okuma-halleri

SIRÇA FANUS

 

Parlak bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood, 1950'lerde yayın dünyasında acımasız bir rekabetin sürdüğü New York'a büyük hayallerle gelir ve önemli bir moda dergisinde iş bulur. Kapıldığı beklentilerle karşısına çıkan fırsatların yoğunluğu, masumluğunu yitiren genç kızın zamanla kaldıramayacağı bir boyuta ulaşır ve Esther kendini tam bir karabasanın içinde bulur. Kimlik arayışı peşinde ürkütücü bir yola giren duyarlı ve hevesli bir genç kadının üniversite yılları, erkeklerle ilişkileri, yaşadığı çöküş, intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bakış açısı unutulmadan son derece içtenlikle işlenmiş.

Sylvia Plath'ın kendi yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı ve ilk kez 1963 yılında, ölümünden bir ay önce, başka bir isim altında yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus, o günün olduğu kadar bugünün insanının da metropol yaşamındaki yabancılaşmasını anlatan modern bir klasik haline gelmiştir. 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının melankolik prensesi Sylvia Plath'ın başyapıtının, ölümünün ve kitabın yayımlanışının 50. yılında, gözden geçirilmiş baskısını okurlarımıza sunuyoruz. 
(Tanıtım Bülteninden)




Psikolojik romanları, zihin üzerine yazılan kitapları ve bana bir şeyler katabilen eserleri çok sevmişimdir. Bu kitapta da aynen öyle. Esther’in zihnine, feminizmine giriyoruz. Esther öğrenim yaşamı boyunca başarılı olmuş bir öğrencidir fakat öyle bir zaman gelir ki, kendisinin ne istediğini, nasıl bir yol izlemek istediğine bile tam olarak karar veremez. Fark eder ki olduğu yer, olmak istediği yer değildir. Esther hayalleri için çabalar, uğraşır; istediği gibi gitmez işler. Hayal kırıklığına uğrayan Esther’in uykusuzluk problemi de baş vermesiyle psikolojik süreç başlar. Bu süreçte doktoru daha kötüye götürür yolu. Yazar tam da bu aşamaya Sırça Fanus demiş işte J

Toplumda ki yaşanan ama göremediğimiz çoğu olayları, süreçleri anlatmış yazar. Çok da sade, akıcı bir dil kullanmış. Yaşamının son demlerinde yazdığı bu romana bazı yorumcular intihar sürecini aktardığını dile getirmişler.

Velhasıl Puanım: 5/5