tealie

Farewell to thee all I’m going to be at NYCC for the weekend~

I’m also totally more so writing this for my waifu, ABI, because I’m a dick and didn’t say goodnight/bye to her yesterday.

But now I can tell her.

That at 7:48 in the morning, I am thinking about her while drinking a bottle of Bawls.

This is the most awake I have been in months. 

Alimleri Tanıma ve Tanıtma Etkinliği- Bediüzzaman Said Nursi

Said Nursi'nin, “Kürt Teali Cemiyeti” ve “İngiliz Muhipler Cemiyeti” ile bir ilgisinin olup olmadığı konusuna da değinmek istiyoruz.

Öncelikle şunu ifade edelim ki; vatan ve milletin saadeti ve bekası için, Birinci Dünya Savaşı'na gönüllü alay komutanı olarak katılan, yüzlerce talebesini şehit veren, ardından Ruslara esir düşerek iki buçuk sene sıkıntılı esaret hayatı yaşayan, bir vesile ile esaretten kurtulup İstanbul'a gelir gelmez, kendisine verilen hizmetleri, “vatan ve millete  hizmettir” diyerek, reddetmeyen; Şeyhülislam’ın, milli mücadele hareketi için, “Bu bir isyandır."şeklindeki fetvasına karşı, "Milli mücadele bir cihattır ve haklı bir mücadeledir.” şeklinde aksi bir fetva ile cevap veren bir zatın, zararlı cemiyetlerle ne gibi bir ilgisi olabilir?

“Kürt Teali Cemiyeti” özerk bir Kürdistan hedefliyordu. “İngiliz Muhipler Cemiyeti” ise, Ülkenin ayrılıkçı kodları ile oynayarak, bölüp parçalamanın ve neticede İngiliz hakimiyetini egemen kılmanın peşindeydi.

Kürt Teali Cemiyeti'nin kuruluş tarihi 6 Kasım 1917'dir. Halbuki, Bediüzzaman Mart 1916 ile Haziran 1918 tarihleri arasında Rusya'da esirdir. Bu cemiyet ile Bediüzzaman'ı irtibatlandırmak ne tarihsel açıdan ve ne de Bediüzzaman'ın temel felsefesi açısından mümkün değildir.

Ancak Bediüzzaman, İstanbul'a geldikten sonra, onun nüfusundan faydalanmak gayesi ile söz konusu cemiyetin başkanı olan Seyyid Abdülkadir, kendisini ziyaret eder ve niyetini ortaya koyar. Bunun üzerine, Bediüzzaman'ın ona verdiği cevap yoruma meydan vermeyecek kadar açıktır: “Allah'ü zül Celal Hazretleri Kur'an-ı Kerim'de mealen; ‘Öyle bir kavim göndereceğim ki, onlar Allah'ı sever Allah da onları sever.’ diye buyurmuştur. Ben de bu beyanı ilahi karşısında düşünürken, bu kavmin; bin yıldan beri Alem-i İslam'ın bayraktarlığını yapan Türk milleti olduğunu anladım. Bu kahraman millete hizmet yerine, dört yüz milyon hakiki Müslüman kardeş yerine, birkaç akılsız kavmiyetçi kimsenin peşinde gitmem.”

Öte yandan, “İngiliz Muhipler Cemiyeti” ile de yakından uzaktan bir ilgisi bulunmayan Bediüzzaman'ı bu  cemiyetle irtibatlıymış gibi göstermek isteyenler, maalesef tarihi gerçekleri bilerek saptıran, art niyetli birkaç kişiden öteye geçmemiştir.

*Saptırılan tarihi gerçek şudur: İngiliz Muhipler Cemiyeti'nin etkili üyelerinden ve ikinci başkanı Said Molla ile Said Nursi'yi aynı kişiymiş gibi gösterme gayretidir. İtikatsız, mason ve vatan haini olan Mısırlı Said Mola ile Said Nursi'yi aynıymış gibi göstermek isteyen zihniyet, Şeyh Said ile Said Nursi'yi aynı şahıslarmış gibi gösteren zihniyetten başkası değildir.

Bediüzzaman ise İngilizlerin halk üzerindeki etkisini kırmak, propagandalarını etkisiz hale getirmek ve gerçek maksatlarını ortaya koymak için “Hutuvat-ı Site” adlı eserini kaleme alarak hemen yayınladı.Bediüzzaman'ın “Bir fırka asker kadar hizmet etti.” dediği Hutuvat-ı Site’nin yayınlanması, dikkatleri bir anda üzerine çekmiş ve İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı tarafından kendisi hakkında “ölü veya diri olarak yakalama” emri verilmiştir.

Bu arada Anadolu'da da Istiklal Mücadelesi başlamıştı.Yine İngilizlerin baskısı ve propagandası sonucunda zamanın Şeyhülislam'ı; Kuvvayı Milliye hareketini bir isyan, kuvvayı milliyecileri de asi olarak gösteren bir fetva yayınladı.

