maker: damla

‘savruldu esen rüzgarda
birbirine aşık iki yağmur damlası
dağıldı, zerrelerine ayrıldı
zerreler çiy oldu
ağaca düştü, yaprağa, deryaya ve sevdaya
her damlanın her zerresi birbirine karıştı da
yok oldu birbirine aşık iki yağmur damlası
çünkü yok olmaktı aşık olmak 
ne aşık ne maşuk iki olmazdı 
hâl-i aşk ile hiç oldular da anladılar
aşk, zerrelere ayrılmak, zerrelerin birbirine karışması, çok olmak 
ve nihayetinde
terk edip çokluğu da yok olmaktı yegane varda’

Okulda arka sırada,otobüste en arka koltukta,oturduğumuz cafe ve kahvelerde bile yüzümüz kapı ya sırtımız duvara dönük oturduk sırtımızı dönebileceğimiz çok fazla insan olmadi şu hayatta bizde hayatı hep uzaktan yaşadık