loplus

bitkiselsaglikvakfi.org
Kanada Sarı kökü, Kanadishe Gelbewurzel, Hydrastis canadensis

Kanada Sarı kökü, Kanadishe, Gelbewurzel, Hydrastis kanadensis L. Familyası: Düğünçiçeğigillerden, Hahnenfuβgewâchse, Rnunculaceae Drugları: Kanada sarı kökü; Hydratis rhizoma Kanada sarı kökünün sadece tentürü ve natürel ilacı yapılır. Fakat çayı zehirli olması nedeni ile içilmez. Giriş: Eskiden Amerika’da Kızılderililer tarafından çok çeşitli maksatla kullanılmıştır. Mesela Cherokeler (Çirdiler) sindirim bozuklukları, boğaz, bademcik, dişeti, bölgesel iltihaplanmalar ve de iştah açıcı olarak kulla-nılırken, İrokesler (Kızılderili boyu) başta boğmaca, karaciğer rahatsız-lıkları, ateş, deri rahatsızlıklarını yıkama, göz iltihapları, yaralar ve kalp rahatsızlıklarına karşı kullanmışlardır. İlk defa 1760 yılında Avrupa’ya getirilen Sarı kök Kuzey Amerika’da ilk defa 1860’da Farmakoloji kitap-larda yer almaya ve 1890’dan itibaren araştırma, test ve deneyleri ya-pılmaya başlanmıştır. Botanik: Vatanı Kuzeydoğu Amerika yani Kanada ve ABD’nin Doğu Eya-letleri olup buradan dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Boyu 20-40cm’i bulan bir sap üzerinde, karşılıklı iki yapraktan meydana gelir. Yaprakları genellikle 5 loplu, kenarları hafif kertikli, koyu yeşil renkli, ortadan uçlara doğru her lop için bir damar yani 5 ana damar uzanır. Yaprakları 15-25cm genişliğinde, 10-20cm eninde, lop uçlarına doğru sivrice ve tabanı ise el şeklindedir. Çiçekleri yaprak dibinden uzanan bir sap üzerinde bulunur. Çiçeğin etrafını saran sarımsı yeşil taç yaprakları kalp şeklinde ve üç adettir fakat hemen döküldüklerinden genellikle taç yaprakları yok zannedilir. Ortada beyaz saplı, sarımsı yeşil uçlu, döllen¬me tozlukları bulunur ve meyveleri önce yeşil olgunlaşınca kırmızı bir renk alır ve de küçük böğürtlene benzer. Hasat zamanı: Kanada sarı kökünün üç yıllık kökleri sonbaharda topraktan çıkarıldıktan sonra temizlenir, yıkanır ve kurutulduktan sonra tentür veya natürel ilaç yapımında kullanılır. Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir. Özel bir bakıma gerek yoktur. Birleşimi: Birleşiminde alkaloitlerin alt grubu Isochindin alkaloitler (Izokinolin alkaloitler) %2,5-5 oranında bulunur ve bunun %1,5-4’ünü Hydrastin ‘1-2’ünü Berberin (Amberbaris’e bak), %0,5-1 Canadin (Kanadin), Berberastin ((%Hydroxy-berberin) ve Mezonin içerir. Hyrastin; Hyrastin’in oksitlenmesi ile Hydrastinin ve Opianasit meydana gelir. Ayrıca reçine, β-Sitosterol, Tanen %8, Nişasta ve az miktarda eter yağından meydana gelir. Tesir şekli: Tonik (vücudu kuvvetlendirici), damarları büzücü, kanamayı durdurucu, üşütmeye karşı direnç kazandırıcı, iltihapları önleyici, antibakteriyel (bakterileri öldürücü), iştah açıcı ve hafif müshil yapıcıdır. Araştırmalar: 1) Conrad WESSELHOEFTS 8 denek üzerinde yaptığı araştırma sonucu Kanada sarı kökü tentürünün mide, bağırsak, burun ve boğaz mukozasına birinci derecede etki ettiğini gözlemlemiştir. (LBH) 2) A.V.Fellenberg-Ziegler K.sarı kök tentürünün her türlü kanser ve kan-ser benzeri rahatsızlıkları iyileştirdiğini iddia etmektedir. (H.A.208) 3) Bir iş arkadaşım babasının akciğer kanseri olduğunu söyledi. Bende ona K.sarı kökü tentürünü, Eğri kökünü ve Civanperçemi otunu tavsiye ettim. Eğri kökü çiğneme ve Civanperçemi otu çayı içme Maria Treben’in tavsiyesi, Kanada Sarı kök tentürü damlası alma A.v.Fellenberg-Ziegler’in tavsiyesidir. (H.A.208) Kullanılması:  a) Homeopati’de İltihaplı, cerahatli, sarımsı yeşil mukoza (sümüksü iç deri) rahatsızlıkları özellikle de kronik fakat aynı zamanda akut mide-bağırsak üşütmeleri, iltihapları, akut veya kronik nefes yolları, akci¬ğer ve burun boşluğu üşütmeleri, iltihapları ve karaciğer-safra rahat-sızlıklarına, ağız içi, dişeti, yutak, boğaz ve göz iltihaplanması, deri ka-şın¬tısı, kulak ağrısı, lenf bezi rahatsızlıkları ve şişmesine karşı kul-lanılır. W.Zimmermann’a göre kalın bağırsak iltihapları ve bağırsak kanamalarına karşı en iyi natürel ilaçlardan biridir ve ayrıca safra taşlarını düşürücü özelliğe sahiptir. Kadın hastalıklarından; rahim kanaması, uzun ağrılı ve sancılı adet görme, myom kanaması (rahim uru kanaması) ve beyaz akıntıya karşı kullanılır. Bazı yazarlar her türlü kanser ve kansere benzer ur, yara ve iltihaplara karşı en iyi ilaç olduğunu iddia etmektedirler. Fakat klinik testi ve deneyi yapıl-mamıştır. Çayı: Çok zehirli olması nedeni ile toz haline getirildikten sonra 100gr’lık çay harmanında 5gr bulunabilir. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Şayet kişinin dili beyaz ve dil üzerinde diş izi var ise, 2) Unutkan, halsiz, dermansız ve zayıflamış 3) Mukoza iltihaplanması, kanama veya mukoza salgıları sarı, sarımsı yeşil, sarımsı kırmızı renkte 4) Kanser yaraları ve iltihapları var ise Bu gibi hallerde Kanada sarı kök tentürü alınması gerekir. Homeopati’de: Kurutulmuş, ince kıyılmış Kanada sarı kökünden 50gr bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 500ml etanol ilave edilerek güneş ışınlarından uzak bir yerde muhafaza edilir. şişe iki günde bir çalkalanır ve 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de adı ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden 1ml, 100ml %70’lik etanolla karıştırıl¬dıktan sonra ancak kullanılabilir ve de bu tentür D3 diye anılır. Günde 3-5defa 1-2damla 6-8hafta süreyle yukarıda adı geçen rahatsızlıklara karşı alınır. Almanya’da D1-D3 ancak doktor reçetesi ile kullanılabilir. D1 ve D2 kullanıldığında ağızda keseleşme ve uyuşma olabilir. Yan tesirleri: Tarife uyulmaz ve aşırı miktarda alınır ise kalp atışlarını yavaşlatır ve hatta kasları felce uğratabilir. Ben dişeti iltihabına karşı D1 tentüründen günde 4-5defa, 1-2damla almaya başladığımda ağzımda özellikle alt çenemde bir uyuşukluk hissettim ve hemen 1ml Kanada sarı kök tentürünü 100ml %70’lik etanolla karıştırarak D3 tentürü elde ettikten sonra almaya devam ettim. (10.06.1999) Şayet zehirlenme olur ise tıbbi kömür yutulmalı ve hastanede mide yıkanmalıdır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-09/kanada-sari-koku-kanadishe-gelbewurzel-hydrastis-canadensis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Kudretnarı, Balsamgurken, Mordica charantia

Kudret narı, Balsamgurken, Mordica charantina Papara Acayip elma Mucize elma Balsamlı Hıyar Familyası: Kabakgillerden, Kürbisgewaechse, Cucurbitaceae Drugları: Kudretnarı meyvesi: momordicae charantiae fructus Kudret narı tohumu: momordicae charantiae semen Kudret narı meyvesinin ekstresi elde edilebilir, tohumlarının zeytinyağı ile veya balla macunu yapılır. Botanik: Vatanının doğu Hindistan olduğu tahmin edilen kudret narı Af¬ri¬ka ve Asya’nın tropik bölgeleri ile Türkiye ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde de yetiştirilmektedir. Türkiye’nin genellikle Yalova ve Bursa civarın¬da yetiştirilmektedir. Bitki bir yıllık, tırmanıcı ince gövdelidir ve yapraklarının karşısından çıkan uzun tutunma helizonları ile çevresindeki ağaç, çit veya duvara tutunarak yükselir. Yapraklar uzun bir sap üzerinde 5-9 loplu, ayası kalp şeklinde, kenarları dişli sarımsı veya açık yeşil renkte 10-20 cm eninde 12-25 cm uzunluğundadır. Çiçekleri açık sarı, sarı veya koyu sarı renkteki taç yapraklara sahiptir ve beş taç yapraktan meydana gelir ve de yumurta şeklindedir.Meyveleri 8-15 cm uzunluğunda, 4-10 cm eninde üzeri çıkıntılı ve uçlara doğru sivricedir. Önce yeşil olan mey¬ve, sonra olgunlaştıkça yavaş yavaş sarı ve nihayet altın sarısına dönüşür ve içinde 20-30 adet koyu kırmızı renkte fasulyeye benzer tohumları vardır. Yetiştirilmesi: Genellikle Türkiye’nin Yalova ve Bursa illerinde yetiştirilmektedir, fakat Marmara, Eğe ve Akdeniz bölgesin in diğer illerinde de yetiştirilebilir. Hasat zamanı: Sonbaharda toplanan meyveleri taze olarak yendiği gibi tohumlarından kudret narı yağı veya macunu yapılabilir. Birleşimi: Tohumun birleşimindeki önemli madeler; a) Cucurbitacin türevleri; Momordicosid A, B, C, D, ve E b) Sabit yağlardan; Trienasitlerden, α- Elâosterinasit ve trichosanasit c) %40-50 Protein içerir ve α-Momorcharin, β-Momorcharin ve Momordin’i sayabiliriz. d) Ayrıca Alkaloitler, Saponinler, Kinonlar, Reçine, Musilaj, Steroller ve Taninler içerir. Araştırmalar: 1) Bir tanıdık (H.KAR.) yıllarca gastritten muzdaripti ve buna karşı 1 ay Kudret narı yağından günde 3-4 defa 3 hafta 1 kahve kaşığı içtiğini ve iyileştiğini söyledi. 2) 20/12/2000 den beri günde 2-3×1 kahve kaşığı mide ağrısına karşı alıyorum. Bugün (31/12/2000) 10 yıldır mevcut olan dilimdeki şişkinliğin normale döndüğünü gördüm ve midem ağrımaz oldu fakat modern araştırmalar yapılıp etkisinin ispatlanması gerekmektedir. Tesir şekli: İltihapları önleyici, yaraları iyileştiricidir. Kullanılması: Halk arasında Kudret narının tohumundan elde edilen yağ; mide gastriti ve mide ülserine karşı etkili olduğu söylenmektedir. Haricense yaralara sürüldüğünde iyileştirdiği söylenmektedir. Yağı: Kudret narı yağını elde etmek için tohumları yıkanır, ortadan yarı¬lır ve bir şişeye konarak üzerine kaliteli zeytinyağı ilave edilir. Şişe güneş gören bir yerde 4-6 hafta bekletildikten sonra günde 3 defa bir kahve kaşığı alınır. Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-09/kudretnari-balsamgurken-mordica-charantia.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Alıç, Hawthorn, Weissdorn, Crataegus monogyna

Ağaç | 3-7 m | Ca, Ho, Na | 5-6 Aylar | Çiçek, Yaprak ve Meyveleri Alıç, Weissdorn, Crataegus monogyna Kalp gülü Syn: “ oxyacantha Alıç (yemiş) Yemişen Erderan Beyaz diken Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae Drugları: Alıç meyvesi; Crataegi fructus Alıç çiçek ve yaprağı; Crataegi folium cumflore Giriş: Alıç çiçek ve yaprakları genellikle birlikte kullanılır ve birebir karıştırılır. Alıç çiçek ve yaprakları çay, ekstre ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Alıcın meyvesi ise tentür yapımında kullanılır. Alıcın bilinen 1000 türü vardır ve bunlardan Dişli Alıç; Crataegus monogyna, Loplu Alıç; Crataegus laevigata ayrım yapılmadan kullanılır. Bu iki türün haricindeki Alıç türleri de kullanılabilir, fakat etkileri oldukça düşüktür. Alıç çiçek ve yaprağının kalp zafiyetine karşı kullanılması oldukça eskidir fakat ilk klinik araştırmasını E.Assmann 1930 yılında gerçekleştirmiş ve onu diğer araştırmalar takip etmiştir. Dişli Alıç genellikle Avrupa, Kuzey Afrika, Türkiye, Horasan ve Türkistan’da Loplu Alıç ise genellikle Avrupa’da yetişir. Bazı yazarlar Almanca Weibdorn karşılığı olan Akdiken kelimesi ile Akdiken bitkisinin kastedildiğini iddia etmişlerdir. Oysa Akdiken bir bitkidir ve Alıçla hiçbir ilgisi oktur. Bu nedenle bu konuda kitap yazanların sapla samanı ayırmaları gerekir. Botanik: a) Dişli Alıç veya Tek iğneli Alıç’ta denir çünkü yapraklarının lopları sivrice olup köpek dişine benzerken çiçeklerinin göbeğinde tek iğne (monogyna) olduğundan Tek iğneli diye anılır. Yaprakları derin loplu ve lopların ucu sivri olduğundan Dişli Alıç diye de anılır. Yaprakları 3-5loplu, üst yüzeyi koyu yeşil renkli, parlak, alt yüzeyi açık yeşil renkli ve donuk ve de derimsidir. Çiçekleri demet gibi topluca bir arada, uzun saplı, kupa yaprakları incecik ve yeşil renkli, taç yaprakları 5 adet, 0,5cm çapında, küre şeklinde, beyaz veya beyazımsı pembe renklidir. Çiçeklerin ortasında 15-20adet topuzcuğu pembemsi, beyaz saplı döllenme tozlukları ve göbekte bir iğnesi vardır. Bu alıç’ın göbeğinde bir iğne olduğundan Tek iğneli (monogyna) ismi ile de anılır. Meyveleri küre veya yumurta şeklinde, 0,6-1cm uzunluğunda, 0,4-0,8cm eninde, koyu kırmızımsı renklidir. b) Eliptik Alıç; Crataegus laevigata, bu tür yukarıdakinden daha farklı olarak genellikle Avrupa’da yetişir ve yaprakları ile çiçeklerinden basit farklılıklar vardır. Yapraklarına eliptik denmesinin nedeni eliptik şekilde olmasındandır ve kenarları da kertiklidir. Yaprakları 3-5loplu, loplar bazen derin, bazen de oldukça küçüktür ve kenarlarının kertikli olmasının nedeni ile Kertikli Alıç’ta denir. Çiçekleri aynı yukarıdaki şekilde olup yalnız iki küçük farkı vardır. Döllenme tozlukları kırmızı renkte ve göbekte iki iğnesi vardır. Meyveleri oldukça küçük olup 1-5cm çapında, kırmızı renkli, içinde 2-3çekirdek bulunur. Yetiştirilmesi: Bu iki türün de Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetiştirilmesi mümkün olup özel bir bakıma ihtiyacı yoktur. Hasat zamanı: Yaprak ve çiçekleri ayrı ayrı veya birlikte toplanır ve kurutulur. Çiçek ve yaprakların eşit oranda veya eşite yakın oranda olması en uygun ve etkili olanıdır. Alıç çiçek ve yapraklarının gölgede kurutulması ve 38C˚’den fazla ısı olursa çiçeklerinin birleşimindeki eterik yağlar bozulabilir. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Yaprak ve çiçeklerinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Flavonitler %1,5-2 arasında olup en önemlileri; Vitexin-2-O-α-L-rhamnosit %0,53, Hiperoksid %0,28, Rutin %0,17, Vitexin %0,02 ve ayrıca Vitexinrhamnosit, Epiodictyolglikozit, İzovitexin, Orientin, Orientin-2-O-rhamnosit ve Apigenin-Luteolin ve Kâmpferol türevleri b) Procynidin türevleri %2-3 arasında olup (+)-Cartechin ve (-)-Epicatechinler’in 0C-4 ve C-8’dan çeşitli şekilde birbirleri ile bağlanmasıyla Procynidin türevlerini oluşturur. Procyanidinler; Procynidin B-2=((-)-Epicatechin/(-)-Epicatechin) Procynidin B-1=((-)-Epicatechin/(+)-Epicatechin), Procynidin B-3=((+)-Catechin/(+)-Catechin) ve Procynidin B-4=((+)-Catechin/(-)-Epicatechin) ve Procynidin A-2 içerir. A çift bağlantıyı, B tek bağlantıyı ve C üçlü bağlantı olduğunu açıklar. c) Organik asitler; Chlorogenasit, Kahve asidi d) Triterpencarbonikasitler; Oleonol asit, Ursolasit ve Crataegolasit (=2-α-Hyroxyoleanolasit) e) Aminler; Cholin, Asetilcholin ve Alkalaminler f) Xanthin türevleri; Adenin, Adenosin ve Ürik asit g) Vitaminler ve mineraller özellikle Potasyum içerir. Meyvesinin birleşiminde olan maddeler; a) Triterpenasitler %0,3-0,5 arasında ve en önemlileri; Ursolasit ve Crataegolasitler içerir. b) Flavonitler; Vitexin, Vitexinrhamnosit ve Hyrosid Procyanidinler; %2,5-3,5 arasında olup en önemlileri; Procynidin B2, B3, B4, B1 ve A2’dir. Araştırmalar: Alıç ekstresi ile binlerce klinik veya muayenehanede binlerce kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemeleri yapılmış ve çok güzel sonuçlar elde edilmiştir. 1) Sadece 1991-1994 yıllarında 14 kontrollü klinik araştırmasında toplam 741 kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu araştırmalarda önce hastalara günde 180mg Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) verilmiş ve bu miktar sürekli artırılarak 1994’den itibaren günlük 900mg’ın daha etkili olduğu tespit edilmiştir. (RP.104) 2) Toplam 3664 kalp rahatsızlığı olan hasta üzerinde 940 doktorun kendi muayenehanesinde veya Üniversite kliniğinde kimyasal ilaçlarla veya Alıç ekstresi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) alan 1476 hastanın kimyasal ilaç alanlara göre daha iyi duruma 8 haftada ulaştıkları tespit edilmiştir. Alıç ekstresinin hiçbir yan tesri olmadığı gibi diğer organlarda olumlu etkileri vardır. Bu tedavi sonunda hastalarda görülen güçsüzlük, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kalp teklemesi, ödem, göğüs basıncının artması (göğüs sıkışması), zorlanarak öksürme gibi rahatsızlıkların iyileştiği görülmüştür. (ZP.1.98.22) 3) A.Förster ve ekibi 1994’de kalp zafiyeti olan 40 hasta üzerinde Alıç ekstresi ile 8 hafta süren tedavi denemesi yapmıştır. Bu tedavi so-nucu, dermansızlık, hemen yorulma, zorlanmada nefes darlığı, göğüs sıkışması ve güç kaybını iyileştirdiği tespit edilmiştir. (ZP.1.94.20) 4) Tauchert ve ekibi 1994’de Leverkusen’da kalp zafiyeti olan 132 hasta üzerinde klinik araştırması yapılmış ve bunlardan bir gruba günde 3x500mg Alıç ekstresi, diğer gruba kimyasal ilaç olan Kaptopril verilmiştir. Tedavi 8 hafta sürmüş ve Alıç ekstresi alanların kimyasal ilaç alanlardan daha etkili olduğu anlaşılmıştır. (ZP.2.94.78) Tesir şekli: Kalp kaslarını kuvvetlendirici (inotrop), kalp damar-larındaki (koroner) kan dolaşımını artırıcı, kalp frekanslarını düzenleyici, tansiyonu düzenleyici, damarları genişletici, krampları çözücü ve teskin edicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalara göre; Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) başta; koroner yetmezliği, kalp çarpıntısı, güç kaybı (kalbin beslenememesi nedeni ile), göğüs sıkışması, kalp atışlarında anormallik (aritmi=kalp ritim bozuklukları), nefes darlığı, hemen yorulma, vücudun su toplaması (ödem) ve gece nefes darlığı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Bütün bu rahatsızlıklar kalp zafiyeti sonucu ortaya çıkarlar. b) Komisyon E’nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç yaprak ve çiçek çayının ve ekstresinin NYA I.ve II.derecedeki kalp zafiyetine karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir. c) Homeopati’de; Alıç tentürü Alıç meyvelerinden hazırlanır. Başta; yorgunluk, dökülmüş gibi dermansızlık, iştahsızlık, korkulu ve tahriş edici hal, ağır baş ağrısı, baş dönmesi, uyuyamama ve korkulu rüyalar görmeye karşı kullanılır. d) Halk arasında; Kalp ve damar rahatsızlıkları, yüksek ve alçak tansiyona karşı kullanılır. Meyvesinin kullanımı ise; a) Komisyon E2nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç meyve çayı, tentürü veya ekstresinin kalp damarlarında (koroner) kan dolaşımını artırıcı ve genişletici, kalbi kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici ve arteriosklerozu önleyici olduğu beyan edilmiştir. b) Alıç meyvesinin tentürü başta kalp zafiyeti ve kalp zafiyeti ile ortaya çıkan güçsüzlük, nefes darlığı, göğüs daralması, yüksek tansiyon, damara sertliği gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Açıklama: New York Kalp hastalıkları derneği (N.Y.H.A=New York Hearth Association) kalp hastalıklarını ağırlığına göre 4 bölüme ayırmış ve Alıç ekstresinin NYHA 1 ve 2’ye karşı etkili olabileceğini beyan etmiştir. N.Y.H.A 3 ve 4. derecedeki kalp rahatsızlığına karşı Digitalis (Yüksük otu tentürü) veya Adasoğanı tentürü kullanılır. Alıç diğer kalbe etkili olan bitkilerden farklı olarak hem yüksek hem de alçak tansiyona karşı etkilidir. Yani tansiyonu ayarlayıcıdır. Alıç yaprak ve çiçeklerinden elde edilen ekstreye kısaca Alıç ekstresi denir. Alıç ekstresi kalp damarları yani koronerleri genişletir. Buralardaki tıkanmaları önler ve kalp kaslarına oksijen, besin ve akyuvar akışını artırarak kalbi besler, buradaki iltihapları önler. Bu nedenle en iyi koroner ilacı olarak gözükür ve de ispatlanmıştır. Çayı: İçilecek her bardak çay için iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Gökçek Kalp çayı (kalp güçlendirici ve yüksek tansiyona karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >40 gr Ökse otu >20 gr Oğulotu yaprağı Gökçek Kalp çayı (sindirim bozuklukları ve kalp rah.); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Oğulotu yaprağı >15 gr Papatya çiçeği >15 gr kimyon tohumu Gökçek Kalp çayı (kramplı kalp rahatsızlığına karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Kaz otu >20 gr Oğulotu yaprağı >10 gr Arnika çiçeği Gökçek Kalp çayı (sinirsel nedenle); >40 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu >10 gr Zencefil kökü Gökçek Kalp çayı (sinirsel kalp rahatsızlık); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu Dr.Rauch Kalp çayı (kalp ve alçak tansiyon için); >30 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Biberiye yaprağı >30 gr Civanperçemi otu Homeopati’de: Olgunlaşmış Alıç meyvesi ezildikten sonra 20gr’ı bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70’lik Alkol ilave edildikten sonra 6-8hafta bekletilir ve sonra süzülerek Homeopati’deismi ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süreyle alınır. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Baş ateş gibi sıcak ve yanıyorsa 2) Kalp çarpıntısı ve kalp hışırtısı 3) Mide-bağırsak rahatsızlıkları 4) Kalp ağrısı ve batması 5) Baş dönmesi 6) Deri kaşıntısı 7) Hava alamama, tık nefes, nefes darlığı 8) Dermansızlık, güçsüzlük 9) Göğüste ağrı ve göğüs kafesinde ağrı 10) Baş ağrısı, migren, başta basınç ve başta hissedilen ağrı 11) Burun kanaması 12) İç huzursuzluk 13) Uyuyamama veya uyuma zorluğu 14) Kusma 15) Kalbi büyümüş gibi hissetme Bu gibi hallerde Alıç tentürü gerekir. Yan tesirleri: Alıç yaprak, çiçek ve meyvesinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Bu yukarıdaki iki türün haricinde kullanılabilen üç tür daha vardır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-10/alic-hawthorn-weissdorn-crataegus-monogyna.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Rüzgargülü, Leberblümchen, Hepatica nobilis

