nil karaibrahimgil

Sabah uyandığın da internetini açma! Müziğini aç, sporunu yap ve duşunu al. Kendine 1 saat ayır ve ne istersen yap. Üşenme! Neyi yapmak istiyorsan onu yap. Dans et, gül ama sakın yatağa tıkılma! Unutma gün bittiğinde bir gün daha yaşlanmış olacaksın, o yüzden vakit kaybetme! " Her gününü bir yazar hayatını yazıyormuş gibi yaşa. Böyle bir kahraman mı olmak isterdin?" Teşekkür etmeyi unutma, insanlarla ilgilen, şükret. Ve sakın ola umudunu yitirme! Gereksiz şeylere de canını sıkma. Her şey gelip geçici, sen yaşamana bak!

Tırnak içinde ki metin Nil Karaimrahimgil'in Gençliğime Dönseydim videosundan alıntıdır.

Zaman makinası olsaydı ve kendi geçliğime, mesela 17 yaşıma dönseydim kendime şunları söylerdim;
en önemli şey aşk onu doya doya yaşa, bu bir.
ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyormusun ona bak. Yapmıyorsan boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın.
Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisi dilini ıssır kimseye söyleme.
sevdiğin insanlar bul, işlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat yap, et, çalış, başarla geçiyor. Ve bu maroton çok sevdiklerinle geçerse iş yapmamış sürekli aşk yapmış olursun.
Bi kaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Onları kaybetme. Herşey değiştiğinde senin en orjinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olucak.
Kendini onunla bununla karşılaştırma. Başkaların kriterlerine göre seçim yapMA! O zaman başkaların gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var, senin yolun başka yokuşların başka!
Konu komşu ne der diye dinleme. Komşu sen hayatın hakkında topu topu 15 dakka konuşucak, Sense ölene dek onu yaşıcaksın.
Hareket et, hergün hareket etmeyi alışkanlık haline getir. Bi spora kafayı tak, dansa kafayı tak, satrançca kafayı tak. Kafaya taktıkların ilerde yaldız olup üzerine yağacak, yaldız olup üzerine yağacak.
Hergün oku, her seyi oku. Ağaç olamak nasıldır, Vangogh olmak nasıldır, ikinci dünya savaşına katılmış olamak nasıldır, öğren! Bi gün hepsi yapboz gibi yapışıp sana inanılmaz gerçekleri göstericek.
Kızlar; zekadan, çalışıp basarandan, ve espiriden hoşlanır. Erkekler; güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır.
Hayat alışkanlıklıklarla yürüyo. Bişeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir. Alışkanlıksa tekrarla oluyo. Beyin böyle programlanıyo. Bişeyi sürekli yaparsan başka şeyi düşünmüyo, onu hep öyle yapıyo. O yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et! Neyi alışkanlık yaparsan hayatın ondan oluşucak unutma.
Erken kalkmak kulağa berbat geliyo,  biliyorum ama erken kalkan yol alır hayatımda duyduğum en doğru şey. Bazen saat 8:30 da üç şey bitirmiş oluyosun ve inanamıyosun zamanın göreceliğine.
Dedikodu yapma! Dekikodu nasıl bişey biliyomusun, böyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi. Ağzını, içini, evini kokutuyo. Rahatlatır sanıyosun ama pisletiyo insanı. Gül geç. Hem dedikodu yapanların başına mutlaka ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip durdukları  şey gelir unutma. Hayatın mizah anlayışı böyle.
Kızlar güzel mi güzel    bi kadın olduğunuzda  kendi atınız olsun. Kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın. Böylece ayrılıklarla ve boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz. Atınız kimse altınızdan alamaz. Dört nala başka yere gidebilirsiniz.
Erkekler; yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda kadınlara çocuklara ve hatta birbirinize asla el kaldırmayın. O güç, güç değil! Kaba kuvvet o. Korkudan kaynaklanır. Kaybetme korkusundan. Ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız. Tam tersi avucu apaçık bırakıcaksınız. Kimseyi suçlama suçlamak; nasıl diyim, zehirli bi duygu. İnsanı frenler, insanı kurban piskolojisine sokar. Atıl bırakır. Hatta şimdiden duvara “ kendimi suçlu hissetmiyorum” yaz.
“ Kendimi suçlu hissetmiyorum. Kendimi suçlu hissetmiyorum. kendimi suçlu hissetmiyorum” yaz. Çok faydasını görüceksin.
Ceplerden, bilgisayarlardan televizyonlardan uzak bi saat ayır kendine. Kendinle sosyalleş yoksa unutursun nasıl biri olduğunu. Hayatın,  sana başkaları tarafından yansıtılmayan bi aslı var. Onu dinle deniz kabuğu dinler gibi. Yalnızlığını kimseye verme. Yalnızlığın hariç her şeyi paylaş. Çünkü hayat paylaşınca güzel.
Hergün şükret! Teşekkürü dualarından asla eksik etme. Teşekkür kadar insana iyi gelen bişey yoktur. Bişeyi istemekten dilemekten bile iyidir. Sıcacık yapar ruhunu. Bende ki bana yeter, hatta artar bile dünyanın en güzel felsefesinidir. Birinden bişey isteme  onun yerine birine bişey ver, bak neler olucak seyret sonra.
Karanlık günler olucak. Düşüceksinde. Yaralarda açıklıcak. O zamanlarda şunu unutma; Tünel biticek. Kalkıcaksında, kabukda bağlıcaksın. Sevdiklerine bakıp usanmadan “Seni seviyorum. Seni çok seviyorum” de. Hatta “ sen ne yaparsan yap, kim olursan ol sevicem” de.
Korkmakdam korkma. Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü bas karanlığına. Belki biri taş döşemiştir, kim bilir…
Böbürlenme, Kibirlenme, Köpürme. Abart, Çoğalt, Parlat. Böbürlenme, Kibirlenme, Köpürme. Abart, Çoğalt, Parlat.
Hergün bi yazar tarafından hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle. Böyle bi kahraman olmak istermiydin? İstiyorsan başarıyorsun. Ne mutlu sana.
—  Nil Karaibrahimgil - Gençliğime sevgilerle.
youtube

