ozryel

                                          Eivør - Í Tokuni

   sabahın en erken saatinde, gün geceden çıkmak üzereyken, sokak, dünyada senden başka kimse yaşamıyormuş gibi bomboşken ve cesaretin sınır tanımazken, sınanamazken; yaptığın tek şeydi boşluğa doğru yürümek. başta ufak, sonra yavaşça büyüyen adımlarla.    
       
   peşinden bir atın üstünde tanrının o karanlık meleği koşar gibi, hızla aldığın ve hızla verdiğin o nefes; bir anda kesilebilir, bir anda karışabilirdin sen de o gerçeğe. yalnızca ölülerin bildiği o gerçek eve. 

    oysa koştun sen. öksürmekten boğazların yırtılana dek koştun. beyaz bir atın üzerinde sana doğru gelen o karanlık gölgeden, Ozryel’den, kendi dilinde azrail’den, böyle deniyor ona. o kutsal ölüm meleğinden.   

   koşmasan, nefes nefese kalmasan, kendi öksürüğünle boğulmasan ve biraz beklesen, sadece biraz, ölür müydün?