pirate!china

Doğu Türkistan’da kardeşlerimizin üzerinde yıllardır devam eden ve son yıllarda etkisini daha da artıran Çin baskısı artık dayanılmaz bir hal almıştır. Dininiz, ırkınız, diliniz, renginiz ne olursa olsun fark etmez. Böyle bir insanlık ayıbına tepki göstermek için ‘’insan’’ olmanız yeterlidir. Çünkü kendinize yapılan bir işkenceden acı duyuyorsanız canlısınız, başkalarına yapılan işkenceden acı duyuyorsanız insansınız. 

Aşağıda okuyacağınız maddeler bizzat bu olayları yaşayan kişilerin ağzından, şahsım tarafından dinlenmiştir. Ben bunları sizlerin huzuruna sunmayı vazife bilirim. Gereken duyarlılığı göstermenizi de temenni ederim. 

- Bölgede yaşanan hiçbir kötü olaydan bölge halkının haberi olmuyor. Çünkü herhangi bir durumda Çin hükümeti iletişim araçlarına sansür koyuyor. Hatta durum daha da ciddiyse tamamen iletişimi kesebiliyor. (Ülkemizde yaşayan Uygur Türkleri, Doğu Türkistan’da yaşadığı yıllarda yapılanların bu kadar ileriye gittiğini bilmediklerini söylüyorlar.)

- Her türlü ibadet Çin’in belli kesimlerinde serbest iken iş Doğu Türkistan’a gelince yasaklar birden başlıyor. Her türlü dini kıyafetin yasak olması bunların başında geliyor.

- Erkeklerin sakal bırakması kesinlikle yasak. Bu yasak çiğnendiğinde 2-3 yıla kadar hapis cezası uygulanıyor. 

- Kadınlar eteklerinin boylarını kendi tercihine göre belirleyemiyor. Görevliler uzun buldukları eteği anında makasla kesip kısaltıyorlar. 

- Toplu ibadethaneler konusunda çok katı yasaklar var. Geçtiğimiz sene bir teravih namazı esnasında Çin polisinin müdahelesiyle yüzlerce Uygur Türk’ü hayatını kaybetmiştir. Ve ölen kardeşlerimizin sayısı tam olarak hiçbir zaman açıklanmamıştır. 

- Ayrıca telefonlarda din ile ilgili herhangi bir dosya, müzik, fotoğraf bulundurmak da yasak. Bulunduğu ve ispatlandığı zaman yine hapis cezasına yol açan durumlardan biridir. 

- Hatta ramazan ayında müslüman memurların oruç tutmasını engellemek için öğle yemeği zorunlu hale getirilmektedir. 

- Bunların yanı sıra kişilerin seyahat özgürlüğüne de hükümet el koymuş durumdadır. Doğu Türkistan’a ait iki şehir arasında yolculuk yapmak için öncelikle Çin hükümetine bir mektup yazılmak zorunda. Ardından da cevap beklenmeli tabii ki. 

- Pasaport almak da son zamanlarda oldukça zorlaşmış durumda. Bildiğimiz gibi kolay bir işlem değil maalesef pasaport almak. Kişinin pasaport alması için iki tane kefile ihtiyacı vardır. Ve insanlar korktukları için bu iki kefili bulmak oldukça zordur.(Kefil bulamayıp pasaport alamayanların olduğunu da duydum.)

- Uygur okullarında yıllardır ilk önce Uygurca, daha sonra Çince öğretiliyordu. Fakat son yıllarda bu da değiştirilip önce Çince öğretilmeye başlandı.

- Derslerde Çin tarihi uzun uzadıya anlatılırken ne yazık ki Uygur tarihinin üzerinde kısa bir süre durulup geçiliyor. 

- Çin hükümeti Uygur Türklerinin nüfusunu olabildiğince az ve dolayısıyla olabildiğince yanlış belirtiyor. (Türkiye’de yaşayan kardeşlerimiz, nüfuslarının bu kadar fazla olduğunu yine buraya geldiklerinde öğrendiklerini söylüyorlar.)

- Türkiye’de yaşayan kardeşlerimiz de rahat değiller. Ardında bıraktıkları aileleri her an tehlike halindeler. Eğer burada özgürlükleri için herhangi bir eylemde bulunurlarsa geride kalan sevdiklerini gerçekten zor duruma sokacaklarını söylüyorlar. (-Ne kadar doğru olduğu bilinmese de- Türkiye’de yaşayan kardeşlerimiz, Çin’in özel olarak görevlendirdiği ajanların buradaki hareketlerini incelediklerini düşünüyorlar.)


En başta da belirttiğim gibi her türlü kimliğinizden sıyrılıp, sadece insan olarak tepkinizi gösterebilirsiniz. Böyle bir duruma tepki göstermek sizi ırkçı ya da faşist yapmaz. Sadece insan yapar.

‘’Biz tepki gösterince ne olacak ? Bir şeyler değişecek mi sanki ?’’ diyenler de gördüm. Bu soruların yanıtını da en güzel şekilde Hz.Ali vermiştir : 

‘’Bir zulme engel olamıyorsanız da, onu her yerde duyurun!’’

Dualarınızda Doğu Türkistan’ın da yer alması dileğiyle…

-Onuralp ZENGİN

“Elbet bu devran döner Çinli köpekler” dediğimizde, ekonomiden, paradan ve silahtan bahsedenler, olaya realist bakayım derken Çin yalakası olanlar, 1. Göktürk’ün nasıl yıkıldığını, yıkıldığı dönemde Çin’in gücünü ve TÜRKLERİN bitmişliğini göz önünde bulundurup, o pozisyondan bitti gözü ile bakılan TÜRKLER’in 2. Göktürk’ü nasıl kurduğunu unutmasınlar. Şuan konuşun, eyvallah. Fakat bir gün o devranı döndürürsek, devranla birlikte sizi de döndürürüz.
theguardian.com
Almost a third of China's Great Wall has disappeared
Natural erosion, damage from tourists and people stealing bricks to build houses mean estimates of the wall’s length now vary from 9,000–21,000 km

Around 30% of China’s Ming-era Great Wall has disappeared over time as adverse natural conditions and reckless human activities – including stealing bricks to build houses – erode the Unesco world heritage site, state media has reported.

The Great Wall is not a single unbroken structure but stretches for thousands of miles in sections, from Shanhaiguan on the east coast to Jiayuguan in the windswept sands on the edge of the Gobi desert to the west.

It is so dilapidated in places that estimates of its total length vary from 9,000 to 21,000 kilometres, depending on whether missing sections are included. Despite its length, it is not, as is sometimes claimed, visible from space.

Construction first began in the 3rd century BC, but nearly 6,300km were built in the Ming dynasty of 1368-1644, including the much-visited sections north of Beijing.

Of that, 1,962km has melted away over the centuries, the Beijing Times reported. Some of the construction has weathered away, while plants growing in the walls have accelerated the decay, said the report, citing a survey last year by the Great Wall of China Society.

“Even though some of the walls are built of bricks and stones, they cannot withstand the perennial exposure to wind and rain,” the paper quoted Dong Yaohui, a vice-president of the society, as saying.

“Many towers are becoming increasingly shaky and may collapse in a single rain storm in summer.”