motified

Osmanlı'da vefat eden genç kızların mezar taşına “kırık gül” motifi yerleştirilirmiş. aklınızda bulunsun diye buraya koyuyorum.
anladınız.

anonymous asked:

sırça fanus u yorumlar mısın?

Şöyle ki,
Sırça Fanus psikolojik roman kategorisinde değerlendiriliyor olsa bile tek başına “psikolojik roman” demek haksızlık olur, o kadar çok dikkat çeken unsur var ki ilk okuduğum zaman büyük bir açlıkla bitirmiştim kitabı. Feminizm, sosyolojik bir çok çıkarım, kişisel bunalımın gelebileceği aşama ve hatta yazarlığa olan aşk. Sylvia'nın dili gerek yapılan alıntılar gerekse kitap özetleri yüzünden fazla ağır zannediliyor ama oldukça sade, anlaşılır ve akıcı. Bu da Sırça Fanus'u bunaltıcı ve sıradan bir psikolojik roman olmaktan uzaklaştırmış.
Kitapta Bir üniversite öğrencisinin -Esther- başlarda normal görünen hayatının “sırça bir fanusa” dönüştüğünden, intihar girişiminden ve yeniden yaşama dönme uğraşından bahsediliyor. Sylvia'nın her eserinde olan erkek motifi burada da aynı şekilde işlenmiş: yoğun psikolojik baskı ve bunun sonuncunda yazmaya karşı gelişen ilgi. Pek çok kişinin söylediği gibi Sylvia'nın otobiyografisi olduğuna ben de inanıyorum, tabiki her ayrıntısıyla değil.

“Çünkü nerede olursam olayım, bir gemi güvertesinde Paris'te bir sokak kahvesinde ya da Bangkok'da, hep aynı sırça fanusun altında kendi ekşimiş havamda boğuluyor olacağım.” alıntısından da anlaşılabiliyor.

Zaten maalesef ki Sylvia romanın yayımlanmasından 1ay sonra yaşamına kendi eliyle son veriyor.

Nar, sümbül, çarkıfelek motifleri; portakal, limon, susam çiçekleri; köşe dantelleri, iğne ardı, kasnak, gergef işleri, Türk işi, düğüm işi, firkete işleri, mekik oyası, boncuk oyası, pullu oyalar, dal oyaları ne varsa Mücellâ tekmilini birden ezber etti. Günden güne eli ilerledi. Hele de daha o yaşta üç yüz altmış adet motifi birleştirerek yaptığı tığ işi yatak örtüsü konu komşunun diline destan olunca “Neyyire Hanım'ın uslu kızı"nın adı bu kez de "Neyyire Hanım'ın hamarat kızı"na çıktı.

Tumblr’dan Yüzler: Bicem Sinik

Tumblr’dan Yüzler’de bu ay İstanbul’da yaşayan dövme sanatçısı Bicem Sinik var. Kendisiyle @bicem-sinik blogunda paylaştığı işlerinden, doğadan ve ileriye dönük planlarından konuştuk.

Hoş geldin Bicem! Öncelikle seni birazdan yakından tanıyalım. Kendinden biraz bahseder misin?

1984 Bursa doğumluyum. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde Resim, Uludağ Üniversitesi’nde de Resim öğretmenliği ve Grafik eğitimi aldım. Ailemdeki herkes ressam ve resim öğretmeni. Benim için de kaçınılmazdı sanırım. Dövmeyle tanışmadan önce de reklam ve grafik alanında 7 yıl Art Direktörlük yaptım.

Dövme yapmaya nasıl başladın? Bunun hikayesini biraz anlatır mısın?

4 yıl önce dövmeci Denizhan Ozkar Ve Emrah Özhan’la tanışıp dövme işine merak saldım. İkisi de çok başarılı dövmeciler, bu konuda oldukça şanslıyım. Bir yıl öncesine kadar da hiç dövmem yoktu aslında dövme yaptırmaya değil dövme yapmaya ilgim vardı hep.

Başlarda sadece hobi amaçlı başladığım bir şeydi; ancak o kadar sevdim ki 3 sene önce işimden istifa edip sadece dövme yapmaya başladım. İlk dövmemi de işaret parmağıma yaptırdım.

Kendi çizimim olan bir mineral taş illüstrasyonuydu. O sırada da kendime yıllardır çizemediğim logomu yapmaya çalışıyordum. İlk dövmem de sonrasında logom oldu.

Keep reading

do you know what I need

I need a clone trooper who got into music or art

like, we know for a fact there was wartime music during the clone wars but I know of no people who actually fought in it to make it

and clones, their whole motif is that they are a utility. they have a function and are born, trained, and die to fufill it and only it

art is a defiance of that motif

I need a clone trooper who smuggles a pad of flimsi and a stylus everywhere he goes, because he can’t requisition a datapad to draw on. because you’re not supposed to dwell on your surroundings much less put them down on flimsi.

and i need a clone trooper who learns to play space guitar and makes shitty space country war songs until they slowly bleed into protest of the massive loss of life, of being a product of industry

god just give me clones who got into the arts

I hate my phone

Managed to upload a photo to Facebook last night. WHILST IN MY POCKET. A photo for my weight loss diary no less. Of my bare stomach. Not an issue for some but I am mortified. I had a panic attack and was in hysterics at work when I realised. The shame. I’m going to get rid of this phone as soon as I can. Thinking of all the people that might have seen it. :( if you did, don’t worry, I’m as disgusted as you are. The fat will be gone soon.

My little stretched ears.

I’m currently at a 8g/3.2mm and have been for over four months. My goal was 2g, but I’m now leaning towards 0g.. I’m finding it close to impossible to get to 6g and I’ve tried many times now. I clean my ears daily, massage them with coconut oil (I know it’s not typical, but whatever) and I’ve been trying to be patient. I am now taping my plugs with the correct ptfe tape as I previously tried medical tape..bad idea! It irritated my lobes quite a lot. I’m really hoping that after taping for a couple weeks I can finally go bigger. I want pretty plugs meow.

[BMP Headcanon] Princes & Pokemon Go

I’m still WAITING FOR POKEMON GO TO BE RELEASED IN SINGAPORE, so have some Pokemon Go BMP headcanons!! :D I was going to work on this Soryu fic I have in mind, but this headcanon just wouldn’t go away…

Below the cut are some Prince-specific headcanons.

Team Mystic: Joshua, Wilfred

Team Valor: Keith, Glenn

Team Instinct: Roberto, Edward


Some extra headcanons:

  • The residence of the royal family in each kingdom (Dres Van Manor, Philip Chateau, Liberty Manse, Oriens Palace, Villa Altaria, Charles Castle) is a gym.
  • The princes are usually the gym leader of their residence, although on the off chance that someone had taken over it, their butler is usually there to take it right back for them…
  • Having said that, the butlers are on the same team as their prince, but some did so out of loyalty; if not for their prince, Yu would have picked Mystic, and Claude would have picked Valor.
  • Nobel Michel is not a gym since it is considered holy/sacred ground (and they can’t risk trespassers), but the nearby public attractions contain a ton of PokeStops - partially because dear Mike requested it.
  • There are a lot of players in each respective kingdom who chose the same team as their prince simply because they wanted to be on the same team as them.
  • Joshua and Keith are the only two princes who try to outdo each other at Pokemon Go; they would constantly try to steal gyms from each other whenever they visit each other’s kingdom.
  • I didn’t include them at the front but if you’re still reading - Zain would be Team Mystic, Yakov would be Team Valor, and Mike would be Team Instinct!

Keep reading