thkp c

Teröristten Kahraman Çıkarmak ❗️

Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve arkadaşları Gemerek yakınında kırlara veya Nurhak dağına çiçek toplamaya çıkmamışlardı❗️

Peşlerindeki Mehmetçikler için değil miydi o tüfekler, tabancalar⁉️

THKO veya THKP-C gibi örgütler deterjan üreten şirketler değildi❗️

Bekaa vadisine El Fetih teröristleriyle kaynaşmaya turistik amaçla değil, silâhlı gerilla eğitimi için gitmişlerdi, ballandırarak da anlatıyorlar sağ kalanları❗️

Hazırlandıkları silâhlı eylemleri elbet asker-polise karşı yapacaklardı; tıpkı şimdiki DHKP-C ve PKK’lılar gibi❗️

Gezmiş’in de lideri samanlık faresi Ertuğrul Kürkçü, başyoldaşı Celâl Doğan vd şimdi PKK vekilleri❗️

Orak-çekiç bayraklı komünist kurtarılmış bölge ODTÜ rezilliği, banka soygunları, adam kaçırmalar neydi⁉️

Che Guevera özentisiyle devleti çökertip komünist rejim kurmak istemiyorlar mıydı⁉️

Bunu 1970’ler sonunda Fatsa’daki Terzi Fikri Komünist Cumhuriyeti gibi yerler oluşturup, Kızılordunun oralara çıkarak Anadolu’ya dalmasıyla gerçekleştirmeyi plânlamıyorlar mıydı ? ❗️

10 revolutionary organisations from Kurdistan and Turkey have announced the establishment of Peoples’ United Revolutionary Movement as a unity of force and action formed in the wake of discussions ongoing since December.

Representatives of 10 revolutionary organisations attended a joint press meeting in guerrilla zones to announce their alliance with the purpose of stepping up the revolution in all areas including armed struggle against the “collaborative fascist AKP and TC (Turkish Republic) system of sovereignty”.

Speaking here before the press release, PKK Executive Committee Member Duran Kalkan listed the names of the following revolutionary organisations from Turkey and Kurdistan that got united to defeat fascism and become a glimmer of hope for peoples; TKP/ML, PKK, THKP-C/MLSPB, MKP, TKEP-LENİNİST, TİKB, DKP, DEVRÎMCÎ KARARGAH and MLKP.


Source: Signalfire

Hüseyin CEVAHİR (1947 – 1 Haziran 1971) 

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) kurucularından Hüseyin Cevahir, 1 Haziran 1971'de, Mahir Çayan'la birlikte Maltepe'de askerlerle girdikleri çatışmada öldürüldü. 

Mahir Çayan Hüseyin Cevahir'in öldürülmesi sonrası şunları söylemiştir;

“Biz İçerideyken İlkay Demir'den benim tipimi sormuşlar. O da, tam aksine olarak esmer, hafif saçları dökülmüş tarzında kasten yanlış bilgiyi polislere vermiş. Bu tarifler maalesef Hüseyin'in tarifine uyuyor ve bu yüzden Hüseyin'i ben zannıyla benim her zaman nöbet tuttuğum yerde öldürmüşlerdir. Hüseyin'den 25 kurşun çıkmış. Bu bir cinayettir! ”

“Mahir, Hüseyin, Ulaş, kurtuluşa kadar savaş”

Resim; Sadık Varer

Eylem halinde bulunmak demek dünyanın çehresini değiştirmek demektir.“sözüyle kastedilen devrimci harekettir. Devrimci hareket ,biricik harekettir. İşte o kadar!

Alman Çevirmen Walter Schmiele'nin Son sözü ,III
Kaynak: Özgür olmak-Antisemit'in Portresi-Jean Paul Sartre (Syf : 130-131)
(Jean Paul Sartre , Materyalizm ve Devrim üzerine)

“Fatih’te bir evden arabasına aldığı Mahir Çayan, Hüseyin Cevahir, Oktay Etiman ve Ulaş Bardakçı’yı Levent’e götürmüş. Ulaş orada ayrılıp başka bir eve gitmiş. Yılmaz Güney üç devrimciyi evine götürmüş.” (Soner, 2009: 55) “MİT ve polis Yılmaz Güney’in gençlere yardım ettiğini biliyordu. Gençleri yakalamak için onların bütün kaynaklarını kesmeyi düşünmüşlerdi. Yılmaz Güney de gençleri besleyen ana kaynaklardan biriydi. Barınma, silah, para, peruk gibi en önemli ihtiyaçları Yılmaz Güney tarafından sağlanıyordu.”  (Soner, 2009: 56)

Umutsuzlar Filminde“… Yusuf Küpeli, Mahir Çayan’la çelişkiye düşmüş, ayrılmak peşindeydi. İki tarafta Yılmaz Güney’i kendi safında görmek istiyordu… saflardaki bölünme örgüt militanlarının moralini bozmuştu. Bu durum filme de yansıdı. Çiğdem sürekli olarak Fırat’tan silahını bırakmasını istiyordu. Finalde Fırat tabancasını (Yusuf Küpeli’nin hediyesiydi) Çiğdem’e verip dışarı çıkıyor, pusu kurmuş olan rakip çete tarafından vuruluyordu. Yılmaz Güney’in iletmek istediği mesaj şuydu: Ben silahı bıraktım ne olduğunu gördünüz. Bu yüzden siz silahı bırakmayın.” (Soner, 2009: 57)

