ponny*

O hayalini kurduğun beyaz atlı prensin olsam senin.
Ama bu at normallerinden biraz küçük olsa.
Küçük bir shetland pony olsa mesela.
Sen de benim, o gelinlik içinde gördüğümde ağlayacağım hatun olsan.. İki transit araca sığamayacak çeyizler yerine, kitaplarınla gelsen mesela bana.
İstemeye geldiğimizde, “eviniz var mı?” sorusuna, “evet, 2 odalı prefabrik evimiz var” desem mesela..
“Peki ya araban?” sorusuna, “bizi taşıyacak kadar vosvosum var” desem.
“Düğünü nerede düşünüyorsunuz?” sorusuna, “zeytin bahçesinde kır düğünü” desek.
Her şey sadece bizim istediğimiz gibi olsa…
“Balayını nerede yapacaksınız?” deseler, “Arkadaşımızın dağ evinde kalcaz 2 hafta” desek.. Ne bileyim ya! Herkes çok sıradan, çok sıkıcı.. Biz farklı olsak…
Tabi önce senin gelmen lazım…
_________________________.

Rıdvan Hacıoğlu