Çok Yıllık | 0,05-0,15m | Ho,Na | Yaprakları | Zehirli Rüzgârgülü, Leberblümchen, Hepatica nobilis Mart Çiçeği Karaciğer otu Karaciğer Çiçeği Familyası: Düğünçiçeğigillerden, Hahnfussgewaechse, Ranunculaceae Drugları: Rüzgârgülü otu: Hepaticae herba Rüzgârgülünün kökleri hariç tamamı, çay, tentür ve natürel ilaç yapı¬mında kullanılır. Botanik: Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ve Türkiye’nin kuzey ve kuzey-doğu bölgelerinde yetişir. Rüzgârgülü genellikle ormanlarda ağaç altlarında kili, kireçli topraklarda ve hafif nemli yerlerde daha gür yetişir. Kökleri küçük bir yumru şeklindeki ana kök ve ondan çevresine yayılan saçak şeklindeki yan köklerden oluşur. Yaprakları uzun bir sap üzerinde direkt kökten çıkan rozet yapraklar olup, yaprakları üç loplu her lop kalp şeklinde ve bütün olarak karaciğere çok benzer. Bu nedenle karaciğer otu veya karaciğer çiçeği diye anılır. Yapraklarının üst yüzeyi koyu yeşil alt yüzeyi erguvani renkli ve de yaprakları derimsi sertliktedir. Çiçekleri uzun üzeri tüylü bir sap üzerinde olup 6 adet yumurta şeklinde eflatun, mor veya leylaki renkte taç yaprakları ve bunları kavrayan üç adet yeşil renkli kupa yapraklarına sahiptir. Çiçek göbeğinin ortasında 20-30adet beyazımsı döllenme tozlukları ve ortasında ise açık yeşilimsi renkte bir göbeğe sahiptir. Yetiştirilmesi: Tohumları veya kökleri ilkbaharda gölgeliklere ekilir bitki bir defa ekildiğinde çevresine yayılır. Hasat zamanı: Yaprak ve çiçekleri Nisan ve Mayısta toplanarak kuru-tulur, zira taze iken çok zehirlidir. Birleşimi: Birleşimindeki en önemli maddeleri şöyle sıralayabiliriz. a) Loktontürevleri : Protoanemonin, Anemonin ve Ranunculin’i sayabiliriz.Rüzgargülü taze iken birleşiminde yüksek oranda zehirli olan Protoanemonin içerir fakat bitki kurutulunca Protoanemonin Anemonin’e dönüşür ve zehirliliği kaybolur. b) Flavonglikozitleri; Quercetin -3 –β – D- glikosit (Izoguercitrin), Quercetin -3 –β –glikronit, Quercetin -7 –β –D- glikosit (Quercimeritrin) c) Antosiyanlar; Cyanidin -3- glikosit (Chrysanthemin) Cyanidin -3- xylosulglikosit ve Cyanidin -3- sambubiosit Tesir şekli: İltihapları önleyici ve üşütmeye karşı etkilidir. Kullanılması: a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılma-mıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Rüz-gârgülü yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örne¬ğin bronşite karşı A. Itır, Çuha kökü, Sinirli ot, Güneş gülü, ZYE pre¬pa-ratları veya Gökçek İksiri daha etkilidir. b) Halk arasında eskiden safra ve karaciğer rahatsızlıkları ve bronşite karşı kullanılmıştır. Günümüzde pek kullanılmamaktadır çünkü bu rahatsızlıklara karşı yan tesiri olmayan ve etkisi daha çok yüksek olan başka şifalı bitkiler vardır. Safra ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı Enginar yaprağı, kırlangıç otu, Deve dikeni tohumu Zerdeçal kökünü, Bronşite karşı Sinirotu, kekik, Çuha kökü ve Grindelyayı tavsiye ede-biliriz. Yan tesirleri: Rüzgârgülü taze iken zehirlidir, kurutulunca zehirliliği kayıp eder. B) Beyaz Rüzgârgülü, Buschwindröschen, Anemone nemorosaL. Beyaz çiçekli, yaprakları gövde üzerinde üç adet olup, her yaprak beş parmak şeklinde parçalı ve kenarları derin dişlidir. Tıbbi bir özelliği yoktur, bu nedenle ilaç olarak kullanılmaz. C) Sarı Rüzgârgülü, Gelbe Windröschen, Anemone sonuncu lades. Çiçekleri sarı, yaprakları gövde üzerinde ve çiçeğe daha yakındır. Bu türden de tıbbi olarak istifade edilmemektedir. D) Balkan Rüzgârgülü Balkan Windröschen Anemone balkanicum. Bütün özellikleri baştaki Rüzgârgülüne benzer ve onun gibi kullanılır. Sadece Taç yaprakları 8–10 adet olup başka bir farkı yoktur.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2014-12-26/ruzgargulu-leberblumchen-hepatica-nobilis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Oğul otu, Melisa, Melisse, Mellissa officinalis

Çok Yıllık | 0,3-1m | 6-8 Aylar | Ça,Na,Ho | Yaprak ve Eter yağı Oğul otu, Melisse, Mellissa officinalis Kovan otu Limon otu Arı otu Arı çiçeği Arıcı otu Kalp otu Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütengewâchse Lamiaceae (Labiatae) Drugları: Oğul ot yaprağı; Melissae folium Oğul otu eter yağı; Melissae aetheroleum Oğul otunun yaprakları çay, tentür, natürel ilaç yapımında ve yaprak-larından eterik yağ(yağ) yapımında kullanılır. Giriş: Oğul otunun bilinen beş alt türü mevcuttur ve bunlardan kokar oğul otu; melisa officinalis ssp. Alt ismi pek hoş kokulu değildir. Limon oğul otu; M. Off. Ssp. Off. İse en yaygın olan, limon gibi güzel kokusu olan türdür, bu nedenle bunu inceleyeceğiz. Ayrıca nadiren de olsa bodur oğul otu; M. Off. Ssp. Foliosa, Lila oğul otu; M. Off. Ssp. villiosa ve Üç loplu oğul otu; M. Off. Ssp. Verticilata’ da yetiştirilmektedir. Me¬lisa; Bal arısı ve officiinalis ise şifa anlamına gelir. Türkçe oğul otu, Kovan otu, Arı otu, Arıcı otu, Arı çiçeği gibi isimlerle anılması onun arılar tarafından çok sevilmesinden dolayıdır ve limon otu diye anılması kokusunun limona benzemesi ve de kalbe etki ettiğinden dolayı da kalp otu diye anılır. Tarihte eski Mısırlılar ve Filistinliler tarafından kullanılan oğul otu Romalılar ve Yunanlılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. İbni Sina’ ya (Avrupalılara göre Arap asıllı olup ismi de Avicenna olarak geçer) göre oğul otu için ‘’ruhu ve kalbi mutlu kılar’’ demiştir. Botanik: Oğul otu 30-100 cm boyunda dikine yükselen, oldukça sık çatallaşan, üzeri tüylü ve bazen tüysüz ve de çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları 3-7 cm uzunluğunda 1,5-4 cm eninde, yumurta şeklinde, kenarları kertikli veya dişli, üzeri pürtüklü, karşılıklı bir sonrakiyle çapraz ve koyu yeşil renklidir. Kupa yaprakları borumsu-çan şeklinde 6-10 mm uzunluğunda üst dudağı 3 loplu ve alt dudağı2 loplu olup hafif geri dönüktür. Taç yaprakları boru şeklinde beyaz renkli nadiren mavimsi be-yaz hafif erguvani beyaz veya hafif sarımsı beyaz 8-15 mm uzunlu-ğunda, üst dudağı iki loplu, alt dudağı iki loplu ve ortadaki lobu diğerle-rinden büyükçedir. Döllenme tozları dört adet olup bunlarda esmer renktedir. Yetiştirilmesi: Vatanı Balkanlar, Türkiye ve Türkistan olduğu tahmin edilen oğul otu günümüzde ılıman ülkelerin hemen hepsinde yetiştiril-mektedir. Vatanı Türkiye olmasına rağmen Türkiye’de pek bilinmeyen bir bitkidir. Aynı Kuş konmazda olduğu gibi pek çok yörede bilinmezken Almanya da en çok tüketilen sebzelerden biridir. Hasat Zamanı: Hasatı çiçek açmaya başlamadan Mayıs ve Hazirandan hemen biraz önce yapılırsa daha çok eterik yağ içerir. Ve ikinci hasat ise Ağustos ve Eylülde yapılır. Oğul otu kurutulurken aşırı sıcak (38˚C) olmamalı. Bu nedenle gölgede ve havalı yerlerde kurutulmalıdır. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlem¬leri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğin¬den kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır. Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine şöyle sıralamak müm-kündür; 1) Eterik yağ türevleri %0,05-0,3 nadiren %0,8 olabilir. Ve en önemlileri Citral ve Citronellal olup, Citral Gerenial (Citral a) ve Neral (Citral b) diye anılan iki fonksiyondan oluşur. Citral ve Citronellal takiben eterik yağın %40-75’ini oluşturur ve bu iki türde değişen oranlarda bulunursa da genellikle Citral %40-70 Citronellal %5-20 oranında bulunur. Ayrıca Metilcitronellat, Caryophyllenperoksid, Linalool, trans-β-Ocimen, Geraninol, Geranilasetat, Germacren, Carypohylen, α-Cubaben, ve Humulen içerir. 2) b) Tanin ve Fenolkarbonikasitler % 3-8 oranında olup en önemlileri; Rosmarinasit, Kaffecasit, Feruaasit, Genlisinasit, Vanillenasit ve Salisilikasiti sayabiliriz. 3) c) Flavonlar ve Flavonoller çok az oranda bulunur ve Cyarosit (Luteolin-7-0-glukozil), Cozmosin (Apigenin-7-0-glukozit), Rhamnocitrin ve İzoquercitrin’i sayabiliriz. 4) d) Triterpenasitler; Ursolasit, Dleanoasit, 2-α-Hyalroksiursolasit, 2-α-Hydroksioleanolasit ve Pomolasit içerir. Tesir Şekli: antivirastatik, antidepressif, sinirleri güçlendirici, kramp çö-zü¬cü, bulantı ve kusmayı önleyici özelliklere sahiptir. Araştırmalar: oğul ot ekstreleri ile sade (mono-) veya diye bitki ekst-releri ile elde edilen Tertip(kompleks) ilaçlarla bir yığın araştırma yapıl-mıştır. Bu araştırmalardan bazıları: 1) R.H. Wölbling ve ekibi %1’lik oğul otu ekstresinden yapılan kremle uçuğa (herepes simplex) karşı 116 uçuklu hasta üzerinde tedavi denemesi yapmıştır. Bu deney sonucunda oğul ot ekstresi ile yapılan kremin palzeboya (denil ilaç) göre etkili tespit edilmiştir. Ayrıca oğul ot kreminin Zana hastalığına karşıda iyi geldiği 46 hasta üzerinde yapılan deneyle ispatlanmıştır (Z.P.1.94.19, Z.P.1.95.46). 2) Fito terapi birliği tarafından 10.’su düzenlenen 11-13 Kasım 1999 tarihinde Münster’de yapılan konferansta Prof. Dr. M. Bühring (Berlin’den) 67 hasta üzerinde yaptığı tedavi denemesinde hastada konsantrasyon ve aktivitenin arttığı, yorgunluk, sinirlilik, uyuşukluk ve aşırı hassasiyet gibi rahatsızlıkların azaldığı görülmüştür (Z.P.2.00.99) 3) Birleşiminde Kedi otu kökü, şerbetçi ot kozalağı, oğul otu ekstresi içeren bir hapla (Ba……) uyuyamama, uykuda daralma, sık uyanma ve iç huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 225 hasta üzerinde 2 hafta süren tedavi denemesi yapılmıştır. Hastalardan uyuyamama ra¬hat-sızlığı olanlarda %80 iyileşme, iç huzursuzluk olanlarda %82 oranında iyileşme görülmüştür. Bu rahatsızlıkların neden olduğu baş ağrısı, baş dönmesi, sindirim bozukluklarında aynı şekilde iyileşmiştir (Z.P.395.147) 4) Birleşiminde Kılıç otu, Kedi otu kökü, Şerbetçi otu kozalağı, oğul ot yap¬rağı, çarkıfelek otu ekstresi içeren hapla (Va……..) sinirlilik, der-mansızlık, yorgunluk, korku, huzursuzluk, uyuyamama, baş ağrısı, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkları olan 95 hasta üzerinde tedavi den-mesi yapılmıştır. Bu hatalarda %58-96 oranında iyileştirme görülmüş (Nhp.2.99.240) 5) Dr. M. Adler gözetiminde sinirsel nedenlerle uyuyamayan ve sürekli uyanan ve huzursuz olan 500 hasta üzerinde bitkisel draje ile 4 hafta süren tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %90’ının iyileştiği gö-rülmüştür. (Nhp.3.97.446) 6) Uyuyamama ve huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 830 hasta üzerinde 297 doktor gözetiminde 4-6 hafta bitkisel draje ile tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %88’inin iyileştiği görülmüş (Z.P.6.99.337). Bu bitkisel draje kedi otu kökü, oğul otu ve şerbetçi otu kozalağı ekstresinden elde edilmiştir. Kullanılması: a) Araştırmalara göre; uyuyamama, sık uyanma, iç huzursuzluk, stres ve buna benzer sinirsel rahatsızlıklara uçuk ve tona hastalığını iyi-leştirdiği görülmüştür. b) Komisyon E 228 no.lu 1984 tarihli ve 50 no.lu ve 13.03.1990 tarihinde yayınlandığı tomografi bildirisinin oğul otu yaprak veya ekstresinin başta; sinirsel nedenle uyuyamama ve fonksiyonel mide-bağırsak rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu beyan edilmiştir. c) Aromaterapide; oğul ot yaprağı, başta migren, baş ağrısı, uçuk, si¬nir-lerin iltihaplanması, şişkinlik, sinirlilik, iç huzursuzluk ve uyuyamamaya karşı kullanılır. d) Halk arasında baş ağrısı, migren, baş dönmesi, bulantı, sinirsel, ne-denle kalp, mide, bağırsak, rahim, diş ve kulak ağrısına karşı kul¬la-nılır. Açıklama: oğul otu teskin edici (sedatiyum), mideyi kuvvetlendirici (stomachium) ve şişkinliği giderici (karminatiyum) gibi üç yönlü etki alanına sahiptir. Fakat genellikle diğer şifalı bitkilerle birlikte kullanılır. Çay: 3 kahve kaşığı taze veya 2 kahve kaşığı kurutulmuş oğul otu yap-rağı demliğe konur ve üzerine 250-300ml kaynar su ilave edilir. 5-10dk. Demlemeye alındıktan sonra süzülerek içilir. Çay harmanları: Gökçek Üşütme çayı (Kışın üşütme): >30gr Ihlamur çayı >30gr Papatya çiçeği >20gr Kuşburnu kabuğu >10gr Oğul otu yaprağı >10gr Nane yaprağı Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı: >20gr Itır kökü >20gr Kekik otu >15gr Çuha kökü >15gr Oğul otu yaprağı >15gr Sihirli ot >15gr Mürver çiçeği Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı ve kuru öksürükte): >30gr Ebe gömeci çiçeği >25gr Kekik otu >25gr Calba çiçeği >10gr Mürver çiçeği >10gr Oğul otu yaprağı Gökçek Kadın çayı (Menopoz devresindeki rahatsızlıklarda): >20gr Ada çayı yaprağı >20gr Nane yaprağı >20gr Papatya çiçeği >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Kılıç otu Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı öksürük, balgamlı bronşit): >40gr Kekik otu >15gr Çuha kökü >15gr Oğul ot yaprağı >15gr Papatya çiçeği >15gr Sihirli ot Gökçek Böbrek ve mesane çayı (iltihaplı böbrek ve mesane de): >30gr Altın başak otu >10gr Huş yaprağı >10gr Atkuyruğu otu >20g Hindiba otu ve kökü >10gr Oğul ot yaprağı >20gr Isırgan otu Gökçek Ev çayı: >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Papatya çiçeği >20gr Nane yaprağı >20gr Kuşburnu >20gr Hibiskus çiçeği Gökçek İbs, Bağırsak hassaslaşması çayı: >30gr Oğul otu >30gr Civanperçemi otu >30gr Nane yaprağı >10gr Kimyon Gökçek Kadın çayı (Ağrılı sancılı adet çayı): >30gr Papatya çiçeği >30gr Civanperçemi otu >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Nane yaprağı Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Sinirsel nedenlerle): >40gr Alıç yaprağı ve çiçeği >20gr Kılıç otu >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Şerbetçi ot kozalağı >20gr Kedi ot kökü Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Şişkinlik nedeni ile): >50gr Alıç çiçeği ve yaprağı >20gr Oğul otu >10gr Kimyon tohumu >10gr Papatya çiçeği >10gr Kakule Gökçek Sinirlilik ve iç huzursuzluk çayı: >40gr Oğul otu >20gr Kedi ot kökü >20gr Kılıç otu >10gr Lavanta çiçeği >10gr Papatya çiçeği Gökçek İshal çayı: >30gr Kaz otu >20gr Beş parmak kökü >20gr Oğul otu >20gr Y. Mevsimi meyvesi >10gr Böğürtlen yaprağı Gökçek İbs, Bağırsak Hassaslaşma çayı: >30gr Oğul otu >30gr Papatya çiçeği >20gr Nane yaprağı >20gr Kimyon Gökçek Stres çay; >30 gr Kediotu kökü >20 gr Oğul otu >20 gr Çarkıfelek otu >20 gr Nane yaprağı >10 gr Meyan kökü Gökçek Gökçek Teskin edici çayı >30 gr Kedi otu kökü >20 gr Lavanta çiçeği >20 gr Oğul otu >20 gr Nane yaprağı >10 gr Turunç çiçeği Gökçek Gökçek Teskin edici çayı >30 gr Şerbetçiotu kozalağı >20 gr Lavanta çiçeği >30 gr Oğul otu >10 gr Turunç çiçeği >10 gr Kimyon tohumu Banyosu: Oğul ot yaprağından 60-80 gram demliğe konur üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir ve 7-10 dakika demlenmesi beklendikten sonra demliğin içine 38-42˚C Sıcak su ile dolu olan Küvete boşaltılır. Bu küvette 20-25 dakika banyo yaptıktan sonra 30-45 dakika yatarak dinlemek iyi gelir. Şayet oğul ot yaprağını temin etmek mümkün ol¬mazsa oğul otu estresinden 30-50 damla küvete damlatılarak banyosu aynı şekilde yapılır. Baharatı: Küçük bir bahçesi olan herkesin bahçesinin bir köşesine oğul otu ekmesi çok uygun olur. Zira oğul otu Salatalar, sulu yemekler, et kızartması, balık kızartması ve çorbalara katılabilir. Ayrıca bazı yörelerde peynir yapılırken içine katılır bu ona güzel bir aroma verir. Aromaterapide: Oğul otu yaprakları su buharı ile damıtılarak (desti-lasyon) Eterik yağı elde edilir. Takriben 7 ton Oğul otundan 1kg eterik yağ elde edilir. Bu nedenle hakiki oğul otu yağı oldukça pahalıdır ve tak¬riben 1kg 7,5-15.000£ arasındadır. Bundan dolayı bazı firmalar oğul otu yağını başka yağlarla karıştırarak satarlar. Oğul ot eterik yağı (Oğul ya¬ğı) aynı yukarıdaki yaprakların kullanıldığı rahatsızlıklara karşı kullanılır. Ekstresi: Oğul otunun yaprakları Alkol ve su karışımı bir terkiple ekst-raksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir ve bu ekstre aynı eterik yağ gibi kullanılır. Homeopatide: Oğul otu yapraklarından 100 gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70 alkol ilave edilerek 4-6 hafta bekle-tildikten sonra süzülerek Homeopatide ismi ile anılan Tentür elde edilir. Bu tentürden günde 4-5 defa 10-15 damla bir miktar su ile alınır. Hastalığın Belirtileri (Sendrom): VOISIN’ e göre; 1) Genç bir kızda adet geç gelirse. 2) Adet aralıklı ve az gelirse. 3) Erkeklerde (Fiziki veya Ruhi nedenle) cinsel güçsüzlük varsa ve Orgazm olamıyorsa Oğul otu tentürü gerekir. Yan Tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur, eğer oğul otu eterik yağından aşırı miktarda (2ml) kullanılırsa Bulantı, Baş dönmesi, Kusma, İshal v.b haller görülebilir. Manastır rahibelerinin Oğul otu ve diğer şifalı bitkilerinin hülasalarından elde edilen natürel ilaçlara özel bir isimle anılırlar ve bunlara manastır kadın oğul ot ruhu (Klosterfrau Melissengeist) denir.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2014-12-26/ogul-otu-melisa-melisse-mellissa-officinalis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Alıç, Hawthorn, Weissdorn, Crataegus monogyna

