minnete

Bakın. Öyle bir lider düşünün ki o günlerde yaşayıp taa bu günlere kadar uzanacak tarihi zaferler tarihi gururlar yaşatmış. Gençler'e 23 Nisan'ı adamış, ulusuna cumhuriyet kavramını kazandırmış ve milletine ve daha sonraki nesillere Zafer Bayramı'nın gururunu yaşatmış. Ulu önderim bize bıraktıkların için sana sonsuz minnetterım. Ulusumuzun Zafer bayramı kutlu olsun. Silah arkadaşlarına sonsuz minnet olsun.

One of the River King’s daughters who works as a waitress at Yu-Wan’s restaurant. She and her sisters were kidnapped under orders from the increasingly desperate and ruthless Lorenzo Medici. With a lot of courage and a little luck, Minette just might save herself from a ghastly fate.

Playstyle Speculation
A cute, clumsy waitress, Minette is primarily concerned with making her customers happy. Throughout the match she delivers food to passers-by who ride past on bikes, jump down from the sky, pop up from the sewer, or otherwise appear to harass the opponent for Minette’s sake. She can collect her tips with a super, and the more she collects the happier she gets! Maybe when she’s happy enough she’ll even have the confidence to overcome her clumsiness…

Gameplay Inspiration
Roll (Tatsunoko vs Capcom), Maya (Ultimate Marvel vs Capcom 3), Karin’s match intro (Street Fighter Alpha 3), Frank West (Ultimate Marvel vs. Capcom 3), Dan (Super Gem Fighter), Hisui and Kohaku (Melty Blood), Multi and Manaka (Aquapazza), Boyd (The Rumble Fish 2), Osaka (Azumanga Daioh), Kyosuke (Capcom vs. SNK 2 / Rival Schools)

This sounds incredibly awesome and all, but I have 1 question: If I payed to get my NPC in the game, can my NPC be one of those Customers?

Bugün bayram dostlar…

Sadece bayram değil; aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nda verdiğimiz şehitlere minnet, gazilerimize saygı günü…
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına, teşekkür etme günü..
Atatürk’ün ve dedelerimizin ruhu için…
Bin defa:

30 Ağustoz Zafer Bayramımız Kutlu Olsun…

Bir De Benden Dinleyin: 18 Ülkenin Güzellik Algıları (Feminist Killjoy Edition)

Son zamanlarda ortalıkta bol bol dolanan bir haber, bir kadının vücudunun 18 farklı ülkeden kişiler tarafından fotoşoplanarak kendi ülkelerinin güzellik algılarına uygun hale getirilmesi. Son bir haftadır her yerden çıktı zaten, her gördüğümde doldum, doldum sonunda yazdım. Warning: Contains Feminst Killjoy

Merak etmeyin, mevzuyu henüz duymadıysanız da şimdi anlatacağım. Ama başlamadan hep beraber bir şey yapabilir miyiz? Yukarıdaki kadın resmine bakıp beğendiğimiz 5 özellik bulalım. Zorlamanız gerekirse zorlayın. Hadi 5 olmak zorunda da değil. Fazlası mı var? Canıma minnet! Ben başlıyorum:

  1. Dolgun ve duzgun karnını
  2. Omuz kalça orantısını
  3. Ellerini
  4. Dolgun baldırlarını (bende de var seviyorum)
  5. Duzgun bacaklarını

Beğendim.

Tamam şimdi mevzu şu: geçtiğimiz sene Esther Hönig isminde bir sanatçı kendi portre fotoğrafını dünyanın dört bir yanına yollayarak onu fotoşopla güzelleştirmelerini istemişti. Sonuclar cok paylaşılmıştı, illa denk gelmişsinizdir.

