lerdin

“Unutulmuş bir yıldızdan farkın yok” dedi bana yönelerek. “Eskiden böyle değildin.Hep mutluydun, gülerdin. Etrafta salak salak hareketler yapıp, mutlu olurdun kendince.Ne değişti ? Seni ne değiştirdi ? Hangi şarkıda öldün bu kadar ? Kim dinletti sana onları ? Gülüşlerini kim çaldı senin ?Söyle bana onları, hesabını sorayım teker teker.” Bir süre yutkundum. Gözlerim yerdeki yağmur birikintileriyle oyalıyordu kendini. “Susmazdın” dedi sessizce. “Benim tanıdığım arkadaşım, asla susmazdı.Kafamı şişirirdi her an” dedi. Konuşturmaya çalışıyordu. Birkaç dakika boyunca cevap bekledi.Soğuk havanın etkisiyle ağzından çıkan buharlar yüzüme çarpıyordu, kendimden geçiyordum. Nasıl açıklardım şimdi bunu ? Arkasını sinirle döndü ve yürümeye başladı. Başımı kaldırdım. “Kendini avuttuğun bedenler beni susturuyor.” Dedim. Anlamamıştı. Anlamazdı zaten o. Hep böyleydi, ilk söyleyişte sindiremezdi. Arkasını bile dönmedi.Yürümeye devam ediyordu.O günden sonra ne bir mesaj bıraktı bana, ne bir veda. Çekip gitmişti. Söylediğimi duymamıştı bile.
O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi 
Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin 
Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında 
Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin 
Seni görür görmez özgürlüğümden utandım 
Söyle ne içersin, çay mı kahve mi 
Çok değişmişsin birden tanıyamadım. 

Saçların uzundu, omuzlarına akardı 
Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından 
Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın 
Gülerdin, içimize aylar doğardı 
Görünmez dağların arkasından 
Eski gülümsemeni beyhude aradım 
O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi 
Çok değişmişsin birden tanıyamadım. 

Bir çay içer misin, yoksa kahve mi 
Kibritim yok, demek cigaraya başladın 
Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var 
Böyle bir kız değildin sen eskiden 
Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar? 
Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken 
O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi 
Çok değişmişsin birden tanıyamadım.  

Attila İLHAN 

Veee o artık 18 😄 Güzelliğim doğum günün kutlu olsun 😊😊 Bir Hacıoğlu olmasanda 😜😜 hahah bizim ailenin en özel parçasısın. 😇 Küçükken hep çok gülerdin benim adım Neşe ona göre davranırım derdin hahah 😁 iyisyle kötüsüyle 18 yılı geride bıraktık daha nice yıllara Güzelliğim 👑😊🎂🎊🎉🎊