Ağaç | 3-7 m | Ca, Ho, Na | 5-6 Aylar | Çiçek, Yaprak ve Meyveleri Alıç, Weissdorn, Crataegus monogyna Kalp gülü Syn: “ oxyacantha Alıç (yemiş) Yemişen Erderan Beyaz diken Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae Drugları: Alıç meyvesi; Crataegi fructus Alıç çiçek ve yaprağı; Crataegi folium cumflore Giriş: Alıç çiçek ve yaprakları genellikle birlikte kullanılır ve birebir karıştırılır. Alıç çiçek ve yaprakları çay, ekstre ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Alıcın meyvesi ise tentür yapımında kullanılır. Alıcın bilinen 1000 türü vardır ve bunlardan Dişli Alıç; Crataegus monogyna, Loplu Alıç; Crataegus laevigata ayrım yapılmadan kullanılır. Bu iki türün haricindeki Alıç türleri de kullanılabilir, fakat etkileri oldukça düşüktür. Alıç çiçek ve yaprağının kalp zafiyetine karşı kullanılması oldukça eskidir fakat ilk klinik araştırmasını E.Assmann 1930 yılında gerçekleştirmiş ve onu diğer araştırmalar takip etmiştir. Dişli Alıç genellikle Avrupa, Kuzey Afrika, Türkiye, Horasan ve Türkistan’da Loplu Alıç ise genellikle Avrupa’da yetişir. Bazı yazarlar Almanca Weibdorn karşılığı olan Akdiken kelimesi ile Akdiken bitkisinin kastedildiğini iddia etmişlerdir. Oysa Akdiken bir bitkidir ve Alıçla hiçbir ilgisi oktur. Bu nedenle bu konuda kitap yazanların sapla samanı ayırmaları gerekir. Botanik: a) Dişli Alıç veya Tek iğneli Alıç’ta denir çünkü yapraklarının lopları sivrice olup köpek dişine benzerken çiçeklerinin göbeğinde tek iğne (monogyna) olduğundan Tek iğneli diye anılır. Yaprakları derin loplu ve lopların ucu sivri olduğundan Dişli Alıç diye de anılır. Yaprakları 3-5loplu, üst yüzeyi koyu yeşil renkli, parlak, alt yüzeyi açık yeşil renkli ve donuk ve de derimsidir. Çiçekleri demet gibi topluca bir arada, uzun saplı, kupa yaprakları incecik ve yeşil renkli, taç yaprakları 5 adet, 0,5cm çapında, küre şeklinde, beyaz veya beyazımsı pembe renklidir. Çiçeklerin ortasında 15-20adet topuzcuğu pembemsi, beyaz saplı döllenme tozlukları ve göbekte bir iğnesi vardır. Bu alıç’ın göbeğinde bir iğne olduğundan Tek iğneli (monogyna) ismi ile de anılır. Meyveleri küre veya yumurta şeklinde, 0,6-1cm uzunluğunda, 0,4-0,8cm eninde, koyu kırmızımsı renklidir. b) Eliptik Alıç; Crataegus laevigata, bu tür yukarıdakinden daha farklı olarak genellikle Avrupa’da yetişir ve yaprakları ile çiçeklerinden basit farklılıklar vardır. Yapraklarına eliptik denmesinin nedeni eliptik şekilde olmasındandır ve kenarları da kertiklidir. Yaprakları 3-5loplu, loplar bazen derin, bazen de oldukça küçüktür ve kenarlarının kertikli olmasının nedeni ile Kertikli Alıç’ta denir. Çiçekleri aynı yukarıdaki şekilde olup yalnız iki küçük farkı vardır. Döllenme tozlukları kırmızı renkte ve göbekte iki iğnesi vardır. Meyveleri oldukça küçük olup 1-5cm çapında, kırmızı renkli, içinde 2-3çekirdek bulunur. Yetiştirilmesi: Bu iki türün de Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetiştirilmesi mümkün olup özel bir bakıma ihtiyacı yoktur. Hasat zamanı: Yaprak ve çiçekleri ayrı ayrı veya birlikte toplanır ve kurutulur. Çiçek ve yaprakların eşit oranda veya eşite yakın oranda olması en uygun ve etkili olanıdır. Alıç çiçek ve yapraklarının gölgede kurutulması ve 38C˚’den fazla ısı olursa çiçeklerinin birleşimindeki eterik yağlar bozulabilir. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Yaprak ve çiçeklerinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Flavonitler %1,5-2 arasında olup en önemlileri; Vitexin-2-O-α-L-rhamnosit %0,53, Hiperoksid %0,28, Rutin %0,17, Vitexin %0,02 ve ayrıca Vitexinrhamnosit, Epiodictyolglikozit, İzovitexin, Orientin, Orientin-2-O-rhamnosit ve Apigenin-Luteolin ve Kâmpferol türevleri b) Procynidin türevleri %2-3 arasında olup (+)-Cartechin ve (-)-Epicatechinler’in 0C-4 ve C-8’dan çeşitli şekilde birbirleri ile bağlanmasıyla Procynidin türevlerini oluşturur. Procyanidinler; Procynidin B-2=((-)-Epicatechin/(-)-Epicatechin) Procynidin B-1=((-)-Epicatechin/(+)-Epicatechin), Procynidin B-3=((+)-Catechin/(+)-Catechin) ve Procynidin B-4=((+)-Catechin/(-)-Epicatechin) ve Procynidin A-2 içerir. A çift bağlantıyı, B tek bağlantıyı ve C üçlü bağlantı olduğunu açıklar. c) Organik asitler; Chlorogenasit, Kahve asidi d) Triterpencarbonikasitler; Oleonol asit, Ursolasit ve Crataegolasit (=2-α-Hyroxyoleanolasit) e) Aminler; Cholin, Asetilcholin ve Alkalaminler f) Xanthin türevleri; Adenin, Adenosin ve Ürik asit g) Vitaminler ve mineraller özellikle Potasyum içerir. Meyvesinin birleşiminde olan maddeler; a) Triterpenasitler %0,3-0,5 arasında ve en önemlileri; Ursolasit ve Crataegolasitler içerir. b) Flavonitler; Vitexin, Vitexinrhamnosit ve Hyrosid Procyanidinler; %2,5-3,5 arasında olup en önemlileri; Procynidin B2, B3, B4, B1 ve A2’dir. Araştırmalar: Alıç ekstresi ile binlerce klinik veya muayenehanede binlerce kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemeleri yapılmış ve çok güzel sonuçlar elde edilmiştir. 1) Sadece 1991-1994 yıllarında 14 kontrollü klinik araştırmasında toplam 741 kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu araştırmalarda önce hastalara günde 180mg Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) verilmiş ve bu miktar sürekli artırılarak 1994’den itibaren günlük 900mg’ın daha etkili olduğu tespit edilmiştir. (RP.104) 2) Toplam 3664 kalp rahatsızlığı olan hasta üzerinde 940 doktorun kendi muayenehanesinde veya Üniversite kliniğinde kimyasal ilaçlarla veya Alıç ekstresi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) alan 1476 hastanın kimyasal ilaç alanlara göre daha iyi duruma 8 haftada ulaştıkları tespit edilmiştir. Alıç ekstresinin hiçbir yan tesri olmadığı gibi diğer organlarda olumlu etkileri vardır. Bu tedavi sonunda hastalarda görülen güçsüzlük, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kalp teklemesi, ödem, göğüs basıncının artması (göğüs sıkışması), zorlanarak öksürme gibi rahatsızlıkların iyileştiği görülmüştür. (ZP.1.98.22) 3) A.Förster ve ekibi 1994’de kalp zafiyeti olan 40 hasta üzerinde Alıç ekstresi ile 8 hafta süren tedavi denemesi yapmıştır. Bu tedavi so-nucu, dermansızlık, hemen yorulma, zorlanmada nefes darlığı, göğüs sıkışması ve güç kaybını iyileştirdiği tespit edilmiştir. (ZP.1.94.20) 4) Tauchert ve ekibi 1994’de Leverkusen’da kalp zafiyeti olan 132 hasta üzerinde klinik araştırması yapılmış ve bunlardan bir gruba günde 3x500mg Alıç ekstresi, diğer gruba kimyasal ilaç olan Kaptopril verilmiştir. Tedavi 8 hafta sürmüş ve Alıç ekstresi alanların kimyasal ilaç alanlardan daha etkili olduğu anlaşılmıştır. (ZP.2.94.78) Tesir şekli: Kalp kaslarını kuvvetlendirici (inotrop), kalp damar-larındaki (koroner) kan dolaşımını artırıcı, kalp frekanslarını düzenleyici, tansiyonu düzenleyici, damarları genişletici, krampları çözücü ve teskin edicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalara göre; Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) başta; koroner yetmezliği, kalp çarpıntısı, güç kaybı (kalbin beslenememesi nedeni ile), göğüs sıkışması, kalp atışlarında anormallik (aritmi=kalp ritim bozuklukları), nefes darlığı, hemen yorulma, vücudun su toplaması (ödem) ve gece nefes darlığı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Bütün bu rahatsızlıklar kalp zafiyeti sonucu ortaya çıkarlar. b) Komisyon E’nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç yaprak ve çiçek çayının ve ekstresinin NYA I.ve II.derecedeki kalp zafiyetine karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir. c) Homeopati’de; Alıç tentürü Alıç meyvelerinden hazırlanır. Başta; yorgunluk, dökülmüş gibi dermansızlık, iştahsızlık, korkulu ve tahriş edici hal, ağır baş ağrısı, baş dönmesi, uyuyamama ve korkulu rüyalar görmeye karşı kullanılır. d) Halk arasında; Kalp ve damar rahatsızlıkları, yüksek ve alçak tansiyona karşı kullanılır. Meyvesinin kullanımı ise; a) Komisyon E2nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç meyve çayı, tentürü veya ekstresinin kalp damarlarında (koroner) kan dolaşımını artırıcı ve genişletici, kalbi kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici ve arteriosklerozu önleyici olduğu beyan edilmiştir. b) Alıç meyvesinin tentürü başta kalp zafiyeti ve kalp zafiyeti ile ortaya çıkan güçsüzlük, nefes darlığı, göğüs daralması, yüksek tansiyon, damara sertliği gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Açıklama: New York Kalp hastalıkları derneği (N.Y.H.A=New York Hearth Association) kalp hastalıklarını ağırlığına göre 4 bölüme ayırmış ve Alıç ekstresinin NYHA 1 ve 2’ye karşı etkili olabileceğini beyan etmiştir. N.Y.H.A 3 ve 4. derecedeki kalp rahatsızlığına karşı Digitalis (Yüksük otu tentürü) veya Adasoğanı tentürü kullanılır. Alıç diğer kalbe etkili olan bitkilerden farklı olarak hem yüksek hem de alçak tansiyona karşı etkilidir. Yani tansiyonu ayarlayıcıdır. Alıç yaprak ve çiçeklerinden elde edilen ekstreye kısaca Alıç ekstresi denir. Alıç ekstresi kalp damarları yani koronerleri genişletir. Buralardaki tıkanmaları önler ve kalp kaslarına oksijen, besin ve akyuvar akışını artırarak kalbi besler, buradaki iltihapları önler. Bu nedenle en iyi koroner ilacı olarak gözükür ve de ispatlanmıştır. Çayı: İçilecek her bardak çay için iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Gökçek Kalp çayı (kalp güçlendirici ve yüksek tansiyona karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >40 gr Ökse otu >20 gr Oğulotu yaprağı Gökçek Kalp çayı (sindirim bozuklukları ve kalp rah.); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Oğulotu yaprağı >15 gr Papatya çiçeği >15 gr kimyon tohumu Gökçek Kalp çayı (kramplı kalp rahatsızlığına karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Kaz otu >20 gr Oğulotu yaprağı >10 gr Arnika çiçeği Gökçek Kalp çayı (sinirsel nedenle); >40 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu >10 gr Zencefil kökü Gökçek Kalp çayı (sinirsel kalp rahatsızlık); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu Dr.Rauch Kalp çayı (kalp ve alçak tansiyon için); >30 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Biberiye yaprağı >30 gr Civanperçemi otu Homeopati’de: Olgunlaşmış Alıç meyvesi ezildikten sonra 20gr’ı bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70’lik Alkol ilave edildikten sonra 6-8hafta bekletilir ve sonra süzülerek Homeopati’deismi ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süreyle alınır. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Baş ateş gibi sıcak ve yanıyorsa 2) Kalp çarpıntısı ve kalp hışırtısı 3) Mide-bağırsak rahatsızlıkları 4) Kalp ağrısı ve batması 5) Baş dönmesi 6) Deri kaşıntısı 7) Hava alamama, tık nefes, nefes darlığı 8) Dermansızlık, güçsüzlük 9) Göğüste ağrı ve göğüs kafesinde ağrı 10) Baş ağrısı, migren, başta basınç ve başta hissedilen ağrı 11) Burun kanaması 12) İç huzursuzluk 13) Uyuyamama veya uyuma zorluğu 14) Kusma 15) Kalbi büyümüş gibi hissetme Bu gibi hallerde Alıç tentürü gerekir. Yan tesirleri: Alıç yaprak, çiçek ve meyvesinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Bu yukarıdaki iki türün haricinde kullanılabilen üç tür daha vardır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-10/alic-hawthorn-weissdorn-crataegus-monogyna.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Oğul otu, Melisa, Melisse, Mellissa officinalis

Çok Yıllık | 0,3-1m | 6-8 Aylar | Ça,Na,Ho | Yaprak ve Eter yağı Oğul otu, Melisse, Mellissa officinalis Kovan otu Limon otu Arı otu Arı çiçeği Arıcı otu Kalp otu Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütengewâchse Lamiaceae (Labiatae) Drugları: Oğul ot yaprağı; Melissae folium Oğul otu eter yağı; Melissae aetheroleum Oğul otunun yaprakları çay, tentür, natürel ilaç yapımında ve yaprak-larından eterik yağ(yağ) yapımında kullanılır. Giriş: Oğul otunun bilinen beş alt türü mevcuttur ve bunlardan kokar oğul otu; melisa officinalis ssp. Alt ismi pek hoş kokulu değildir. Limon oğul otu; M. Off. Ssp. Off. İse en yaygın olan, limon gibi güzel kokusu olan türdür, bu nedenle bunu inceleyeceğiz. Ayrıca nadiren de olsa bodur oğul otu; M. Off. Ssp. Foliosa, Lila oğul otu; M. Off. Ssp. villiosa ve Üç loplu oğul otu; M. Off. Ssp. Verticilata’ da yetiştirilmektedir. Me¬lisa; Bal arısı ve officiinalis ise şifa anlamına gelir. Türkçe oğul otu, Kovan otu, Arı otu, Arıcı otu, Arı çiçeği gibi isimlerle anılması onun arılar tarafından çok sevilmesinden dolayıdır ve limon otu diye anılması kokusunun limona benzemesi ve de kalbe etki ettiğinden dolayı da kalp otu diye anılır. Tarihte eski Mısırlılar ve Filistinliler tarafından kullanılan oğul otu Romalılar ve Yunanlılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. İbni Sina’ ya (Avrupalılara göre Arap asıllı olup ismi de Avicenna olarak geçer) göre oğul otu için ‘’ruhu ve kalbi mutlu kılar’’ demiştir. Botanik: Oğul otu 30-100 cm boyunda dikine yükselen, oldukça sık çatallaşan, üzeri tüylü ve bazen tüysüz ve de çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları 3-7 cm uzunluğunda 1,5-4 cm eninde, yumurta şeklinde, kenarları kertikli veya dişli, üzeri pürtüklü, karşılıklı bir sonrakiyle çapraz ve koyu yeşil renklidir. Kupa yaprakları borumsu-çan şeklinde 6-10 mm uzunluğunda üst dudağı 3 loplu ve alt dudağı2 loplu olup hafif geri dönüktür. Taç yaprakları boru şeklinde beyaz renkli nadiren mavimsi be-yaz hafif erguvani beyaz veya hafif sarımsı beyaz 8-15 mm uzunlu-ğunda, üst dudağı iki loplu, alt dudağı iki loplu ve ortadaki lobu diğerle-rinden büyükçedir. Döllenme tozları dört adet olup bunlarda esmer renktedir. Yetiştirilmesi: Vatanı Balkanlar, Türkiye ve Türkistan olduğu tahmin edilen oğul otu günümüzde ılıman ülkelerin hemen hepsinde yetiştiril-mektedir. Vatanı Türkiye olmasına rağmen Türkiye’de pek bilinmeyen bir bitkidir. Aynı Kuş konmazda olduğu gibi pek çok yörede bilinmezken Almanya da en çok tüketilen sebzelerden biridir. Hasat Zamanı: Hasatı çiçek açmaya başlamadan Mayıs ve Hazirandan hemen biraz önce yapılırsa daha çok eterik yağ içerir. Ve ikinci hasat ise Ağustos ve Eylülde yapılır. Oğul otu kurutulurken aşırı sıcak (38˚C) olmamalı. Bu nedenle gölgede ve havalı yerlerde kurutulmalıdır. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlem¬leri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğin¬den kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır. Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine şöyle sıralamak müm-kündür; 1) Eterik yağ türevleri %0,05-0,3 nadiren %0,8 olabilir. Ve en önemlileri Citral ve Citronellal olup, Citral Gerenial (Citral a) ve Neral (Citral b) diye anılan iki fonksiyondan oluşur. Citral ve Citronellal takiben eterik yağın %40-75’ini oluşturur ve bu iki türde değişen oranlarda bulunursa da genellikle Citral %40-70 Citronellal %5-20 oranında bulunur. Ayrıca Metilcitronellat, Caryophyllenperoksid, Linalool, trans-β-Ocimen, Geraninol, Geranilasetat, Germacren, Carypohylen, α-Cubaben, ve Humulen içerir. 2) b) Tanin ve Fenolkarbonikasitler % 3-8 oranında olup en önemlileri; Rosmarinasit, Kaffecasit, Feruaasit, Genlisinasit, Vanillenasit ve Salisilikasiti sayabiliriz. 3) c) Flavonlar ve Flavonoller çok az oranda bulunur ve Cyarosit (Luteolin-7-0-glukozil), Cozmosin (Apigenin-7-0-glukozit), Rhamnocitrin ve İzoquercitrin’i sayabiliriz. 4) d) Triterpenasitler; Ursolasit, Dleanoasit, 2-α-Hyalroksiursolasit, 2-α-Hydroksioleanolasit ve Pomolasit içerir. Tesir Şekli: antivirastatik, antidepressif, sinirleri güçlendirici, kramp çö-zü¬cü, bulantı ve kusmayı önleyici özelliklere sahiptir. Araştırmalar: oğul ot ekstreleri ile sade (mono-) veya diye bitki ekst-releri ile elde edilen Tertip(kompleks) ilaçlarla bir yığın araştırma yapıl-mıştır. Bu araştırmalardan bazıları: 1) R.H. Wölbling ve ekibi %1’lik oğul otu ekstresinden yapılan kremle uçuğa (herepes simplex) karşı 116 uçuklu hasta üzerinde tedavi denemesi yapmıştır. Bu deney sonucunda oğul ot ekstresi ile yapılan kremin palzeboya (denil ilaç) göre etkili tespit edilmiştir. Ayrıca oğul ot kreminin Zana hastalığına karşıda iyi geldiği 46 hasta üzerinde yapılan deneyle ispatlanmıştır (Z.P.1.94.19, Z.P.1.95.46). 2) Fito terapi birliği tarafından 10.’su düzenlenen 11-13 Kasım 1999 tarihinde Münster’de yapılan konferansta Prof. Dr. M. Bühring (Berlin’den) 67 hasta üzerinde yaptığı tedavi denemesinde hastada konsantrasyon ve aktivitenin arttığı, yorgunluk, sinirlilik, uyuşukluk ve aşırı hassasiyet gibi rahatsızlıkların azaldığı görülmüştür (Z.P.2.00.99) 3) Birleşiminde Kedi otu kökü, şerbetçi ot kozalağı, oğul otu ekstresi içeren bir hapla (Ba……) uyuyamama, uykuda daralma, sık uyanma ve iç huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 225 hasta üzerinde 2 hafta süren tedavi denemesi yapılmıştır. Hastalardan uyuyamama ra¬hat-sızlığı olanlarda %80 iyileşme, iç huzursuzluk olanlarda %82 oranında iyileşme görülmüştür. Bu rahatsızlıkların neden olduğu baş ağrısı, baş dönmesi, sindirim bozukluklarında aynı şekilde iyileşmiştir (Z.P.395.147) 4) Birleşiminde Kılıç otu, Kedi otu kökü, Şerbetçi otu kozalağı, oğul ot yap¬rağı, çarkıfelek otu ekstresi içeren hapla (Va……..) sinirlilik, der-mansızlık, yorgunluk, korku, huzursuzluk, uyuyamama, baş ağrısı, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkları olan 95 hasta üzerinde tedavi den-mesi yapılmıştır. Bu hatalarda %58-96 oranında iyileştirme görülmüş (Nhp.2.99.240) 5) Dr. M. Adler gözetiminde sinirsel nedenlerle uyuyamayan ve sürekli uyanan ve huzursuz olan 500 hasta üzerinde bitkisel draje ile 4 hafta süren tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %90’ının iyileştiği gö-rülmüştür. (Nhp.3.97.446) 6) Uyuyamama ve huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 830 hasta üzerinde 297 doktor gözetiminde 4-6 hafta bitkisel draje ile tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %88’inin iyileştiği görülmüş (Z.P.6.99.337). Bu bitkisel draje kedi otu kökü, oğul otu ve şerbetçi otu kozalağı ekstresinden elde edilmiştir. Kullanılması: a) Araştırmalara göre; uyuyamama, sık uyanma, iç huzursuzluk, stres ve buna benzer sinirsel rahatsızlıklara uçuk ve tona hastalığını iyi-leştirdiği görülmüştür. b) Komisyon E 228 no.lu 1984 tarihli ve 50 no.lu ve 13.03.1990 tarihinde yayınlandığı tomografi bildirisinin oğul otu yaprak veya ekstresinin başta; sinirsel nedenle uyuyamama ve fonksiyonel mide-bağırsak rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu beyan edilmiştir. c) Aromaterapide; oğul ot yaprağı, başta migren, baş ağrısı, uçuk, si¬nir-lerin iltihaplanması, şişkinlik, sinirlilik, iç huzursuzluk ve uyuyamamaya karşı kullanılır. d) Halk arasında baş ağrısı, migren, baş dönmesi, bulantı, sinirsel, ne-denle kalp, mide, bağırsak, rahim, diş ve kulak ağrısına karşı kul¬la-nılır. Açıklama: oğul otu teskin edici (sedatiyum), mideyi kuvvetlendirici (stomachium) ve şişkinliği giderici (karminatiyum) gibi üç yönlü etki alanına sahiptir. Fakat genellikle diğer şifalı bitkilerle birlikte kullanılır. Çay: 3 kahve kaşığı taze veya 2 kahve kaşığı kurutulmuş oğul otu yap-rağı demliğe konur ve üzerine 250-300ml kaynar su ilave edilir. 5-10dk. Demlemeye alındıktan sonra süzülerek içilir. Çay harmanları: Gökçek Üşütme çayı (Kışın üşütme): >30gr Ihlamur çayı >30gr Papatya çiçeği >20gr Kuşburnu kabuğu >10gr Oğul otu yaprağı >10gr Nane yaprağı Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı: >20gr Itır kökü >20gr Kekik otu >15gr Çuha kökü >15gr Oğul otu yaprağı >15gr Sihirli ot >15gr Mürver çiçeği Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı ve kuru öksürükte): >30gr Ebe gömeci çiçeği >25gr Kekik otu >25gr Calba çiçeği >10gr Mürver çiçeği >10gr Oğul otu yaprağı Gökçek Kadın çayı (Menopoz devresindeki rahatsızlıklarda): >20gr Ada çayı yaprağı >20gr Nane yaprağı >20gr Papatya çiçeği >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Kılıç otu Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı öksürük, balgamlı bronşit): >40gr Kekik otu >15gr Çuha kökü >15gr Oğul ot yaprağı >15gr Papatya çiçeği >15gr Sihirli ot Gökçek Böbrek ve mesane çayı (iltihaplı böbrek ve mesane de): >30gr Altın başak otu >10gr Huş yaprağı >10gr Atkuyruğu otu >20g Hindiba otu ve kökü >10gr Oğul ot yaprağı >20gr Isırgan otu Gökçek Ev çayı: >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Papatya çiçeği >20gr Nane yaprağı >20gr Kuşburnu >20gr Hibiskus çiçeği Gökçek İbs, Bağırsak hassaslaşması çayı: >30gr Oğul otu >30gr Civanperçemi otu >30gr Nane yaprağı >10gr Kimyon Gökçek Kadın çayı (Ağrılı sancılı adet çayı): >30gr Papatya çiçeği >30gr Civanperçemi otu >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Nane yaprağı Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Sinirsel nedenlerle): >40gr Alıç yaprağı ve çiçeği >20gr Kılıç otu >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Şerbetçi ot kozalağı >20gr Kedi ot kökü Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Şişkinlik nedeni ile): >50gr Alıç çiçeği ve yaprağı >20gr Oğul otu >10gr Kimyon tohumu >10gr Papatya çiçeği >10gr Kakule Gökçek Sinirlilik ve iç huzursuzluk çayı: >40gr Oğul otu >20gr Kedi ot kökü >20gr Kılıç otu >10gr Lavanta çiçeği >10gr Papatya çiçeği Gökçek İshal çayı: >30gr Kaz otu >20gr Beş parmak kökü >20gr Oğul otu >20gr Y. Mevsimi meyvesi >10gr Böğürtlen yaprağı Gökçek İbs, Bağırsak Hassaslaşma çayı: >30gr Oğul otu >30gr Papatya çiçeği >20gr Nane yaprağı >20gr Kimyon Gökçek Stres çay; >30 gr Kediotu kökü >20 gr Oğul otu >20 gr Çarkıfelek otu >20 gr Nane yaprağı >10 gr Meyan kökü Gökçek Gökçek Teskin edici çayı >30 gr Kedi otu kökü >20 gr Lavanta çiçeği >20 gr Oğul otu >20 gr Nane yaprağı >10 gr Turunç çiçeği Gökçek Gökçek Teskin edici çayı >30 gr Şerbetçiotu kozalağı >20 gr Lavanta çiçeği >30 gr Oğul otu >10 gr Turunç çiçeği >10 gr Kimyon tohumu Banyosu: Oğul ot yaprağından 60-80 gram demliğe konur üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir ve 7-10 dakika demlenmesi beklendikten sonra demliğin içine 38-42˚C Sıcak su ile dolu olan Küvete boşaltılır. Bu küvette 20-25 dakika banyo yaptıktan sonra 30-45 dakika yatarak dinlemek iyi gelir. Şayet oğul ot yaprağını temin etmek mümkün ol¬mazsa oğul otu estresinden 30-50 damla küvete damlatılarak banyosu aynı şekilde yapılır. Baharatı: Küçük bir bahçesi olan herkesin bahçesinin bir köşesine oğul otu ekmesi çok uygun olur. Zira oğul otu Salatalar, sulu yemekler, et kızartması, balık kızartması ve çorbalara katılabilir. Ayrıca bazı yörelerde peynir yapılırken içine katılır bu ona güzel bir aroma verir. Aromaterapide: Oğul otu yaprakları su buharı ile damıtılarak (desti-lasyon) Eterik yağı elde edilir. Takriben 7 ton Oğul otundan 1kg eterik yağ elde edilir. Bu nedenle hakiki oğul otu yağı oldukça pahalıdır ve tak¬riben 1kg 7,5-15.000£ arasındadır. Bundan dolayı bazı firmalar oğul otu yağını başka yağlarla karıştırarak satarlar. Oğul ot eterik yağı (Oğul ya¬ğı) aynı yukarıdaki yaprakların kullanıldığı rahatsızlıklara karşı kullanılır. Ekstresi: Oğul otunun yaprakları Alkol ve su karışımı bir terkiple ekst-raksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir ve bu ekstre aynı eterik yağ gibi kullanılır. Homeopatide: Oğul otu yapraklarından 100 gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70 alkol ilave edilerek 4-6 hafta bekle-tildikten sonra süzülerek Homeopatide ismi ile anılan Tentür elde edilir. Bu tentürden günde 4-5 defa 10-15 damla bir miktar su ile alınır. Hastalığın Belirtileri (Sendrom): VOISIN’ e göre; 1) Genç bir kızda adet geç gelirse. 2) Adet aralıklı ve az gelirse. 3) Erkeklerde (Fiziki veya Ruhi nedenle) cinsel güçsüzlük varsa ve Orgazm olamıyorsa Oğul otu tentürü gerekir. Yan Tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur, eğer oğul otu eterik yağından aşırı miktarda (2ml) kullanılırsa Bulantı, Baş dönmesi, Kusma, İshal v.b haller görülebilir. Manastır rahibelerinin Oğul otu ve diğer şifalı bitkilerinin hülasalarından elde edilen natürel ilaçlara özel bir isimle anılırlar ve bunlara manastır kadın oğul ot ruhu (Klosterfrau Melissengeist) denir.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2014-12-26/ogul-otu-melisa-melisse-mellissa-officinalis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Kanada Sarı kökü, Kanadishe Gelbewurzel, Hydrastis canadensis