Kesinlikle dinlemeniz gereken bir video. 17 yaş en güzel böyle anlatılır. 7 dakikanızı ayırın.

 Zamansızdı bu kadın. Bu zamana hiçbir aitliği yok.

Sonra “Back to Black”i dinledim. “Sen ona geri döndün/ben de karanlığa” diyordu. “Amma aşık olmuş, ne şanslı kadın” demiştim. 

Şarkı yazmak için en iyi zaman aşk acıları zamanıdır ve o bütün albümü terk edildiği altı ayda yazmıştı. Bütün albüm gepgerçekti. O mutfakta yerde ağlama sahnesini filan hep yaşamıştı. Her kelimenin yürek bahçesinden koparıldığı, o ender albümlerdendi. 

Laf olsun diye konmuş tek bir kelime, süs olsun diye yuvarlanmış tek bir kafiyeye rastlayamıyordunuz. Sesi de bunlara yemin eder bir sesti. “Hepsi oldu yemin ederim” diyen bir ses.

Son beş yılda uzaydan dünyayı dinleyenler varsa, her yerinden onun sesinin yükseldiğini fark etmiştir. 

Dünyanın her yerinde herkes dertlendi onunla ve derinlerine indi korkmadan. “Artık gelmez” denilen efsanelerdendi işte..

23 Temmuz 2011 - (∞)

Seni sevmem için bizim mahallede oturman, bana benzer giyinmen hatta benimle aynı dili konuşmana bile gerek yok.
Beraber kaydıraktan kaymak ve dondurma yemek için bunlara gerek yok. Çocuk olman yeterli.
—  Nil Karaibrahimgil