lisings

anonymous asked:

iyi akşamlar abi, şey sorucam ben. ateist bir insan kıyamet gününe, yani yaptıkları yüzünden sorgulanacağına inanmıyorsa, bu insanın diğer kişilere şerefsizlik yapmasını engelleyen olgu nedir?

Ben müslüman değilim, kıyametmiş, sırat köprüsüymüş, kiramen katibinmiş falan inanmıyorum.

Engelleyen hiçbir şey yok. Sıfır yani. “Ben bu insana kötülük yaparsam allah beni döver” falan diye düşünmüyorum.

Ergenlik dönemimde insanlara şerefsizlik yapardım, burada bolca anlattığım lisedeki Murat vardı mesela. Çocuğun lise hayatını zindan ettim, en son bi aradım Alo dedi, selamun aleyküm dedim, aleyküm selam dedi ben Furkan dedim çat diye kapadı suratıma sonra numaramı engelledi. Öyle nefret ediyo benden.

Tabi bu ergenlik dönemim olduğu için ve kendi değer yargılarımı hiç ama hiç oturtmadığım için siklemediğim bi tavırdı. Yani koy götüne ya havasındaydım.

Kendime bi ahlaki düzen ve etiksel temel tasarladım. Ahlak olgusunun temelini toplumsal görgü kurallarına, etiği de kendi vücudumun isteklerine ve şahsi menfaatlerime pragmatist bir şekilde tasarladım. Tabi evrensellikten de etkileniyo etik. Şöyle diyim, yere çöp atmamak hem ahlak ilkelerine göre hem de etiğe göre bi kuraldır, ama Türkiyedeki çöp sıkıntısına bir çözüm üretmek etik açısından zorunludur. Tabi etik ile ahlak çoğu yerde çakışıyo. Mesela, X kişisini arkadaş olarak görmesem de bana ileride fayda sağlayacağı için onunla takılmam gerekebilir, ona gereğinden fazla sahte ilgi göstermeme neden olabilir. Ahlaki olarak bu durum yanlış, lakin etik açısından tamamen doğru. 

Tabi bu durum insanlara şerefsizlik yapmakla eş değer değil bence. Olay biraz da dengeyi kurmakta bitiyo. X kişisiyle işim bittikten sonra götüne vurup hadi sieeeee dememe gerek yok. İlişkiyi sonlandırmak, karşıdakinin kalbini kırmadan da yapılabilinecek bir eylem. Bu tarz minik hesaplar yaparak iyi bir insan olarak kalabilmek çok mümkün.

Bana göre zaten “Allah kızacak beni cehenneme gönderecek” diye “iyi insan” olmak yanlış ve zaten bu iyi bir insan olduğunu göstermiyo kimsenin. İyi insan olmak karşılıksız bir şeydir. Eğer bir beklentiyle iyilik yapıyosan öncelikle bu İslami açıdan yanlıştır, ikinci olarak da insanı bolca hayal kırıklığına sürükler. Zira çoğu zaman istediğiniz kadar iyi olursanız olun hayatınızda karşınıza bolca şerefsiz çıkacaktır. Sonra da “Allahım ben ne yaptım da başıma bu insanları verdin” diye sorup durursunuz. O yüzden hayattan beklentinizi düşük tutun ve elinizden geldiğince yaptığınız davranışları kendinize yapıyomuş gibi yapın. Bi soru var ya “Aynısı senin anana bacına yapılsa hoşuna gider mi?” diye. Aynen o mantık yani.

Empatisiz yaşamayın arkilerim, ama kendinizi de göz ardı etmeyin. Ölümden sonra hayat var mı yok mu bilmiyoruz ve bu hayat kendinizden sürekli ödün vererek yaşamak için çok kısa. Bi denge kurun işte. 

  • <p> <b><p></b> <b></b> size bugün yaptığım dengesizlikten bahsedicem<p/><b></b> konferanstayız bi sunum yapılıcak neyse işte geçtik oturduk rehber öğretmenimiz bişeyler söyledi indi başka biri anlatmaya başlıcak dedi ki hani mikrofondan sesim geliyo mu bende cidden ani bi çıkışla hiç düşünmeden pat diye dedim ki YAKIN TUTARSAN GELCEK ondan sonra herkes döndü bana, ben olduğumu anlayınca insanlar tabi garipsemedi çünkü normalde de böyle açık sözlü biriyim neyse işte alkış kıyamet derken ben nolcak ya sordu söyledim kafasındayım sunumu yapıcak olan kişi de mikrofonu yaklaştırıp direk bana dönüp gülerek dedi ki yaklaştırdım geliyo mu? ben bişey demedim yine güldük alkışladılar falan devam ediyo ama bizden tarafa bakarak devam ediyo sorulara cevap alamayınca bağıran arkadaşımız cevap versin falan diyo bişey demiyorum çünkü ben artık uyku moduna geçtim çok önemsemedim neyse en son sunum bitti kendi rehber öğretmenimiz çıktı ve dedi ki MESLEKTAŞIMA çok teşekkür ederim o da İzmir'den ve çok güzel bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesi'nden mezun falan ben şok oldum beklemiyodum, ya dedim işte lise okuyodur falan sonra anlaşıldı olay meğer abimiz koskoca üniversiteyi okuyup bitirmiş mesleğinde başarılı bir birey, ben tutup en doğal halimle bişeyler demişim baya bi kötü hissettim ama etrafımdakiler hala işin gırgırında yok şu oldu bu oldu falan yok yani bişey olduğu resmen saygısızlık yaptık öğretmene burdan şey diyim kusura bakma lütfen ya<p/></p><p/></p>
Liselerde öğrencilerden güzel sanatlar adı altında müzik ve resim olmak üzere iki ders arasında seçim yapmaları isteniyordu. Sınıfın bir kısmı görsel sanatlar dersinde resim atölyesine gidiyorken bir kısmı müzik odasına gidiyordu. Öğrenciler onca gereksiz seçmeli dersler görüyorken sistemin onlara iki tane sanat dersi verememesi, seçim yapmalarını istemesi ve güzel sanatlar adı altındaki dersi tek saatte tutması; Sanata büyük önem verdiği herkes tarafından bilinen ülkenin kurucusu olarak nitelendirilen Atatürk’e saygısızlık değil de neydi?