Kesinlikle geçmiyor.
Bazen eksiliyor gibi oluyor, bazen bitti gibi.
Ama asla bitmiyor.
Geçtim bitmesinden, geçtim her şeyinden, ama geçmiyor.
İnan bana unuttum beni nasıl öptüğünü.
İnan ki unuttum nasıl koktuğunu, yüzünün ayrıntılarını bile hatırlamıyorum inan bana.
Napardın kızdığında? Nasıl gülerdin?
Kendimi odaya kitlediğimde kapıyı korkuyla yumruklardın.
Bir delilik yapmamdan nasılda korkardın.
Ben suçlu bile olsam o odanın kapısı kapandığında dayanamazdın gelirdin.
Biliyor musun ben sana çok benziyorum baba.
Ben sevdiğim birine küstüğümde başına bir şey gelir korkusuyla haklıda olsam koşuyorum peşinden.
Hayatımda benzemek istemediğim tek insana o kadar çok benziyorum ki.
Oysa annem hep soğuk kanlıdır.
Küstüğümüzde gider yatar uyur. Hiç düşünmez , o hiç korkmaz.
Sen korkardın.
Sen bana bişey olmasından delicesine korkardın.
Eğer o zamanlar birisi paramparça olduğunda kim arkasını dönüp gider deseydi, hayatımdaki herkesi sayabilirdim.
İtiraf ediyorum, annemi bile sayabilirdim.
Ama seni asla sayamazdım.
Çünkü ben hasta olduğumda gözlerinden yaşlar akardı.
Tırnağım kırılsa bunu kendine dert ederdin, üzerime titrerdin.
Nasıl oldu bütün bunlar?
Beni hayatım boyunca herkesten korudun.
Beni kimsenin kırmasına üzmesine bana kimsenin zarar vermesine izin vermedin.
Bütün yaraları kendin açmak için mi yaptın bunu?
Beni bir tek kendinden mi korumadın?
Bütün kırılacak yanlarımı kendine saklayacak kadar bencildin sen baba.
Hayatımı 10000 parçaya bölüp elime tutuşturdun ve gittin.
Ben kendimi toparlamaya çalıştıkça, bütün parçaları yerine yerleştirmeye çalıştıkça farkettim.
Sen hayatımdaki parçaları bile benden çalmışsın.
Her şeyi yaptım bana inan.
Böyle farkettim eksik bir şey var.
Asla yerine koyamadığım parçalarım var benim.
Benden çaldığın, yırtıp attığın.
Şimdi neye yarıyor bilmiyorum.
Hiçbir işe yaramıyor baba.
Eksik parçaları olan bir puzzle ı hiç kimse istemiyor.
Beni ömrüm boyunca yalnız kalmaya mahkum ederek gittin.
Dağılmaya öylesine meyilliyim ki
Bir televizyon kanalında gördüğüm aile yemekleri bile beni mahvediyor.
İyileşemiyorum, düzelemiyorum.
Bana hiçbir zaman veremediğin ailenin özlemiyle yanıp tutuşuyorum.
Şımarık bir çocuk gibi davranmayı, sana sarılıp kollarında uyuyakalmayı ne çok isterdim.
Ama şimdi sen bana formaliteden sarıldığında nefes almıyorum.
İstemiyorum kokunu hatırlamak, dikkatli bakmıyorum yüzüne hatırlamak istemiyorum işte kırışıklıklarını ezberlemek istemiyorum.
İstemiyorum beni iyi geceler demek için öpmeni.
Beni öpmenide bana sarılmanıda çok özlüyorum baba.
Hem sürün istiyorum, allahım canımı al diye yalvar ama öleme istiyorum.
Hem de her gece okuduğum dualarda aklıma gelmene engel olamıyorum.
Ben ne istiyorum bilmiyorum baba.
Ama seni affetmeyi istemiyorum.
Affedince iyileşirmiş ya insan.
Ben iyileşmeyi hiç istemiyorum.

Yıldızları gezerdin herkesi büyülerdin senden iyisi yoktu bi de beni severdin umrumda. Umrumda değil desem hayal etmem desem ya kaybolup gidersen bir de beni sevmezsen umrumda. Hadi şimdi uzak dur hadi şimdi uzak dur artık benden. Yola koyul uzak dur artık benden…

Mesela..

Mesela yanımda olsaydın güzel olurdu.Uçurtma uçururduk belki. Pamuk şeker yerdik ben çok severim şekeri, öğrenirdin. Yanımda olurdun en basitinden. Beni severdin,özlerdin.film izlerdik,korku filmi. Korkup sana sarılabilirdim mesela. “Korkma ben yanındayım, bu sadece bi film.” diyip dalga geçebilirdin benimle gülerdik. Düşünsene beraber gülerdik. Beraber ağlardık hatta. Gözyaşlarımı silerdin sen,ben de senin burnunu öperdim. Yine gülerdik. Her şeyi sana anlatırdım sıkılmadan dinlerdin. İçerdik belki ?Sarhoş olurduk. Ne güzel olur ama. Ben sarhoşken sana hiç söyleyemeyeceğim şeyleri söylerdim belki. Sen yine gülerdin. Bildiğim fıkraları anlatırdım sana. Uyuduğun zaman izleyebilirdim seni. Pasta alırdık, pastayı yüzüne bulaştırırdım belki. Su savaşı yapabiliriz mesela. Hatta sulu boya da yapardık seninle. Seninki daha güzel olurdu kıskanırdım.Kokunu içime çekerdim. Öyle güzel kokardın ki boynunda uyumak isterdim.Gitmezdin yanımdan,bir saniye bile. Hep beraber olurduk. Balık tutardık. Sonra yerdik onları. Ellerimle yedirebilirim sana. Kılçıklarını ayıklardım belki. Şiir okurdun bana. Bilirsin çok severim şiiri… Fotoğraflarımı çekerdin . Beraber çekinirdik . Öperdin belki de,durmadan öpebilirdin beni. Utanabilirim yanında, kızma. Sarılırdın belki de. Hep sarıl asla bırakma. Ellerini tutunca kalbimin hızlanmasını açıklayamazdım . Gülerdin yine. Olsun sen hep gül bana. Gül diye elimden gelen tüm şebeklikleri yapabilirim senin için. Gitmeni istemediğimi biliyorsun.O yüzden sen hep gül bana ama gitme..