aklı fikri o işte” olan eşcinsel birey varsa aynı oranda heteroseksüel bireyler de var. Aşkı önemseyip önemsememenin ölçütü asla cinsel yönelim değildir.

8.“Lezbiyenler, mutlaka ilişkilerinin bir aşamasında bir erkeğe ihtiyaç duyar. Özellikle de cinsel ilişki söz konusu olduğunda. Kadın kadına ne yapabilirler ki!”

İlk olarak izlediğiniz pornoları unutun, bu yanlış bilgiye oradan sahipsiniz belli ki. Belki de Freud’un da düştüğü hata olan, vajinal orgazmı klitoral orgazmdan daha üstün ve gerçek sayma hatasına düşüyorsunuz. Bu vajinal orgazm tam bir şehir efsanesi. Kadınların da “neden bende olmuyor acaba, bir sorun mu var ki?” demesine neden olan, vajinal orgazmı ulaşılması gereken bir mertebe olarak gördüren, klitorisi küçülten bir yalandan ibaret. Her yol klitoristen geçer, vajinal orgazm olarak bilinen şey de aslında klitoraldir. Klitoris sandığınız kadar sınırlı bir bölgede bulunmaz. Bu konu hakkında daha ayrıntılı bilgi için şu yazıyı tavsiye edebilirim: http://www.5harfliler.com/orgazminizi-nasil-olurdunuz/ Bu vajinal orgazm miti, bazı erkeklerin kafasında da “Ooooh, o zaman bensiz olmaz!” cümlesi şeklinde umutla yankılanıyor. Hayır, sensiz olur. Bir kadın, eğer bir erkekle birlikte olmak istiyorsa bir erkekle birlikte olur. Bu yanlış bilgiye sahip olanların tek tip cinsellik anlayışı, lezbiyen ilişkiyi yok saymalarına neden oluyor.  Cinsellik derya deniz, sadece sizin bildiğiniz öğelerden oluşmuyor. Bu düşünceye sıkı sıkıya bağlı olanlara tavsiyem; kendi işinize bakın ve lezbiyen çiftleri rahat bırakın!

9.“Erkeklerle beraber oluyor olabilir, ama sonuçta pasif değil. Aktif olduğu durumda karşısındaki kadın olsun erkek olsun bu onu heteroseksüel yapar.”

  • 10. maddedeki durumun tersi, fakat bakış açısı aynı. Yine erkek erkeğe ilişkiyi reddetmekten kaynaklanan bu durumda bu kez bahsi geçen kişi erkek, beraber olduğu kişi kadın olarak algılanıyor. İki erkeğin birlikteliğinin reddini bırakıp, pasiflik/aktiflik gibi garip kavramlar kullanmadan, eşcinsel ilişkiyi kabul ederseniz, bu durum sizin için de daha kolay olacak.

10.“Baksana kız gibi, kesin gey!”/ “Erkek gibi giyiniyor, kesin lezbiyen!”

  • Geylerin kendini kadın gibi hissediyor olduğu yanlış bilgisi, iki erkeğin birbirine ilgi duyuyor olmasını kabul etmemekten geçiyor. Geyler de heteroseksüel erkekler gibi, erkek kimliğine sahip olarak başka bir erkeği arzuluyor. Aynı durum lezbiyenler için de geçerli. Ayrıca görünüm her zaman bireyin cinsel yönelimiyle ilgili bilgi vermiyor.