seytansofrasi

Buralarda boyle iste :) uzun yillar olmustu gelmeyeli. Gittikce cafe bar kaplamis oturma noktalarini eski dogasi bozulmus. Zaten yapilan sitelerden manzari da gittikce sehir goruntusune burunmus :/ #ayvalik #seytansofrasi (at Şeytan Sofrası)

Balikesir, Marmara mi yoksa Ege sehri midir?

Benim icin, Istanbul'dan ya da Izmit'ten cikmis, Balikesir istikametine dogru yol aliyorsam, tatil baslamis ve guzelim Ege'ye kavusmama az kalmis demektir. Resmi olarak bir Marmara sehri olmasina ragmen, eger bir tatilciysen, ve Edremit, Ayvalik, Burhaniye ya da Gomec'e gidiyorsan, Balikesir sana bir cok ozelligi ile Ege havasi yasatir. 

Mesela, raki - balik - Ayvalik :)

Mesela, mis gibi zeytinyagi ile hazirlanan zeytinyaglilar mezeler… 

Mesela, piril piril dillere destan buz gibi denizi ile Sarimsakli plaji…

Mesela, daracik sokaklari, arnavut kaldirimlari, eski Rum evleri ile Cunda Adasi (diger adiyla Alibey Adasi)… 

Ve bir Cunda klasigi olan kavun ici dondurma :)

Mesela, ozellikle gun batiminda bir harika olan Edremit korfezi manzarasina hakim Seytan Sofrasi…

Bir rivayete gore burda seytanin ayak izi bulunuyor. Esasinda sonmus bir volkandan arda kalan lav birikintileriyle olusmus bir tepe…

Mesela, gunluk tekne turlari…

Mesela, kendimi bildim bileli her sene gittigim Orjan yazlik sitesi :) Arkadaslarim, umarsiz gecirdigim yazlarim, kuzenlerimle koyun koyuna uyudugum sicak yaz geceleri, Ayvalik tostu, sabaha karsi Akcay'a corba icmeye gitmeler, kumsalda sabahlamalar, cocuklugum, ergenligim… 

Mesela tek gercek askim, hem yaz askim hem en son askim, hayat arkadasim, ruh esim, Can'im… Balikesir, Ege'dir ♥  Beni onunla tanistiran, beni ona onu bana kavusturan ♥ 

Kuzey Egenin vazgecilmezi: Ayvalik

Dunyada gezilecek ne kadar cok yer var. Ama hep derler ya gezmeye kendi ulkemizden baslamaliyiz diye. Dogru. Turkiye o kadar zengin bir ulke ki gezmeden idrak edebilmeniz dahi mumkun degil. Her bolge ayri bir ruya gibi. Ege bolgesinin kuzeyi ve guneyinden bahsedecegim bugun size. Iki cok farkli dunya var. Izmirden yukarisi ve izmirden assagisi. Izmiri ise 3. ve yegane dunyalardan biri olarak aktarabilirim burda ama bugunluk bu kismi sonraya birakiyorum. Gectigimiz yaz izmirden kuzeye dogru yola ciktik. Bir dezavantaj olarak deniz suyunun surekli olarak sogumasini one surebilirim. Ama soguk su sevenler icin mukemmel bir tecrube olacaktir. Deniz gittikce berraklasiyor ve tuzlu olmasa icmeye yelteneceginiz bir kivama yaklasiyor. Ayvalik. Ayvalik izmire de istanbula da canakkaleye de cok yakin. Bu acidan en merkezi tatil beldelerinden biri. Ve cok farkli bir havasi, suyu , cok farkli bir atmosferi var. Bircok yazlik beldeden gectikten sonra birden bire yaz kis yasanabilecek bir yere variyorsunuz. Evler daha oturakli. Yazliklarin gelip gecici kisin kilitlenici havasi yok. Denizin yanibasindan uzanan yollar sayesinde denizle iliskiniz hic kesilmiyor. Oralara kadar gitmisken seytan sofrasina misafir olmamak olur mu? Olmaaz. Saginiza denizi, solunuza ayvalik merkezi alip bir sure malikane gibi ihtisamli evlerin yanindan geciyorsunuz. Biraz daha ilerleyince sag tarafta bir yarimada karsiliyor sizi. Bu yarimadanin tepesi seytan sofrasi. Yazin her gunu burasi gunesi batirmaya gelen insanlarla dolup tasiyor. Gunes battigi anda olusan manzara ve sessizlik karsisinda heyecanlaniyor, bazen duygulaniyorsunuz. Fotograflar cekiliyor, seytanin ayak izine bakiliyor ve hava kararirken oradan ayriliniyor. Geceleri cundada ayri guzel. Cundaya gectiginiz anda, hele ki haftasonuysa buyuk bir araba kalabaligi karsiliyor sizi. Eskiden Alibeykoy olarak bilinen bu ada eski bir rum koyu. Bu adaya deniz doldurularak yapilan bir kopru yoluyla ulasim saglaniyor. O kopruden gecip sol tarafa ilerliyorsunuz. Adanin ayvaliga bakan tarafinda carsisi, barlari, kahveleri, balikcilari, dondurmacilariyla farkli bir atmosfer karsiliyor sizi. Tarihi tas kahvede turk kahvenizi yudumlarken karsida satilan sakizli dondurmalari veya lokmalari kesiyorsunuz. Tum yiyecek ve icecekleri tukettikten sonra gezmeye basliyorsunuz. Son derece kalabalik carsida adim adim gezip hediyelik esyalarinizi, sabunlarinizi, zeytinyaglarinizi alip adadan ayrilabilirsiniz. Ama unutmayin ki bir gunduz vakti yine geleceksiniz. Cunku bu adanin gunduzu tarihe bir yolculuk niteliginde geziliyor. Arnavut kaldiriminda yurumesi zor oldugundan en rahat ayakkabilarinizi giymenizi tavsiye ederim. Rum evlerini asarak, yokuslardan cikarak tarihi kliseye ve yel degirmenine ulasiyorsunuz. Gormeniz gereken yerlerden biriyse Şapel. Koclarin duzenledigi bu yer, sanatsal goruntusunun yaninda efsanevi manzarasiyla da gorenleri buyuluyor. Cundada balik yenir. Cundada raki icilir. Cundada lokma yenir. Cundada sakizli dondurma yenir. Cundada turk kahvesi icilir. Ayvaliktaysa ayvalik tostu yenir. Sakin yemeden donmeyin. Net. Ayvalikta gidilesi bir diger yer sarimsakli plaji. Coook uzun bir kumsal ve cok guzel bir kuma sahip. Benim icin tek sorun suda 15dakikadan fazla kalamamam. Cunku buzzzzz gibi. Ayvalikta kalip havasini soluyup, yemeklerini yiyip, gezip gordukten sonra rotamizi bozcaadaya cevirdik. Bozcadayiysa bir diger yazimda anlatacagim 😊😊😊