Kanada Sarı kökü, Kanadishe, Gelbewurzel, Hydrastis kanadensis L. Familyası: Düğünçiçeğigillerden, Hahnenfuβgewâchse, Rnunculaceae Drugları: Kanada sarı kökü; Hydratis rhizoma Kanada sarı kökünün sadece tentürü ve natürel ilacı yapılır. Fakat çayı zehirli olması nedeni ile içilmez. Giriş: Eskiden Amerika’da Kızılderililer tarafından çok çeşitli maksatla kullanılmıştır. Mesela Cherokeler (Çirdiler) sindirim bozuklukları, boğaz, bademcik, dişeti, bölgesel iltihaplanmalar ve de iştah açıcı olarak kulla-nılırken, İrokesler (Kızılderili boyu) başta boğmaca, karaciğer rahatsız-lıkları, ateş, deri rahatsızlıklarını yıkama, göz iltihapları, yaralar ve kalp rahatsızlıklarına karşı kullanmışlardır. İlk defa 1760 yılında Avrupa’ya getirilen Sarı kök Kuzey Amerika’da ilk defa 1860’da Farmakoloji kitap-larda yer almaya ve 1890’dan itibaren araştırma, test ve deneyleri ya-pılmaya başlanmıştır. Botanik: Vatanı Kuzeydoğu Amerika yani Kanada ve ABD’nin Doğu Eya-letleri olup buradan dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Boyu 20-40cm’i bulan bir sap üzerinde, karşılıklı iki yapraktan meydana gelir. Yaprakları genellikle 5 loplu, kenarları hafif kertikli, koyu yeşil renkli, ortadan uçlara doğru her lop için bir damar yani 5 ana damar uzanır. Yaprakları 15-25cm genişliğinde, 10-20cm eninde, lop uçlarına doğru sivrice ve tabanı ise el şeklindedir. Çiçekleri yaprak dibinden uzanan bir sap üzerinde bulunur. Çiçeğin etrafını saran sarımsı yeşil taç yaprakları kalp şeklinde ve üç adettir fakat hemen döküldüklerinden genellikle taç yaprakları yok zannedilir. Ortada beyaz saplı, sarımsı yeşil uçlu, döllen¬me tozlukları bulunur ve meyveleri önce yeşil olgunlaşınca kırmızı bir renk alır ve de küçük böğürtlene benzer. Hasat zamanı: Kanada sarı kökünün üç yıllık kökleri sonbaharda topraktan çıkarıldıktan sonra temizlenir, yıkanır ve kurutulduktan sonra tentür veya natürel ilaç yapımında kullanılır. Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir. Özel bir bakıma gerek yoktur. Birleşimi: Birleşiminde alkaloitlerin alt grubu Isochindin alkaloitler (Izokinolin alkaloitler) %2,5-5 oranında bulunur ve bunun %1,5-4’ünü Hydrastin ‘1-2’ünü Berberin (Amberbaris’e bak), %0,5-1 Canadin (Kanadin), Berberastin ((%Hydroxy-berberin) ve Mezonin içerir. Hyrastin; Hyrastin’in oksitlenmesi ile Hydrastinin ve Opianasit meydana gelir. Ayrıca reçine, β-Sitosterol, Tanen %8, Nişasta ve az miktarda eter yağından meydana gelir. Tesir şekli: Tonik (vücudu kuvvetlendirici), damarları büzücü, kanamayı durdurucu, üşütmeye karşı direnç kazandırıcı, iltihapları önleyici, antibakteriyel (bakterileri öldürücü), iştah açıcı ve hafif müshil yapıcıdır. Araştırmalar: 1) Conrad WESSELHOEFTS 8 denek üzerinde yaptığı araştırma sonucu Kanada sarı kökü tentürünün mide, bağırsak, burun ve boğaz mukozasına birinci derecede etki ettiğini gözlemlemiştir. (LBH) 2) A.V.Fellenberg-Ziegler K.sarı kök tentürünün her türlü kanser ve kan-ser benzeri rahatsızlıkları iyileştirdiğini iddia etmektedir. (H.A.208) 3) Bir iş arkadaşım babasının akciğer kanseri olduğunu söyledi. Bende ona K.sarı kökü tentürünü, Eğri kökünü ve Civanperçemi otunu tavsiye ettim. Eğri kökü çiğneme ve Civanperçemi otu çayı içme Maria Treben’in tavsiyesi, Kanada Sarı kök tentürü damlası alma A.v.Fellenberg-Ziegler’in tavsiyesidir. (H.A.208) Kullanılması:  a) Homeopati’de İltihaplı, cerahatli, sarımsı yeşil mukoza (sümüksü iç deri) rahatsızlıkları özellikle de kronik fakat aynı zamanda akut mide-bağırsak üşütmeleri, iltihapları, akut veya kronik nefes yolları, akci¬ğer ve burun boşluğu üşütmeleri, iltihapları ve karaciğer-safra rahat-sızlıklarına, ağız içi, dişeti, yutak, boğaz ve göz iltihaplanması, deri ka-şın¬tısı, kulak ağrısı, lenf bezi rahatsızlıkları ve şişmesine karşı kul-lanılır. W.Zimmermann’a göre kalın bağırsak iltihapları ve bağırsak kanamalarına karşı en iyi natürel ilaçlardan biridir ve ayrıca safra taşlarını düşürücü özelliğe sahiptir. Kadın hastalıklarından; rahim kanaması, uzun ağrılı ve sancılı adet görme, myom kanaması (rahim uru kanaması) ve beyaz akıntıya karşı kullanılır. Bazı yazarlar her türlü kanser ve kansere benzer ur, yara ve iltihaplara karşı en iyi ilaç olduğunu iddia etmektedirler. Fakat klinik testi ve deneyi yapıl-mamıştır. Çayı: Çok zehirli olması nedeni ile toz haline getirildikten sonra 100gr’lık çay harmanında 5gr bulunabilir. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Şayet kişinin dili beyaz ve dil üzerinde diş izi var ise, 2) Unutkan, halsiz, dermansız ve zayıflamış 3) Mukoza iltihaplanması, kanama veya mukoza salgıları sarı, sarımsı yeşil, sarımsı kırmızı renkte 4) Kanser yaraları ve iltihapları var ise Bu gibi hallerde Kanada sarı kök tentürü alınması gerekir. Homeopati’de: Kurutulmuş, ince kıyılmış Kanada sarı kökünden 50gr bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 500ml etanol ilave edilerek güneş ışınlarından uzak bir yerde muhafaza edilir. şişe iki günde bir çalkalanır ve 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de adı ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden 1ml, 100ml %70’lik etanolla karıştırıl¬dıktan sonra ancak kullanılabilir ve de bu tentür D3 diye anılır. Günde 3-5defa 1-2damla 6-8hafta süreyle yukarıda adı geçen rahatsızlıklara karşı alınır. Almanya’da D1-D3 ancak doktor reçetesi ile kullanılabilir. D1 ve D2 kullanıldığında ağızda keseleşme ve uyuşma olabilir. Yan tesirleri: Tarife uyulmaz ve aşırı miktarda alınır ise kalp atışlarını yavaşlatır ve hatta kasları felce uğratabilir. Ben dişeti iltihabına karşı D1 tentüründen günde 4-5defa, 1-2damla almaya başladığımda ağzımda özellikle alt çenemde bir uyuşukluk hissettim ve hemen 1ml Kanada sarı kök tentürünü 100ml %70’lik etanolla karıştırarak D3 tentürü elde ettikten sonra almaya devam ettim. (10.06.1999) Şayet zehirlenme olur ise tıbbi kömür yutulmalı ve hastanede mide yıkanmalıdır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-09/kanada-sari-koku-kanadishe-gelbewurzel-hydrastis-canadensis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Alıç, Hawthorn, Weissdorn, Crataegus monogyna

Ağaç | 3-7 m | Ca, Ho, Na | 5-6 Aylar | Çiçek, Yaprak ve Meyveleri Alıç, Weissdorn, Crataegus monogyna Kalp gülü Syn: “ oxyacantha Alıç (yemiş) Yemişen Erderan Beyaz diken Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae Drugları: Alıç meyvesi; Crataegi fructus Alıç çiçek ve yaprağı; Crataegi folium cumflore Giriş: Alıç çiçek ve yaprakları genellikle birlikte kullanılır ve birebir karıştırılır. Alıç çiçek ve yaprakları çay, ekstre ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Alıcın meyvesi ise tentür yapımında kullanılır. Alıcın bilinen 1000 türü vardır ve bunlardan Dişli Alıç; Crataegus monogyna, Loplu Alıç; Crataegus laevigata ayrım yapılmadan kullanılır. Bu iki türün haricindeki Alıç türleri de kullanılabilir, fakat etkileri oldukça düşüktür. Alıç çiçek ve yaprağının kalp zafiyetine karşı kullanılması oldukça eskidir fakat ilk klinik araştırmasını E.Assmann 1930 yılında gerçekleştirmiş ve onu diğer araştırmalar takip etmiştir. Dişli Alıç genellikle Avrupa, Kuzey Afrika, Türkiye, Horasan ve Türkistan’da Loplu Alıç ise genellikle Avrupa’da yetişir. Bazı yazarlar Almanca Weibdorn karşılığı olan Akdiken kelimesi ile Akdiken bitkisinin kastedildiğini iddia etmişlerdir. Oysa Akdiken bir bitkidir ve Alıçla hiçbir ilgisi oktur. Bu nedenle bu konuda kitap yazanların sapla samanı ayırmaları gerekir. Botanik: a) Dişli Alıç veya Tek iğneli Alıç’ta denir çünkü yapraklarının lopları sivrice olup köpek dişine benzerken çiçeklerinin göbeğinde tek iğne (monogyna) olduğundan Tek iğneli diye anılır. Yaprakları derin loplu ve lopların ucu sivri olduğundan Dişli Alıç diye de anılır. Yaprakları 3-5loplu, üst yüzeyi koyu yeşil renkli, parlak, alt yüzeyi açık yeşil renkli ve donuk ve de derimsidir. Çiçekleri demet gibi topluca bir arada, uzun saplı, kupa yaprakları incecik ve yeşil renkli, taç yaprakları 5 adet, 0,5cm çapında, küre şeklinde, beyaz veya beyazımsı pembe renklidir. Çiçeklerin ortasında 15-20adet topuzcuğu pembemsi, beyaz saplı döllenme tozlukları ve göbekte bir iğnesi vardır. Bu alıç’ın göbeğinde bir iğne olduğundan Tek iğneli (monogyna) ismi ile de anılır. Meyveleri küre veya yumurta şeklinde, 0,6-1cm uzunluğunda, 0,4-0,8cm eninde, koyu kırmızımsı renklidir. b) Eliptik Alıç; Crataegus laevigata, bu tür yukarıdakinden daha farklı olarak genellikle Avrupa’da yetişir ve yaprakları ile çiçeklerinden basit farklılıklar vardır. Yapraklarına eliptik denmesinin nedeni eliptik şekilde olmasındandır ve kenarları da kertiklidir. Yaprakları 3-5loplu, loplar bazen derin, bazen de oldukça küçüktür ve kenarlarının kertikli olmasının nedeni ile Kertikli Alıç’ta denir. Çiçekleri aynı yukarıdaki şekilde olup yalnız iki küçük farkı vardır. Döllenme tozlukları kırmızı renkte ve göbekte iki iğnesi vardır. Meyveleri oldukça küçük olup 1-5cm çapında, kırmızı renkli, içinde 2-3çekirdek bulunur. Yetiştirilmesi: Bu iki türün de Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetiştirilmesi mümkün olup özel bir bakıma ihtiyacı yoktur. Hasat zamanı: Yaprak ve çiçekleri ayrı ayrı veya birlikte toplanır ve kurutulur. Çiçek ve yaprakların eşit oranda veya eşite yakın oranda olması en uygun ve etkili olanıdır. Alıç çiçek ve yapraklarının gölgede kurutulması ve 38C˚’den fazla ısı olursa çiçeklerinin birleşimindeki eterik yağlar bozulabilir. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Yaprak ve çiçeklerinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Flavonitler %1,5-2 arasında olup en önemlileri; Vitexin-2-O-α-L-rhamnosit %0,53, Hiperoksid %0,28, Rutin %0,17, Vitexin %0,02 ve ayrıca Vitexinrhamnosit, Epiodictyolglikozit, İzovitexin, Orientin, Orientin-2-O-rhamnosit ve Apigenin-Luteolin ve Kâmpferol türevleri b) Procynidin türevleri %2-3 arasında olup (+)-Cartechin ve (-)-Epicatechinler’in 0C-4 ve C-8’dan çeşitli şekilde birbirleri ile bağlanmasıyla Procynidin türevlerini oluşturur. Procyanidinler; Procynidin B-2=((-)-Epicatechin/(-)-Epicatechin) Procynidin B-1=((-)-Epicatechin/(+)-Epicatechin), Procynidin B-3=((+)-Catechin/(+)-Catechin) ve Procynidin B-4=((+)-Catechin/(-)-Epicatechin) ve Procynidin A-2 içerir. A çift bağlantıyı, B tek bağlantıyı ve C üçlü bağlantı olduğunu açıklar. c) Organik asitler; Chlorogenasit, Kahve asidi d) Triterpencarbonikasitler; Oleonol asit, Ursolasit ve Crataegolasit (=2-α-Hyroxyoleanolasit) e) Aminler; Cholin, Asetilcholin ve Alkalaminler f) Xanthin türevleri; Adenin, Adenosin ve Ürik asit g) Vitaminler ve mineraller özellikle Potasyum içerir. Meyvesinin birleşiminde olan maddeler; a) Triterpenasitler %0,3-0,5 arasında ve en önemlileri; Ursolasit ve Crataegolasitler içerir. b) Flavonitler; Vitexin, Vitexinrhamnosit ve Hyrosid Procyanidinler; %2,5-3,5 arasında olup en önemlileri; Procynidin B2, B3, B4, B1 ve A2’dir. Araştırmalar: Alıç ekstresi ile binlerce klinik veya muayenehanede binlerce kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemeleri yapılmış ve çok güzel sonuçlar elde edilmiştir. 1) Sadece 1991-1994 yıllarında 14 kontrollü klinik araştırmasında toplam 741 kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu araştırmalarda önce hastalara günde 180mg Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) verilmiş ve bu miktar sürekli artırılarak 1994’den itibaren günlük 900mg’ın daha etkili olduğu tespit edilmiştir. (RP.104) 2) Toplam 3664 kalp rahatsızlığı olan hasta üzerinde 940 doktorun kendi muayenehanesinde veya Üniversite kliniğinde kimyasal ilaçlarla veya Alıç ekstresi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) alan 1476 hastanın kimyasal ilaç alanlara göre daha iyi duruma 8 haftada ulaştıkları tespit edilmiştir. Alıç ekstresinin hiçbir yan tesri olmadığı gibi diğer organlarda olumlu etkileri vardır. Bu tedavi sonunda hastalarda görülen güçsüzlük, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kalp teklemesi, ödem, göğüs basıncının artması (göğüs sıkışması), zorlanarak öksürme gibi rahatsızlıkların iyileştiği görülmüştür. (ZP.1.98.22) 3) A.Förster ve ekibi 1994’de kalp zafiyeti olan 40 hasta üzerinde Alıç ekstresi ile 8 hafta süren tedavi denemesi yapmıştır. Bu tedavi so-nucu, dermansızlık, hemen yorulma, zorlanmada nefes darlığı, göğüs sıkışması ve güç kaybını iyileştirdiği tespit edilmiştir. (ZP.1.94.20) 4) Tauchert ve ekibi 1994’de Leverkusen’da kalp zafiyeti olan 132 hasta üzerinde klinik araştırması yapılmış ve bunlardan bir gruba günde 3x500mg Alıç ekstresi, diğer gruba kimyasal ilaç olan Kaptopril verilmiştir. Tedavi 8 hafta sürmüş ve Alıç ekstresi alanların kimyasal ilaç alanlardan daha etkili olduğu anlaşılmıştır. (ZP.2.94.78) Tesir şekli: Kalp kaslarını kuvvetlendirici (inotrop), kalp damar-larındaki (koroner) kan dolaşımını artırıcı, kalp frekanslarını düzenleyici, tansiyonu düzenleyici, damarları genişletici, krampları çözücü ve teskin edicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalara göre; Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) başta; koroner yetmezliği, kalp çarpıntısı, güç kaybı (kalbin beslenememesi nedeni ile), göğüs sıkışması, kalp atışlarında anormallik (aritmi=kalp ritim bozuklukları), nefes darlığı, hemen yorulma, vücudun su toplaması (ödem) ve gece nefes darlığı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Bütün bu rahatsızlıklar kalp zafiyeti sonucu ortaya çıkarlar. b) Komisyon E’nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç yaprak ve çiçek çayının ve ekstresinin NYA I.ve II.derecedeki kalp zafiyetine karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir. c) Homeopati’de; Alıç tentürü Alıç meyvelerinden hazırlanır. Başta; yorgunluk, dökülmüş gibi dermansızlık, iştahsızlık, korkulu ve tahriş edici hal, ağır baş ağrısı, baş dönmesi, uyuyamama ve korkulu rüyalar görmeye karşı kullanılır. d) Halk arasında; Kalp ve damar rahatsızlıkları, yüksek ve alçak tansiyona karşı kullanılır. Meyvesinin kullanımı ise; a) Komisyon E2nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç meyve çayı, tentürü veya ekstresinin kalp damarlarında (koroner) kan dolaşımını artırıcı ve genişletici, kalbi kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici ve arteriosklerozu önleyici olduğu beyan edilmiştir. b) Alıç meyvesinin tentürü başta kalp zafiyeti ve kalp zafiyeti ile ortaya çıkan güçsüzlük, nefes darlığı, göğüs daralması, yüksek tansiyon, damara sertliği gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Açıklama: New York Kalp hastalıkları derneği (N.Y.H.A=New York Hearth Association) kalp hastalıklarını ağırlığına göre 4 bölüme ayırmış ve Alıç ekstresinin NYHA 1 ve 2’ye karşı etkili olabileceğini beyan etmiştir. N.Y.H.A 3 ve 4. derecedeki kalp rahatsızlığına karşı Digitalis (Yüksük otu tentürü) veya Adasoğanı tentürü kullanılır. Alıç diğer kalbe etkili olan bitkilerden farklı olarak hem yüksek hem de alçak tansiyona karşı etkilidir. Yani tansiyonu ayarlayıcıdır. Alıç yaprak ve çiçeklerinden elde edilen ekstreye kısaca Alıç ekstresi denir. Alıç ekstresi kalp damarları yani koronerleri genişletir. Buralardaki tıkanmaları önler ve kalp kaslarına oksijen, besin ve akyuvar akışını artırarak kalbi besler, buradaki iltihapları önler. Bu nedenle en iyi koroner ilacı olarak gözükür ve de ispatlanmıştır. Çayı: İçilecek her bardak çay için iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Gökçek Kalp çayı (kalp güçlendirici ve yüksek tansiyona karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >40 gr Ökse otu >20 gr Oğulotu yaprağı Gökçek Kalp çayı (sindirim bozuklukları ve kalp rah.); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Oğulotu yaprağı >15 gr Papatya çiçeği >15 gr kimyon tohumu Gökçek Kalp çayı (kramplı kalp rahatsızlığına karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Kaz otu >20 gr Oğulotu yaprağı >10 gr Arnika çiçeği Gökçek Kalp çayı (sinirsel nedenle); >40 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu >10 gr Zencefil kökü Gökçek Kalp çayı (sinirsel kalp rahatsızlık); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu Dr.Rauch Kalp çayı (kalp ve alçak tansiyon için); >30 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Biberiye yaprağı >30 gr Civanperçemi otu Homeopati’de: Olgunlaşmış Alıç meyvesi ezildikten sonra 20gr’ı bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70’lik Alkol ilave edildikten sonra 6-8hafta bekletilir ve sonra süzülerek Homeopati’deismi ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süreyle alınır. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Baş ateş gibi sıcak ve yanıyorsa 2) Kalp çarpıntısı ve kalp hışırtısı 3) Mide-bağırsak rahatsızlıkları 4) Kalp ağrısı ve batması 5) Baş dönmesi 6) Deri kaşıntısı 7) Hava alamama, tık nefes, nefes darlığı 8) Dermansızlık, güçsüzlük 9) Göğüste ağrı ve göğüs kafesinde ağrı 10) Baş ağrısı, migren, başta basınç ve başta hissedilen ağrı 11) Burun kanaması 12) İç huzursuzluk 13) Uyuyamama veya uyuma zorluğu 14) Kusma 15) Kalbi büyümüş gibi hissetme Bu gibi hallerde Alıç tentürü gerekir. Yan tesirleri: Alıç yaprak, çiçek ve meyvesinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Bu yukarıdaki iki türün haricinde kullanılabilen üç tür daha vardır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-10/alic-hawthorn-weissdorn-crataegus-monogyna.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Alıç, WeiBdorn, Crataegus monogyna