*Bu fetvaya mukabil, zaman kaybetmeden, karşı bir fetva yayınlayarak cevap veren Bediüzzaman, fetvasında, İstiklal mücadelesini cihat, mücadele edenleri de mücahit olarak tanımladı.

Now that you mention it, Grand (posting here so as not to interrupt you but I’ve been thinkin on this for a while and wanted to say something), I keep seeing these flashes of Coma, of the Highblood, of Gamzee, of the Wanderer, the Awakener (though that’s my own…. Something idk), the Sufferer, the tealy flashing carnival lights in blackness…. There’s an angel with multiple eyes and multiple arms (Meu, I didn’t know if it was okay to say her name), and there’s /Óthisi/, there’s Orange Heart, there’s these two warboys roughhousing in the desert next to a building—Axel and Gears…. Everything is mixing together in my head and I almost feel like I’m /absorbing/ it all and
Jfc this post is a trainwreck and won’t make sense to anyone because I’m too scared to say what I’m really thinking because it’s really bizarre
Uhhhhh
[End post]

Safa Mürsel: Bugün ihtiyacıma ve cehaletime binaen sizin huzurunuza, #milliyetçilik meselesini, kısa da olsa şerhetmeniz talebiyle getirdim.

#CemilMeriç: #Millet mefhumu, doğrudan doğruya batıdan ithal edilen bir mefhumdur. İslamiyet bütün insaniyete şamildir ve biliyorsunuz ki kıtaları ikiye bölmüştür: Darü'l-Harp, Darü'l-iman diye.

Darü'l-iman hidayete eren, vahdaniyete inanan, #İslamiyet'i kabul etmiş insanların ülkesidir. Bu insanların arasında hiçbir fark yoktur. Misaka dahil olduğu andan itibaren her insan bütün teali imkanlarına aynı derecede sahiptir. Burada kan, renk, kafatası gibi mefhumlar hiçbir şey ifade etmezler.

Osmanlı'nın yani İslamiyet'in zaferlerinin bütün sırrı tek vücut, tek kalp oluştadır. Biz Misaka dahil olan bütün kavimlere kardeş muamelesi yapmışız, kucağımızı açmışız, kitap sahibi milletleri korumuşuz ve üç kıtada hükümran olmuşuz.

Bu hükümranlığı parçalamak için Avrupa zaman zaman teşebbüslere girişmiş. Evvela himayemiz altındaki kavimleri kışkırtmış. Rusları, Bulgarları, Ortodoks kilisesine bağlı Rumları, Sırpları kışkırtmış ve parçalamaya başlamış Osmanlı'yı. Bu parçalama hareketi epeyce muvaffak olmuş. #Avrupa'ya teveccüh ettikten sonra Avrupa yeni bir Truva atı daha sokmuş içimize; Milliyet.

Milliyetin hiçbir kökü yoktur. Osmanlı'da hiçbir şeye dayanmaz. Evet Oğuzlardan geliyoruz. Büyük tarihimiz var. Fakat bu tarih Osmanlı'nın çocukluk devridir. Hiçbirimiz gençken çocukluk devrinden bahsetmeyiz, bunayınca anlatmaya başlarız. Ama aklı başında iken insan anlatmaya hiç lüzum görmez. #Osmanlı da lüzum görmemiş bunlara. İmanına sadık kalmış, İslamiyet’in mitolojisini benimsemiş. Kendi mitolojik tarihine itibar etmemiş. Silinmiş imanın içinde.

Çünkü şerefi, haysiyeti, büyüklüğü, zaferleri #İslam'ın eseridir.

(11 Şubat 1977)

tiasbouncypalace asked:

I'm between the second and third. You've made it hard by giving me my two fav colors lol. I would say if you already have something similar to the Blow Pony, go with the tealish one. If you want a purple, go with the darker one.

I love purpley lipsticks wAY TOO MUCH AH. But yeah I’m thinking about the blue CUZ the only tealy one I have is an icky formula and doesn’t stay on well??? Hmmm….

alliof1x1 asked:

hey friend once you get this you have say 5 things you like about yourself publicly and send this to your 10 favorite followers (nonnegotiable) (positivity is cool)

Oh goodness! I actually love this! Being positive is cool guys, especially when it comes to yourself :)

So 5 things I like about myself…

1. The color of my eyes are this really beautiful green and they look really pretty in the sunlight.

2. I’m super organized, like crazy organized. That’s why I’m obsessed with notebooks and journals.

3. I love that I’ve come so far in life despite the setbacks that I’ve had with medical and family problems.

4. I love my ability to get completely lost in a book and forget the entire world until I finish it.

5. AND I LOVE MY TINY BABY HANDS. People like holding hands with my because of my little baby hands :D