Alıntı -  Soner, Ahmet (2009), Yeni İnsan Yeni Sinema Dergisi Sayı 24/ Yılmaz Güney’le Anılar, İstanbul, NHKM Sinema Topluluğu

Ülkü Sağır Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden, Hüseyin Cevahir'in öldürülmesine tepki duyarak THKP-C'ye katılmıştı, Cezaevinden Kaçan, Mahir Çayan, Hüseyin , Ulaş ve Ziya Yılmaz'ın saklanmasına yardım etmişti, 

Ülkü Sağır'ın Mahir Çayan'la anısı:
(Poker oyununda)

Belki de Mahir'le çok kısa bir süre bir arada kaldığım ve onun THKP-C'deki bölünme nedeniyle son derece gergin olduğu bir dönemi paylaştığım için, onunla ilgili sadece bir poker oyununu anımsıyorum.

Birisinden ya da birilerinden haber beklerken çalışamayacak kadar gergin olduğundan -o sırada’ Kesintisiz Devrim’ yazısını yazıyordu- poker oynamayı önermişti.

Evde, Ulaş (Bardakçı) ve Ziya (Yılmaz) dışında kimse olmadığından zorunlu olarak beni de oyuna kattılar. Birisi bana pokerin temel kurallarını anlattı ve önüme fasulyeleri koydu.

Oyun görünüşte gayet iyi gidiyordu ancak bir terslik vardı.

Genellikle ben kazanıyordum. Önce acemi şansı deyip geçtilerse de, Mahir işkillenmişti. Yine kazandığım bir elden sonra kâğıtlarımı görmek istedi.

Ben de gösterdim. Oyunu açmak için gereken kâğıtlar değilmiş meğer! Ulaş gülmekten kırılıyordu ama Mahir hiç de işi hafife almamıştı. Sorgulanmam sürdükçe oyun boyunca elimdeki kâğıtların değeri ne olursa olsun hiç pas geçmediğim ve her oyunu sonuna kadar sürdürdüğüm anlaşıldı.

Kâğıtların değerini bilmiyordum, açıkçası fazla da aldırmıyordum. Oyunu ciddiye almadığım için Mahir oldukça kızgındı ama bensiz oynayamayacakları için de bir pazarlık yapıldı.

Bundan böyle elimde uygun kâğıtlar olmadıkça oyunu açmayacaktım. Bu kurala ne kadar uyduğumu anımsamıyorum, ancak Mahir'le bir daha poker oynamadığımı biliyorum.

( Güncel Yayıncılık, 2008, İkinci basım, İstanbul.)

 "Ülkemizdeki pasifistler evrim aşamasında olduğumuzu, bu yüzden de içinde bulunduğumuz evrede silahlı savaşın objektif şartlarının mevcut olmadığını iddia etmektedirler. Bu iddiaları temelden sakat ve yanlıştır. Bu şekildeki tahlillerin tek amacı teslimiyetçiliğe ideolojik kılıf giydirmektir. Emperyalizmin işgali altındaki ülkelerde evrim ve devrim aşamaları bu şekilde bıçak gibi birbirinden ayrılamazlar. Bu aşamalar birbirinin içine girmiştir. Ayrıca emperyalizmin işgali karşı tarafın bizzat zora, şiddete, silaha başvurması demektir. Bu ise, silahlı savaşın objektif şartlarının mevcudiyeti demektir. 

     Şu anda iktidar mücadelesi yapan partimiz iktidarı alabilecek güçte ve aşamada değildir. Ancak düzenli ordular aşamasında, bütün yurt çapında yönetimi ele geçirmekten söz etmek mümkündür. Ve biz, bugün bu aşamayı yaşadığımızı asla iddia etmiyoruz. Biz sadece halkımızın ihtilâlci savaşının bu aşamaya gelebilmesi için, gerilla savaşının şart olduğunu iddia ediyor ve bu amaçla da dövüşüyoruz.“ (Bkz. THKP Devrim Stratejisi, I No'lu Parti Bildirisi)

Mahir Çayan - Kesintisiz Devrim II-III (Alıntı)

(”Kesintisiz Devrim II-III” THKP-C'nin ideolojik, politik ve stratejik görüşlerini sistemli ve bir bütün olarak ortaya koyan ilk teorik metindir.
Metin, Mahir Çayan tarafından 1972 yılının Ocak-Şubat aylarında illegalite koşullarında kaleme alınmıştır.
1972-74 yılları arasında elle çoğaltılmış ve ilk kez 1974 yılında teksir olarak yayınlanmıştır. Daha sonraki yıllarda sayısız defalar çoğaltılmış ve basılmıştır. Eriş Yayınları-1993)