Diğer Adları: Alıç, WeiBdorn, Crataegus monogyna Kalp gülü Syn: “ oxyacantha Alıç (yemiş) Yemişen Erderan Beyaz diken Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae Drugları: Alıç meyvesi; Crataegi fructus Alıç çiçek ve yaprağı; Crataegi folium cumflore Giriş: Alıç çiçek ve yaprakları genellikle birlikte kullanılır ve birebir karıştırılır. Alıç çiçek ve yaprakları çay, ekstre ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Alıcın meyvesi ise tentür yapımında kullanılır. Alıcın bilinen 1000 türü vardır ve bunlardan Dişli Alıç; Crataegus monogyna, Loplu Alıç; Crataegus laevigata ayrım yapılmadan kullanılır. Bu iki türün haricindeki Alıç türleri de kullanılabilir, fakat etkileri oldukça düşüktür. Alıç çiçek ve yaprağının kalp zafiyetine karşı kullanılması oldukça eskidir fakat ilk klinik araştırmasını E.Assmann 1930 yılında gerçekleştirmiş ve onu diğer araştırmalar takip etmiştir. Dişli Alıç genellikle Avrupa, Kuzey Afrika, Türkiye, Horasan ve Türkistan’da Loplu Alıç ise genellikle Avrupa’da yetişir. Bazı yazarlar Almanca Weibdorn karşılığı olan Akdiken kelimesi ile Akdiken bitkisinin kastedildiğini iddia etmişlerdir. Oysa Akdiken bir bitkidir ve Alıçla hiçbir ilgisi oktur. Bu nedenle bu konuda kitap yazanların sapla samanı ayırmaları gerekir. Botanik: a) Dişli Alıç veya Tek iğneli Alıç’ta denir çünkü yapraklarının lopları sivrice olup köpek dişine benzerken çiçeklerinin göbeğinde tek iğne (monogyna) olduğundan Tek iğneli diye anılır. Yaprakları derin loplu ve lopların ucu sivri olduğundan Dişli Alıç diye de anılır. Yaprakları 3-5 loplu, üst yüzeyi koyu yeşil renkli, parlak, alt yüzeyi açık yeşil renkli ve donuk ve de derimsidir. Çiçekleri demet gibi topluca bir arada, uzun saplı, kupa yaprakları incecik ve yeşil renkli, taç yaprakları 5 adet, 0,5cm çapında, küre şeklinde, beyaz veya beyazımsı pembe renklidir. Çiçeklerin ortasında 15-20 adet topuzcuğu pembemsi, beyaz saplı döllenme tozlukları ve göbekte bir iğnesi vardır. Bu alıç’ın göbeğinde bir iğne olduğundan Tek iğneli (monogyna) ismi ile de anılır. Meyveleri küre veya yumurta şeklinde, 0,6-1cm uzunluğunda, 0,4-0,8cm eninde, koyu kırmızımsı renklidir. b) Eliptik Alıç; Crataegus laevigata, bu tür yukarıdakinden daha farklı olarak genellikle Avrupa’da yetişir ve yaprakları ile çiçeklerinden basit farklılıklar vardır. Yapraklarına eliptik denmesinin nedeni eliptik şekilde olmasındandır ve kenarları da kertiklidir. Yaprakları 3-5loplu, loplar bazen derin, bazen de oldukça küçüktür ve kenarlarının kertikli olmasının nedeni ile Kertikli Alıç’ta denir. Çiçekleri aynı yukarıdaki şekilde olup yalnız iki küçük farkı vardır. Döllenme tozlukları kırmızı renkte ve göbekte iki iğnesi vardır. Meyveleri oldukça küçük olup 1-5cm çapında, kırmızı renkli, içinde 2-3çekirdek bulunur. Yetiştirilmesi: Bu iki türün de Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetiştirilmesi mümkün olup özel bir bakıma ihtiyacı yoktur. Hasat zamanı: Yaprak ve çiçekleri ayrı ayrı veya birlikte toplanır ve kurutulur. Çiçek ve yaprakların eşit oranda veya eşite yakın oranda olması en uygun ve etkili olanıdır. Alıç çiçek ve yapraklarının gölgede kurutulması ve 38C˚’den fazla ısı olursa çiçeklerinin birleşimindeki eterik yağlar bozulabilir.  Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Yaprak ve çiçeklerinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Flavonitler %1,5-2 arasında olup en önemlileri; Vitexin-2-O-α-L-rhamnosit %0,53, Hiperoksid %0,28, Rutin %0,17, Vitexin %0,02 ve ayrıca Vitexinrhamnosit, Epiodictyolglikozit, İzovitexin, Orientin, Orientin-2-O-rhamnosit ve Apigenin-Luteolin ve Kâmpferol türevleri b) Procynidin türevleri %2-3 arasında olup (+)-Cartechin ve (-)-Epicatechinler’in 0C-4 ve C-8’dan çeşitli şekilde birbirleri ile bağlanmasıyla Procynidin türevlerini oluşturur. Procyanidinler; Procynidin B-2=((-)-Epicatechin/(-)-Epicatechin) Procynidin B-1=((-)-Epicatechin/(+)-Epicatechin), Procynidin B-3=((+)-Catechin/(+)-Catechin) ve Procynidin B-4=((+)-Catechin/(-)-Epicatechin) ve Procynidin A-2 içerir. A çift bağlantıyı, B tek bağlantıyı ve C üçlü bağlantı olduğunu açıklar. c) Organik asitler; Chlorogenasit, Kahve asidi d) Triterpencarbonikasitler; Oleonol asit, Ursolasit ve Crataegolasit (=2-α-Hyroxyoleanolasit) e) Aminler; Cholin, Asetilcholin ve Alkalaminler f) Xanthin türevleri; Adenin, Adenosin ve Ürik asit g) Vitaminler ve mineraller özellikle Potasyum içerir. Meyvesinin birleşiminde olan maddeler; a) Triterpenasitler %0,3-0,5 arasında ve en önemlileri; Ursolasit ve Crataegolasitler içerir. b) Flavonitler; Vitexin, Vitexinrhamnosit ve Hyrosid Procyanidinler; %2,5-3,5 arasında olup en önemlileri; Procynidin B2, B3, B4, B1 ve A2’dir. Araştırmalar: Alıç ekstresi ile binlerce klinik veya muayenehanede binlerce kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemeleri yapılmış ve çok güzel sonuçlar elde edilmiştir. 1) Sadece 1991-1994 yıllarında 14 kontrollü klinik araştırmasında toplam 741 kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu araştırmalarda önce hastalara günde 180mg Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) verilmiş ve bu miktar sürekli artırılarak 1994’den itibaren günlük 900mg’ın daha etkili olduğu tespit edilmiştir. (RP.104) 2) Toplam 3664 kalp rahatsızlığı olan hasta üzerinde 940 doktorun kendi muayenehanesinde veya Üniversite kliniğinde kimyasal ilaçlarla veya Alıç ekstresi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) alan 1476 hastanın kimyasal ilaç alanlara göre daha iyi duruma 8 haftada ulaştıkları tespit edilmiştir. Alıç ekstresinin hiçbir yan tesri olmadığı gibi diğer organlarda olumlu etkileri vardır. Bu tedavi sonunda hastalarda görülen güçsüzlük, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kalp teklemesi, ödem, göğüs basıncının artması (göğüs sıkışması), zorlanarak öksürme gibi rahatsızlıkların iyileştiği görülmüştür. (ZP.1.98.22) 3) A.Förster ve ekibi 1994’de kalp zafiyeti olan 40 hasta üzerinde Alıç ekstresi ile 8 hafta süren tedavi denemesi yapmıştır. Bu tedavi so-nucu, dermansızlık, hemen yorulma, zorlanmada nefes darlığı, göğüs sıkışması ve güç kaybını iyileştirdiği tespit edilmiştir. (ZP.1.94.20) 4) Tauchert ve ekibi 1994’de Leverkusen’da kalp zafiyeti olan 132 hasta üzerinde klinik araştırması yapılmış ve bunlardan bir gruba günde 3x500mg Alıç ekstresi, diğer gruba kimyasal ilaç olan Kaptopril verilmiştir. Tedavi 8 hafta sürmüş ve Alıç ekstresi alanların kimyasal ilaç alanlardan daha etkili olduğu anlaşılmıştır. (ZP.2.94.78) Tesir şekli: Kalp kaslarını kuvvetlendirici (inotrop), kalp damar-larındaki (koroner) kan dolaşımını artırıcı, kalp frekanslarını düzenleyici, tansiyonu düzenleyici, damarları genişletici, krampları çözücü ve teskin edicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalara göre; Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) başta; koroner yetmezliği, kalp çarpıntısı, güç kaybı (kalbin beslenememesi nedeni ile), göğüs sıkışması, kalp atışlarında anormallik (aritmi=kalp ritim bozuklukları), nefes darlığı, hemen yorulma, vücudun su toplaması (ödem) ve gece nefes darlığı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Bütün bu rahatsızlıklar kalp zafiyeti sonucu ortaya çıkarlar. b) Komisyon E’nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç yaprak ve çiçek çayının ve ekstresinin NYA I.ve II.derecedeki kalp zafiyetine karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir. c) Homeopati’de; Alıç tentürü Alıç meyvelerinden hazırlanır. Başta; yorgunluk, dökülmüş gibi dermansızlık, iştahsızlık, korkulu ve tahriş edici hal, ağır baş ağrısı, baş dönmesi, uyuyamama ve korkulu rüyalar görmeye karşı kullanılır. d) Halk arasında; Kalp ve damar rahatsızlıkları, yüksek ve alçak tansiyona karşı kullanılır. Meyvesinin kullanımı ise; a) Komisyon E2nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç meyve çayı, tentürü veya ekstresinin kalp damarlarında (koroner) kan dolaşımını artırıcı ve genişletici, kalbi kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici ve arteriosklerozu önleyici olduğu beyan edilmiştir. b) Alıç meyvesinin tentürü başta kalp zafiyeti ve kalp zafiyeti ile ortaya çıkan güçsüzlük, nefes darlığı, göğüs daralması, yüksek tansiyon, damara sertliği gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Açıklama: New York Kalp hastalıkları derneği (N.Y.H.A=New York Hearth Association) kalp hastalıklarını ağırlığına göre 4 bölüme ayırmış ve Alıç ekstresinin NYHA 1 ve 2’ye karşı etkili olabileceğini beyan etmiştir. N.Y.H.A 3 ve 4. derecedeki kalp rahatsızlığına karşı Digitalis (Yüksük otu tentürü) veya Adasoğanı tentürü kullanılır. Alıç diğer kalbe etkili olan bitkilerden farklı olarak hem yüksek hem de alçak tansiyona karşı etkilidir. Yani tansiyonu ayarlayıcıdır. Alıç yaprak ve çiçeklerinden elde edilen ekstreye kısaca Alıç ekstresi denir. Alıç ekstresi kalp damarları yani koronerleri genişletir. Buralardaki tıkanmaları önler ve kalp kaslarına oksijen, besin ve akyuvar akışını artırarak kalbi besler, buradaki iltihapları önler. Bu nedenle en iyi koroner ilacı olarak gözükür ve de ispatlanmıştır. Çayı: İçilecek her bardak çay için iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Gökçek Kalp çayı (kalp güçlendirici ve yüksek tansiyona karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >40 gr Ökse otu >20 gr Oğulotu yaprağı Gökçek Kalp çayı (sindirim bozuklukları ve kalp rah.); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Oğulotu yaprağı >15 gr Papatya çiçeği >15 gr kimyon tohumu Gökçek Kalp çayı (kramplı kalp rahatsızlığına karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Kaz otu >20 gr Oğulotu yaprağı >10 gr Arnika çiçeği Gökçek Kalp çayı (sinirsel nedenle); >40 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu >10 gr Zencefil kökü Gökçek Kalp çayı (sinirsel kalp rahatsızlık); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu Dr.Rauch Kalp çayı (kalp ve alçak tansiyon için); >30 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Biberiye yaprağı >30 gr Civanperçemi otu Homeopati’de: Olgunlaşmış Alıç meyvesi ezildikten sonra 20gr’ı bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70’lik Alkol ilave edildikten sonra 6-8hafta bekletilir ve sonra süzülerek Homeopati’deismi ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süreyle alınır. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Baş ateş gibi sıcak ve yanıyorsa 2) Kalp çarpıntısı ve kalp hışırtısı 3) Mide-bağırsak rahatsızlıkları 4) Kalp ağrısı ve batması 5) Baş dönmesi 6) Deri kaşıntısı 7) Hava alamama, tık nefes, nefes darlığı 8) Dermansızlık, güçsüzlük 9) Göğüste ağrı ve göğüs kafesinde ağrı 10) Baş ağrısı, migren, başta basınç ve başta hissedilen ağrı 11) Burun kanaması 12) İç huzursuzluk 13) Uyuyamama veya uyuma zorluğu 14) Kusma 15) Kalbi büyümüş gibi hissetme Bu gibi hallerde Alıç tentürü gerekir. Yan tesirleri: Alıç yaprak, çiçek ve meyvesinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Bu yukarıdaki iki türün haricinde kullanılabilen üç tür daha vardır. B) Türk Alıcı, Azaroldorn, Crataegus azarolus (Syn:“ pontica) Bu alıcın vatanı Türkiye, Horasan ve Türkistan olup buradan İtalya’ya oradan da Akdeniz ve Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Türk Alıcı diğer-lerinden farklı olarak meyveleri 1,5-3cm çapında, bazen de 4cm’iş bula-bilir. Bu meyve küre veya muşmula şeklinde, sarı veya portakal renginde olabilir. Çiçek, yaprak ve meyveleri aynı yukarıdaki şekilde kullanılabilir. C) Esmer Alıç, Schwarse Weibdorn, Crataegus nigra  Vatanı Balkanlar, Macaristan, Çekoslovakya, Slovak ya olup meyvelerinin esmer olması nedeni ile diğerlerinden ayrılır. Bu türünde çiçek, yaprak ve meyveleri de aynı şekilde kullanılır. D) Beş iğneli alıç, Fünfgriffige Weibdorn, Crataegus pentagyna Bu Beş İğneli Alıç Balkanlar, Macaristan, Ukrayna, Kafkaslar ve Türkiye’nin Kuzeyinde yetişir. Çiçeklerinin göbeğindeki iğnelerin 5 adet olması nedeniyle meyvelerinde 5 çekirdek bulunur. Meyveleri siyahımsı kırmızı renktedir. Beş iğneli Alıçta diğer Alıç türleri gibi kullanılır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-12/alic-weibdorn-crataegus-monogyna.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Aslan pençesi otu, Frauenmantel, Alchemilla vulgaris

Diğer Adları: Aslan pençesi otu, Frauenmantel, Alchemilla vulgaris Aslan ayağı otu Syn: Alchemilla xanthochlora Kırağı otu Pelerin otu Harmani otu Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae Drugları: Aslanpençesi otu; Alchemilla herba Aslanpençesi otunun kökleri hariç tamamı çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Giriş: Aslanpençesi otu gülgillerin alt grubu olan Alchemillinnagillere dahil olup takriben 1000 adet türü mevcuttur. Aslanpençesi otu Batı Avrupa’dan Doğu Türkistan’a kadar geniş bir alanda yabani olarak yetişmektedir. Yol kenarları, çalılıklar, kayalıklar, çimenlikler, meralar ve viranelerde yetişen bitki dağların 2500 m yüksekliklerinde yetişebilir. Aslanpençesi otu çok eskiden beri ishale ve kadın hastalıklarına karşı kullanılmıştır. Yapraklarının sabahları terleyerek üzeri kırağında olduğu gibi irili ufaklı damlacıklarla bezenir ve bu nedenle de Kırağı otu diye de anılır. Yaprakları pelerin veya Harmaniye benzediğinden Pelin otu veya Harmaniye otu diye de anılır. Botanik: Rozet yaprakları uzun saplı 5-10 cm çapında, gövde yaprakları sapsız ve oldukça küçüktür. Yaprakları pelerine benzer ve 7-9 loplu kenarları narin dişli veya kertikli, üst kısmı yeşil alt kısmı grimsi yeşil ve tüylüdür. Bitki 20-60 cm boyunda dikine yükselir ve oldukça sık çatal¬laşır. Çiçekleri topluca bir arada oldukça küçük sarımsı veya açık sarı renklidir. Çiçeklerin taç yaprakları olmayıp 8 adet üçgen şeklinde sivri uçlu kupa yapraklarına sahiptir. Eski kökleri ölürken yeni kökleri çevreye yayılarak kümeler oluşturur. Yetiştirilmesi: Yetiştirilmesi oldukça kolay olup çevrede yabani olarak yetişen bitkinin kökünden bir parça, güneşli bir yere ve humuslu toprağa ekilirse fazla bir bakıma ihtiyaç duyulmadan orada gelişir ve kümeler oluşturur. Hasat zamanı: Çiçek amaya başladığı andan itibaren yani Mayıs’tan Ekim’e kadar yerden 5-10 cm yukarıdan kesilerek toplanır ve demetleri yapılarak havalı ve güneşli yerlere asılarak kurutulur. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ay¬rıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satıl¬ması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Taninler %6-8 oranında olup bununda %50-60’ını Agrimoniin, %20-25’ini Penduculagin ve %15-20’sini Laevigatin F’den oluşur. b) Flavonitler; Quercetin ve Leukocyanidin c) Yüksek oranda Mineraller (%9) içerir ve bunun en önemlileri %40-50’sini Silisiumdioksitten (SO2) oluşur. d) Ayrıca; Saponin, Lecithin, Linolasidi, Salisilikasit, Stearin asit ve az miktarda Eterik yağ içerir. Araştırmalar: Aslanpençesi otu ile yapılan araştırmalar pek yeterli de-ğildir. Zira yapılan araştırmalar oldukça azdır. Bu araştırmalardan biri Japon ilim adamları tarafından yapılmıştır. K.Miyamatio, R.Koshiura, Y.Ikeya ve H.Taguchi 1985’de Aslanpençesi otundan elde edilen Agri-moniin ile fareler üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Kanserli fare-lerdeki urların büyümesini önlediği tespit edilmiştir. Agrimoniin ile tedavi olan farelerin 53 gün yaşarken, plasebo ile tedavi edilenlerin sadece 21,3 gün yaşadıkları tespit edilmiştir. Bundan da Agrimoniin’in kanserli urların büyümesini önlediği tespit edilmiş fakat bu araştırma henüz tek başına yeterli değildir. (HHB.IV.164). bir bayan ağrılı ve uzun süreli adet gördüğünü söyleyerek benden bir tavsiyede bulunmamı istedi. Ben ona Gökçek İksir ve Gökçek Kadın çayını tavsiye ettim. O bayanı 2 ay sonra gördüğümde durumunun normalleştiğini ve iyileştiğini söyledi.(Eylül 2006). Tesir şekli: Damarları büzücü, idrar söktürücü, iltihapları önleyici, yara-ları iyileştirici, kanamayı durdurucu ve adet halini düzenleyicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalar henüz yeterli olmadığından bu konuda (kullanılması ile ilgili) fazla bilgi veremeyeceğiz. b) Komisyon E’nin 18/09/1986 tarih ve 173 nolu Monografi bildirisine göre Aslanpençesi otu başta hafif ishal hastalıklarına karşı kullanılır. c) Halk arasında adet görme rahatsızlıkları, ishal, mide-bağırsak rahat-sızlıkları, ağız içi yaraları, deri hastalıkları ve yaralara karşı kullanılır. Çayı: İki kahve kaşığı Aslanpençesi otu demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Çay Harmanları Dr.Rauch annelerin sütünü artırıcı çay; >25 gr Aslanpençesi otu >25 gr Anason tohumu >25 gr Rezene tohumu >25 gr Oğul otu yaprağı M.Pahlow’a göre beyaz akıntıya karşı çay; >10 gr Ballıbaba çiçeği >10 gr Aslanpençesi otu >10 gr Atkuyruğu otu Meyer beyaz akıntı çayı; >30 gr Aslanpençesi otu >20 gr Kuş ekmeği otu >20 gr Ballıbaba çiçeği >20 gr Atkuyruğu otu >10 gr Centiyan kökü H.Wagner kadın hastalıkları çayı; >20 gr Civanperçemi otu >20 gr Çobançantası otu >20 gr Kuş ekmeği otu >20 gr Aslanpençesi otu >20 gr Süpürge otu Gökçek beyaz akıntı çayı >30 gr Keçi sakalı otu >20 gr Aslanpençesi otu >20 gr Oğul otu yaprağı >20 gr Kedi otu kökü >10 gr Ballıbaba çiçeği Dr.E.Scheider böbrek iltihaplanması çayı; >25 gr Aslanpençesi otu >25 gr Çobançantası otu >25 gr Kılıç otu >25 gr Keten tohumu Dr.E.Scheider adet anormallikleri ve aşırı adet halini çayı; >20 gr atkuyruğu otu >20 gr Isırgan otu >20 gr Aslanpençesi otu >20 gr Çobançantası otu >20 gr Beşparmak kökü Gökçek Kadın hastalıklarına karşı çay (beyaz akıntıya); >10 gr Kılıç otu >10 gr Ballıbaba çiçeği >20 gr Atkuyruğu otu >20 gr Civanperçemi otu >20 gr Oğul otu >20 gr Aslanpençesi otu Homeopati’de: Aslanpençesi otundan (taze) 20 gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik alkol ilave edilerek 4-6 hafta bekledikten sonra süzülerek Homeopati’de ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 damla 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır. Ekstresi: Aslanpençesi otu etanolla ekstraksiyonu yapılarak ekstresi yapılır. Ekstresi de aynı tentürü gibi kullanılır. Yan tesirleri: Normal tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur. Sadece çok kullanılması halinde karaciğere zarar verir. B) Dağ Aslanpençesi otu, Alpen Frauenmantel, Allchemilla alpina Yukarıdaki Aslanpençesi otundan farklı olarak yaprakları derin loplu parmak şeklinde ve her parça ovaldir. Çiçekleri ise oldukça küçük ve çok soluk yeşil nadiren soluk sarı renklidir.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-17/aslan-pencesi-otu-frauenmantel-alchemilla-vulgaris.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Selamotu, Liebstöckel, Levisticum officinalis

Çok Yıllık | 1-2m | 7-8 Aylar | Ça,Na | Kökü Selam otu, Liebstöckel, Levisticum officinalis Kurtbağrı Şifalı Selam otu Familyası: Maydanozgillerden, Doldengewaechse, Apiaceae Drugları: Selam otu kökü; Levistici radix Selamotunun kökü çay ve natürel ilaç yapımında kullanılır ve nadiren de köklerinden elde edilen eter yağı kullanılır. Giriş: Selamotunun üç türü vardır ve bunlar Şifalı Selam otu; levisticum officinalis, Kafkas Selam otu; levisticum caucasicum, Pers Selam otu; levisticumpersicum’u sayabiliriz. Selamotunun Türkistan’dan İran’a, ora-dan da Anadolu ve Avrupa’ya yayılmıştır. Romalılar tarafından idrar sök-türücü olarak kullanılmıştır. Botanik: Selam otu 1-2metre boyunda çok yıllık, dikine yükselen, ça¬tallı, gövde boru gibi içi boş ve gövde ile kök arasında bir önceki yılın yaprak sapları bulunur. Yaprakları 50-70cm uzunluğunda 40-60cm enin¬de olup, bu yaprakta karşılıklı olarak dizilmiştir. Ana yapraklar yan yapraklardan oluşur. Yan yapraklarda tekrar parça yapraklardan meydana gelir. Parça yaprakların kenarları dişli veya hafif loplu, oval şekilde ve mavimsi yeşil renklidir. Çiçekleri 7-15cm çapında bir şemsiyecikler de¬metinden meydana gelir. Bir şemsiyecikte 20-30küçük çiçek bulunur ve 12-20şemsiyecik bir şemsiyeyi meydana getirir. Taç yaprakları tak¬riben 1mm büyüklüğünde soluk sarı renkli, eliptik ve kupa yaprakları geri doğ¬ru kıvrıktır. Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiye, Kafkaslar, Horasan ve Türkistan olan bit¬-ki Türkiye’nin hemen her yöresinde rahatlıkla problemsiz yetiştirilebilir. Hasat zamanı: Ancak iki yıllık bitkinin kökleri sökülerek temizlenir, kurutulur ve özel kaplarda muhafaza edilir. Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Eter yağı türevleri %0,4-1,7 arasında olup iki önemli gruba ayırmak mümkündür; 1) Alkylphthalitler %70 civarında olup en önemlileri %30-60 oranında Cis ve Tran-Ligustilid, %25-30 3-Butylphthalid ve ayrıca Cis-trans-butylidenphthalid (=Ligusticumlacton) ve 3-Butyl-4,5-dihydropthalid (=Sedamenolid) 2) α- ve β-Pinen, Citronellal, β-Phellandren, Pentylbenzol ve Pentylcyclohexadien b) Kumarinler %0,1-1 olup 1) Kumarinler; Cumarin ve Umbelliferon 2) Furokumarinler; Bergapten ve Psoralen c) Polyacetylenler; %0,06, (+)-Falcarindiol d) Organikasitler; Ferul asit, benzoe asit, angalica asit ve izovalerian asit Tesir şekli: İdrar söktürücü, hazmettirici, mikropları öldürücü ve ilti¬hap-ları önleyicidir. Kullanılması: a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılma-mıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Selam otu kökü yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin böbrek taş ve kumlarına karşı A. Başak otu, Isırgan otu preparatları veya Gökçek İksiri daha etkilidir. b) Komisyon E’nin 01.06.1990 tarih ve 101 nolu monoografi bildirisine göre başta idrar yolları iltihaplanmasına karşı ve böbreklerdeki kum oluşmasını önleyici olduğu beyan edilmiştir. c) Aromaterapide selam otu eter yağı karaciğer ve safra rahatsızlıkları ve de mide asidi fazlalığına (hiperasidite) karşı kullanılır. d) Halk arasında başta idrar yolları iltihapları ve böbrek kumlarına karşı kullanılır. Ayrıca nadiren de olsa mide rahatsızlıklarına karşı ve kanı temizleyici olarak kullanılmıştır. Çay: İki tatlı kaşığı selam kökü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzü-lerek içilir. Çay Harmanları: Gökçek idraryolları çayı; >25 gr Selam kökü >25 gr Kayışkıran kökü >25 gr Ardıç kozalağı >15 gr Meyan kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Mesane ve böbrek çayı (iltihaplı hastalıklarda); >35 gr Ardıç kozalağı >15 gr Selam otu kökü >15 gr Kayışkıran kökü >15 gr Meyan kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Böbrek ve mesane çayı (enfeksiyonda ); >20 gr Ayı üzümü yaprağı >10 gr Altın başak otu >10 gr Orta sifon yaprağı >10 gr Selam otu kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Böbrek ve mesane çayı (mesane ve böbrek iltihaplarına) >20 gr Altın başak otu >20 gr Hindiba otu ve kökü >20 gr Atkuyruğu otu >20 gr Ardıç kozalağı >10 gr Selam otu kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek böbrek ve mesane çayı (idrar söktürücü ve krampları önleyici); >25 gr Ardıç kozalağı >25 gr Altın başak otu >25 gr Atkuyruğu otu >15 gr Selam kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Mesane ve Böbrek çayı >25 gr Atkuyruğu otu >25 gr Ardıç kozalağı >20 gr Ortosifon yaprağı >10 gr Ayrıkkökü >10 gr Akhuş yaprağı >10 gr Selam otu kökü Aromaterapisi: Selam otu kökü su buharı ile damıtılarak eter yağı elde edilir ve bu yağdan günde 3-5defa 1-2damla bir parça ekmek veya şekere damlatılarak alınır. Ekstresi: Selam kökü etanol ve su ile ekstraksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir ve bu ekstre natürel ilaç yapımında kullanılır. Yan tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur. Fakat aşırı veya uzun süre kullanılması halinde ışınlara karşı duyarlı olduğundan kaşıntı yapabilir. Hamile bayanların

