surah qiyamah

Kıyamet Suresi (Surah Al-Qiyamah)
Nasser al Qatami
Kıyamet Suresi (Surah Al-Qiyamah)

1    - Hayır, yemin ederim o kıyamet gününe. (I swear by the Day of Resurrection)

2    - Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse.(And I swear by the reproaching soul [to the certainty of resurrection].)

3    - İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor? (Does man think that We will not assemble his bones?)

4    - Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.(Yes. [We are] Able [even] to proportion his fingertips.)

5    - Fakat insan günahı devam ettirmek ister. (But man desires to continue in sin.)

6    - O kıyamet günü ne zaman? diye sorar. (He asks, “When is the Day of Resurrection?”)

7    - Ne zaman ki o göz şimşek çakar,(So when vision is dazzled)

8    - Ay tutulur, (And the moon darkens)

9    - Güneş ve ay toplanır,(And the sun and the moon are joined,)

10    - İşte o gün insan, “kaçacak yer neresi?” der.(Man will say on that Day, “Where is the [place of] escape?”)

11    - Hayır, hayır, yok bir siper. (No! There is no refuge.)

12    - O gün varılıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur.(To your Lord, that Day, is the [place of] permanence.)

13    - O gün insana, yapıp öne sürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.(Man will be informed that Day of what he sent ahead and kept back.)

14    - Doğrusu insan kendi nefsini görür,(Rather, man, against himself, will be a witness,)

15    - Bir takım özürler ortaya atsa da.(Even if he presents his excuses.)

16    - Onu hemen okumak için dilini depretme. (Move not your tongue with it, [O Muhammad], to hasten with recitation of the Qur'an.)

17    - Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir.(Indeed, upon Us is its collection [in your heart] and [to make possible] its recitation.)

18    - O halde biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et. (So when We have recited it [through Gabriel], then follow its recitation.)

19    - Sonra onu açıklamak da bize aittir. (Then upon Us is its clarification [to you].)

20    - Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da (No! But you love the immediate,)

21    - Ahireti bırakıyorsunuz.(And leave the Hereafter.)

22    - Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar. ([Some] faces, that Day, will be radiant,)

23    - Rabbine bakar. (Looking at their Lord.)

24    - Yüzler de var ki o gün asıktır. (And [some] faces, that Day, will be contorted,)

25    - Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır. (Expecting that there will be done to them [something] backbreaking.)

26    - Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, (No! When the soul has reached the collar bones)

27    - “Tedavi edebilecek kimdir?” denilir. (And it is said, “Who will cure [him]?”)

28    - Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar. (And the dying one is certain that it is the [time of] separation)

29    - Bacak bacağa dolaşır..(And the leg is wound about the leg,)

30    - İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir. (To your Lord, that Day, will be the procession.)

31    - Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı. (And the disbeliever had not believed, nor had he prayed.)

32    - Fakat yalanladı ve döndü. (But [instead], he denied and turned away.)

33    - Sonra da çalım sata sata ailesine gitti. (And then he went to his people, swaggering [in pride].)

34    - Gerektir o bela sana, gerek. (Woe to you, and woe!)

35    - Evet, gerektir o bela sana gerek. (Then woe to you, and woe!)

36    - İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? (Does man think that he will be left neglected?)

37    - O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi? (Had he not been a sperm from semen emitted?)

38    - Sonra bir aleka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi. (Then he was a clinging clot, and [ Allah ] created [his form] and proportioned [him])

39    - Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti. (And made of him two mates, the male and the female.)

40    - Peki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? (Is not that [Creator] Able to give life to the dead?)

(cr: kuranikerim.com/ quran.com)

Surah Al Qiyamah
Azmi Muhammad
Surah Al Qiyamah

Azmi: Seorang Sahabat Yang Juga Pejuang Al Qur’an

Beberapa terakhir ini aku merindukannya. Salah satu sahabat terbaikku. Salah satu yang paling pintar dan salah satu yang paling baik. Dan yang lebih penting, dia adalah salah satu orang yang dianugerahkan Allah kemampuan untuk melantunkan ayat suci-Nya dengan merdu.

Beberapa waktu lalu aku berhasil menghubunginya. Salah satu lulusan terbaik dari salah satu universitas di Inggris ini saat ini memilih untuk mengabdi sebagai guru Al-Qur'an dan Imaam di kampung-nya di Riau. Meski banyak tawaran ‘menggiurkan’ diberikan kepadanya, ia mengatakan kepadaku bahwa dengan pekerjaan sekarang lah ia mendapati ketenangan.

Darinya aku belajar bahwa kebahagiaan tidak selamanya didapati dengan bekerja di sebuah perusahaan ternama atau memiliki bisnis yang besar. Tak jarang ia ditemukan hanya dengan melayani orang-orang di sekitar kita dan, yang lebih penting, melayani Dia Sang Pemberi kebahagiaan sejati.

Cuplikan lantunan tilawah Azmi bisa didengarkan di atas. Jangan lupa untuk menyelipkan nama-nya dalam setiap doa-doa kita.

youtube

Surah Qiyamah

My favorite surah of all time. I’ll never forget the feeling I had when I heard this the first time. Such a small surah yet such a strong message. :’)