İşte şimdi bir Ingiliz “online doktor” sitesi bu projenin bir benzerini, bu sefer bir tam vücut fotoğrafı kullanarak (yukarıdaki) yapmış. Tabii bariz bir viral reklam girişimi bu, olabilir. Tuttu da. Ben bu siteyi merak edip ana sayfasını açtım. “Genel problemlerde ve utanç verici durumlarda sizi doktorunuzu ziyaret etme derdinden kurtarır” yazıyordu. (?!?!?!) Tabii çözüm önerdikleri problemlerin çoğu cinsel yolla bulaşan veya genital organlarla ilgili dertler. E aferim…

Neyse viral… peki nasıl geliştirilmiş bu proje? Firma, çeşitli ülkelerden tasarimcılarla iletişime geçerek, şu talımatları vermişler:

“Vücudunu fotoşoplayın. Buradaki fikir, bu kadını fotoşopla kendi ülkenizin vatandaşları için daha çekici olacak bir hale getirmek. Güzellik algılarının ülkeden ülkeye nasıl değıştiğini keşfetmeyi hedefliyoruz. Projeye başka tasarımcılar da dahil. Kıyafetleri değiştirebilirsiniz, ancak vücudu görünür olmalı. Çıplaklık yok. Vücuduna ve şekline dair bütün diğer değişiklikler size kalmış.” (çeviri bana ait)

Bu 18 tasarımcının 14’ü kadın 4’ü erkekmiş. Erkek tasarımcıların da fotoğraf üzerinde oynamadan önce kadınların fikrini alması talep edilmiş. Bu tasarımcıların 3’ü firmanın önceden tanıdığıyken, çoğu freelance sitelerinden bulunmuş.

Ben konu hakkında canımı sıkanları sıralamaya devam etmeden önce fotoşop sonrası ortaya çıkanları paylaşayım:

Bu editleri gördükten sonra rapordaki ve bu konuda yapılan haberlerdeki “tasarımcı” sözcüğünü biraz abartılı buldum, “çeşitli seviyelerde fotoşop bilen bazı kişiler” daha uygun bir hitap oluyor sanki.

Feminist Killjoy Mode, Activate!

Benim bu kişilere gönderilen talimatlarda takıldığım nokta, “kendi ülkenizin vatandaşlarına çekici gelecek hale getirin” oldu. Peki sorun ne ?

  1. Çekici sözcüğü. Projeden bahseden haberlerde genel olarak kullanılan “güzellik algısı” terimi zaten bu kadının güzelliğinin başkalarının algısı tarafından belirlendiği imasını taşıyor, ancak “çekicilik” kavramı (orijinal metinde attractive), üzerine bir de cinsel olarak arzulanabilir olma nüansını katıyor.
  2. Hal böyleyken, bütün bir ülkenin çekici bulduğu beden tipi tek bir görsele nasıl sığdırılıyor? Hayır ben ve benim en yakın arkadaşlarımın bile çekici buldukları arasında bu kadar fark varken, bütün bir ülke nasıl olup da aynı şeyi düşünğyormuş anlayamadım da ondan soruyorum.

Güzellik Algısı. Yahu bu sözcük göreceli, yani kişiden kişiye değişen bir estetik beğeni değil miydi? Güzellik? Yoksa bu araştırmanın esas incelemeye çalıştığı şey “Medya, diyet ve moda endüstrilerinin el birliğiyle bizi beğenmeye ve amaçlamaya yönlendirdiği standartlar” olmasın? Sürpriz! Aslında ilk bakışta birbirinden ÇOK farklı görünen fotoğrafların değişimleri aslında hep aynı yönde. Bakın:

  • Kadının kilosu hep azalıyor, artan yok!
  • Memeler çoğunda büyütülmüş, küçülen yok.
  • O baldırlar arasındaki uzaklık daima azaltılmış, çoğunda yok edilmiş!

Bunun dışında görsellerin her birinde birbirinden farklı ufak tefek değişiklikler var. Dolayısıyla buna bakan her kadının kendi vücuduyla ilgili beğenmediği noktanın yanlış veya çirkin olduğunu onaylayan bir değişiklik, 18 fotoğrafın birinde illa ki var. Benim yazıya başlamadan önce bu kadının güzel yanlarını saymamızı istemem de ondan. Çünkü bize bir gün bir mail gelip bunu talep etmese bile zaten çoktan kusur bulmaya koşullanmış vaziyetteyiz. Bu tip viraller de çaktırmadan, saman altından, bu algılarımızı besliyor.

