tasaya

“Ben de seni bağlayabilirdim; seni kuvvetinden, özgürlüğünden, mutluluğundan yoksun bırakabilirdim. Seni, korktuğun ama aradığın azapla tasaya düşürebilirdim. İstemedim. Seni hilesiz sevmek, açık alınla savaşmak istiyordum. Sen bana silahlarını doğrulturken ben sana kendimi savunmasız teslim etmiştim.

İşte sevgilim, senin zaafın, sevdiklerinin çılgınlıklarıyla can sıkıntısından kurtulmak isteğindi. Ben sevgiyi böyle anlamıyorum. Kendimi tam bir vefa ile, adeta köle gibi bağlanabilecek bir insan olarak görüyorum. Dünyada benim için senden ve benden başka kimse yoktu. Bir felaket aramızdaki bütün insanları yok etse de, eğer sen yaşıyorsan bana hiç de önemli bir şey gibi görünmezdi. Sen benim dünyamdın. Bunun böyle olduğunu sana göstermek, duyurmak ihtiyatsızlıktı belki de.

Önem vermiyordum buna. Sana karşı ustaca bir siyaset yapmayı düşünmüyordum. Olduğundan başka türlü göstermek, ihtiyatlı olmak gelmezdi elimden. Seni seviyordum.”