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2014-12-26/selamotu-liebstockel-levisticum-officinalis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Alıç, WeiBdorn, Crataegus monogyna

Diğer Adları: Alıç, WeiBdorn, Crataegus monogyna Kalp gülü Syn: “ oxyacantha Alıç (yemiş) Yemişen Erderan Beyaz diken Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae Drugları: Alıç meyvesi; Crataegi fructus Alıç çiçek ve yaprağı; Crataegi folium cumflore Giriş: Alıç çiçek ve yaprakları genellikle birlikte kullanılır ve birebir karıştırılır. Alıç çiçek ve yaprakları çay, ekstre ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Alıcın meyvesi ise tentür yapımında kullanılır. Alıcın bilinen 1000 türü vardır ve bunlardan Dişli Alıç; Crataegus monogyna, Loplu Alıç; Crataegus laevigata ayrım yapılmadan kullanılır. Bu iki türün haricindeki Alıç türleri de kullanılabilir, fakat etkileri oldukça düşüktür. Alıç çiçek ve yaprağının kalp zafiyetine karşı kullanılması oldukça eskidir fakat ilk klinik araştırmasını E.Assmann 1930 yılında gerçekleştirmiş ve onu diğer araştırmalar takip etmiştir. Dişli Alıç genellikle Avrupa, Kuzey Afrika, Türkiye, Horasan ve Türkistan’da Loplu Alıç ise genellikle Avrupa’da yetişir. Bazı yazarlar Almanca Weibdorn karşılığı olan Akdiken kelimesi ile Akdiken bitkisinin kastedildiğini iddia etmişlerdir. Oysa Akdiken bir bitkidir ve Alıçla hiçbir ilgisi oktur. Bu nedenle bu konuda kitap yazanların sapla samanı ayırmaları gerekir. Botanik: a) Dişli Alıç veya Tek iğneli Alıç’ta denir çünkü yapraklarının lopları sivrice olup köpek dişine benzerken çiçeklerinin göbeğinde tek iğne (monogyna) olduğundan Tek iğneli diye anılır. Yaprakları derin loplu ve lopların ucu sivri olduğundan Dişli Alıç diye de anılır. Yaprakları 3-5 loplu, üst yüzeyi koyu yeşil renkli, parlak, alt yüzeyi açık yeşil renkli ve donuk ve de derimsidir. Çiçekleri demet gibi topluca bir arada, uzun saplı, kupa yaprakları incecik ve yeşil renkli, taç yaprakları 5 adet, 0,5cm çapında, küre şeklinde, beyaz veya beyazımsı pembe renklidir. Çiçeklerin ortasında 15-20 adet topuzcuğu pembemsi, beyaz saplı döllenme tozlukları ve göbekte bir iğnesi vardır. Bu alıç’ın göbeğinde bir iğne olduğundan Tek iğneli (monogyna) ismi ile de anılır. Meyveleri küre veya yumurta şeklinde, 0,6-1cm uzunluğunda, 0,4-0,8cm eninde, koyu kırmızımsı renklidir. b) Eliptik Alıç; Crataegus laevigata, bu tür yukarıdakinden daha farklı olarak genellikle Avrupa’da yetişir ve yaprakları ile çiçeklerinden basit farklılıklar vardır. Yapraklarına eliptik denmesinin nedeni eliptik şekilde olmasındandır ve kenarları da kertiklidir. Yaprakları 3-5loplu, loplar bazen derin, bazen de oldukça küçüktür ve kenarlarının kertikli olmasının nedeni ile Kertikli Alıç’ta denir. Çiçekleri aynı yukarıdaki şekilde olup yalnız iki küçük farkı vardır. Döllenme tozlukları kırmızı renkte ve göbekte iki iğnesi vardır. Meyveleri oldukça küçük olup 1-5cm çapında, kırmızı renkli, içinde 2-3çekirdek bulunur. Yetiştirilmesi: Bu iki türün de Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetiştirilmesi mümkün olup özel bir bakıma ihtiyacı yoktur. Hasat zamanı: Yaprak ve çiçekleri ayrı ayrı veya birlikte toplanır ve kurutulur. Çiçek ve yaprakların eşit oranda veya eşite yakın oranda olması en uygun ve etkili olanıdır. Alıç çiçek ve yapraklarının gölgede kurutulması ve 38C˚’den fazla ısı olursa çiçeklerinin birleşimindeki eterik yağlar bozulabilir.  Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Yaprak ve çiçeklerinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Flavonitler %1,5-2 arasında olup en önemlileri; Vitexin-2-O-α-L-rhamnosit %0,53, Hiperoksid %0,28, Rutin %0,17, Vitexin %0,02 ve ayrıca Vitexinrhamnosit, Epiodictyolglikozit, İzovitexin, Orientin, Orientin-2-O-rhamnosit ve Apigenin-Luteolin ve Kâmpferol türevleri b) Procynidin türevleri %2-3 arasında olup (+)-Cartechin ve (-)-Epicatechinler’in 0C-4 ve C-8’dan çeşitli şekilde birbirleri ile bağlanmasıyla Procynidin türevlerini oluşturur. Procyanidinler; Procynidin B-2=((-)-Epicatechin/(-)-Epicatechin) Procynidin B-1=((-)-Epicatechin/(+)-Epicatechin), Procynidin B-3=((+)-Catechin/(+)-Catechin) ve Procynidin B-4=((+)-Catechin/(-)-Epicatechin) ve Procynidin A-2 içerir. A çift bağlantıyı, B tek bağlantıyı ve C üçlü bağlantı olduğunu açıklar. c) Organik asitler; Chlorogenasit, Kahve asidi d) Triterpencarbonikasitler; Oleonol asit, Ursolasit ve Crataegolasit (=2-α-Hyroxyoleanolasit) e) Aminler; Cholin, Asetilcholin ve Alkalaminler f) Xanthin türevleri; Adenin, Adenosin ve Ürik asit g) Vitaminler ve mineraller özellikle Potasyum içerir. Meyvesinin birleşiminde olan maddeler; a) Triterpenasitler %0,3-0,5 arasında ve en önemlileri; Ursolasit ve Crataegolasitler içerir. b) Flavonitler; Vitexin, Vitexinrhamnosit ve Hyrosid Procyanidinler; %2,5-3,5 arasında olup en önemlileri; Procynidin B2, B3, B4, B1 ve A2’dir. Araştırmalar: Alıç ekstresi ile binlerce klinik veya muayenehanede binlerce kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemeleri yapılmış ve çok güzel sonuçlar elde edilmiştir. 1) Sadece 1991-1994 yıllarında 14 kontrollü klinik araştırmasında toplam 741 kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu araştırmalarda önce hastalara günde 180mg Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) verilmiş ve bu miktar sürekli artırılarak 1994’den itibaren günlük 900mg’ın daha etkili olduğu tespit edilmiştir. (RP.104) 2) Toplam 3664 kalp rahatsızlığı olan hasta üzerinde 940 doktorun kendi muayenehanesinde veya Üniversite kliniğinde kimyasal ilaçlarla veya Alıç ekstresi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) alan 1476 hastanın kimyasal ilaç alanlara göre daha iyi duruma 8 haftada ulaştıkları tespit edilmiştir. Alıç ekstresinin hiçbir yan tesri olmadığı gibi diğer organlarda olumlu etkileri vardır. Bu tedavi sonunda hastalarda görülen güçsüzlük, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kalp teklemesi, ödem, göğüs basıncının artması (göğüs sıkışması), zorlanarak öksürme gibi rahatsızlıkların iyileştiği görülmüştür. (ZP.1.98.22) 3) A.Förster ve ekibi 1994’de kalp zafiyeti olan 40 hasta üzerinde Alıç ekstresi ile 8 hafta süren tedavi denemesi yapmıştır. Bu tedavi so-nucu, dermansızlık, hemen yorulma, zorlanmada nefes darlığı, göğüs sıkışması ve güç kaybını iyileştirdiği tespit edilmiştir. (ZP.1.94.20) 4) Tauchert ve ekibi 1994’de Leverkusen’da kalp zafiyeti olan 132 hasta üzerinde klinik araştırması yapılmış ve bunlardan bir gruba günde 3x500mg Alıç ekstresi, diğer gruba kimyasal ilaç olan Kaptopril verilmiştir. Tedavi 8 hafta sürmüş ve Alıç ekstresi alanların kimyasal ilaç alanlardan daha etkili olduğu anlaşılmıştır. (ZP.2.94.78) Tesir şekli: Kalp kaslarını kuvvetlendirici (inotrop), kalp damar-larındaki (koroner) kan dolaşımını artırıcı, kalp frekanslarını düzenleyici, tansiyonu düzenleyici, damarları genişletici, krampları çözücü ve teskin edicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalara göre; Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) başta; koroner yetmezliği, kalp çarpıntısı, güç kaybı (kalbin beslenememesi nedeni ile), göğüs sıkışması, kalp atışlarında anormallik (aritmi=kalp ritim bozuklukları), nefes darlığı, hemen yorulma, vücudun su toplaması (ödem) ve gece nefes darlığı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Bütün bu rahatsızlıklar kalp zafiyeti sonucu ortaya çıkarlar. b) Komisyon E’nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç yaprak ve çiçek çayının ve ekstresinin NYA I.ve II.derecedeki kalp zafiyetine karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir. c) Homeopati’de; Alıç tentürü Alıç meyvelerinden hazırlanır. Başta; yorgunluk, dökülmüş gibi dermansızlık, iştahsızlık, korkulu ve tahriş edici hal, ağır baş ağrısı, baş dönmesi, uyuyamama ve korkulu rüyalar görmeye karşı kullanılır. d) Halk arasında; Kalp ve damar rahatsızlıkları, yüksek ve alçak tansiyona karşı kullanılır. Meyvesinin kullanımı ise; a) Komisyon E2nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç meyve çayı, tentürü veya ekstresinin kalp damarlarında (koroner) kan dolaşımını artırıcı ve genişletici, kalbi kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici ve arteriosklerozu önleyici olduğu beyan edilmiştir. b) Alıç meyvesinin tentürü başta kalp zafiyeti ve kalp zafiyeti ile ortaya çıkan güçsüzlük, nefes darlığı, göğüs daralması, yüksek tansiyon, damara sertliği gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Açıklama: New York Kalp hastalıkları derneği (N.Y.H.A=New York Hearth Association) kalp hastalıklarını ağırlığına göre 4 bölüme ayırmış ve Alıç ekstresinin NYHA 1 ve 2’ye karşı etkili olabileceğini beyan etmiştir. N.Y.H.A 3 ve 4. derecedeki kalp rahatsızlığına karşı Digitalis (Yüksük otu tentürü) veya Adasoğanı tentürü kullanılır. Alıç diğer kalbe etkili olan bitkilerden farklı olarak hem yüksek hem de alçak tansiyona karşı etkilidir. Yani tansiyonu ayarlayıcıdır. Alıç yaprak ve çiçeklerinden elde edilen ekstreye kısaca Alıç ekstresi denir. Alıç ekstresi kalp damarları yani koronerleri genişletir. Buralardaki tıkanmaları önler ve kalp kaslarına oksijen, besin ve akyuvar akışını artırarak kalbi besler, buradaki iltihapları önler. Bu nedenle en iyi koroner ilacı olarak gözükür ve de ispatlanmıştır. Çayı: İçilecek her bardak çay için iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Gökçek Kalp çayı (kalp güçlendirici ve yüksek tansiyona karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >40 gr Ökse otu >20 gr Oğulotu yaprağı Gökçek Kalp çayı (sindirim bozuklukları ve kalp rah.); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Oğulotu yaprağı >15 gr Papatya çiçeği >15 gr kimyon tohumu Gökçek Kalp çayı (kramplı kalp rahatsızlığına karşı); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >20 gr Kaz otu >20 gr Oğulotu yaprağı >10 gr Arnika çiçeği Gökçek Kalp çayı (sinirsel nedenle); >40 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu >10 gr Zencefil kökü Gökçek Kalp çayı (sinirsel kalp rahatsızlık); >50 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Oğulotu yaprağı >20 gr Turunç kabuğu Dr.Rauch Kalp çayı (kalp ve alçak tansiyon için); >30 gr Alıç yaprak+çiçeği >30 gr Biberiye yaprağı >30 gr Civanperçemi otu Homeopati’de: Olgunlaşmış Alıç meyvesi ezildikten sonra 20gr’ı bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70’lik Alkol ilave edildikten sonra 6-8hafta bekletilir ve sonra süzülerek Homeopati’deismi ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süreyle alınır. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Baş ateş gibi sıcak ve yanıyorsa 2) Kalp çarpıntısı ve kalp hışırtısı 3) Mide-bağırsak rahatsızlıkları 4) Kalp ağrısı ve batması 5) Baş dönmesi 6) Deri kaşıntısı 7) Hava alamama, tık nefes, nefes darlığı 8) Dermansızlık, güçsüzlük 9) Göğüste ağrı ve göğüs kafesinde ağrı 10) Baş ağrısı, migren, başta basınç ve başta hissedilen ağrı 11) Burun kanaması 12) İç huzursuzluk 13) Uyuyamama veya uyuma zorluğu 14) Kusma 15) Kalbi büyümüş gibi hissetme Bu gibi hallerde Alıç tentürü gerekir. Yan tesirleri: Alıç yaprak, çiçek ve meyvesinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Bu yukarıdaki iki türün haricinde kullanılabilen üç tür daha vardır. B) Türk Alıcı, Azaroldorn, Crataegus azarolus (Syn:“ pontica) Bu alıcın vatanı Türkiye, Horasan ve Türkistan olup buradan İtalya’ya oradan da Akdeniz ve Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Türk Alıcı diğer-lerinden farklı olarak meyveleri 1,5-3cm çapında, bazen de 4cm’iş bula-bilir. Bu meyve küre veya muşmula şeklinde, sarı veya portakal renginde olabilir. Çiçek, yaprak ve meyveleri aynı yukarıdaki şekilde kullanılabilir. C) Esmer Alıç, Schwarse Weibdorn, Crataegus nigra  Vatanı Balkanlar, Macaristan, Çekoslovakya, Slovak ya olup meyvelerinin esmer olması nedeni ile diğerlerinden ayrılır. Bu türünde çiçek, yaprak ve meyveleri de aynı şekilde kullanılır. D) Beş iğneli alıç, Fünfgriffige Weibdorn, Crataegus pentagyna Bu Beş İğneli Alıç Balkanlar, Macaristan, Ukrayna, Kafkaslar ve Türkiye’nin Kuzeyinde yetişir. Çiçeklerinin göbeğindeki iğnelerin 5 adet olması nedeniyle meyvelerinde 5 çekirdek bulunur. Meyveleri siyahımsı kırmızı renktedir. Beş iğneli Alıçta diğer Alıç türleri gibi kullanılır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-12/alic-weibdorn-crataegus-monogyna.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Aslan pençesi otu, Frauenmantel, Alchemilla vulgaris

Diğer Adları: Aslan pençesi otu, Frauenmantel, Alchemilla vulgaris Aslan ayağı otu Syn: Alchemilla xanthochlora Kırağı otu Pelerin otu Harmani otu Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae Drugları: Aslanpençesi otu; Alchemilla herba Aslanpençesi otunun kökleri hariç tamamı çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Giriş: Aslanpençesi otu gülgillerin alt grubu olan Alchemillinnagillere dahil olup takriben 1000 adet türü mevcuttur. Aslanpençesi otu Batı Avrupa’dan Doğu Türkistan’a kadar geniş bir alanda yabani olarak yetişmektedir. Yol kenarları, çalılıklar, kayalıklar, çimenlikler, meralar ve viranelerde yetişen bitki dağların 2500 m yüksekliklerinde yetişebilir. Aslanpençesi otu çok eskiden beri ishale ve kadın hastalıklarına karşı kullanılmıştır. Yapraklarının sabahları terleyerek üzeri kırağında olduğu gibi irili ufaklı damlacıklarla bezenir ve bu nedenle de Kırağı otu diye de anılır. Yaprakları pelerin veya Harmaniye benzediğinden Pelin otu veya Harmaniye otu diye de anılır. Botanik: Rozet yaprakları uzun saplı 5-10 cm çapında, gövde yaprakları sapsız ve oldukça küçüktür. Yaprakları pelerine benzer ve 7-9 loplu kenarları narin dişli veya kertikli, üst kısmı yeşil alt kısmı grimsi yeşil ve tüylüdür. Bitki 20-60 cm boyunda dikine yükselir ve oldukça sık çatal¬laşır. Çiçekleri topluca bir arada oldukça küçük sarımsı veya açık sarı renklidir. Çiçeklerin taç yaprakları olmayıp 8 adet üçgen şeklinde sivri uçlu kupa yapraklarına sahiptir. Eski kökleri ölürken yeni kökleri çevreye yayılarak kümeler oluşturur. Yetiştirilmesi: Yetiştirilmesi oldukça kolay olup çevrede yabani olarak yetişen bitkinin kökünden bir parça, güneşli bir yere ve humuslu toprağa ekilirse fazla bir bakıma ihtiyaç duyulmadan orada gelişir ve kümeler oluşturur. Hasat zamanı: Çiçek amaya başladığı andan itibaren yani Mayıs’tan Ekim’e kadar yerden 5-10 cm yukarıdan kesilerek toplanır ve demetleri yapılarak havalı ve güneşli yerlere asılarak kurutulur. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ay¬rıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satıl¬ması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Taninler %6-8 oranında olup bununda %50-60’ını Agrimoniin, %20-25’ini Penduculagin ve %15-20’sini Laevigatin F’den oluşur. b) Flavonitler; Quercetin ve Leukocyanidin c) Yüksek oranda Mineraller (%9) içerir ve bunun en önemlileri %40-50’sini Silisiumdioksitten (SO2) oluşur. d) Ayrıca; Saponin, Lecithin, Linolasidi, Salisilikasit, Stearin asit ve az miktarda Eterik yağ içerir. Araştırmalar: Aslanpençesi otu ile yapılan araştırmalar pek yeterli de-ğildir. Zira yapılan araştırmalar oldukça azdır. Bu araştırmalardan biri Japon ilim adamları tarafından yapılmıştır. K.Miyamatio, R.Koshiura, Y.Ikeya ve H.Taguchi 1985’de Aslanpençesi otundan elde edilen Agri-moniin ile fareler üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Kanserli fare-lerdeki urların büyümesini önlediği tespit edilmiştir. Agrimoniin ile tedavi olan farelerin 53 gün yaşarken, plasebo ile tedavi edilenlerin sadece 21,3 gün yaşadıkları tespit edilmiştir. Bundan da Agrimoniin’in kanserli urların büyümesini önlediği tespit edilmiş fakat bu araştırma henüz tek başına yeterli değildir. (HHB.IV.164). bir bayan ağrılı ve uzun süreli adet gördüğünü söyleyerek benden bir tavsiyede bulunmamı istedi. Ben ona Gökçek İksir ve Gökçek Kadın çayını tavsiye ettim. O bayanı 2 ay sonra gördüğümde durumunun normalleştiğini ve iyileştiğini söyledi.(Eylül 2006). Tesir şekli: Damarları büzücü, idrar söktürücü, iltihapları önleyici, yara-ları iyileştirici, kanamayı durdurucu ve adet halini düzenleyicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalar henüz yeterli olmadığından bu konuda (kullanılması ile ilgili) fazla bilgi veremeyeceğiz. b) Komisyon E’nin 18/09/1986 tarih ve 173 nolu Monografi bildirisine göre Aslanpençesi otu başta hafif ishal hastalıklarına karşı kullanılır. c) Halk arasında adet görme rahatsızlıkları, ishal, mide-bağırsak rahat-sızlıkları, ağız içi yaraları, deri hastalıkları ve yaralara karşı kullanılır. Çayı: İki kahve kaşığı Aslanpençesi otu demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Çay Harmanları Dr.Rauch annelerin sütünü artırıcı çay; >25 gr Aslanpençesi otu >25 gr Anason tohumu >25 gr Rezene tohumu >25 gr Oğul otu yaprağı M.Pahlow’a göre beyaz akıntıya karşı çay; >10 gr Ballıbaba çiçeği >10 gr Aslanpençesi otu >10 gr Atkuyruğu otu Meyer beyaz akıntı çayı; >30 gr Aslanpençesi otu >20 gr Kuş ekmeği otu >20 gr Ballıbaba çiçeği >20 gr Atkuyruğu otu >10 gr Centiyan kökü H.Wagner kadın hastalıkları çayı; >20 gr Civanperçemi otu >20 gr Çobançantası otu >20 gr Kuş ekmeği otu >20 gr Aslanpençesi otu >20 gr Süpürge otu Gökçek beyaz akıntı çayı >30 gr Keçi sakalı otu >20 gr Aslanpençesi otu >20 gr Oğul otu yaprağı >20 gr Kedi otu kökü >10 gr Ballıbaba çiçeği Dr.E.Scheider böbrek iltihaplanması çayı; >25 gr Aslanpençesi otu >25 gr Çobançantası otu >25 gr Kılıç otu >25 gr Keten tohumu Dr.E.Scheider adet anormallikleri ve aşırı adet halini çayı; >20 gr atkuyruğu otu >20 gr Isırgan otu >20 gr Aslanpençesi otu >20 gr Çobançantası otu >20 gr Beşparmak kökü Gökçek Kadın hastalıklarına karşı çay (beyaz akıntıya); >10 gr Kılıç otu >10 gr Ballıbaba çiçeği >20 gr Atkuyruğu otu >20 gr Civanperçemi otu >20 gr Oğul otu >20 gr Aslanpençesi otu Homeopati’de: Aslanpençesi otundan (taze) 20 gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik alkol ilave edilerek 4-6 hafta bekledikten sonra süzülerek Homeopati’de ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 damla 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır. Ekstresi: Aslanpençesi otu etanolla ekstraksiyonu yapılarak ekstresi yapılır. Ekstresi de aynı tentürü gibi kullanılır. Yan tesirleri: Normal tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur. Sadece çok kullanılması halinde karaciğere zarar verir. B) Dağ Aslanpençesi otu, Alpen Frauenmantel, Allchemilla alpina Yukarıdaki Aslanpençesi otundan farklı olarak yaprakları derin loplu parmak şeklinde ve her parça ovaldir. Çiçekleri ise oldukça küçük ve çok soluk yeşil nadiren soluk sarı renklidir.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-17/aslan-pencesi-otu-frauenmantel-alchemilla-vulgaris.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Kanada Sarı kökü, Kanadishe Gelbewurzel, Hydrastis canadensis

