marshalerikson

8

En çok üzüldüğüm yerlerden biriydi… Ne biliyim How I Met Your Mother'ı çok uzun senelerdir izliyorum ve çok saçma ama hayatımda bir yer edinmişti. Üzüldüğümde açıp izleyebileceğim, desteğe ihtiyacım olduğunda sanki doğru bölümü açarsam Lily bana öğüt verecek gibiydi. Kızıl kafalığını çok sevdiğim kadar sakin tavırlarını, arada çıldırmasını, anneliğini her şeyin önüne koymasını, özellikle hayatımda gördüğüm ve sahte olmasına 9 yıldır inanamadığım Marshal'la olan sevgisini çok sevdim. Sevgiye ihtiyaç duyduğumda Marshal'ın Lilye bakan gözleri vardı ve hiçbir şekilde gerçek hayatta onların başka insanlarla evli olduğunu kabul etmedim. Marshaldan kendi doğrularının arkasında durmanın ne kadar onurlu bir şey olduğunu, gerçekler ve doğrular için savaşmak gerektiğini öğrendim. Ve hiçbir erkek bir kadına onun kadar iyi davranamaz bence. Bi kere Barney gibi biri vardı. Efsanevi bir çatlak… Şuanki konuşmama bir çok farklı kelime kazandırıp düşüncelerimi çok değiştiren karakter .Dizilerde ki genel sapık karakteri sanar çoğu diziyi izlemeyen kişi. Ama Barney apayrı bir dünya. Tam olarak sosyopat diyebileceğimiz insanlardan. En yakın arkadaşının, çok sevdiği kadını hala daha sevmeye devam ettiğini öğrendiğinde sevmekten vazgeçen, evlenme teklif etmeden önce arkadaşından onay alan bir adamdı. Ceketleri sevmemi sağlayan karakterdi. Kanadayı sevmemi ağlayan sebepti Robin mesela. Geçmişinden kurtulmak isteyip bir türlü atamaması, baba problemleri, çetin cevizliği, kariyerini her zaman için aşkının önünde tutmaya çalışması, o kadar güçlü birinin bile gerçek aşka yenilmesini görüyordum ben onda. Robin Sparkels'ı ne kadar atmaya çalışsa da Ps: I Love You unutulmayan bölümlerden olarak kalacak Ted'e gelecek olursak en çok sevdiğim karakter belkide. Kadere benim kadar inanan birini görmek çok farklı oluyor. Ve eminim ki bağlanmaktan korkan insanlara, birisini sevmekten korkan insanlara aşkı, aşık olmayı sevdiren biriydi. Hayallerinin en büyüğünde olan New York silüliyetinde bir bina tasarlamak vardı. Bir kere hayallerimi yıktılar tekrar yıkarlar diye korktuğu için hayallerinden vazgeçmek istedi. Hala daha en ümitsiz olduğum zamanlarda, kalbimin kırık olduğu zamanlarda açar “Unfinished” bölümünü izlerim. Gerçekten en sevdiğim bölüm. Salı günlerime anlam kazandıran şeydi How I Met Your Mother. Asla sahip olamayacağımı bildiğim arkadaş grubunu izlemekti. Onlara katılmaktı kimi zaman. Kimi zaman Robin'e kızıp bağırıp çağırıp kimi zaman onun için çok üzülmekti. How I Met Your Mother insanlara, yüzlerini güldürmek için yapılmış en güzel programlardandı. Şimdi ona veda etmek zorunda olmak çok üzücü… İyi ki iğrenç hayatlarımızın her haftasından 20 dakika çalmışsınız. IT WAS LEGEN WAİT FOR IT DARY! IT WAS LEGENDARY…Sizleri tanımak çok güzeldi… Her şey için teşekkür ederiz. Elveda…