lansing'

flickr

Brand New @ Common Ground Festival by ChelseaTaylorr

Elizabeth Webber

Today’s episode is the epitome of why I hate Elizabeth. When Ric comes to talk to her, she looks at him with such disdain and contempt. When he tries to have a conversation with her, she replies with her normal self righteousness. If Ric had simply tried to con her into marrying him by lying to her and having Hayden pretend to be Jake/Jason’s wife, that would be one thing, but she literally did the same thing to Jason! When Ric clapped back with that, ohmygod, yaaaas.

She is a hypocrite. And if she owned up to that, that would be fine. I love me a bad girl. But she’s worse than a bad girl. She’s a bad girl who masquerades as a good girl and honestly believes it! 

Demokrasi şehidi nedir arkadaşlar? İnsan ancak dini, milleti, vatanı ve namusu için can verdiğinde şehit olur. Ayrıca başta Halil Kantarcı olmak üzere tanıdığım şehitlerin hiç biri demokrasi için can vermedi. Onlar din, millet ve vatanları için can verdiler. Buradan muhafazakar medyayı da uyarıyoruz. Arkadaşlarımızı demokrasi şehidi olarak lanse etmekten vazgeçin. Onlar din, vatan ve milletin şehitleridir.

-Adem ÖZKÖSE

SA ARKİLER.

Bir iki kişi “ne alaka aq” dşye sormuş geçen “sokaktaki adamlar çocuğunu denize götürmeyen adamlarla aynı” tarzındaki postuma.

Çok alaka arkilerim. Bu adamlar bencil adamlar. Bu adamlar o kadar bencil adamlar ki, sabahın 5ine kadar insanları uyutmayan, bebeği olanlara, hastanelere, yaşlılara saygısı olmayan adamlar. Tırla şehir merkezine girip FARA FİRİ FARA FİRİ FARA FİRİ diye kornaya elini koyup gezen adamlar saatlerce. Malifortlu şahinle aragaz veren, “vatanı savunduk biz” başlığı altında kız düşürme amaçlı sağa sola bakan adamlar(ne alaka demeyin, kadın görünce bağırmaya başlıyolar falan daha bugün gördüm.). Sokakta 100 tane erkek varsa 5 tane kadın var kutlama yapan, zaten onlar da saf insanlar, arabaları yok. Arabalarda bu oran 100′e 1 olarak düşüş yaşıyor. Atletli bıyıklı ter kokan adamlar var arabalarda genel olarak. 

Geçen gün manitoyla dışarıdaydık, eve geçiyoduk. Karşı kaldırıma geçmemiz gerekiyodu. Zaten ikimizin de tipi “Kemalist” -Kemalistliği de böyle lanse etmekten baya utanıyorum ama öyle yani- çünkü onlara benzemiyoruz ve onlara benzemeyen herkes “Kemalist”. Ne alaka Furkişim öyle bi şey yok aq demeyin, öyle bir şey var. Bunu o insanların size bakışından hissediyosunuz, o nefreti ve iğrenmeyi tüm vücudunuzda hafifçe titreten bi bahar esintisi gibi hissediyosunuz. Neyse, karşı kaldırıma geçiyoruz. Bi sn çizcem.

Aynen böyle.

Yürümeye başladık. Motorun arkasından geçerken, adam geri geri gelmeye başladı. 10 saniye boyunca hiç kıpırdamadan duran adam, tam arkasındayken geri geri gelmeye başladı.

Yani saygısızlık derken bundan bahsediyorum. Zaten gözle tacize her dışarı çıktığımızda uğruyoruz, ona iyi kötü son 6 senedir alışkınım. Bi iki kere kavga olayım da oldu sadece ve sadece dış görünüşüm yüzünden, hatta bi keresinde küpe takıyorum diye sen kafirsin diye bıçak çekmişlerdi.

İşte tam bu yüzden bu adamların saygısı yok, zaten yoktu da. Ama artık sırtlarını dayayabilecekleri ve arzuladıkları şiddeti dışarı yansıtabilecekleri bir temel var. 

Bakın bunun bir adım sonrası direkt olarak saldırı. Haberiniz olsun.

Ama benim yine size tavsiyem, size şiddetle yaklaşan adama yine sevginizi ve aslında bir bütün halinde olduğunuzu anlatmaya çalışmanız. Baktınız anlamıyo, kaçın. O kötü diye siz de kötü olmayın. Zaten siz o kavgayı alsanız bile muhtemelen suçlu siz çıkacaksınız. 2000 küsur hakim görevden alındı keza avukatlar da öyle. 

Dediğim gibi mutluluk şiddette değil sevgide arkilerim. Karşınızdaki sizden nefret ediyo diye ondan nefret etmeyin. Sadece gözlerini açmaya çalışın onun. <333