Kanada Sarı kökü, Kanadishe, Gelbewurzel, Hydrastis kanadensis L. Familyası: Düğünçiçeğigillerden, Hahnenfuβgewâchse, Rnunculaceae Drugları: Kanada sarı kökü; Hydratis rhizoma Kanada sarı kökünün sadece tentürü ve natürel ilacı yapılır. Fakat çayı zehirli olması nedeni ile içilmez. Giriş: Eskiden Amerika’da Kızılderililer tarafından çok çeşitli maksatla kullanılmıştır. Mesela Cherokeler (Çirdiler) sindirim bozuklukları, boğaz, bademcik, dişeti, bölgesel iltihaplanmalar ve de iştah açıcı olarak kulla-nılırken, İrokesler (Kızılderili boyu) başta boğmaca, karaciğer rahatsız-lıkları, ateş, deri rahatsızlıklarını yıkama, göz iltihapları, yaralar ve kalp rahatsızlıklarına karşı kullanmışlardır. İlk defa 1760 yılında Avrupa’ya getirilen Sarı kök Kuzey Amerika’da ilk defa 1860’da Farmakoloji kitap-larda yer almaya ve 1890’dan itibaren araştırma, test ve deneyleri ya-pılmaya başlanmıştır. Botanik: Vatanı Kuzeydoğu Amerika yani Kanada ve ABD’nin Doğu Eya-letleri olup buradan dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Boyu 20-40cm’i bulan bir sap üzerinde, karşılıklı iki yapraktan meydana gelir. Yaprakları genellikle 5 loplu, kenarları hafif kertikli, koyu yeşil renkli, ortadan uçlara doğru her lop için bir damar yani 5 ana damar uzanır. Yaprakları 15-25cm genişliğinde, 10-20cm eninde, lop uçlarına doğru sivrice ve tabanı ise el şeklindedir. Çiçekleri yaprak dibinden uzanan bir sap üzerinde bulunur. Çiçeğin etrafını saran sarımsı yeşil taç yaprakları kalp şeklinde ve üç adettir fakat hemen döküldüklerinden genellikle taç yaprakları yok zannedilir. Ortada beyaz saplı, sarımsı yeşil uçlu, döllen¬me tozlukları bulunur ve meyveleri önce yeşil olgunlaşınca kırmızı bir renk alır ve de küçük böğürtlene benzer. Hasat zamanı: Kanada sarı kökünün üç yıllık kökleri sonbaharda topraktan çıkarıldıktan sonra temizlenir, yıkanır ve kurutulduktan sonra tentür veya natürel ilaç yapımında kullanılır. Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir. Özel bir bakıma gerek yoktur. Birleşimi: Birleşiminde alkaloitlerin alt grubu Isochindin alkaloitler (Izokinolin alkaloitler) %2,5-5 oranında bulunur ve bunun %1,5-4’ünü Hydrastin ‘1-2’ünü Berberin (Amberbaris’e bak), %0,5-1 Canadin (Kanadin), Berberastin ((%Hydroxy-berberin) ve Mezonin içerir. Hyrastin; Hyrastin’in oksitlenmesi ile Hydrastinin ve Opianasit meydana gelir. Ayrıca reçine, β-Sitosterol, Tanen %8, Nişasta ve az miktarda eter yağından meydana gelir. Tesir şekli: Tonik (vücudu kuvvetlendirici), damarları büzücü, kanamayı durdurucu, üşütmeye karşı direnç kazandırıcı, iltihapları önleyici, antibakteriyel (bakterileri öldürücü), iştah açıcı ve hafif müshil yapıcıdır. Araştırmalar: 1) Conrad WESSELHOEFTS 8 denek üzerinde yaptığı araştırma sonucu Kanada sarı kökü tentürünün mide, bağırsak, burun ve boğaz mukozasına birinci derecede etki ettiğini gözlemlemiştir. (LBH) 2) A.V.Fellenberg-Ziegler K.sarı kök tentürünün her türlü kanser ve kan-ser benzeri rahatsızlıkları iyileştirdiğini iddia etmektedir. (H.A.208) 3) Bir iş arkadaşım babasının akciğer kanseri olduğunu söyledi. Bende ona K.sarı kökü tentürünü, Eğri kökünü ve Civanperçemi otunu tavsiye ettim. Eğri kökü çiğneme ve Civanperçemi otu çayı içme Maria Treben’in tavsiyesi, Kanada Sarı kök tentürü damlası alma A.v.Fellenberg-Ziegler’in tavsiyesidir. (H.A.208) Kullanılması:  a) Homeopati’de İltihaplı, cerahatli, sarımsı yeşil mukoza (sümüksü iç deri) rahatsızlıkları özellikle de kronik fakat aynı zamanda akut mide-bağırsak üşütmeleri, iltihapları, akut veya kronik nefes yolları, akci¬ğer ve burun boşluğu üşütmeleri, iltihapları ve karaciğer-safra rahat-sızlıklarına, ağız içi, dişeti, yutak, boğaz ve göz iltihaplanması, deri ka-şın¬tısı, kulak ağrısı, lenf bezi rahatsızlıkları ve şişmesine karşı kul-lanılır. W.Zimmermann’a göre kalın bağırsak iltihapları ve bağırsak kanamalarına karşı en iyi natürel ilaçlardan biridir ve ayrıca safra taşlarını düşürücü özelliğe sahiptir. Kadın hastalıklarından; rahim kanaması, uzun ağrılı ve sancılı adet görme, myom kanaması (rahim uru kanaması) ve beyaz akıntıya karşı kullanılır. Bazı yazarlar her türlü kanser ve kansere benzer ur, yara ve iltihaplara karşı en iyi ilaç olduğunu iddia etmektedirler. Fakat klinik testi ve deneyi yapıl-mamıştır. Çayı: Çok zehirli olması nedeni ile toz haline getirildikten sonra 100gr’lık çay harmanında 5gr bulunabilir. Hastalığın belirtileri (semptom): 1) Şayet kişinin dili beyaz ve dil üzerinde diş izi var ise, 2) Unutkan, halsiz, dermansız ve zayıflamış 3) Mukoza iltihaplanması, kanama veya mukoza salgıları sarı, sarımsı yeşil, sarımsı kırmızı renkte 4) Kanser yaraları ve iltihapları var ise Bu gibi hallerde Kanada sarı kök tentürü alınması gerekir. Homeopati’de: Kurutulmuş, ince kıyılmış Kanada sarı kökünden 50gr bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 500ml etanol ilave edilerek güneş ışınlarından uzak bir yerde muhafaza edilir. şişe iki günde bir çalkalanır ve 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de adı ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden 1ml, 100ml %70’lik etanolla karıştırıl¬dıktan sonra ancak kullanılabilir ve de bu tentür D3 diye anılır. Günde 3-5defa 1-2damla 6-8hafta süreyle yukarıda adı geçen rahatsızlıklara karşı alınır. Almanya’da D1-D3 ancak doktor reçetesi ile kullanılabilir. D1 ve D2 kullanıldığında ağızda keseleşme ve uyuşma olabilir. Yan tesirleri: Tarife uyulmaz ve aşırı miktarda alınır ise kalp atışlarını yavaşlatır ve hatta kasları felce uğratabilir. Ben dişeti iltihabına karşı D1 tentüründen günde 4-5defa, 1-2damla almaya başladığımda ağzımda özellikle alt çenemde bir uyuşukluk hissettim ve hemen 1ml Kanada sarı kök tentürünü 100ml %70’lik etanolla karıştırarak D3 tentürü elde ettikten sonra almaya devam ettim. (10.06.1999) Şayet zehirlenme olur ise tıbbi kömür yutulmalı ve hastanede mide yıkanmalıdır.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-09/kanada-sari-koku-kanadishe-gelbewurzel-hydrastis-canadensis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Ginkgo, Gingko, Ginkgo biloba

Diğer Adları: Ginkgo, Gingko, Ginkgo biloba Ginkgo ağacı Mabed ağacı Beyin ağacı Kafa ağacı Familyası: Ginkgogillerden, Ginkgogewâchse, Ginkgoceae Drugları: Ginkgo yaprakları; Ginkgo folium Ginkgo yapraklarının tentürü ve ekstresi yapılır ve de ekstresinden hap ve kapsüller elde edilir. Giriş: Ginkgo, Ginkgogiller ailesinden olup bu ailede sadece bu tür mev-cuttur. Bunun haricinde başka bitki mevcut değildir. Ginkgo Çince “gümüş meyve” anlamına gelen “Yin-kuo”den türemiştir ve biloba kelimesi ise Latince “bilabus” kelimesinden türemiş olup iki loplu anlamına gelir. Zira yaprakları genellikle iki lopludur. Türkçe Mabed ağacı diye de anılır çünkü Çin ve Japonya’da genellikle tapınakların bahçesinde yetiştirilmiştir. Vatanının Orta ve Doğu Çin olduğu tahmin edilen bitki XI. yy.da Japonya’da 1730’da Avrupa’ya getirilmiş ve yetiştirilmeye başlanmıştır. Eskiden Çinliler tarafından meyveleri çiğ olarak veya çekirdekleri kavrularak yenmiş ve birçok hastalığa karşı iyi geldiği iddia edilmiştir. Zamanla yapraklarından çay yapılarak içilmiş ve damarları genişletici özelliğinin fark edilmesi ile birlikte yüzlerce deney ve testler yapılmıştır. 1929’da başlayan detaylı araştırmaların sonunda Scwabe firması 1965’de Ginkgo ekstresi elde etmiş ve böylece haplar, damlalar ve kapsüller üretilmeye başlanmıştır ve de Ginkgo ilaçları dünyada en çok satılan natürel ilaçlardan biri olmuştur. Botanik: Ginkgo 30-40m boyunda ve gelişmiş olanı 3-4m çapında bir gövdeye sahiptir ve bitki iki cinsiyetlidir. Yani erkek çiçekleri ve dişi çiçekleri ayrı ayrı bitkidedir. Yaprakları yelpaze şeklinde olup, genellikle iki loplu, uzun saplı, ilkbaharda koyu yeşil ve sonbaharda altın sarısı bir renk alır. Erkek çiçekleri salkım gibi topluca bir arada, dişi çiçekleri ise yaprak saplarının dibinden çıkar. Meyveleri uzun bir sapa asılı şekilde olup, önce yeşilimsi, olgunlaşınca altın sarısı bir renk alır ve 2-3cm çapındadır. Ginkgonun aslında meyvesi yoktur, çekirdeği saran etli bir tabaka mevcuttur ve aynı Cevizde olduğu gibidir. Yetiştirilmesi: Oldukça kolaydır, güneşli bir yerde, humuslu toprakta ve mümkünse su kenarlarına dikilmelidir. Ginkgo ılıman iklimli bölgelerden yarı tropik bölgelere kadar hemen her yörede yetişir. Bu nedenle Ginkgo Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir. ABD’nin II. Dünya savaşı sırasında Hiroşima’ya attığı atom bombası nedeniyle çevresinde hiçbir bitki bırakmayıp yok etmiştir. Ginkgonun ise yaprakları dökülmüş ve bir sene sonra yaprakları yeniden yeşermiş ve çiçek açmıştır. Hiçbir bitki yıllarca bu yörede bitmezken Ginkgo bitmiştir. Hasat zamanı: Haziran’dan Eylül’e kadar Ginkgo yaprakları toplanır ve taze olarak tentür yapımında veya ekstresinin elde etmek için kullanılır. Birleşimi: Ginkgo yapraklarının birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Diterpenlacton türevleri; %0,05-0,25 arasında olup en önemlileri; Ginkgolid A, B, C, J ve M olmak üzere 5 önemli alt türe sahiptir. b) Sesquiterpenler %0,04-0,2 arasında bulunur ve tek alt türevi vardır ve Bilobalid ismi ile anılır. c) Flavonolglikozitler %0,5-1,8 arasında olup bunlarda 3 grupta toplanırlar. 1) Flavonolmonoglikozitler; Kâmpferol-3-O-glikozit, İzoramnetin-3-O-glikozit, Qercetin-3-0-glikozit, Qercetin-3-O-ramnosit ve Kâmpferol-7-O-glikozit içerir. 2) Flavonoldiglikozitler; Kâmpferol-3-O-rutinosit, Qercetin-3-O-rutinosit ve İzovamnetin-3-O-rutinosit 3) Flavonoltriglikozitler; Qercetin-3-O-diglukoramnosit, İzoramnetin-3-O-diglukoramnosit d) Biflavonlar %0,4-1,9 arasında olup en önemlileri; Amentoflavon, Bilobetin, 5-Metoksibilobetin, Ginkgetin ve İzoginkgetin ve de Sciadopitysin e) Proanthocyanidinler %8-12 arasında olup bunlarda Polimer şekildeki (birçok) Prodelphinidin ve Procyanidinler’den oluşur. f) Steroidler; Sitosterin, Campesterin ve Sitosteringlikozit’i sayabiliriz. g) Organik asitlerden; Shikimaasit, Ginkgolasit, 6-Hidroksikynurenasit ve 4-Hidroksibenzoeasit içerir. Araştırmalar: 1929’dan 1965’e kadar süren araştırmalar sonunda Sch-wabe firması bitkinin yapraklarından bir hesap özeti elde etmiştir ve bugüne kadar yüzlerce araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalardan Ginkgo ekstresinin beyindeki kan dolaşımını artırdığı ve düzenlediği, böylece birçok hastalığı önlediği tespit edilmiştir. 1) Çeşitli kliniklerde 36 araştırma yapılmış ve toplam 10815 hasta üze-rinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemelerinde Ginkgo ekstresinin beyin fonksiyonlarının çalışmasını artırdığı ve böylece başta bunama (Dement) gibi birçok hastalığı iyileştirdiği tespit edilmiştir. (RP.53) 2) Toplam 292 kontrol doktorunun gözetiminde kulak çınlaması (tin¬nitus) ve baş dönmesi rahatsızlığı olan 1357 hasta üzerinde Ginkgo ekstresi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedaviyi gözetleyen dok¬tor ve hastaların bu natürel ilaç hakkındaki beyanları %80 oranında çok iyi ve iyi olmuştur. (Nhp.1.00.1795) 3) Arrigo (1986) 80, Dieli ve ekibi (1981) 40, Gessner ve ekibi (1984) 57, Halama ve ekibi (1988) 40, Hofferberth (1989) 36, İsrael ve ekibi (1987) 80, Piloux ve ekibi (1983) 12, Taillandier ve ekibi (1986) 166 ve Weitbrecht ve Jansen 40 beyin fonksiyon rahat¬sızlıkları olan hastalar üzerinde 14 hafta süren tedavi denemeleri yap¬mışlar ve hastaların durumunda büyük oranda iyileşme görül¬müştür. (PP.65) 4) 99 ve 103 kulak çınlaması, 35 ve 70 baş dönmesi, 80 ani sağırlık, 29 şeker hastalığı nedeniyle görme bozukluğu, 60 atardamar tıkanması (Fontaine), 166 beyin fonksiyonu zafiyeti, 40 bunama, 209 çok yönlü enfeksiyon nedeniyle bunama gibi rahatsızlıkları olan hastalar üzerinde Ginkgo ilacı ile 3-6ay süren tedavi denmeleri yapılmış ve has¬taların rahatsızlıklarının büyük oranda iyileştiği görülmüştür. (H.H.B.V.280-4) Tesir şekli: Damarları genişletici, kan dolaşımı artırıcı, beyin metabo-lizması düzenleyicisi, ağrı kesici (analjezik),doku ve hücrelerde oksijeni artırıcı ve su toplamasını önleyicidir. Kullanılması:  a) Araştırmalara göre beyin damarlarının daralması, sertleşmesi ve yağ-lanması nedeni ile kişide beyin fonksiyon zafiyetini ortaya çıkarır. Bu da çok çeşitli hastalıklara neden olur ve bunların başında; hafif beyin kanaması, unutkanlık, konsantrasyon zafiyeti, anlama zafiyeti, hafıza zafiyeti, güç zafiyeti, baş dönmesi, hemen yorulma, işin so¬nunu ge-tirememe, uyku rahatsızlıkları, beyinde oksijen azlığı (hipoksi), be¬ynin beslenme zafiyeti, dermansızlık, depresyon, baş ağrısı, iç hu¬zur-suzluk, kulak çınlaması, ani sağırlık, korku hissi, bunama (dement), beynin su toplaması (ödem), beyan damarlarının tıkanması, beyinde kan dolaşımı yetersizliği, fortaine (bacak atarda¬marlarının tıkanması) ve görme bozuklukları gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. b) Komisyon E’nin 19/07/1994 tarih ve 133 nolu Monografi bildirisine göre aseton ve su ile elde edilen ekstresi; hafıza rahatsızlıkları, kon-santrasyon rahatsızlıkları, depresyon durumları, baş dönmesi, kulak çınlaması, baş ağrısı, bunama (dement) ve fortaine (bacak atar-damarlarının tıkanması) karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir. Açıklama:  1) Ginkgonun birleşimindeki özellikle de Ginkgolid B kanın pıhtılaş¬ma¬sına neden olan PAF’ı frenler ve böylece pıhtılaşmayı önler. PAF (trombositleri aktifleştiren faktör{platelet activating factor}) vücu¬dun kendi ürettiği fosfolipittir (Phospholipid) ve dengesinin sağlan¬ması halinde beyin kanaması veya kalp enfarktüsüne sebep olur. Be¬yin damarlarının sertleşmesi, daralması ve yağlanması nedeni ile bu¬ra-larda hareket edemeyen trombositler birbirlerine yapışarak damarların tıkanmasına ve de neticede beyin kanamasına sebep olurlar. 2) Serbest radikaller hücrelere, hücre zarına zarar verirler çünkü vücut-taki çeşitli enzimlerin ve hormonların yapısını bozarlar ve hatta DNA’ya dahi zarar verirler. Ginkgonu birleşimindeki Flavonoller ser-best radikalleri yakalayarak onları zararsız hale getirir. Böylece hem kan dolaşımını normalleştirir hem de yıpranan hücreleri korur ve yeni-lenmesini sağlar. 3) Bilindiği gibi Ginkgo ekstresinin %24’ü Flavonol ve Flavonglikozitler, %6’sı Ginkgolidler ve %3’ü Bilobalid içerir. Ginkgo ekstresi beyne oksijen akışını artırır, kan akışını artırır, damarları genişletir, lipitleri (yağları) azaltır ve böylece beyin tansiyonu tekrar düzelir. Buna bağlı olarak da birçok hastalık ortadan kalkar. Şayet zamanında tedbir alınmaz ise beyin yeterince beslenemeyeceğinden birçok fonksi¬yonunu yeterince yapamaz ve bunların başında da yaşlılarda bunama (dement) hastalığı (Alzheimer), kulak çınlaması (tinnitus), baş dönmesi, konsantrasyon bozukluğu vb rahatsızlıklar ortaya çıkar. 4) Bacaklarda genellikle baldırlardaki atardamarlardaki yağlanma, sert-leşme ve kısmen tıkanma nedeniyle hasta aksayarak yürür. Çünkü baldır damarları ağrı verir ve çeker ve buna Latince Claudicatio intermittens denir. Almanca Schaufenster-krankheiten denir ve Türkçe vitrin hastalığı anlamına gelir. Yolda yürüyen hasta arada bir durunca baldırındaki ağrı azalır ve tekrar yürüyünce yeniden başlar bu nedenle geriden bakanlar hastanın vitrine baktığını bu nedenle arada bir durduğunu zannederler. Vitrin hastalığına karşı Ginkgo, K.yonca, Arnika, K.buğday ve Alıç tentür ve ekstreleri kullanılırsa daha etkili olur. Çayı: Ginkgo yapraklarından 2 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Yapraklarının çayı içilebilir fakat ekstresinden elde edilen haplar veya damlalar gibi etkili olmaz. Homeopati’de: Taze Ginkgo yapraklarından 50gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 200ml %70’lik Alkol ilave edilir. İki günde bir çalkalanır ve güneş ışınlarından uzakta 4-6hafta muhafaza edildikten sonra süzülerek Homeopati’de ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süre ile alınır. Ekstresi: Ginkgo yaprakları Etanol+su veya Aseton+su ve yahut da Mentanol+su karışımı ile ekstresi yapılır. Bu ekstre aynı tentürü gibi kullanılır. Hastalığın belirtileri (semptom):  1) Aşırı unutkanlık ve bu nedenle üzülme ve kendini eleştirme 2) Konsantrasyon zafiyeti ve zihni zafiyet 3) Dalgın, uyuşuk ve şaşırmış vaziyette olmak 4) Başın sol kısmının ve sol gözün ağrıması ve de dermansızlık 5) Kaşıntılı ve pul gibi dökülen deri kabarcıkları ve pulların üzeri gümüş rengi ise Bu gibi hallerde Ginkgo tentürü kullanılır. Ginkgo sirkesi: Ginkgo yapraklarından 50gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 200ml sirke ilave edilir ve de 4-6hafta bekletildikten sonra kullanılmaya başlanır. Bu sirkeden günde 3-5defa 1 kahve kaşığı bir miktar su ile alınır. Yan tesirleri: Ginkgo yapraklarının bilinen bir yan tesiri yoktur. Ginkgo çekirdekleri ise çok az miktarda 42mcg Ginkgotoxin içerir. Bir kişinin Ginkgo çekirdeklerinden zehirlenmesi için 20-25adet çekirdek yemesi gerekir. Ekim 1995’te Ginkgo meyvesinden birkaç tane yemek istedim. Çok acı ve bulantı verici olması nedeniyle bir tane dahi yiyemedim. Günümüzde sadece Ginkgo yapraklarından istifade edildiğinden herhangi bir problem söz konusu değildir. Ginkgo beyine kan akışını artırı, fakat beyinde oluşan curuf ve plakları temizliyemez, bu nednele beyini temizlemek için vede beyin damar-larındaki tıkanıklıkları önlemek için Gökçek İksiri şarttır. Beyin ana arteri tıkanan ailem işyerinde (özürlü bayanlara bakıyor) bayılmış hastaneden yapılan Komputer tomografi’de beyin atar damarının % 85 tıkandığı tesbit edilmişti. Doktorları amaliyat edemeyiz ilaç la tedavi gerek dediler. İlaçlar fayda etmeyince tadı acıdır diye kulanmak istemeyen ailem mec-buriyetten kulandı ve tadı hiçte sanıldığı gibi kötü değilmiş dedi ve 4 hafta sonra iyileşti.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-10/ginkgo-gingko-ginkgo-biloba.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Selamotu, Liebstöckel, Levisticum officinalis

