louis-aragon

Daha büyük bir rüzgâra karşı yazıyorum ve kızmasınlar
Sadece şişirilmiş yelken olanlar
Bu rüzgâr daha güçlü eser ve daha kırmızıdır kor

Tarih ve aşkım hep aynı adımlarla yol alıyor
Daha büyük bir rüzgâra karşı yazıyorum hem ne gerek bana
Okumayanlardan buğdayların kumrallığında

Geleceğin ekmeğini ve bana ne gülenlerden benim için her kapı
Senin geçidin olsun ve her gök senin gözlerin
Giden bir tramvay hep bir şeyler götürür senden

Daha büyük bir rüzgâra karşı bulutlu bir havada
İstediğim gibi yazıyorum hem ne yapılabilir sağırlara
Kötü bir oyunda hile gibiyse şarkı söylemek onlar için

Hiç bir aşk yok ki bizim aşkımız gibi olsun
Bana yol göstermekte adımlarının izi
Güneş değil sensin ısıtan beni

Ellerinin renginden anlıyorum güneşi
Aşksız güneş rastlantısal bir ömür
Aşksız güneş bu yarın’ sız bir dündür

Ayrılıklar varsa çekip giden hep sensin
Hep bizim aşkımız var ağlayan her bir gözde
Hep bizim aşkımızdır yolu şaşırılmış sokak

Bu bizim aşkımızdır yol kapanınca sensin
Sensin sızlayan yürek hareket edince tren
Sensin tek eldivene eş olacak eldiven

İnsanı solduran her bir düşünce sensin
Uzun uzun sallanan mendiller de sen
Sensin gemilerin güvertesinde giden

Susan hıçkırıklar sen agucuklar sen
Ve akşam eşikteki sessiz itiraflar
Ağızdan kaçan bir fısıltı uykuda söylenen sözler

Yakalanmış bir gülücük uçuşan perde
Bir okul avlusunda uzaktan yankılanışı seslerin
Bir iki üç diye sayan çocuklar ebe sırası kimde

Geceleyin damlar üzerinde güvercinlerin sesi
Hapishanelerin iniltisi dalgıçların incisi
Şarkı söyleten ve susturan her şey sensin

Ve söylediğim şarkı da sen o büyük rüzgâr ile

Louis ARAGON

‘’Kimsenin bilmediği bir buluşma sözünü

Kaçan bir orduyu sert rüzgârlı bir günde

Bir annenin adımını bir zindan önünde

Bir erkeğin türküsünü zeytinlikler altında dinlenme vakti

Sisli bir ülkede bir horoz döğüşünü
Yurdundan ayrı düşmüş askerin gülünü

Gülümü yaratacağım senin için hem de ne kadar
Elmas varsa deniz suyunda o kadar gülü
Ne kadar yüzyıl varsa gök tozları içinde o kadar gülü
Tek bir çocuk kafasında ne kadar düş olabilirse o kadar
Ne kadar aydınlık içerebilirse bir hıçkırık o kadar hem de..’’

Louis ARAGON

Paris Surrealists. “This is the inner circle of the Paris Surrealists:(top row) Maxime Alexandre, Louis Aragon, André Breton, Luis Bunuel, Jean Caupenne; (second row) Salvador Dalì and Paul Éluard; (third row) Max Ernst and Marcel Fourrier; (forth row) Camille Goemans and René Magritte; (bottom row) Paul Nougé, Georges Sadoul, Yves Tanguy, André Thirion, Albert Valentin.

Que ce soit dimanche ou lundi, soir ou matin, minuit, midi, dans l'enfer ou le paradis, les amours aux amours ressemblent. C'était hier que je t'ai dit nous dormirons ensemble. C'était hier et c'est demain, je n'ai plus que toi de chemin. J'ai mis mon cœur entre tes mains avec le tien comme il va l'amble tout ce qu'il a de temps humain. Nous dormirons ensemble. Mon amour ce qui fut sera, le ciel est sur nous comme un drap. J'ai refermé sur toi mes bras et tant je t'aime que j'en tremble, aussi longtemps que tu voudras, nous dormirons ensemble.

Nous Dormirons Ensemble - Louis Aragon

Sevgilim kelimesi en çok bu şiire yakışır.

“Bir büyük sır söyleceğim sana
Beceremem ben
Sana benzer zamandan sözetmeyi
Senden sözetmeyi beceremem ben
İnsanlar vardır hani istasyonlarda
El sallayan tren kalktıktan sonra
Yani ağırlığıyla göz yaşlarının
Kolları yana düşer onlara benzerim ben.
Bir büyük sır söyleyeceğim sana
Korkuyorum senden
Korkuyorum ikindilerde seni pencerelere götüren şeyden
Korkuyorum davranışlarından söylenmedik
sözcüklerden
Hızlı ve usul geçen zamandan
Korkuyorum senden
Bir büyük sır söyleyeceğim sana kapıları ört
Ölmek sevmekten daha kolaydır
Bundandır yaşamanın sancılarına yönelmem
Sevgilim.”

Louis Aragon

sana söz geçmişten bahsetmeyeceğim bir daha
bugün adımlarından başlıyor her şey
bir kıvrımdır giysinin bana yaşamaktan kalan
başka şeyin yeri olmadı seni buluyorum en sonunda ben
sevgilim sevgilim inanıyorum sana

/Louis Aragon - Bana baktın gözlerinle