Atatürk; “Gel Tahsin* seni bir yere götüreceğim fikrini almak istiyorum” der, giderler. Tahsin bey Atatürk'ün gösterdiği yere bakar. Bataklık, sivrisinek salgını, hayvan leşlerinin olduğu berbat bir arazidir.“Paşam hayrola?” der.  Atatürk; “Buraya bütün masrafı cebimden olmak üzere bir orman çiftliği yapmak istiyorum” der. Coşkan ise; “Paşam buranın ıslahı ya sizin paranızı tüketir, ya da zamanınızı, neden bu kadar mümbit topraklar varken gelip de burayı tercih ettiniz?” der. Atatürk’ün cevabı Atatürk’çedir. der ki; “Ben en zor olanı yapayım da, siz arkamdan kolayları nasıl olsa yaparsınız.” Ne bilsin ki en kolayları bile çabuk yıkabildiğimiz ama, bu arada Tahsin Coşkan; “paşam burada hiçbir şey yetişmez, pek uğraşmayın” der. Ama dinleyen kim. “Tahsin buraya ziraatçileri getir ve incele bana burasıyla ilgili resmi bir yazı getir” der. Bir süre sonra Tahsin Coşkan, kendi dediği çıktı diye çok mutludur, üzerinde “Burada hiçbir şey yetişmez...”yazılı, altında da ziraatçilerin imzasının olduğu bir belgeyi Mustafa Kemal’in önüne koyar. Atatürk biraz mütebbessim okur bu yazıyı. kalemi alır, bu kağıdın yanına aynen şunları yazar; “burası vatan toprağıdır, kaderine terk edemeyiz” İŞTE BU GÜN O VATAN TOPRAĞINDA BU UCUBE SARAY VAR...ŞİMDİ ANLADINIZ MI ? SARAYIN NEDEN ÖZELLİKLE ORAYA YAPILDIĞINI...MEVZU SARAY FALAN DEĞİL ATATÜRK İLE HESAPLAŞMA...

-Alıntıdır