Vatan hainliği

Fetö meselesi ile ilgili bir posta denk geldim de bu konuyla ilgili içimde tuttuklarım,yazamadıklarım vardı bugün onları yazmak istedim. Yazı uzun olmuş olabilir şimdiden kusura bakmayın.
Bölümüm gereği yıllardır gerek uluslararası politikayı gerekse de -daha çok- ülkemizdeki siyaseti ve yaşanan gelişmeleri çok yakından takip ediyorum. Öyle at gözlü bir şekilde de değil ha yanlış anlamayın;herkesi dinleyerek,okuyarak bunları yapıyorum. Bu yüzden bugüne kadar bana komünist dendi,Tayyipçi dendi,ışidci dendi,tekfirci dendi,örgütçü filan hepsini bu kulaklar duydu. Ama çok şükür ki sadece vatan haini denmedi çünkü öyle bir şey asla söz konusu olamaz.
İlkokul 1. sınıftan beri bir arkadaşım var adı x olsun. İlkokul ve ortaokulu aynı okulda okuduk. Sonra aynı anadolu lisesini kazandık hatta sınava aynı dershanede hazırlandık ve üniversite tercihleri ile yollarımız ayrıldı. Hani ayrıldı dedim ama yanlış anlamayin hâlâ her hafta görüşürüz. X,tam bir vatanseverdir. Ailevi olarak bir sürü sıkıntılar yaşadı burada yazmayacağım ama Rabbim kimseye kaldıramayacağı yük yüklemezmiş çünkü onun yaşadıklarının onda birini ben kaldıramazdım. Neyse ben x'i hiç ağlarken görmedim hiç ama hep gülerdi. O kadar derde tasaya rağmen nasıl gülerdi hayret ederdim doğrusu. Onunla öğle arasından sonra lisedeyken sinemaya gidiyorduk hep. Turkcell in 1 bilet alana 1 bilet bedava kampanyasını sömürdüğümüz dönemler :)
İzlediğimiz filmde evde bomba patlıyor ve polis şehit oluyordu. Kaç yıldır gülümsemeden başka bir şey görmediğim gözlerden gözyaşı akıyordu. O hiç ağlamaz dediğim adam yanımda ağlıyordu. Kanka napayım vatan konu olunca dayanamıyorum diyordu,bunu anlatmamdaki sebep onun ne kadar vatansever olduğu.
Üniversitede yollarımız ayrıldı ben Dokuz Eylül'ü kazandım o da Kara Harp Okulu'nu.
O çok istediği yere sonunda girmişti.
Gel zaman git zaman artık mezuniyet yaklaşıyordu. Mezuniyet Sonrası görev yerleri açıklamıştı. İzmir/Gaziemir.
Yanıma geliyordu. Artık birlikte eve çıkarız filan diyordu. Ben de olmaz olum kaç yıldır aynı çocuklarla kalıyorum onları satmam deyip duruyordum.
Bu bir de bizim arkadaşın kız kardeşine vuruldu. İlk görüşte aşk :) Şaka bir yana da kızı beğenmişti ama nasıl olacak bu iş bilmiyordum. Arkadaş grubumuzdan birinin kız kardeşi sonuçta. Bizim oğlan annesine söylüyor annesi de kızın abisine yani bizim diğer arkadasa söylüyor o da ailesine derken aileler tanışıyor,anlaşıyorlar. Mezuniyetten sonra hemen yüzüğü takar sonra da evlenirim diyordu. Diyordu diyorum çünkü tüm güzel şeyin bir sonu vardı. Tüm hayaller çöp oldu birdenbire.
15 Temmuz.
Çok insanın hayatını değiştirdi. O günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda staj yapmak için Ankara'ya gitmiştim. Bu şehri de doğrusu hiç sevememiştim hatta is hayatım burada olursa nasıl yaşarım diye düşünüp duruyordum.
O gece f-16'lar evin üstünden geçmeye başladı evdeki arkadaslarla darbe mi oluyo la diye şakalaşmaya başladık. Sonra twitter a bir baktım ki durum farklı.
Bugüne kadar hiçbir siyasi partiye yakınlığim olmadı,ne iktidara ne de muhalefete bir kere bile oy atmadim. Her partiyi bugüne kadar hep eleştirdim ki hâlâ eleştiriyorum ama o gece farklıydı.
Abdestimizi aldık,üzerimizde kalmasın diye yatsıyı kıldık ve çıktık. Külliye ye gitmiştik. O gece orada yaşadıklarım sanki film sahnesi gibiydi,tanklar yukarıdan aşağı doğru hızla geliyordu ne olduğunu anlamadan üstüne doğru koşmaya başladık ezse ezerdi Allahtan yetisemedik. Tankın üstünde siviller vardı,tanklar gittikten sonra yanımdan geçen benden küçük birine bunlar kimdendi diye sordum bizdendi bizden demişti.
Helikopterden gözümüzün önünde yan tarafa mermiler yağıyordu ve insanlar orada ölüyorlardı. Üst tarafa doğru yoğunluk artmıştı biz biraz daha asagida kalmıştık galiba eğer saldırırlarsa kalabalığa saldırırlar bizim kurtulmamiz kolay olur diye düşünmüştük tam hatırlamıyorum.
Bir arkadaş namazını kılmamıştı -herhalde baktı durum ciddi öbür tarafa borçlu gitmeyeyim diye- Yakınlarda okuldan arkadaşlarının evleri vardı onun namaz kılması için o eve gittik. Arkadaş namazını kılarken twitter a bir bakayım dedim bizim o durduğumuz alan,kalabalık olmayan daha seyrek olan,hani yanımdan geçen benden küçük birine bu tanktakiler bizden mi diye sorduğum yer var ya işte orasının bombalandığını izledim. 3-5 dk önce önünde durduğum çalının,yolun nasıl havadan vurulduğunu,o insanların nasıl öldürüldüklerini -belki de o sorduğum çocuk da onların içindeydi kim bilir- gördüm. Ne sevinebildim ne üzülebildim öylece kalakaldım.
Arkadaşın namazı için geldiğimiz ev de ha yıkıldı ha yıkılacak bir evdi. Çocuklar mezun olunca o ev yıkılacakmış,3 katlı binada tek başlarına kalıyorlardı. F-16'lar öyle sonic boom etkisi yapıyorlardı ki cam çerçeve kalmadı. Sabah namazını kılarken bi sonic boom oldu tesbihatin ortasında herkes birbirinin üstüne zıpladı camlar açılıp kapandı,hatta yan odanın duvarı yarısına kadar çatladı. O gün ya saldırılardan dolayi ölecektik ya da binanın yıkılması ile ölecektik. O gün bombardıman durunca kendimizi sokaga attık ve otostop çektik,sabah 7 idi eve vardığımız.
Her neyse konu nasıl geldi buraya ha evet x'ten bahsediyordum.
Bu olaylardan sonra x ‘in mezuniyetine 10 gün kala-okul bitmişti ve resmi mezuniyet tarihi olan 30 Ağustos'u bekliyordu- çıkartılan bir khk ile okuldan atıldı ve bunca yıl verilen tüm emekler boşa gitti. Ortada kalmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu. Eline bi Gazi Üniversitesi İşletme diploması verdiler ve gönderdiler. Tabi oğlan okuldan atılınca kız tarafından ne bir geçmiş olsun ne de başka bir şey hiç ses çıkmadı. Kız da gitti. Anne-baba zaten ayrı. Kaldı mı annesinin başına.
Bu çocuk bunca şeye rağmen yine de gülümsedi,sabır dedi,imtihan dedi. Ama imtihan kolay olmuyordu. Akrabaları buna vatan haini dedi. İnanabiliyor musunuz vatani için gözünü kırpmadan canını verecek bu insana vatan haini dediler. Kanka hiçbir şey zoruma gitmiyor da vatan haini demeleri çok zoruma gidiyor. Benden 1 dönem önce mezun olan ve El Bab'da şehit olan … Kahraman oldu ama ben 1 dönem sonra mezun oluyorum diye vatan haini oluyorum çok zor be dedi.
Yutkundum,bir şey diyemedim.
Geçen ay,kardeşleri ile tartışmış ve kardeşi de vatan haini demiş buna.
Aradı beni knka sorular zor gelmeye başladı dedi. O an yolda olmasam,insanlar bakmasa oturur bir çocuk gibi ağlardım ama tuttum kendimi. Yine bana düşen görevi yaptım. Teselli ettim,sabır dedim kardeşim sabır, Rabbim Her zorluktan sonra mutlaka bir kolaylık yaratacaktır sabır dedim yaklaşık 7-8 aydır yaptığım en iyi şeyi yaptım.

