mercan

Mi’rac ulaşılmaz, yapılmaz bir faaliyet değildir ve varlık sahnesinde yer almış her insana açık bir yoldur. Başka bir ifade ile her insan; yeteneği, gayreti, talebi, idraki oranında bu manevi yükselişe katılabilir ve bu ruhani tecrübeyi yaşayacak bir nasibe ulaşabilir. Eğer Mi’rac yükselmekse, bizi içinde bulunduğumuz konumdan bir üst konuma taşıyacak her faaliyet mi’rac anlamına gelir. Görünenden görünmeyene, zahirden batına, nefsten ruha, akıldan aşka, nasut’tan lahut’a, şahadet’ten meleküt’a, bilinenden bilinmeyene bizi taşıyacak her yürüyüş, idrak, bilgi, vuslat bir mi’rac’dır.

Necmettin Şahinler - Mi’rac: Esma’dan Müsemma’ya /eSmA - Mayıs 2017

elde var hüzün
söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
zamanla değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün

ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün
o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam âşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün

hayat zamandan iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün

Anlat bana güzel! Anlat bana…

Aşkın mı hüsnünden yaman, hüsnün mü aşkından aşkın? Hüsn ü aşkı anlat bana… Vuslatın mı hicrinde gizli, hicrin mi vuslatında? Meramı anlat bana!.. Matem mi görünen şâdî, şâdî mi görünen matem? Rüyanı anlat bana… Dürr ile mercan mı taştır, taş mı dürr ile mercan? Cevheri anlat bana… Hayretim güzelliğinde bîmâr, zulmetim nurunda peyda. Derdi de dermanı da anlat; tabibi de fermanı da…

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb

Kılma dermân kim helâkim zehr-i demânındadır

( İskender Pala - Gözgü )

Gün Aydın…..

O yanağında duran,
Billur boncuklar da ne?
Yağmur mu yağdı yoksa,
Kirpiklerin ıslak küçüğüm.!
Hiç yakışır mı hüzün,
Senin mercan gözlerine?
Dokunmasın hüznün eli,
O çiçek gamzelerine…
Gül, güller açsın yüzünde,
Avuçla, mutluluk büyüsün ellerinde…
Sen ağlama küçüğüm,
Sevgiler yeşersin minicik yüreğinde…
“Minicik” dedim ya dünyaları kuşatır,
Senin gül yüzünü çiçekler kıskanır,
Senin mevsimin bahar…
Yağmur mu yağdı yoksa,
Billur boncuklar da ne,
Gül yanağında duran?
Hadi al o boncukları,
Atıver gökyüzüne,
Bulutlar ağlasın,
Gözlerinin yerine….

       (Alıntı)

《Kimliğimi sormayın artık,
Dilim…dinim…ırkım…rengim…
Çocuk"tur benim…》

İrfan; çıktığın her seferden
dönmek hasret ekmeden…
Ektiysen de ders almaktır
hasret filizlenmeden,
Ekmediysen gönül almaktır
seferin bitmeden…

Mercan Dede


Aşk tokluğuna, sevda yokluğuna
sevmiştim ben seni.
Fazlasında gözüm yoktu oysa,
Bir kere sevseydin beni…

Alican Sofu

youtube

Karadut

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Agaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın a gülüm
Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.

II

Sigara paketlerine resmini çizdiğim
Körpe fidanlara adını yazdığım
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sıla kokar, arzu tüter
Ilgıt ılgıt buram buram.
Ben beyzade, kişizade,
Her türlü dertten topyekün azade
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan
Kibrit çöpü gibi kırılan
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
Sen benim mihnet icinde yanmış kavrulmuşum

N'etmiş, n'eylemiş, n'olmuşum
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.

Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sensiz bana canım dünya haram olsun.

vahşete baktığım bir pencereydi burası, çocuk ölümleriydi siyah beyaz. aksini söyleyebilecek dilimi yırttım. kan ter koşmaktı, yani bu yorula yorula ölmek, yani bu sevgi panayırı, kalpler, perdeler. kan siyahtı, eller siyah. kırılmıyor o elleriniz. kırılmadı. yani bu şiddete dahil olmak. yani şiddetle vahşete battığım bir gemiye döndü sonra her şey, çıktım, bahşettiğin kürek kemiğin, teşekkürlerdi. senin kalbini yırta yırta ruhunu eskite eskite pejmürde dediler. ben sana ab-ı rû dedim. elmas değil mercan. öykü değil şeyh galip. sana söylendi “son şarkısı kuğunun…”  başlangıçta hiçbir şey yoktu ve sonda da hiçbir şey kalmayacak, öp nihilist yerimden. uzun öp.ama ben; o vahşete bakarken bir kaç tel saçlarımı düşürmüştüm, ona yazıklar olsun demiştim. dilim yırttık, geri alamam. başa saramam. mübalağa etmiyorum. kısık sesle led zeppelin dinlemiyorum. yüksek sesle de seni sevmiyorum. ben şimdi sesin kimseyi rahatsız etmeyeceği yerlere doğru ölüyorum. bu pencereden ayrılıyorum. bu pencerenin içimde kırıkları. naylon ger. bu çiçekleri koru vahşetten. beni acıttığın kadar kimseyi acıtamayacaksam sevmekten intikam alamam. son bir gece daha öyle.. dizinde uyut, uykumda öldür beni artık.  


elde var hüzün

söyleşir

evvelce biz bu tenhalarda

                         ziyade gülüşürdük

pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının

ne meseller söylerdi mercan köz nargileler

      zamanla değişti

                   ayrılık girdi araya

                                   hicrana düştük bugün

ah nerde gençliğimiz

sahilde savruluşları başıboş dalgaların

yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller

                                                elde var hüzün

o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan

çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması

sırılsıklam âşık incesaz

       kadehlerin mehtaba kaldırılması

                      adeta düğün

hayat zamandan iz bırakmaz

bir boşluğa düşersin bir boşluktan

birikip yeniden sıçramak için

                                                   elde var hüzün

https://youtu.be/FEBg9y8vGRs

Yeşil başlı gövel ördek,
Uçar gider göle karşı…
Eğricesin tel tel etmiş,
Döker gider yâre karşı…

Telli turnam sökün gelir,
İnci mercan yükün gelir,
Elvan elvan kokun gelir,
Yâr oturmuş yele karşı…

Şahinim var bazlarım var,
Tel alışkın sazlarım var,
Yâre gizli sözlerim var,
Diyemiyom ele karşı..

Hani Karac'oğlan hani,
Veren alır tatlı canı,
Yakışmazsa öldür beni,
Yeşil bağla ala karşı…

#Karacaoğlan