malakit

Sırıtıp bir cevap vermesini bekledim ama sadece aynı şekilde gözlerime bakıp gülümsedi. Ardından kafasını önüne eğdi ve “O kadar farklı ki…” diye homurdandığını duydum. Ne dediğini anlamak için gözlerimi kısarak ona bakarken duyduğumu fark edip gözlerini büyüttü. “Ne?” diye sordum, “Ne farklı?”

 Kafasını iki yana sallayarak “Kulakların…”

 "Kulaklarım mı farklı?“ diye sordum kafam karışmış bir şekilde. Oldukça büyük bir kahkaha patlattı. "Hayır Melek. Kulakların çok iyi, hep istemediğim şeyleri duymanı sağlıyor ama.