Çok Yıllık | 1-2m | 7-8 Aylar | Ça,Na | Kökü Selam otu, Liebstöckel, Levisticum officinalis Kurtbağrı Şifalı Selam otu Familyası: Maydanozgillerden, Doldengewaechse, Apiaceae Drugları: Selam otu kökü; Levistici radix Selamotunun kökü çay ve natürel ilaç yapımında kullanılır ve nadiren de köklerinden elde edilen eter yağı kullanılır. Giriş: Selamotunun üç türü vardır ve bunlar Şifalı Selam otu; levisticum officinalis, Kafkas Selam otu; levisticum caucasicum, Pers Selam otu; levisticumpersicum’u sayabiliriz. Selamotunun Türkistan’dan İran’a, ora-dan da Anadolu ve Avrupa’ya yayılmıştır. Romalılar tarafından idrar sök-türücü olarak kullanılmıştır. Botanik: Selam otu 1-2metre boyunda çok yıllık, dikine yükselen, ça¬tallı, gövde boru gibi içi boş ve gövde ile kök arasında bir önceki yılın yaprak sapları bulunur. Yaprakları 50-70cm uzunluğunda 40-60cm enin¬de olup, bu yaprakta karşılıklı olarak dizilmiştir. Ana yapraklar yan yapraklardan oluşur. Yan yapraklarda tekrar parça yapraklardan meydana gelir. Parça yaprakların kenarları dişli veya hafif loplu, oval şekilde ve mavimsi yeşil renklidir. Çiçekleri 7-15cm çapında bir şemsiyecikler de¬metinden meydana gelir. Bir şemsiyecikte 20-30küçük çiçek bulunur ve 12-20şemsiyecik bir şemsiyeyi meydana getirir. Taç yaprakları tak¬riben 1mm büyüklüğünde soluk sarı renkli, eliptik ve kupa yaprakları geri doğ¬ru kıvrıktır. Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiye, Kafkaslar, Horasan ve Türkistan olan bit¬-ki Türkiye’nin hemen her yöresinde rahatlıkla problemsiz yetiştirilebilir. Hasat zamanı: Ancak iki yıllık bitkinin kökleri sökülerek temizlenir, kurutulur ve özel kaplarda muhafaza edilir. Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Eter yağı türevleri %0,4-1,7 arasında olup iki önemli gruba ayırmak mümkündür; 1) Alkylphthalitler %70 civarında olup en önemlileri %30-60 oranında Cis ve Tran-Ligustilid, %25-30 3-Butylphthalid ve ayrıca Cis-trans-butylidenphthalid (=Ligusticumlacton) ve 3-Butyl-4,5-dihydropthalid (=Sedamenolid) 2) α- ve β-Pinen, Citronellal, β-Phellandren, Pentylbenzol ve Pentylcyclohexadien b) Kumarinler %0,1-1 olup 1) Kumarinler; Cumarin ve Umbelliferon 2) Furokumarinler; Bergapten ve Psoralen c) Polyacetylenler; %0,06, (+)-Falcarindiol d) Organikasitler; Ferul asit, benzoe asit, angalica asit ve izovalerian asit Tesir şekli: İdrar söktürücü, hazmettirici, mikropları öldürücü ve ilti¬hap-ları önleyicidir. Kullanılması: a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılma-mıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Selam otu kökü yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin böbrek taş ve kumlarına karşı A. Başak otu, Isırgan otu preparatları veya Gökçek İksiri daha etkilidir. b) Komisyon E’nin 01.06.1990 tarih ve 101 nolu monoografi bildirisine göre başta idrar yolları iltihaplanmasına karşı ve böbreklerdeki kum oluşmasını önleyici olduğu beyan edilmiştir. c) Aromaterapide selam otu eter yağı karaciğer ve safra rahatsızlıkları ve de mide asidi fazlalığına (hiperasidite) karşı kullanılır. d) Halk arasında başta idrar yolları iltihapları ve böbrek kumlarına karşı kullanılır. Ayrıca nadiren de olsa mide rahatsızlıklarına karşı ve kanı temizleyici olarak kullanılmıştır. Çay: İki tatlı kaşığı selam kökü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzü-lerek içilir. Çay Harmanları: Gökçek idraryolları çayı; >25 gr Selam kökü >25 gr Kayışkıran kökü >25 gr Ardıç kozalağı >15 gr Meyan kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Mesane ve böbrek çayı (iltihaplı hastalıklarda); >35 gr Ardıç kozalağı >15 gr Selam otu kökü >15 gr Kayışkıran kökü >15 gr Meyan kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Böbrek ve mesane çayı (enfeksiyonda ); >20 gr Ayı üzümü yaprağı >10 gr Altın başak otu >10 gr Orta sifon yaprağı >10 gr Selam otu kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Böbrek ve mesane çayı (mesane ve böbrek iltihaplarına) >20 gr Altın başak otu >20 gr Hindiba otu ve kökü >20 gr Atkuyruğu otu >20 gr Ardıç kozalağı >10 gr Selam otu kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek böbrek ve mesane çayı (idrar söktürücü ve krampları önleyici); >25 gr Ardıç kozalağı >25 gr Altın başak otu >25 gr Atkuyruğu otu >15 gr Selam kökü >10 gr Ayrıkkökü Gökçek Mesane ve Böbrek çayı >25 gr Atkuyruğu otu >25 gr Ardıç kozalağı >20 gr Ortosifon yaprağı >10 gr Ayrıkkökü >10 gr Akhuş yaprağı >10 gr Selam otu kökü Aromaterapisi: Selam otu kökü su buharı ile damıtılarak eter yağı elde edilir ve bu yağdan günde 3-5defa 1-2damla bir parça ekmek veya şekere damlatılarak alınır. Ekstresi: Selam kökü etanol ve su ile ekstraksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir ve bu ekstre natürel ilaç yapımında kullanılır. Yan tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur. Fakat aşırı veya uzun süre kullanılması halinde ışınlara karşı duyarlı olduğundan kaşıntı yapabilir. Hamile bayanların

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2014-12-26/selamotu-liebstockel-levisticum-officinalis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Oğul otu, Melisa, Melisse, Mellissa officinalis

Çok Yıllık | 0,3-1m | 6-8 Aylar | Ça,Na,Ho | Yaprak ve Eter yağı Oğul otu, Melisse, Mellissa officinalis Kovan otu Limon otu Arı otu Arı çiçeği Arıcı otu Kalp otu Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütengewâchse Lamiaceae (Labiatae) Drugları: Oğul ot yaprağı; Melissae folium Oğul otu eter yağı; Melissae aetheroleum Oğul otunun yaprakları çay, tentür, natürel ilaç yapımında ve yaprak-larından eterik yağ(yağ) yapımında kullanılır. Giriş: Oğul otunun bilinen beş alt türü mevcuttur ve bunlardan kokar oğul otu; melisa officinalis ssp. Alt ismi pek hoş kokulu değildir. Limon oğul otu; M. Off. Ssp. Off. İse en yaygın olan, limon gibi güzel kokusu olan türdür, bu nedenle bunu inceleyeceğiz. Ayrıca nadiren de olsa bodur oğul otu; M. Off. Ssp. Foliosa, Lila oğul otu; M. Off. Ssp. villiosa ve Üç loplu oğul otu; M. Off. Ssp. Verticilata’ da yetiştirilmektedir. Me¬lisa; Bal arısı ve officiinalis ise şifa anlamına gelir. Türkçe oğul otu, Kovan otu, Arı otu, Arıcı otu, Arı çiçeği gibi isimlerle anılması onun arılar tarafından çok sevilmesinden dolayıdır ve limon otu diye anılması kokusunun limona benzemesi ve de kalbe etki ettiğinden dolayı da kalp otu diye anılır. Tarihte eski Mısırlılar ve Filistinliler tarafından kullanılan oğul otu Romalılar ve Yunanlılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. İbni Sina’ ya (Avrupalılara göre Arap asıllı olup ismi de Avicenna olarak geçer) göre oğul otu için ‘’ruhu ve kalbi mutlu kılar’’ demiştir. Botanik: Oğul otu 30-100 cm boyunda dikine yükselen, oldukça sık çatallaşan, üzeri tüylü ve bazen tüysüz ve de çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları 3-7 cm uzunluğunda 1,5-4 cm eninde, yumurta şeklinde, kenarları kertikli veya dişli, üzeri pürtüklü, karşılıklı bir sonrakiyle çapraz ve koyu yeşil renklidir. Kupa yaprakları borumsu-çan şeklinde 6-10 mm uzunluğunda üst dudağı 3 loplu ve alt dudağı2 loplu olup hafif geri dönüktür. Taç yaprakları boru şeklinde beyaz renkli nadiren mavimsi be-yaz hafif erguvani beyaz veya hafif sarımsı beyaz 8-15 mm uzunlu-ğunda, üst dudağı iki loplu, alt dudağı iki loplu ve ortadaki lobu diğerle-rinden büyükçedir. Döllenme tozları dört adet olup bunlarda esmer renktedir. Yetiştirilmesi: Vatanı Balkanlar, Türkiye ve Türkistan olduğu tahmin edilen oğul otu günümüzde ılıman ülkelerin hemen hepsinde yetiştiril-mektedir. Vatanı Türkiye olmasına rağmen Türkiye’de pek bilinmeyen bir bitkidir. Aynı Kuş konmazda olduğu gibi pek çok yörede bilinmezken Almanya da en çok tüketilen sebzelerden biridir. Hasat Zamanı: Hasatı çiçek açmaya başlamadan Mayıs ve Hazirandan hemen biraz önce yapılırsa daha çok eterik yağ içerir. Ve ikinci hasat ise Ağustos ve Eylülde yapılır. Oğul otu kurutulurken aşırı sıcak (38˚C) olmamalı. Bu nedenle gölgede ve havalı yerlerde kurutulmalıdır. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlem¬leri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğin¬den kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır. Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine şöyle sıralamak müm-kündür; 1) Eterik yağ türevleri %0,05-0,3 nadiren %0,8 olabilir. Ve en önemlileri Citral ve Citronellal olup, Citral Gerenial (Citral a) ve Neral (Citral b) diye anılan iki fonksiyondan oluşur. Citral ve Citronellal takiben eterik yağın %40-75’ini oluşturur ve bu iki türde değişen oranlarda bulunursa da genellikle Citral %40-70 Citronellal %5-20 oranında bulunur. Ayrıca Metilcitronellat, Caryophyllenperoksid, Linalool, trans-β-Ocimen, Geraninol, Geranilasetat, Germacren, Carypohylen, α-Cubaben, ve Humulen içerir. 2) b) Tanin ve Fenolkarbonikasitler % 3-8 oranında olup en önemlileri; Rosmarinasit, Kaffecasit, Feruaasit, Genlisinasit, Vanillenasit ve Salisilikasiti sayabiliriz. 3) c) Flavonlar ve Flavonoller çok az oranda bulunur ve Cyarosit (Luteolin-7-0-glukozil), Cozmosin (Apigenin-7-0-glukozit), Rhamnocitrin ve İzoquercitrin’i sayabiliriz. 4) d) Triterpenasitler; Ursolasit, Dleanoasit, 2-α-Hyalroksiursolasit, 2-α-Hydroksioleanolasit ve Pomolasit içerir. Tesir Şekli: antivirastatik, antidepressif, sinirleri güçlendirici, kramp çö-zü¬cü, bulantı ve kusmayı önleyici özelliklere sahiptir. Araştırmalar: oğul ot ekstreleri ile sade (mono-) veya diye bitki ekst-releri ile elde edilen Tertip(kompleks) ilaçlarla bir yığın araştırma yapıl-mıştır. Bu araştırmalardan bazıları: 1) R.H. Wölbling ve ekibi %1’lik oğul otu ekstresinden yapılan kremle uçuğa (herepes simplex) karşı 116 uçuklu hasta üzerinde tedavi denemesi yapmıştır. Bu deney sonucunda oğul ot ekstresi ile yapılan kremin palzeboya (denil ilaç) göre etkili tespit edilmiştir. Ayrıca oğul ot kreminin Zana hastalığına karşıda iyi geldiği 46 hasta üzerinde yapılan deneyle ispatlanmıştır (Z.P.1.94.19, Z.P.1.95.46). 2) Fito terapi birliği tarafından 10.’su düzenlenen 11-13 Kasım 1999 tarihinde Münster’de yapılan konferansta Prof. Dr. M. Bühring (Berlin’den) 67 hasta üzerinde yaptığı tedavi denemesinde hastada konsantrasyon ve aktivitenin arttığı, yorgunluk, sinirlilik, uyuşukluk ve aşırı hassasiyet gibi rahatsızlıkların azaldığı görülmüştür (Z.P.2.00.99) 3) Birleşiminde Kedi otu kökü, şerbetçi ot kozalağı, oğul otu ekstresi içeren bir hapla (Ba……) uyuyamama, uykuda daralma, sık uyanma ve iç huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 225 hasta üzerinde 2 hafta süren tedavi denemesi yapılmıştır. Hastalardan uyuyamama ra¬hat-sızlığı olanlarda %80 iyileşme, iç huzursuzluk olanlarda %82 oranında iyileşme görülmüştür. Bu rahatsızlıkların neden olduğu baş ağrısı, baş dönmesi, sindirim bozukluklarında aynı şekilde iyileşmiştir (Z.P.395.147) 4) Birleşiminde Kılıç otu, Kedi otu kökü, Şerbetçi otu kozalağı, oğul ot yap¬rağı, çarkıfelek otu ekstresi içeren hapla (Va……..) sinirlilik, der-mansızlık, yorgunluk, korku, huzursuzluk, uyuyamama, baş ağrısı, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkları olan 95 hasta üzerinde tedavi den-mesi yapılmıştır. Bu hatalarda %58-96 oranında iyileştirme görülmüş (Nhp.2.99.240) 5) Dr. M. Adler gözetiminde sinirsel nedenlerle uyuyamayan ve sürekli uyanan ve huzursuz olan 500 hasta üzerinde bitkisel draje ile 4 hafta süren tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %90’ının iyileştiği gö-rülmüştür. (Nhp.3.97.446) 6) Uyuyamama ve huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 830 hasta üzerinde 297 doktor gözetiminde 4-6 hafta bitkisel draje ile tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %88’inin iyileştiği görülmüş (Z.P.6.99.337). Bu bitkisel draje kedi otu kökü, oğul otu ve şerbetçi otu kozalağı ekstresinden elde edilmiştir. Kullanılması: a) Araştırmalara göre; uyuyamama, sık uyanma, iç huzursuzluk, stres ve buna benzer sinirsel rahatsızlıklara uçuk ve tona hastalığını iyi-leştirdiği görülmüştür. b) Komisyon E 228 no.lu 1984 tarihli ve 50 no.lu ve 13.03.1990 tarihinde yayınlandığı tomografi bildirisinin oğul otu yaprak veya ekstresinin başta; sinirsel nedenle uyuyamama ve fonksiyonel mide-bağırsak rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu beyan edilmiştir. c) Aromaterapide; oğul ot yaprağı, başta migren, baş ağrısı, uçuk, si¬nir-lerin iltihaplanması, şişkinlik, sinirlilik, iç huzursuzluk ve uyuyamamaya karşı kullanılır. d) Halk arasında baş ağrısı, migren, baş dönmesi, bulantı, sinirsel, ne-denle kalp, mide, bağırsak, rahim, diş ve kulak ağrısına karşı kul¬la-nılır. Açıklama: oğul otu teskin edici (sedatiyum), mideyi kuvvetlendirici (stomachium) ve şişkinliği giderici (karminatiyum) gibi üç yönlü etki alanına sahiptir. Fakat genellikle diğer şifalı bitkilerle birlikte kullanılır. Çay: 3 kahve kaşığı taze veya 2 kahve kaşığı kurutulmuş oğul otu yap-rağı demliğe konur ve üzerine 250-300ml kaynar su ilave edilir. 5-10dk. Demlemeye alındıktan sonra süzülerek içilir. Çay harmanları: Gökçek Üşütme çayı (Kışın üşütme): >30gr Ihlamur çayı >30gr Papatya çiçeği >20gr Kuşburnu kabuğu >10gr Oğul otu yaprağı >10gr Nane yaprağı Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı: >20gr Itır kökü >20gr Kekik otu >15gr Çuha kökü >15gr Oğul otu yaprağı >15gr Sihirli ot >15gr Mürver çiçeği Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı ve kuru öksürükte): >30gr Ebe gömeci çiçeği >25gr Kekik otu >25gr Calba çiçeği >10gr Mürver çiçeği >10gr Oğul otu yaprağı Gökçek Kadın çayı (Menopoz devresindeki rahatsızlıklarda): >20gr Ada çayı yaprağı >20gr Nane yaprağı >20gr Papatya çiçeği >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Kılıç otu Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı öksürük, balgamlı bronşit): >40gr Kekik otu >15gr Çuha kökü >15gr Oğul ot yaprağı >15gr Papatya çiçeği >15gr Sihirli ot Gökçek Böbrek ve mesane çayı (iltihaplı böbrek ve mesane de): >30gr Altın başak otu >10gr Huş yaprağı >10gr Atkuyruğu otu >20g Hindiba otu ve kökü >10gr Oğul ot yaprağı >20gr Isırgan otu Gökçek Ev çayı: >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Papatya çiçeği >20gr Nane yaprağı >20gr Kuşburnu >20gr Hibiskus çiçeği Gökçek İbs, Bağırsak hassaslaşması çayı: >30gr Oğul otu >30gr Civanperçemi otu >30gr Nane yaprağı >10gr Kimyon Gökçek Kadın çayı (Ağrılı sancılı adet çayı): >30gr Papatya çiçeği >30gr Civanperçemi otu >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Nane yaprağı Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Sinirsel nedenlerle): >40gr Alıç yaprağı ve çiçeği >20gr Kılıç otu >20gr Oğul ot yaprağı >20gr Şerbetçi ot kozalağı >20gr Kedi ot kökü Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Şişkinlik nedeni ile): >50gr Alıç çiçeği ve yaprağı >20gr Oğul otu >10gr Kimyon tohumu >10gr Papatya çiçeği >10gr Kakule Gökçek Sinirlilik ve iç huzursuzluk çayı: >40gr Oğul otu >20gr Kedi ot kökü >20gr Kılıç otu >10gr Lavanta çiçeği >10gr Papatya çiçeği Gökçek İshal çayı: >30gr Kaz otu >20gr Beş parmak kökü >20gr Oğul otu >20gr Y. Mevsimi meyvesi >10gr Böğürtlen yaprağı Gökçek İbs, Bağırsak Hassaslaşma çayı: >30gr Oğul otu >30gr Papatya çiçeği >20gr Nane yaprağı >20gr Kimyon Gökçek Stres çay; >30 gr Kediotu kökü >20 gr Oğul otu >20 gr Çarkıfelek otu >20 gr Nane yaprağı >10 gr Meyan kökü Gökçek Gökçek Teskin edici çayı >30 gr Kedi otu kökü >20 gr Lavanta çiçeği >20 gr Oğul otu >20 gr Nane yaprağı >10 gr Turunç çiçeği Gökçek Gökçek Teskin edici çayı >30 gr Şerbetçiotu kozalağı >20 gr Lavanta çiçeği >30 gr Oğul otu >10 gr Turunç çiçeği >10 gr Kimyon tohumu Banyosu: Oğul ot yaprağından 60-80 gram demliğe konur üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir ve 7-10 dakika demlenmesi beklendikten sonra demliğin içine 38-42˚C Sıcak su ile dolu olan Küvete boşaltılır. Bu küvette 20-25 dakika banyo yaptıktan sonra 30-45 dakika yatarak dinlemek iyi gelir. Şayet oğul ot yaprağını temin etmek mümkün ol¬mazsa oğul otu estresinden 30-50 damla küvete damlatılarak banyosu aynı şekilde yapılır. Baharatı: Küçük bir bahçesi olan herkesin bahçesinin bir köşesine oğul otu ekmesi çok uygun olur. Zira oğul otu Salatalar, sulu yemekler, et kızartması, balık kızartması ve çorbalara katılabilir. Ayrıca bazı yörelerde peynir yapılırken içine katılır bu ona güzel bir aroma verir. Aromaterapide: Oğul otu yaprakları su buharı ile damıtılarak (desti-lasyon) Eterik yağı elde edilir. Takriben 7 ton Oğul otundan 1kg eterik yağ elde edilir. Bu nedenle hakiki oğul otu yağı oldukça pahalıdır ve tak¬riben 1kg 7,5-15.000£ arasındadır. Bundan dolayı bazı firmalar oğul otu yağını başka yağlarla karıştırarak satarlar. Oğul ot eterik yağı (Oğul ya¬ğı) aynı yukarıdaki yaprakların kullanıldığı rahatsızlıklara karşı kullanılır. Ekstresi: Oğul otunun yaprakları Alkol ve su karışımı bir terkiple ekst-raksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir ve bu ekstre aynı eterik yağ gibi kullanılır. Homeopatide: Oğul otu yapraklarından 100 gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70 alkol ilave edilerek 4-6 hafta bekle-tildikten sonra süzülerek Homeopatide ismi ile anılan Tentür elde edilir. Bu tentürden günde 4-5 defa 10-15 damla bir miktar su ile alınır. Hastalığın Belirtileri (Sendrom): VOISIN’ e göre; 1) Genç bir kızda adet geç gelirse. 2) Adet aralıklı ve az gelirse. 3) Erkeklerde (Fiziki veya Ruhi nedenle) cinsel güçsüzlük varsa ve Orgazm olamıyorsa Oğul otu tentürü gerekir. Yan Tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur, eğer oğul otu eterik yağından aşırı miktarda (2ml) kullanılırsa Bulantı, Baş dönmesi, Kusma, İshal v.b haller görülebilir. Manastır rahibelerinin Oğul otu ve diğer şifalı bitkilerinin hülasalarından elde edilen natürel ilaçlara özel bir isimle anılırlar ve bunlara manastır kadın oğul ot ruhu (Klosterfrau Melissengeist) denir.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2014-12-26/ogul-otu-melisa-melisse-mellissa-officinalis.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,

bitkiselsaglikvakfi.org
Kudretnarı, Balsamgurken, Mordica charantia

Kudret narı, Balsamgurken, Mordica charantina Papara Acayip elma Mucize elma Balsamlı Hıyar Familyası: Kabakgillerden, Kürbisgewaechse, Cucurbitaceae Drugları: Kudretnarı meyvesi: momordicae charantiae fructus Kudret narı tohumu: momordicae charantiae semen Kudret narı meyvesinin ekstresi elde edilebilir, tohumlarının zeytinyağı ile veya balla macunu yapılır. Botanik: Vatanının doğu Hindistan olduğu tahmin edilen kudret narı Af¬ri¬ka ve Asya’nın tropik bölgeleri ile Türkiye ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde de yetiştirilmektedir. Türkiye’nin genellikle Yalova ve Bursa civarın¬da yetiştirilmektedir. Bitki bir yıllık, tırmanıcı ince gövdelidir ve yapraklarının karşısından çıkan uzun tutunma helizonları ile çevresindeki ağaç, çit veya duvara tutunarak yükselir. Yapraklar uzun bir sap üzerinde 5-9 loplu, ayası kalp şeklinde, kenarları dişli sarımsı veya açık yeşil renkte 10-20 cm eninde 12-25 cm uzunluğundadır. Çiçekleri açık sarı, sarı veya koyu sarı renkteki taç yapraklara sahiptir ve beş taç yapraktan meydana gelir ve de yumurta şeklindedir.Meyveleri 8-15 cm uzunluğunda, 4-10 cm eninde üzeri çıkıntılı ve uçlara doğru sivricedir. Önce yeşil olan mey¬ve, sonra olgunlaştıkça yavaş yavaş sarı ve nihayet altın sarısına dönüşür ve içinde 20-30 adet koyu kırmızı renkte fasulyeye benzer tohumları vardır. Yetiştirilmesi: Genellikle Türkiye’nin Yalova ve Bursa illerinde yetiştirilmektedir, fakat Marmara, Eğe ve Akdeniz bölgesin in diğer illerinde de yetiştirilebilir. Hasat zamanı: Sonbaharda toplanan meyveleri taze olarak yendiği gibi tohumlarından kudret narı yağı veya macunu yapılabilir. Birleşimi: Tohumun birleşimindeki önemli madeler; a) Cucurbitacin türevleri; Momordicosid A, B, C, D, ve E b) Sabit yağlardan; Trienasitlerden, α- Elâosterinasit ve trichosanasit c) %40-50 Protein içerir ve α-Momorcharin, β-Momorcharin ve Momordin’i sayabiliriz. d) Ayrıca Alkaloitler, Saponinler, Kinonlar, Reçine, Musilaj, Steroller ve Taninler içerir. Araştırmalar: 1) Bir tanıdık (H.KAR.) yıllarca gastritten muzdaripti ve buna karşı 1 ay Kudret narı yağından günde 3-4 defa 3 hafta 1 kahve kaşığı içtiğini ve iyileştiğini söyledi. 2) 20/12/2000 den beri günde 2-3×1 kahve kaşığı mide ağrısına karşı alıyorum. Bugün (31/12/2000) 10 yıldır mevcut olan dilimdeki şişkinliğin normale döndüğünü gördüm ve midem ağrımaz oldu fakat modern araştırmalar yapılıp etkisinin ispatlanması gerekmektedir. Tesir şekli: İltihapları önleyici, yaraları iyileştiricidir. Kullanılması: Halk arasında Kudret narının tohumundan elde edilen yağ; mide gastriti ve mide ülserine karşı etkili olduğu söylenmektedir. Haricense yaralara sürüldüğünde iyileştirdiği söylenmektedir. Yağı: Kudret narı yağını elde etmek için tohumları yıkanır, ortadan yarı¬lır ve bir şişeye konarak üzerine kaliteli zeytinyağı ilave edilir. Şişe güneş gören bir yerde 4-6 hafta bekletildikten sonra günde 3 defa bir kahve kaşığı alınır. Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.

Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz. http://www.bitkiselsaglikvakfi.org/blog/2015-01-09/kudretnari-balsamgurken-mordica-charantia.html
Doğal Tedavi, Bitkisel Ürünler, Bitki Resimleri,