Bu anlattıklarım tamamen gerçek dostlar. Biraz önce okuduğum yazıda filler tepişir,çimler ezilir yazıyordu; öyle,filler tepişti böyle masum insanlar da ezildi.
Her fetö'den atılanı,15 Temmuz dan sonra hayatı tepe taklak olan her insanı vatan hainliği ile yargılamayın,n'olursunuz. Onlar zaten imtihanın en zorlusunu yaşıyorlar bir de siz yük olmayın.
Son olarak x'e gelirsek hâlâ işsiz,kimse iş vermiyor fetö'den atıldığı için ama hostluk için koşturuyor bu aralar mülakatları geçmiş inşallah bundan sonraki adımları da hallederse host olacak. Onun için sizden dua istiyorum bir de onun kalbinde ona zarar verecek ne varsa Rabbim den onları temizlemesini de isteyin çünkü bu yaşadıkları kin ve öfkeyi ve bazı kesimlere karşı nefretini körüklemiş durumda.

youtube

masa(çat çat çat)

Olmuyorsa olmuyor boşuna kasma
Beceremedim diye suratını asma
Demek ki farklı bir şey var sende
Takamadı kimse boynuna tasma

Bugüne kadar böyle gelmiş diye
İlla böyle mi gidecekmiş, niye
Modern Sabahlar salmış atları
Geliyor tepeden kişneye kişneye

Takılma artık uzuna kısaya
Radyon açıksa gerek yok tasaya
Modern sabahlar mikrofonları
Çıkarıp çat çat vuruyor masaya

İyi kötü bir planı var herkesin
Ama bazen patlıyor orası kesin
Yine dene baştan, acık yavaştan
Aldırma kim ne derse desin

Çalmış saati yediye beş kala
Esniyor hala, bağlamış mala
Modern Sabahlar salmış atları
Koşuyor tepeden aşağı dört nala

Madem uyandık, uyanık kalalım
Masayı da şöyle ortaya alalım
Ayrılmayalım yan yana duralım
Sırayla tek tek masaya vuralım

söz/müzik ege kayacan şubat 2017

62 - Gözünüzü açın! Allah'ın velîleri için hiçbir korku yoktur. Tasaya da düşmezler onlar.

63 - Onlar, imana erişip Allah'a karşı hep bilinçli ve duyarlı kalmaya çalışan(takvalı) kimselerdir.

64 - Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah'ın kelimelerinde değişme/değiştirme olmaz. İşte budur o büyük kurtuluş. (Yunus Suresi)

For Freddy.

I’m still in an angry, devastated daze. And as much as I wish you hadn’t done this to yourself, it gives me great comfort to know that your heart just might be less heavy now and that you have eased your suffering. You had so much going for you, Freddy. I wish you would’ve have left just a little more insight for those of us who care about you, so we could understand you, instead of spending your last words on a stupid girl.

You and Ruben were the only classmates of mine that gave me the time of day in freshmen year. All I can remember is that you were constantly with your girlfriend, the little Mexican girl, who I never believed deserved you. You were always holding her hand, fighting off other bitches with sticks, and calling her your fiancée. You gave me tons of advice about school and love. You gave me hope that maybe someday I could find a gentleman like you; A strong, loving prince charming who wasn’t afraid to give everything he had, every little bit of him, to the woman he loved. You were such a beautiful person in every way, and I hate that you were so good at hiding your demons from all of us.

Anyway. I’ve missed you for a long time, pretty much since you graduated. But you know that I’ve always supported your endeavors. I’m so glad that I got to watch you shoot to national, even global popularity with JerkTV, and up until yesterday I was an avid supporter of your relationship with Sochitta. I never saw this coming. And I’m glad to have gotten to run into you one last time. I’ll be seeing you soon at the funeral, my friend. Rest easy. You can relax now.

You are loved. You are missed. You will never be forgotten by the 206/253.

Aaaaaand1.