Hadi şimdi de kendiniz hakkında beğendiğiniz 5 şey bulun. Ya da 100. Üşenmiyorsanız yorumlara yazın. Benim beğendiğiniz yanlarımı da yazabilirsiniz. Ya da buraya hiç yazmayın, gidin sevdiğiniz birine iltifat edin. Hayatınızdaki insanlara iltifat etmekten çekinmeyin, çünkü her gün farkında olmadan maruz kaldığımız yüzlerce görsel bize kusur bulmaktan hiç geri kalmıyor.

Bir De Benden Dinleyin: 18 Ülkenin Güzellik Algıları (Feminist Killjoy Edition)

Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı Aksine teşekkür et ihanet edenlere Sadakati öğrettikleri için… Minnet duy yalancılara, doğrunun farkına varmanı sağladıkları için… Mutsuz edenlere dua et, mutluluğu daha derin hissettirdikleri için.. Herkesi sev, yaşamına bir anlam kattığı için… Hayat bu yüzden daha güzel, siyahlar beyazı farkettirdiği için!… Hz. Mevlâna

Kadın da parmak uçlarıyla anlayacaktı kediyi ve siyahlığını. Ama en çok da siyah oluşunu anlayacaktı kadın. Çamurun bile, yanında temiz kaldığı şu dünyada siyahın nasılda temiz olduğunu anlayacaktı kadın."Siyah" diyecekti kadın. "Siyah nasıl da insanlar tarafından kirletilmemiş." Siyah olan her şeyi kucaklıyordu kadın. Gözleriyle her birine minnet duyuyordu. Göz bebekleriyle seviyordu her bir siyahı.

“Nasıl görünmeliyim ona:
İlgili, gururu okşanmış, minnet duyar gibi mi?
Çekingen ve kayıtsız mı davranmalıyım yoksa?
Uzak ve ulaşılmaz mı kalmalıyım?
Yoksa tersine yakın mı görünmeliyim?
Nasıl davranırdı onun şiirlerindeki kadın?”

 ‪#‎Amin Maalouf‬

youtube

Bir Acı Rüzgar Esince
Sallanmadık Dal Mı da Kalır
Leyli De Leyli

Dost Dostunu Arzularsa
Aşılmadık Yol Mu Da Kalır
Leyli De Leyli

Minnet Eylersem O Yare
Olur mu Bu Derdime Çare
Leyli De Leyli


Hiçkimsem Yok Yarem Sara
Sarılmadık Dert mi De Kalır
Leyli De Leyli

İsmailem Der Bu Demden
Gönlüm Ayrılır mı Da Senden
Leyli De Leyli

Bulursa Sevdiği Yari
Sevilmedik Yar Mı da Kalır
Leyli De Leyli

Sevgi, saygı, sadakat , minnet duygusunu sakın yüreğinden çıkarma.
Yoksa sen ; sen olamazsın ..
El öpmekle alçalmaz ; YÜCELİRSİN .
Desinlere bakma sen ; YİNEDE SEN BİLİRSİN..!

renaitres asked:

gittiğin okul için yaşadığın vatan için altında yaşadığın bayrak için aldığın nefes için özgürlüklerin için Mustafa Kemal'e borçlusun . Bu nasıl bir vicdan ki bu kadar borçlu olduğun insana minnet etmek yerine hakaret edebiliyosun

Hayır borçlu değilim.
kefaretini ödedik biz çoktan.
“ Mustafa ” ismini senin atan dahî sevmezken sizin hâlâ “ MUSTAFA KEMALİN ASKERLERİYİZ ” tezahüratlarınızın olması çok ironik.
Eğer ortada bir tarih varsa kişi kayırmaksızın ben yorumumu yaparım.
5816 numaralı kanun kalkacak o zaman zafer neimiş göreceksiniz !

Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Hüda’dır kula minnet eylemem

 

Ve Âhiru de'avahüm Enilhamdülillahi Rabbil Âlemin.

Onların dualarının sonu da şudur:Ezelden ebede her türlü hamd ve özgü, şükür ve minnet,Alemlerin Rabb'i olan Allah'a mahsustur.
-Yunus Suresi,10-

“Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Risale-i Nur Külliyatından