narines

10

D: Durduk işte, al.

N: Nerdesin sen? Arabanın içinde misin? Dışında mısın?

D: Bilmiyorum ki. Her şey ters görünüyor. Narin, annemler de böyle ölmüştü.

N: Biliyorum. Biz ölmedik ama. Sanmam yani.

D: Anlamadım ki. Ölünce konuşulabiliyor mu?

N: Senin konuşmaya devam edeceğine eminim.

…..

N: Deniz? Ya insanın dünyadaki ağırlığını nasıl hesaplıyorlar?

D: Nerden aklına geldi şimdi bu?

N: Yani ne bileyim. Bu terazileri neye göre yapıyorlar? Böyle doğuyorsun, ölüyorsun, bi yer kaplıyorsun dünyada. Sonra böyle anıların, yaşadıkların, sevdaların, çocukların, yılların falan. Bütün bunlar, böyle ağırlığın gittikçe artıyor. Bedeninden daha fazla bi insan oluyorsun. Ruhun ağırlaşıyor.

D: Bence bunları düşünmene sebep kaburgalarının kırık olması. Sen nefes alabiliyor musun?

N: Eveettt, evettt. Derin derin hem de.

D: Narin, ben hamileyim biliyor musun?

N: Çok sevindim bitanem.

D: Ağlama.

N: Çok sevindim.

D: Ağlama.

N: Çok sevindim.

http://www.youtube.com/watch?feature=player_detailpage&v=b1wRP6jjioQ#t=5009

işler içinden çıkılmaz bir hal alırsa
dünya diyorum bin yıllardır böyle
senin için mi değişecekti yani şu düzen
sen ki değiştiremiyorsun yanlış almışsan bile bir bileti
tutup bambaşka bir şehre gidiyorsun mesela
ve hayret dahi etmiyorsun
kıyısı olmayan bir şehre nasıl gidilir vapurla

kimseye ayıp olmasın diye biraz daha yaşıyorum
aman zahmet olmasın diye kimseye
kendimi seviyorum biraz
beni sevmeyen herkesin yerine
konuşuyorum karşıma alıp kendimi
sen de olmasan kim severdi beni diyorum
bak koyamıyorsun yerine başka birini

düşündüğünde her şey ne kadar zor
oysa ne kadar kolay kıyıyor insan birine
ben kimseye kıymayayım diye ellerimi cebimde saklıyorum
çarpmasın diye örneğin elim, diğer elime

kim sevmiş şimdiye kadar birini
beni çok seviyor diye bir düşün
ama yine de insan olmayacağını bildiğinin peşini,
olmadığını görmeden bırakmıyor
gerçi görünce de bırakmıyor, kendime hak veriyorum
çünkü haksızlık etmem kimseye
bu yüzden adınla başlıyorum adımı söylemeye

deli gönül diyor bakkala ekmek almaya
gidiyorum diye çık, bir daha da gelme
sonra bakıyorum “ekmek almaya gidiyorum”
diyecek kimse yok, oturuyorum yerime

ne yapsam da gelsen
ya da ne yapsam da seni aklıma getirmesem
aslında hiç doğru bulmuyorum böyle şeyleri
sabah sabah öğle sonrası akşam üzeri ve gece yarısı
uluorta tekrar tekrar söylemeyi

çok sevdiğim bir adamın hatırası, çok sevdiğim bir kadının
öyle narin örüyor ki saçlarını
kim diyorum böyle dikkat eder bir saç teline
ve kim diyorum böyle rahat arkasını döner birine
ben çekilip bir köşeye onları seyrediyorum
o eski elleri alıp ve taptaze bir acemilikle
sonra oturup senin saçlarını örüyorum

cevabını bildiğim sorularla yoruyorum aklımı
kabul edemiyorum bazısı için her şey nasıl bu kadar açık
nasıl bu kadar keskin dönüşleri
hiç mi vazgeçmezler vazgeçmekten demiyorum
ama ağırdan alamazlar mı bazı çekip gitmeleri

bardaklara su veriyorum, güneşlendiriyorum pencereyi
radyoyu açıp oralı olmuyorum
kitapları indiriyorum raflardan
şuraya bir mektup sıkışmıştır belki diyorum
belki bir not benim için yazılmış
içinde bir buluşma tarihi, hem de bu yüzyıl içerisinde
bu bekleyiş diyorum bana yeter
artık hiçbir şeyle meşgul olmuyorum

yatmadan önce köstekli bir saati kuruyorum
alıp kulağıma götürüyorum
başımı dizlerine yaslamışım gibi bir his kaplıyor her yanımı
her tik-tak sesinde bir kez daha
babam, bir de o mavi matarayla kırlara gidiyorum
ellerinin çayırını çimenini özlüyorum

sokak lambaları odamı aydınlatıyor
sen ışıkların altından geçiyorsun, gülüşün de geçiyor
hayalin parmak uçlarına basa basa yürüyor
gelip yanıma uzanıyorsun, ömrüm uzuyor
üzerini örtüyorum gözlerimle
önce ben diyen bütün şeytanlarımı taşlıyorum
yeni bir alfabeye adınla başlıyorum.

7

GAWATT Emotions Cup by Backbone Studio

Art director: Stepan Azaryan
Graphic Designer: Karen Gevorgyan
Illustrator: Narine Manvelyan

GAWATT EmotionsCustomize the faces by your mood or let them lead your emotions!The Challenge: Above the main identity of the Gawatt take-out coffee-shop, we had a task of creating a limited series of souvenir cups. The Solution: We came up with an idea of cups with altering emotions. Customers can change the face expression of their cup personage by turning the exterior sleeve.

Reverberation #139
  • Reverberation #139
  • Reverberation
  • Reverberation Radio
Play

Reverberation #139
download

1. Sugar Candy Mountain - Uva Uvam Vivendo
2. Tashaki Miyaki - I Only Have Eyes For You
3. Jane Weaver - Arrows
4. Ariel Pink’s Haunted Graffiti - One Summer Night
5. Khun Narin - Sut Sanaen #2
6. Monster Rally - De Vida Voz
7. Eerie Wanda - Hum
8. Terry Reid - Superlungs My Supergirl
9. The Abigails - Always
10. Willie Dunn - I Pity The Country
11. Vietnam - My Rifle, My Pony and Me