suya

yok dünyadan haberin. bir fabrika paydos ederken ortalığa çöken hüznü bilmiyorsun. bilmiyorsun suya bırakılmış kağıttan kayıkların gerçek anlamını. rüzgarda uçuşan torbaları. moloz dökülmüş arsaları. bu hızla ölmeye devam edersek bütün dünya mezarlık olacak. ama sen hâlâ ölümü kişisel bir şey olarak algılıyorsun. herkes uzmanı olduğu konunun zalimi olmuş. ben de mi diye soruyorum. sen de diyor. ama üzülme. hiçbir şey bırakmayacağız arkamızda. çekip giderken sırtımıza saplanacak bir çift göz olmayacak. bıraktığımız enkazı toplayıp öyle gideceğiz. asgarî centilmenlik toz olmayı bilmeyi gerektirir.

Ey canım, güzel yüzlüm
suyunda denizleri bulduğum
bilmediğim yerlerimdeki sancı
bana bir şey söyle güleyim
bir şey daha söyle
inandır.

Bir şey daha söyle istersen
beyaz olabilir
suya falan benzeyebilir
bir adaya benzeyebilir..

~ Turgut Uyar

#27May #an #yağmur sonrası #huzur

Dünyanın en ilginc intihar girişimi. 1998'de bir fransızın denediği intihardır. bu adam oldukça karmaşık bir intihar girişiminde bulundu. bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip bağladı, ipi de büyük bir kayaya bağladı. sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etti! ama devamı daha ilginç. çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, boylece adam suya düştüğünde asılı kalmadı. soğuk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttuğu zehri kusmasını sağladı. sudan bir balıkçı tarafindan çıkarılıp hastahaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü...
Al tiempo le da igual que tú no estés preparada para seguir con tu vida. No le importa que seas incapaz de hacer cosas sólo porque toque hacerlas. El va a la suya, marcando los segundos y esperando que le sigas el ritmo.
—  Más razones para odiarte. 
¿Saben qué es lo peor? Pensar que tienes una oportunidad con alguien, para luego darte cuenta que en realidad no la tienes. Desperdicias tu tiempo en alguien, pensando en esa persona a cada momento, esperando un mensaje o una llamada suya, preguntándote si también piensa en ti. Cuando en realidad no es así. Mientras tu haces de esa persona tu prioridad, ella te ve como una opción, o a veces ni eso.

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
“Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz”.
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun deve tabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuHalılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi.

Y cuando te canses de amores por un rato, vacíos y de sentimientos fugaces.
De que te valoren por tu cara bonita y no por tu grandísimo corazón.
Cuando notes que no te quieren ni te dan la importancia que te mereces.
Que tus manos no encajan con las suyas y sus brazos no te parecen un buen refugio.
Cuando te hartes de que te traten como un objeto cuando tú estás entregando todo de ti. Recuerda que yo estuve ahí, que te cuidé, mimé y amé como nadie pero tú no supiste valorarme.
—  Recovecos de mi alma