telkine

“Dilini damağına yapıştır ve içinden gizlice zikret: Allah,Allah,Allah…”

Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- ve onun sadık dostu Hz.Ebubekir -radıyallahu anh-, Medine'ye hicret ederken, izlerini süren Mekkeli düşmanlarından korunmak için Sevr Mağarası'na gizlenir. Gerek mağaraya giderken, gerekse mağaraya sığındıklarında Hz. Ebubekir'in -r.a.- tek korkusu vardır:

Allah Resulü'nün başına bir şey gelmesi…Becerikli bir iz sürücüsü, Mekke askerlerini Sevr mağarasına kadar getirir.Askerler mağaranın önüne geldiklerinde Efendimiz -s.a.v.- sakindir.Fakat, Mekkelilerin konuşmalarını ve ayak seslerini duyan Hz. Ebubekir'in -r.a.- endişesi hayli artar.Korkulu bir halde:

–“Ya Resulallah; benim ölmemin bir önemi yok.Ama sana bir kötülükyaparlarsa, bütün ümmet helak olur.”

diyerek endişesini dile dile getirir..Efendimiz -s.a.v.- ise; huzur telkin eden haliyle onu en güzel şekilde teselli eder:

–“Tasalanma!, Allah bizimle beraberdir…”

Ve mağara arkadaşına ilk zikir talimatını verir:

–“Dilini damağına yapıştır ve içinden gizlice haykır: Allah, Allah, Allah….”

Peygamberimiz'in -s.a.v.- söylediği şekilde Allah'ı anan Hz.Ebubekir'in kalbi,dinginliğe kavuşur..

Üzerlerine ilahi bir sekinet iner.Artık ne korku kalır gönlünde Hz.Ebubekir'in, ne de zerre kadar tasa…

Bir süpürge

bize ne öğretebilir ki demeyin. Herşeyden ders almak istiyorum algılarımızı açarsak yer gök kainatta ki herşey bize bir şey öğretir. Bundan şüpheniz olmasın.

Bizim süpürgemiz mesela bize azimli olmayı öğretiyor. Abartmıyorum saydım. Tüm evi süpürürken 40 kere istop etti direndi yeniden çalıştırdım. Düşüyorsun ama her düştüğünde Rabbinle beraber daha güçlenmiş ayağa kalkacaksın. Kendi başına kendine yetmiyorsun çünkü. O alemlerin Rabbi bizimle, ya biz kiminleyiz?

Azmin fazlasıda zarar tepene bir indircem göreceksin akıllı uslu çalış ne uğraştırıyorsun diyorum. Hiç, bana mısın demiyor. Ama olsun sürekli azmi telkin eden süpürgem olmasaydı azimli bir süpürgemiz olmayacaktı.

Elhamdulillah ders veren süpürgemizden hoşnudum ☺ bazen kızdırsa da insanlığımıza verin.

Tam bi kavunlandık,yeşillendik,mislendik,ağaç kakanı,akan suyu izliyoruz.. Hah işte tam o an bir olay cereyan eder. Etti de.
Yine de şurda huzur var,yaşam var. Onu hatırlayıp umut telkin ediyorum kendime. Siz de yapın,iyi gelmeli.
O kadar gerilmişim ki şu iki günde kavgalardan,vücudum kap katı. Uykum da epey var. Ama bugün Zıno'yla sohbet ederken dedik o kadar okumamız izlememiz gereken şey var ki ömrümüz yeter mi acep.. Şuan onun bilinçsiz gazıyla hunharca,dayanabildiğim yere kadar kitap okumak istiyorum sadece. Sen mi inatsın uyku,ben mi?!
Perşembe günü Mardin'e,ordan da Amed'e Batman'a gitme ihtimalim var. E heyecan doluyor insan. Gidersin umarım Burcu diyin,iyi niyetleri sular seller edin lütfen buna ihtiyacım var 😔 Üstelik gidersem bi kadının benim için yazdığı,ne hikmetse o topraklarda doğumumla başlayan,devamını benimde merak ettiğim bir hikayeye kavuşacağım. Çok merak ediyorum inanın.
Çok konuştum,üstelikte konudan konuya saptım. Bunlar hep uyku hâli.
Dirençli yanınıza selametimle.

‘İnsan kendine yakalanır ,insan kendinden yaralanır.’

Ben güçlüyüm diye kendimi telkin ederken kendime yalan mı söyledim? İnsanın canını yakan en büyük şeylerden biri kendine söylediği yalanlardı değil mi..?